Kitap Künyesi
Yazar: B. Nihan Eren
Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları
İSBN: 9789750846878
Sayfa Sayısı: 92
--reklam--
Hayal Otel Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hayal Otel, Feryal ile İsmet’in açılışını yaza yetiştirmeye çalıştıkları on iki odalı bir otel. Otelde her odanın bir adı var: Kaktüs, Ardıç, Begonvil, Kızılağaç, Şimşir, Lavanta, Menekşe, Funda, Çınar, Limon, Okaliptüs, Papatya. Öykülere de adını veren bu odalarda, bir gönül kırıklığıyla içine kapanmış, varlıkları yokluklarına karışmış, kıyıya vurmuş insanlar kalıyor. Burada her şey mevsim dışı, zaman dışı, toplum dışı.
Hayal Otel ’de B. Nihan Eren, gönülleri kararmış, umutsuz insanları bekleyen afeti, bir kasırgayı umudun simgesine dönüştürüyor. Bir kıyı kasabasının dışında, henüz tabelası bile asılmamış bir otelde birikmiş öfkeyi, kötülüğü, ihaneti düşsel bir anlatımla dile getiriyor.
“Unutuş ve pişmanlık. Arabalar devrik, kargalar yenik, hayat bitik. Adım atsan önüne çıkacak köpekler ve kediler orada burada ıslak, kanlı ve sert yatıyor. Hani ölmek gizlenirdi.”
--reklam--
Hayal Otel Alıntıları - Sözleri
- Sevilecek bir yan vardı. Her şeyde ve her yerde sevilecek bir yan olabilirdi
- Her aşinalıktan kolayca geçilebileceğinin bir şekilde görüldüğü ve her yeni alışkanlığın kolayca kazanılabileceğinin anlaşıldığı bir hayatta zor olan ne olabilir ki? İnsan sürer. İnsan yola devam eder
- Güzellik diyerek genellemeye çalıştı, bunun farkında olmamanın görkemindedir
- Sebepler ve sonuçlar... Bunların mantıklı açıklamasını yapamamak, seçimlerin yanlışlığı hakkında düşünememek ve bazı bedellerle edinilmiş tecrübelerin ağırlığını vaktince hesaplayamamak ne yazık ki bilimin işi değildi. Hayat hakkında bir açıklaması ve yaşamak için bir reçetesi yoktu. Kimsenin.
- Sevilecek bir yan vardı. Her şeyde ve her yerde sevilecek bir yan olabilirdi.
- Evlilik, karşılanamayan beklentilerden örülü bir fasit daire.
- İnsan hayatına dair bir bütünlüğün veya bir mananın peşindeysek ve yaşamak rüyası her an bizi kuşatıyorsa, bu çok ötemizde bizi belirleyen bir şeylerden değil, tam da insana dair deneyimin gerçekliğinden başka bir şey değildir; oralarda aramalıyız yaşamımızı.
- Yeniden sevmek için, sevmeye baştan başlamak için, baştan başlamaya inanmak için bir papatya yeterdi
- Hayat hakkında bir açıklaması ve yaşamak için bir reçetesi yoktu. Kimsenin.
- Hayat hakkında bir açıklaması ve yaşamak için bir reçetesi yoktu. Kimsenin.
--reklam--
Hayal Otel İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hayal Otel: Her şeyden uzak yaşamak her şeyden kaçmak istiyor olsaydınız ne yapardınız? Belki Büyüklerinizden kalmış unutulmuş bir eve saklanırdınız belki sizi kimsenin tanımadığı bir sahil kasabasına taşınırdınız belki de daha adı bile duyulmamış ücra köşede ki bir otele saklanırdınız. Seçeneklerim bunlar olsa ben neyi seçerdim diye düşündüğünüzü hisseder gibi oldum. Eğer cevabınız ücra köşedeki bir otel ise bedeninizi değil ama ruhunuzu oralara taşıyacak bir kitap biliyoruz. Hayal Otel.. Bazen sorunların köklerine inip onları çözemeyiz. Tam böyle zamanlarda kaçmak, unutmak ve uzaklaşmak isteriz. Bu üç his çoğu zaman birbirini takip etmiştir zaten. Derin bir nefes alıp düşündüğümüzde milyarlarca insan ve milyarlarca sorun gelir aklımıza ve milyarlarca kaçış hikayesi.. Hepsi birbirinden farklı ve hepsi kişiye göre birbirinden büyük gözükür. Ama hepsinin sonu aynıdır. Altından kalkamayacağımız yükten hep kaçarız. Kim bilir belki hepimizin genetik yapısının ortak noktası budur. Bu kadar farklı kaçış öyküleri var dedik ama yazarımızın hayal dünyasını nasıl hayal otele yansıttığından hâlâ bahsetmedik. Gelin biraz içeriği inceleyelim ne dersiniz? Öncelikle kitabımızdaki hikâyelerin her biri bir çiçek ismi olan 12 odalı henüz açılışı yapılmamış bir otelde geçiyor. Bu isimler her öyküye adını verirken odada kalan misafirlerin farklı hayat hikâyelerine de bizleri konuk ediyor. Sahipleri olan İsmet ve Feryal, tıpkı hikâyelerin diğer kahramanları gibi geçmişlerinden kaçıp bu oteli bir sığınak olarak görüyorlar. Bu sebeple yazarımız oteli kaçmaya ve saklanmaya uygun bir alan gibi görülmesi için tepede ve uzakta tasvir etmiştir zaten. Tıpkı başta yapmış olduğunuz tercihe oldukça uygun değil mi? Ancak otelin bulunduğu kasabaya yaklaşmakta olan kasırganın haberi, oradaki herkeste farklı duygulara farklı tepkilere sebep oluyor. Yazarımızın ana karakter olarak doğayı seçmesi de buradan kaynaklanıyor. Yani kitapta etken karakterimiz doğa ana oluyor. Aslında onun küçük birer parçası olduğumuzu bizim onu değil de onun bizi şekillendirdiğini karakterleri anlatmadaki usta tahlilleriyle benimsetiyor. Birbirlerinden farklı hayatlara, duygulara, korkulara sahip karakterlerin duygu değişimleri tıpkı gecenin gündüze dönüşmesi gibi doğal bir sirkülasyonla yerini umuda bırakıyor. Gizemlerle dolu hayatlara doğru bir maceraya atılıyorsunuz ve tek bir gecede doğanın bizi nasıl şekillendirdiğine şahit oluyorsunuz. Ben insanları tanımayı seviyorum diyorsanız psikolojik tahlilleriyle gönlünüze taht kuracak bir yazarla karşı karşıyasınız derim. Aynı zamanda yazarımızın günümüz çağdaş edebiyatının yoğunluğunda gerek üslubu gerek tahlilleriyle kıyıda köşede kalmayı hiç mi hiç hak etmediğini de görmüş olacaksınız. Kit abı bitirdiğinizde hem en ufak güzellikleri bile keşfetmeye başlayacak hem de ben umudun doğması için bir felaket haberi beklememeliyim diyeceksiniz. İdil YALÇIN kitap/kitap--203061 yazar/i11713 (İdil Yalçın)
Hayal Otel, Nihan Eren’le tanışma kitabım. Yapı Kredi yayınları tarafından okura sunulan eser, yazarın “Yavaş” ve “Kör Pencerede Uyuyan” kitaplarından sonra yazdığı üçüncü öykü kitabı.Kitap, bu yıl 67.Sait Faik Hikâye Armağanı kısa listesine girdi. Açıkçası benim de dikkatimi bu yüzden çekti. Hayal Otel’de Nihan Eren, Feryal ve İsmet’in açmaya çalıştıkları on iki odalı otelin her bir odasına farklı bir çiçek ismi veriyor. Her öykü için verilen çiçek isimleri aslında tek bir hikâyeyi anlatıyor. Kaktüs, Ardıç, Begonvil, Kızılağaç, Şimşir, Lavanta, Menekşe, Funda…İsimler, karakterlerin yaşamları ile ilintili. Eser, öyküden çok kısa roman olarak tabir ettiğimiz “novella”ya benziyor. Nihan Eren satırlarında, doğa betimlemelerini, devinimlerini okurun belleğinde canlı bir şekilde yaşatmayı başarıyor ve doğayı insan duyguları ile özdeşleştiriyor. Kelime tekrarları, satırlardaki ahenk , doğa insan bağlantısı, zıtlıklardan yararlanma, dışarlıklı insanların yer edinme çabası…Tüm bunlar bana Faruk Duman romanlarını hatırlattı. Yazınsal açıdan değerli bir eser okuduğumu ilk sayfalardan itibaren fark ettim. Orhan Veli’nin “Birdenbire” şiirinde olduğu gibi Hayal Otel’de de her şey birdenbire oluyor. Dışlanmış hayatlardan kopuş, yeni bir hayatı özleyiş, yasaklardan kurtulmayla birlikte yeniden doğmak isteyiş… Otel; hikâyelerinden kaçanların, kendilerini yeni hikâyelerin içinde bulmak isteyenlerin uğrak yeri. Bastırılan duyguların, yok sayılan insanların, arkalarında günahlarını bırakanların, ihaneti ve korkuyu yaşayanların mekânı. Unutmak isteyenler, dönüşmeyi, yeniden doğuşu arzu edenler, kasırgalardan kaçıp baharı bekleyenler oradalar. Kim bahara erecek kim kışı yaşayacak belli değil. Hayat da böyle değil mi? (Berna Karakaya)
Hayal Otel: Mevsimlerden kış. Aylardan Mart. Küçük bir sahil kasabasında henüz tamamlanmamış bir otel. Feryal ve İsmet'in Hayal Otel'i. Henüz açılmamıs, tabelesı bile takılmamış otele ansızın gelmeye başlayan insanlar. Hepsinin ortak noktası herkesin bir sırrı olması. Nihan Eren'in Hayal Otel adlı uzun öykü veya novella diyebileceğimiz kitabı ağaç ve çiçek isimlerinin verildiği 12 bölümden oluşuyor. Bu isimler aynı zamanda oteldeki 12 odanında ismi. İsmet, Feryal, Ahmet, Meryem, Doruk, Leyla, Deniz, Nilüfer ve Nilüfer'in küçük oğlu. Hepsinin ayrı bir hikayesi var. Tüm bu insanlar gelmesi beklenen kasırgadan önce adeta bir felaketi, bir kaderi birlikte yaşamak üzere bir araya geliyorlar. Hepsi geride bıraktıkları hayatları ile gelecekleri arasında bir yerde, pişmanlıkla- red etmenin, inkarla- kabullenmenin arasında gidip gelmekteler. Nihan Eren'in çok güçlü bir kalemi var. Dili kullanımı, anlatımdaki ustalığı ile yazarken duyguyu çok canlı tutan ve aynı oranda da okura geçiren bir yazar. Daha önce yazarın Yavaş adlı öykü kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Amaaa Hayal Otal'e tek kelime ile BA-YIL-DIM. Muhteşemdi, kitap hiç bitmesin istedim. En çok da durum ve duygu tasvirlerine hayran kaldım. Bazı yerleri çok sevdiğim için defalarca okudum. Hayal Otel, yalnızca kendileri, kaderleri ve kasırga olan bir gecede, bir felaketi birlikte yaşamaya uğraşan, kasırga gibi bir felaketi umuda döndürenlerin öyküsü. Yeniden başlamanın ve filize durmanın telaşını yaşayanların öyküsü. Son olarak büyük bir teşekkür sevgili Nihan Eren'e. Kalemine , yüreğine sağlık. Mutlaka okuyun Hayal Otel'i. Nihan Eren'le mutlaka tanışın. Benim için sırada Kör Pencerede Uyuyan var. Keyifle okuyunuz. (Filiz)
--reklam--
Hayal Otel PDF indirme linki var mı?
--reklam--
B. Nihan Eren - Hayal Otel kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hayal Otel PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı B. Nihan Eren Kimdir?
B. Nihan Eren 1981'de Tekirdağ'da doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV Bölümünü bitirdi. Yeditepe Üniversitesi'nde Karşılaştırmalı Edebiyatalanında yüksek lisans yaptı ve burada araştırma görevlisi olarak da çalıştı. Halen,Marmara Üniversitesi'nde İletişim Bilimleri'nde doktora çalışmalarını sürdürüyor ve senaryo yazarlığı yapıyor. Adam Öykü, Notos ve Kitap-lık dergilerinde öyküleri yayımlandı.
--reklam--
B. Nihan Eren Kitapları - Eserleri
- Hayal Otel
- Kör Pencerede Uyuyan
- Yavaş
--reklam--
B. Nihan Eren Alıntıları - Sözleri
- Bir şey soluk soluğa, tüketerek, bitirerek, emerek ilerliyordu. Onu hırpalıyordu. (Kör Pencerede Uyuyan)
- Yeniden sevmek için, sevmeye baştan başlamak için, baştan başlamaya inanmak için bir papatya yeterdi (Hayal Otel)
- İnsan hayatına dair bir bütünlüğün veya bir mananın peşindeysek ve yaşamak rüyası her an bizi kuşatıyorsa, bu çok ötemizde bizi belirleyen bir şeylerden değil, tam da insana dair deneyimin gerçekliğinden başka bir şey değildir; oralarda aramalıyız yaşamımızı. (Hayal Otel)
- Hayat hakkında bir açıklaması ve yaşamak için bir reçetesi yoktu. Kimsenin. (Hayal Otel)
- İnsan dediğin her şeyi öğreniyor. Zamanla. (Yavaş)
- Ölünecekti.. O gün yaşamaya derman bulamadı. Hayatın anlamsızlığı, kaçıp sığınılacak ne de güzel bir limandı. Kuytu bir merdivenarası… (Kör Pencerede Uyuyan)
- Evlilik, karşılanamayan beklentilerden örülü bir fasit daire. (Hayal Otel)
- Hayatta her şeyin bir sıralaması var, ama doğru ama yanlış (Kör Pencerede Uyuyan)
- Sevilecek bir yan vardı. Her şeyde ve her yerde sevilecek bir yan olabilirdi. (Hayal Otel)
- Hayat hakkında bir açıklaması ve yaşamak için bir reçetesi yoktu. Kimsenin. (Hayal Otel)
- Hem dedikoduyu hem de dedikodu ayıptır öğrendi. Derdi içe atmayı öğrendi, yüreğin darlanmasını bildi, ananenin masallarıni hatmetti. Meçhul geleceğin, ters kapanmış kahve fincanlarından okunduğunu o da gördü. Allah kimdir’i öğrendi. Ona, anne ve babasını aldığı için kızmakla, geri vermesi için yalvarmak arasında kararsız kaldı. (Yavaş)
- Bir hayal, demir kütlesi tabut kabinin kırık camlı bilet penceresinden buharlaşarak çıktı, dönmedolapların demirlerine yapıştı, uçan salıncağın kahverengi zincirlerinde ayrıştı, çarpışan otoların altında ezildi. Dönerek gitti, otomobil lastiği fabrikasında, tekerleklerin içinde çalışmakta olan kendi göçmen görüntüsü. Tepesinde durmadan dönen o koca tekerlek dönmedolabın altında, o demir kabinin içinde kalakaldı. Hayali emen boz kasaba hafifçe boydan çekti, daha da küçüldü, daha da sarardı. (Yavaş)
- Kalbinin ortasına bir bıçak dokunup geçti. (Kör Pencerede Uyuyan)
- Güzellik diyerek genellemeye çalıştı, bunun farkında olmamanın görkemindedir (Hayal Otel)
- Bir soluk alıp suskunluğunu bitirmek ve etrafına akarak dağılmak istedi. (Kör Pencerede Uyuyan)
- Aşk filmlerde olur. Kasabalarda evlilik olur. (Yavaş)
- Ümit yerini sapasağlam bir öfkeye bırakmaya başladığında artık başka birisiydi. (Kör Pencerede Uyuyan)
- Hayatın, hem yere değince dağılıp giden bir sulu sepkenin ömrü kadar kısa ve bir toprağın pıtrak pıtrak can vermesi gibi bereketli ve sonu nereye vardığı belli olmayan bitimsiz yollar kadar uzun ve bir saman çöpü kadar değersiz ve sönük ve şekilsiz ve tatlı ve acı ve elemli ve gülüşlü ve uçucu olduğunu böylece kavramışlar. Hayatın acıyla başlayan ama mutluluğun, savaşın, uyumun, coşkunun ve yavaşlığın bir aradalığıyla sürdürülen bir gidiş geliş ve sakinlik içinde ölüme kayılan bir güzellik olduğunu birbirlerinin içlerinde görmüşler. (Yavaş)
- Her aşinalıktan kolayca geçilebileceğinin bir şekilde görüldüğü ve her yeni alışkanlığın kolayca kazanılabileceğinin anlaşıldığı bir hayatta zor olan ne olabilir ki? İnsan sürer. İnsan yola devam eder (Hayal Otel)
- Her şeyin içinde sanki bir kendisi fazlaydı. Kahroldu. (Kör Pencerede Uyuyan)
Yorumlar
0 yorum