Kitap Künyesi
Yazar: Doğu Yücel
Yayın Evi: Doğan Kitap
İSBN: 9786050908893
Sayfa Sayısı: 356
--reklam--
Hayalet Kitap Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Son romanı Varolmayanlar'la yankı yaratan Doğu Yücel'in ilk romanı Hayalet Kitap, basımının 10. yılında yazarı tarafından gözden geçirilmiş haliyle yeniden okurlarla buluşuyor.
Hayalet Kitap, üniversitede geçen bir hayalet hikâyesi anlatıyor. Aynı zamanda bir aşk hikâyesi bu. Karşılıksız ama ölüme meydan okuyacak kadar büyük bir aşkın hikâyesi...
İktisat fakültesinde okuyan Güldem, bir gün posta kutusunda ona yıllardır âşık olan Gökalp'in intihar mektubunu bulur. Gökalp'in ölümünden bir yıl sonra üniversite kampusunda esrarengiz olaylar baş gösterir...
Hayalet Kitap, sürprizli kurgusu, şaşırtıcı mizahı, platonik aşka dair tespitleri ve ülkemizdeki eğitim sistemine eleştirel bakışıyla yayımlandığı günden beri okuyucudan büyük ilgi gördü. Özellikle gençler arasında kült roman olarak kabul gören Hayalet Kitap, sinemaya uyarlanarak Taylan Biraderler'in yönettiği Okul filmine esin kaynağı olmuştu.
Bu yazdıklarımı bir intihar mektubu olarak görme. Derler ya "Her intihar mektubu bir aşk mektubudur" diye. Aslında "Her intihar mektubu bir aşk romanıdır" aynı zamanda. Yani bu aldığın son mektup sana daha önce yazdıklarımdan farklı değil. Bu da bir aşk mektubu, bu da bir hikâye.
--reklam--
Hayalet Kitap Alıntıları - Sözleri
- Nefret duymak için harcamam gereken çabayı onun o anki psikolojisini anlamak için harcıyorum.
- … dostluk denilen kelimeyi; insanların en büyük korkularını, yani yalnızlığı yenmek için uydurdukları bir masal terimine benzettim. Bir varmış, bir yokmuş, dostluk denen bir şey varmış…
- Sana bir mirasım var. Bu, bundan sonra aklında tutman gereken bir bilgi. Bilgi şudur: Bu yazdıklarımı bir intihar mektubu olarak görme. Derler ya "Her intihar mektubu bir aşk mektubudur" diye. Aslında "Her intihar mektubu bir aşk romanıdır" aynı zamanda. Yani bu aldığın son mektup sana daha önce yazdıklarımdan farklı değil. Bu da bir aşk mektubu, bu da bir hikâye.
- Sevgili Guldem, “Sen bu satirlari okurken ben cok uzaklarda olacagim,” diye baslar, umitsiz asklarin sebep oldugu her intihar mektubu. Gelenegi bozmak istemem. Dur, sakin korkma. Yazdigim onca seyin gume gitmesini istemem, once oku hepsini. Hicbir sey gorundugu gibi degildir belki de.
- Kendimi görünmez hissediyorum, nedense eskiden çok kişi bana saat veya adres sorardı, artık kimse sormuyor.
- "Hayat, bir hayalperest için cehennemden farksız." Tarkan Gözübüyük (Pentagram) Give Me Something To Kill My Pain
- Doğa kanunlarının yaşamı yeterince kısa tuttuğunu, bunu daha da kısaltmanın işgüzarlık olduğunu, cennete ve cehenneme inanmadığımı, ölümün saçma bomboş karanlık bir odada bedensiz olarak yaşamaktan çok daha sıkıcı bir şey olduğunu düşündüğümü ve reenkarnasyon ispatlanmadan intiharın geri zekâlılara özgü bir eylem olduğunu söylediğimi defalarca okumuşsundur yazdıklarımdan. Bir de kendimi diğer insanlardan ayıran, ruhumun tutunduğu hayalleri ve o hayalleri gerçekleştirme arzumu düşünürsek dünyada en son intihar edecek adam benimdir herhalde, diye düşünürdüm. Yıllarca beyin hücrelerimi eskiterek yarattığım düşünceleri bir anda silip atmadım tabii, onlara kendi gerçeklerimi ekledim ve sonuçta negatif birle çarpılan bir denklem gibi hepsi alt üst oldu. Bu işe yaramaz yazıları önümdeki sayfalara akıtırken sana şunu ilan ediyorum: “Hitler ve Kurt Cobain’den sonra yeryüzünde intihar etmeyi hak eden ilk insanım!”
- Senaryosunun sonunu getiremeyen kötü senaristler sadece filmin sonunu çarpıcı kılmak için filmin kahramanını öldürürler.
- “Zamani yok ettim. Bunun iki nedeni var. Sana uzun sure bakabilmek cok zor. Guzelligin once insani rahatlatiyor, sonsuza kadar bakarim diye dusunuyorum, ama sonra bakamiyorum. Bence birbirlerine uzun sure bakan sevgililer birbirlerinin kusurlu yerlerine bakiyordur. Kusursuz bir resme pek bakilmaz, tabii insan korkmak istemiyorsa. Bu yuzden zamani kaldirdim, sana istedigim kadar bakabilmek icin. Boylece su an sana baktigimda ilk anda gordugum seyi goruyorum, yani kusurunun olduguna inanmadigim, henuz aramaya girismenin de sirasi olmadigi kusursuz guzellik.”
- Reenkarnasyon ispatlanmadan intihar geri zekâlılara özgü bir eylem
--reklam--
Hayalet Kitap İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sarıca ayının 3.betiği (2021 yılında okuduğum 81.betik): Doğu Yücel Külliyatı'nın son betiği okudum. Yönetmeni Taylan Biraderler olan, korku-komedi türünde olan 2004 yapımlı Okul filminin uyarlama kaynağı olan bu betik, filmin gölgesinde kaldı benim için çünkü lise gençliği temasını çok seviyorum. Sözel zekanın temsilcilerinden olduğum için iktisadi bölümü ilgimin dışında kalıyor. Sayılarla hiç aram yoktur. Uzun ve gereksiz detaylarla dolu betikte kurgu biraz geri planda kalıyor çünkü okurlar bildiği detayları okumayı pek sevemiyor. O gereksiz detayları çıkarılırsa kurgu; akıcı, merak ve heyecan uyum içinde dansıyla sürükleyici bir şekilde ön plana çıkar. Betik bu haliyle 2.5 saatlik bölümlerden oluşan ve yavaş bir tempo içinde yayımlanan dizilerden farkı yoktur. Filmi izlediğim için bu kadar sıkılmazdım. Kız milleti, kendilerini deli gibi sevenleri hep gözardı ederler tarih boyunca. Gökalp, Ersin karakterinden daha tutkulu biri iken cesaret yoksunudur. Ersin ise iki bacak arasındaki şeyin müptelası olan ucuz erkeklerden biridir. Erkek dediğinden ulaşılması imkansız bir varlık olmalıydı. O zaman aşk, tutku, afrodizyak ve sevilmenin nirvanasını yaşarlar kız milleti. Yani her iki cins ucuz olmamalıydı. Bir erkek olarak Güldem ile çıkmayı yeğlerim. Şebnem ve Ceyda ise bir anlık hevesten başka bir şey değildi. Filme dönersek Nehir Erdoğan'ın partneri Doğu Yücel olmalı çünkü Nehir ile uyum abidesi olurlar. Berk Hakman yerine de Kerem Bürsin olmalıydı çünkü Kerem Bürsin, ikon denilen karakterlerine en çok yakışan bir oyuncudur. Şebnem rolü için Sinem Kobal yanlış seçim olmuş çünkü Şebnem, göğüsleriyle övünen ikoncan olduğu için bu rol için en iyi seçim Ebru Polat olmalıydı. Sinem Kobal daha çok Güldem karakterine yakışan naif bir oyuncudur. Ceyda ise hep sarışın Elçin Sangu olarak gözlerimin önünde canlandı. Bir film projesi için başarılı bir cast çalışması olmalıydı ki o film başarılı olur. Okul, Netflix için mini dizi olursa Güldem rolü için Sinem Kobal, Gökalp rolü için Tolga Sarıtaş ve Ersin karakteri için Kerem Bürsin seçmeliydi. Gelecek bizlere neler göstereceğini bilmiyorum. Yeni baskısında sadeleştirmiş bir kurguyla okurların kalbinde taht kurulmasını diliyorum betik için. Betik mi Film mi diye sorulursa yanıtım Film olur. #BetikEli #HayaletKitap #DoğuYücel #CanYayınları #Kitapyorumu #Fantastik #Komik #KorkuGerilim #OkulFilmi #Hayalet #Kitaptutkusu #OkudumBitti #Bookstagram #Bookstagramer (Bleda Gəncay SÖNMƏZ)
Bir Aşk ve Hayalet Öyküsü: Hayalet Kitap: “Masallarda aşka yer yokmuş artık. Âşık olan her Kurşun Asker kırılır, her King Kong ölürmüş. Aşkın bulaştığı her masal mutsuz bitermiş.” İlk olarak Stüdyo İmge Yayınevi’nden çıkan “Hayalet Kitap”, basımının 10. yılına özel gözden geçirilmiş yeni baskısıyla Doğan Kitap’tan çıkmıştı. Şimdilerde ise diğer kitaplarıyla birlikte Can Yayınları çatısı altında okurlarıyla buluşmaya devam ediyor yazar/i1757 . "Okul" filminin senaryosunun da esin kaynağı olan Hayalet Kitap, daha ilk sayfadan sizi içine çekecek, buna hiç kuşkunuz olmasın. Yücel’in ustalıkla kurmuş olduğu cümlelerde, okuyucuyu vurucu özelliği mevcut adeta. Okuduktan sonra buna siz de tanık olacaksınız. İki ana karakterimiz var; Gökalp ve Güldem. Kitap ilk olarak Gökalp’in bölümüyle başlıyor. Güldem’e duyduğu aşkı daha ilk sayfadan empoze ediyor okuyucularına Yücel. Okuyucunun kitaba bağlı kalmasının da en büyük nedeni bu olsa gerek. Gökalp’in Güldem’e duyduğu aşk. Karşılıksız aşk. Evet Gökalp sevdiği kız için ta İstanbul’dan kalkıp İzmir’e gelerek gece yarısı adeta bir suikastçı gibi Güldem’in oturduğu apartmanın, sadece Güldem’in ailesine ait olan bir posta kutusuna hediye/mektup koyacak ve ardından aynı yolu gerisingeri gidecek kadar gözü kara ve sırılsıklam aşık tabirine uyabilecek bir kişiliktir. Bu olay tek bir sefere mahsus da değildir üstelik. Gökalp bunu sürekli yapıyor. Bundan pişmanlık duymuyor ve mutlu oluyor. ‘Kim sevdiği kıza/erkeğe hediye verirken mutlu olmaz ki?’ diye bir soru sorabiliriz burada kendimize. Hediye/mektup bırakacağı gün Güldem’e mesaj atarak haber veriyor. Fakat 27 Nisan 1998’i 28 Nisan’a bağlayan gece Güldem’e haber vermeden çıkmıştır yola, İzmir’e gelmiştir yine. Mavi Vosvos’uyla birlikte Güldem’in ikamet ettiği adrese giderek posta kutusuna bir şey bırakacaktır. Bu sefer ki bir hediye veya normal bir mektup değildir. Bu sefer ki bir veda mektubudur. Bu sefer ki, bir intihar mektubudur. Derler ya “Her intihar mektubu bir aşk mektubudur,” diye. Aslında “Her intihar mektubu bir aşk romanıdır,” aynı zamanda. Bakış açımız Güldem’e geçiyor bu sefer. Alarmı her zamanki gibi 7.50’ye kurmuştur Güldem. Yine normal, sıradan bir gündür onun için. -En azından kendisi öyle düşünmektedir.- Kahvaltısını yaptıktan sonra üniversiteye gitmek için otobüs durağına gidecektir. Gökalp’in mesaj atıp posta kutusuna bir şey bıraktığını belirtmediği günler haricinde önce babası, sonra kardeşi Mert, en son da kendisi çıkıyordur evden. Gökalp’in mesaj attığı günlerde ise ilk kendisi çıkıyor evden ve posta kutusuna bırakılan şeyi kimse görmeden alıyor. Ha unutmadan, Güldem annesini öpmeden asla evden çıkmaz. Annesini öpmeden çıktığı günlerin uğursuzluğuna inanır. Bunlara ek olarak betimlemeler ve yazarın anlatımından da anlaşılacağı üzere Güldem’in çok güzel bir kız olduğunu anlayabiliyoruz. Buraya kadar ki bölüm bir nevi kitabın girişi niteliğinde. Asıl olaylar zinciri ise Gökalp’in intihar mektubundan tam bir sene sonra yani 27 Nisan 1999’da başlıyor. Bu tarihten sonra kitap farklı bir boyut kazanıyor. Yücel’in durmak bilmeyen tempo ile süslediği bu gerçek karışımı kurguyu daha çok hissetmeye başlıyoruz içimizde. Hikâyede kendimizle alakalı bir noktayı keşfederek ve daha çok merak ederek, hem bir an önce bitirip kitabın sonunda neler olacağını öğrenmek, hem de hiç bitmemesini isteyerek okumaya devam ediyoruz. Güldem roman okumayı seven bir karakter ve okuduklarına kendini bazen çok kaptırabiliyor. “Çocukluğundan beri bu böyleydi, dünyadan kaçıp kitapların dünyasına ışınlanmayı çok iyi becerirdi.” diyor Yücel, Güldem için. Kitabın içinde Gökalp’in yazmış olduğu öyküler de birbirinden muhteşem şaheserler aslında. Doğu Yücel tam bir usta yazma konusunda. Gerçekten çok etkileyici, bunu kitabın sonunda bir kez daha anlıyoruz. Her sayfası sizi kitaba daha çok bağlıyor ve şaşırtıyor. Kitabın içinde farklı öyküler okumak da ayrı bir zevk tabii. “Derler ki yokuş çıkmayı eğimi yüzünden değil, üstündeki hatıraların ağırlığı yüzünden sevmez insanlar, ama bunu bilmezler.” Kitabın son bölümünde bir sürprizle karşılaşacağınızı belirtmek isterim. Karakter tasvirleri çok detaylı bir şekilde analiz edilmiş, açık ve sade bir dil kullanmış Yücel. Okuyucuyu hiçbir sayfasında bunaltmayan, çok akıcı bir kitap Hayalet Kitap. İlgi çekici konusu ve sürükleyiciliği ile birçok okurun gözde kitabı olmayı hak edecek denli başarılı. Sonraki yıllarda kitap/kitap--21992 ve kitap/kitap--92084 gibi daha başarılı romanlar kaleme alan Doğu Yücel'in bu romanının yazarlık kariyerinin hemen başında kaleme aldığını da belirtmek gerek. (Bahri Doğukan Şahin)
Malesef: Öncelikle herkese ıyi okumalar Buyuk bir heves ile basladigim ama nekadar cabalasamda bitiremedigim bir kitap Suan elimde okunmayi bekleyen bir yigin kitap oldugu icin byarim birakmam daha kolay oldu sansimi baska kitapta deniycem (Mustafa altun)
--reklam--
Hayalet Kitap PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Doğu Yücel - Hayalet Kitap kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hayalet Kitap PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Doğu Yücel Kimdir?
Doğu Yücel(d. 15 Nisan 1977), Türk yazar. Okul filmine kaynak olan Hayalet Kitap romanının yazarıdır.
Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat bölümü mezunudur. Hayalet Kitap ve Düşler, Kabuslar ve Gelecek Masalları adlı romanların yazarıdır. Mezun olduğu Dokuz Eylül Üniversitesinin bir kampüsünde geçen Hayalet Kitap adlı kitabı Durul Taylan ve Yağmur Taylan tarafından 2004 yılında "Okul" ismiyle beyazperdeye uyarlandı.
BlueJean dergisi ile birlikte yayınlanan HeadBang dergisinin editörlüğünü ve aynı zamanda İzmir kökenli Rampage grubunun menajerliğini yapmaktadır.
Düşler Kabuslar ve Gelecek Masalları adlı ilk öykü kitabı 2002 yılında yayınlanmıştır.
Yazar, 1997'de Gençlik Kitabevi Öykü Yarışması'nda ve 1999'da Nostromo Kısa Bilimkurgu Öykü Yarışması'nda başarı ödülleri almıştır.
Yazarın son kitabı 'Varolmayanlar' Doğan Kitap etiketiyle 7 Eylül 2011'de raflarda yerini almıştır.Hayalet Kitap ise Ağustos 2012'de 10. yıl özel baskısıyla okuyucuyla buluşmuştur.
--reklam--
Doğu Yücel Kitapları - Eserleri
- Kimdir Bu Mitat Karaman?
- Öldüğünü Google'dan Öğrenen Adam
- Varolmayanlar
- Düşler Kabuslar ve Gelecek Masalları
- Hayalet Kitap
- Güneş Hırsızları
- Beter Ol Mitat Karaman!
--reklam--
Doğu Yücel Alıntıları - Sözleri
- Farkında mısın, düşünce hızından daha hızlı konuşuyoruz, bazen ağzımızdan olmadık sözler çıkıyor. Yani aslında düşünmeden konuşuyoruz. Oysa düşünmeden yazmak imkansız. O yüzden yazarak tanıştığımızda aslında daha gerçek, daha bilinçli tarafımızı gösteriyoruz. (Öldüğünü Google'dan Öğrenen Adam)
- İnsanı bir sperm ve döl yatağı, karakteri ise bir travma ve diğer travmalar yaratır demiş biri. Haklı. (Varolmayanlar)
- Ne şehirleri ne insanları tanıyoruz. Birbirimizin dünyasına girip çıkıyoruz, öyle sanıyoruz ama yaptığımız tek şey turistik gezi. (Kimdir Bu Mitat Karaman?)
- Açıklanamayan şeyler insanı deliliğe sürükler. (Güneş Hırsızları)
- Değiştiremediklerimiz, yerine koyamadıklarımız, vazgeçemediklerimiz. Her şeyin sırrı onlarda gizlidir. Filmlerin, insanların hatta şehirlerin.. eğer olmazsaolmazlarına dikkat edersen, şeylerin içindeki sihir ortaya çıkar. (Güneş Hırsızları)
- Küçük bir sıfır ne kadar büyürse büyüsün asla bire tamamlanmaz. (Varolmayanlar)
- “Güle oynaya müridi olursun kitapların, yazarların, o ulvi yazın dünyasının.” (Beter Ol Mitat Karaman!)
- Gelgelelim hayat bu, olur olmadık zamanlarda olur olmaz işler yapar durur. Bir boşluk görmeye dursun, alelacele doldurur orayı. (Kimdir Bu Mitat Karaman?)
- Aksaklıklar olmasa, kısır döngüde dönüp duran bu insanlar ne ara kendileri hakkında düşünecekler? (Güneş Hırsızları)
- Ayrıca konuşmayla dönen iletişimimiz nelere mal oldu bir düşünsene. Kavgalar hep ağızdan kaçan laflarla başladı. Bütün diktatörler hitabet yetenekleriyle, konuşarak tahta çıktı...Bütün aşklar konuşarak bitti. (Öldüğünü Google'dan Öğrenen Adam)
- İki gözle bakmak bir yanılsamadır. Bir lükstür. Ve tüm lüks şeyler gibi sizi bir illüzyona sürükler. Sizi kandırır. (Güneş Hırsızları)
- Sonsuza kadar sürecek bir danstı. Bunu ikimiz de biliyorduk ve hiçbir korkumuz yoktu sonsuzluktan. (Düşler Kabuslar ve Gelecek Masalları)
- Yatarken telefonun parlaklığını kısmayı unutması uyku çalışması için hiç iyi olmamıştı. (Kimdir Bu Mitat Karaman?)
- Kim neye ne kadar inanıyorsa, o o kadar gerçek çünkü herkes tek bir gerçeklikte değil, kendi gerçekliğinde yaşıyor. (Varolmayanlar)
- “Bir yazara asla öykünüzü anlatmayın. Çünkü çalar. Bilerek ya da farkında olmadan.” (Beter Ol Mitat Karaman!)
- Değiştiremediklerimiz, yerine koyamadıklarımız, vazgeçemediklerimiz. Her şeyin sırrı onlarda gizlidir. (Güneş Hırsızları)
- "Hayat, bir hayalperest için cehennemden farksız." Tarkan Gözübüyük (Pentagram) Give Me Something To Kill My Pain (Hayalet Kitap)
- Her anne baba çocuğunu kitap okurken görünce sevinir, babam kaşlarını çatardı. (Varolmayanlar)
- Senin ‘değer’ dediğin şeylerle seni dolduruyorlar. (Varolmayanlar)
- Yaşadıklarını sanıyorlar ama nefes almaları yaşadıklarını göstermez. (Düşler Kabuslar ve Gelecek Masalları)
Yorumlar
0 yorum