Kitap Künyesi
Yazar: Ahmet Mithat
Yazar: Fatma Aliye Hanım
Derleyen: Semih Doğan
Yayın Evi: Dergah Yayınları
İSBN: 9789759954574
Sayfa Sayısı: 50
--reklam--
Hayal ve Hakikat Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bütün Tanzimat ve Servet-i Fünun devirlerini ve hatta Meşrutiyet devrinin de ilk yıllarını eserleriyle dolduran Ahmet Mithat Efendi'nin birden çok sıfatı vardır: Gazeteci, hikaye ve roman yazarı, tarihçi, ilahiyatçı, felsefeci..O, bütün bu alanlarda ciltler dolusu eseri bulunan, edebiyattan coğrafya, müzikten dinler tarihine hemen her konuda kalem oynatmış ve okuyucuların her alandan haberdar etmek isteyen bir gazeteci, bir ansiklopedisttir.
--reklam--
Hayal ve Hakikat Alıntıları - Sözleri
- Dünyada her şey bulunur yalnız hayat bulunmaz.
- Ben bir ilaç mıyım? Kendimi başkalarının dertlerine deva etmek için geleceğimi feda edemem ya.
- Histerik kadınlarda, sinir krizi nöbetlerini getiren şey sabit bir fikirdir. Yani bunların fikirleri bir nokta üzerinde karar kılmıştır ki o şey her ne olursa olsun, onunla ilgisi olan olayların tamamı bunların sinirleri üzerinde müthiş bir etkisi uyandırır. Histerik: Kişilik bozukluğu olan kişiler aşırı duygusallık, aşırı ilgi görme ve dikkati üzerine çekme isteği.
- Hiçbir sözüm yoktur. Hiçbir sözümden caymıyorum ki. Ayıplanayım.
- Birbirleriyle irtibatlı olmaya şiddetle muhtaç olduklarını anladılar.
- Olanca gücünü okumaya, yazmaya ve el becerileriyle uğraşmaya ayırmıştı.
- İlk adımını attığı mutluluk ve bahtiyarlık bahçesi içinde, rahatsız edici haşereler saklamıştı ki bunlar dehşetli bir suretle baş kaldırarak can alacak damarlarından yakalamıştılar.
- "Yârin bize bir selamı yok mu? İnsafın o yerde namı yok mu?"
- İnsanoğlu birbirinin parçasıdır hikmetine inanmış.
- Hastanın doktora olan ihtiyacı bekleyişi derecesindedir.
- Zehirlenen hissiyatı kalbini de zehirledi.
- Yoksa beynimde düşünecek kuvvet, kalbimde hareket gücü kalmadı mı?
- Bir kadının mutlu olması için yalnız bir eş sevgisi yeterli değil, asıl mutluluk bir baba sevgisindeki kutsallığa yüceliğe mahsar olmakmış ki hiçbir sebeple kesintiye uğramasın.
- İnsan kısmı bu dünyada şair olarak yaşamak için yaratılmamıştır, filozof olarak yaşamak için yaratılmıştır.
- Ciddi kitapları okumaya merakı sardırmakta deva yerine geçer.
--reklam--
Hayal ve Hakikat İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İyi geceler arkadaşlar... Bir solukta okuyacağınız çok güzel bir kitaptı. Kitabın içinde iki hikaye var diyebiliriz. Birinci hikaye kitabın ana kahramanlarından birisi olan Vedat'ın hikayesidir. Vedat'ın hikayesini ilk Türk kadın romancımız olan, Fatma Aliye hanımın kaleminden okuyoruz. İkinci hikayemiz ise bir diğer kahramanımız olan Vefa oluşturuyor, onu da Ahmet Mithat Efendinin kaleminden okuyoruz. Okuyucuyu sıkmamak adına mı bilmiyorum; ama olaylar kısa ve hızlı gecilmiş gibi geldi bana, ama buna rağmen oldukça başarılı. Okuduğum edebi kitapların genelinde rastladığım karamsarlık ve eğitimsizlik konularına bu kitapta da rastladım. Her iki kalemin anlatımına bakınca bence her yol eğitimden geçiyor. Eğitimsizlik düşünceleri hayale ama eğitim ise hakikate dayandırabilir. Hayal ve hakikatin ayrımını yapamayıp, hayal dünyasında yaşayan bir insanın kendine nasıl zarar verebileceğini tüm gerçekliğiyle okuyoruz. Toplumdaki önemli sorunların konu alındığı içeriğinde bilginin de bulunduğu güzel etkileyici bir kitaptı. Keyifli okumalar dilerim. :)) (Elif)
Dergah yayınlarının çıkarttığı Ahmet Mithat Efendi serisi içinde bir az eseri dilin letafetini kaybetmeden çok emekli sadeleştirilmiş.Lakin bu eseri sadeleştirmeye rağmen her sayfada 7-8 dipnotuyla kitabın vermek istediğinin anlaşılmasında büyük engel ,Osmanlıca kelimelerdir.En kısa zamanda sadeleştirilmesini bekliyoruz. (ibrahim halil)
--reklam--
Hayal ve Hakikat PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Fatma Aliye Hanım - Hayal ve Hakikat kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hayal ve Hakikat PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Fatma Aliye Hanım Kimdir?
1862′de İstanbul’da doğdu 1936′da yine İstanbul’da yaşamını yitirdi.
İlk kadın romancımız, ilk kadın felsefecimiz, edebiyatımızda ilk kez çeviri yapan, kadın haklarından ve kadın-erkek eşitliğinden ilk kez bahseden, hakkında ilk defa monografi yazılan yazar.
Tanzimat döneminin ünlü devlet adamı Ahmed Cevdet Paşa’nın kızı. Babasının konağında özel öğretmenlerden Fransızca, tarih, edebiyat ve felsefe dersleri aldı. Yazmaya Fransızca’dan yaptığı çevirilerle başladı. İlk çevirisi George Ohnet’den Volente. O dönemde edebiyatla uğraşmak kadınlar için hoş karşılanmadığından çevirisi Meram adı ve “Bir Hanım” imzasıyla yayınlandı. Sonraları “Meram Mütercimi” olarak tanındı. Bir çok makalesi “Mütercime-i Meram” adıyla yayınlandı. Nisvân-ı İslâm adlı anı kitabı Fransızca, İngilizce ve Arapça’ya, Udî adlı romanı Fransızca’ya çevrildi. Fatma Aliye Hanım’ın felsefeye merakı gençliğinde başladı. Olayları dikkatle incelemesi, çeşitli ailelerdeki gözlemleri onu felsefeye götürdü. Felsefeye merakı arttıkça daha çok kitap okudu, babası ve arkadaşlarıyla felsefe tartışmalarına girdi. Babasıyla birlikte Aristotales ve Platon ile İbn-i Rüşt ve Gazali’nin felsefelerini karşılaştırdı. 1904′te ilk felsefe tarihini yazdı. Thales’le başlayıp ilk çağ felsefesini anlattığı bu kitabın ikinci bölümünü İslâm Felsefesine ayırdı. Kahramanları kadın olan öyküler ve romanlar yazdı. En önemli eseri sayılan Muhâdarât’ta bir kadının ilk aşkını unutamayacağı tezini çürütmeye çalıştı. Romanlarında zaman zaman toplumsal sorunları ele aldı, felsefeye yer verdi. Udî adlı romanında müziğin felsefe ile ilişkilerine değindi. Bu romanda, babasının etkisiyle müziğe ilgi duyan bir kızın daha sonra hayatını kazanmak amacıyla dersler vermesi anlatılır. Fatma Aliye Hanım, düşünceleri ve yaşam biçimiyle ilk kadın kadın hakları savunucularından. Döneminin toplumsal koşulları gözönüne alındığında düşünceleri ve savunduğu görüşlerin son derece cesur olduğu ortaya çıkar. Kadın-erkek eşitliğine inanan ve savunan Fatma Aliye Hanım, her iki cinsin aynı eğitim olanaklarından yararlanmasını istedi. Çok kadınla evliliğe karşı çıktı. Boşanmada kadınların da söz hakkı olması gerektiğini savundu.
İlk Türk kadın romancı olma özelliği ile Avrupa ve Amerika basınında kendisinden söz edilen Fatma Aliye Hanım'ın “Nisvan-ı İslâm” adlı eseri Fransızca ve Arapça'ya, “Udî” adlı romanı Fransızca'ya çevrilmiştir. Émile Julliard adlı bir Fransız yazarının Doğu ve Batı Kadınları adlı kitabını Fransız gazetelerine yazdığı bir mektupla eleştirmesi Paris'te büyük yankı uyandırmıştı. Eserleri 1893 yılında Şikago'da Dünya Kadın Kütüphanesi Kataloğu'nda sergilenmiştir. Fatma Aliye Hanım'ın II. Meşrutiyet yıllarına kadar yaygın bir ünü olmasına rağmen zamanla unutulmuştur.
Fatma Aliye Hanım, soyadı yasasından sonra Topuz soyadını aldı.
Fatma Aliye 13 Temmuz 1936 tarihinde İstanbul'da vefat etti. Cenazesi Feriköy Mezarlığı'na gömüldü.
Fatma Aliye Hanım, ilk Osmanlı kadın feministlerden Emine Semiye Önasya'nın ablası, tiyatro ve sinema oyuncusu Suna Selen'in anneannesidir.
Adı, Beyoğlu'nda ve Çankaya'da birer sokağa verilmiştir.
2009 yılında tedavüle sürülen 50 Türk Lirası banknotlarının arka yüzünde portresi bulunmaktadır.
ESERLERİ:
ROMAN:
- Hayal ve Hakikat (Ahmet Mithat ile 1891)
- Muhâdarât (1891)
- Ref’et (1897)
- Udi (1899, Fransızca’ya çevrildi)
- Enin (1912)
ÇEVİRİ:
- Meram (Roman, 1889)
ANI-İNCELEME-MEKTUP:
- Nisvan-I Islam (Tefrika, 1891)
- Levayih-i Hayat (1897-1898)
- Taaddüt-ü Zevcata Zeyl (1898-1899)
- Namdaran-ı Zenan-ı İslamiyan (1899-1901)
- Ahmet Cevdet Paşa ve Zamanı (1912-1913)
TARİH:
- Kosova Zaferi-Ankara Hezimeti (1912-1913)
FELSEFE:
- Teracim-i Felasife (1899-1900)
--reklam--
Fatma Aliye Hanım Kitapları - Eserleri
- Refet
- Levayih-i Hayat
- Muhadarat (Fazıla)
- Udî
- Hayal ve Hakikat
- Nisvan-ı İslam
- Osmanlı'da Kadın
- Ahmed Cevdet Paşa ve Zamanı
- Enin
- İslam Kadınları
- İstila-yı İslam
- İslamda Kadının Gerçek Yeri
- Tedkîk-i Ecsâm
- Kosova Zaferi Ankara Hezimeti
--reklam--
Fatma Aliye Hanım Alıntıları - Sözleri
- " Allah'ın emrine uymayan ve yasaklarından çekinmeyenler günahkâr olurlar ve yarın ceza gününde azabı hak ederler. Fakat yine Müslümandırlar. Sonuçta cennetin nimetlerine ulaşırlar. Cenabı Hak dilerse affeder,dilerse günahı kadar azap ettikten sonra,yine cennete dâhil eder. Allah ile kul arasına girilmez. Müslümanlar günahlarını affettirmek için Hıristiyanların kiliseye gitmeye mecbur oldukları gibi mutlaka camiye gitmeye mecbur değildirler. Tövbe ve istiğfar edecek oldukları hâlde bir köşeye çekilip Cenabı Hak'a yalvarırlar. Allah'tan başkasına sırlarını açıklamaya mecbur olmazlar. " (Osmanlı'da Kadın)
- “”Edeceğim yemini tutabileceğimden emin olmaksızın nasıl yemin ederim? O halde daha büyük fenalıkta bulunmuş olmaz mıyım?” (Udî)
- Şu "seviyorum " kelimesi ne acayip bir kelimedir ! Ne çok söylenirse söylensin eskimez ! Anlamını yitirmez ! Modası geçmez ! Bir bedbahtın saadetine, bir aşığın felaketine sebep olabilir. Kimini canına kıydırır, kimini mutluluk içinde yaşatır. Nice defalar yalan yere söylenmiş, sahtekarların işine yaramış, nice masumların baştan çıkarılmasına hizmet etmiş, binlerce vaadin yerini tutmuş da hala bu söze itibar ediliyor. Her yerde söylenip duruyor ! Hala bir aşığın yüzünü güldürüyor. Bir bedbahtı bahtiyar ediyor. Her gün, her an ve her dakika bir yerlerde etkisini gösteriyor !.. (Muhadarat (Fazıla))
- ... bence sevmek için sevilecek adamın sevilmeye layık olması gerekir. (Levayih-i Hayat)
- Felaket insanı pişirir. Sıkıntı, insanı vaktinden evvel kocaltır. (Muhadarat (Fazıla))
- (...) Fransızcayı da kesb-i malumat için değil alafranga olmak maksadıyla öğrenmişler ve ahkâm-ı şeriyyeden bihaber oldukları gibi âdât-ı milliyelerini de terk ederek tamamıyla alafranga yaşamakta bulunduklarından bunlar ile görüşmek Beyoğlu'ndaki Frenk familyalarıyla konuşmak gibi olacağı cihetle kendilerinden hiçbir şey öğrenilemez. (Nisvan-ı İslam)
- Gözler kalbin tercümanıdır. (Osmanlı'da Kadın)
- “Şimdiye kadar hep âşıkların halini tarif ile vakit geçirilmiş aşk hakkındaki tarif ve tetkik ne kadar ihmal olunmuş bilir misin?” (Udî)
- Ağızdan çok yalanlarda çıkar. Fakat gözler sahtekârlık edemez. Ağız yalan söylerken gözlere bakılacak olursa gerçek anlaşılır. (Osmanlı'da Kadın)
- Güzellik şansla, talihle karşılaştırılamaz, güzel olan herkes şanslı olmuyor ki.. (Muhadarat (Fazıla))
- Sevmek için evet Mehabe, bence sevmek için sevilecek adamın sevilmeye layık olması gerekir. (Levayih-i Hayat)
- "Yârin bize bir selamı yok mu? İnsafın o yerde namı yok mu?" (Hayal ve Hakikat)
- Başkalarının giydiği kirli bir elbiseyi, insan olanın üzerine geçirmesi kabil olabilir mi ? (Muhadarat (Fazıla))
- “Onu tabiat kendi kendine hissettirir. Teneffüs eylediği hava nüfuz ettirir, nesim ta derununa üfler.” (Udî)
- "Zevçlerinin muhabbetleriyle iftihar edecek kadınlar varsa onlar da İslam kadınlarıdır Madam." (Nisvan-ı İslam)
- İnsanlar arzu ve niyetlerini istedikleri gibi düzenlerler... (Muhadarat (Fazıla))
- Hiçbir sözüm yoktur. Hiçbir sözümden caymıyorum ki. Ayıplanayım. (Hayal ve Hakikat)
- Kötü tecrübeler insanı pişi rir, olgunlaştırır. Sıkıntı, dert insanı çabuk yaşlandırır. (Muhadarat (Fazıla))
- Zira birbirleriyle aşk ve sevda ile tezevvüç edenler miyanında altı ay, bir sene sonra o aşktan kendilerinde eser kalmayanlar epeyce çoktur. (Nisvan-ı İslam)
- Başlarına çöken heves belasını aşk sanarak birçok delilik yapan ne kadar zavallı gençler vardır. O yanılgı , onları ana babalarını kırmak, baba ocağından firar ile ailesini terk etmek derecelerine kadar götürür. Bari sonra o zan kendilerini bırakmasa da pişmanlığın acı tesirini duymasalar. Lakın heyhat !!! Başta aşk sandıkları o yanılgıdan sonra o kadar ikrah ederler ki sonları bir dram olur. (Osmanlı'da Kadın)
Yorumlar
0 yorum