Kitap Künyesi

Yazar: Ömer Seyfettin

Derleyen: Hülya Argunşah

Yayın Evi: Dergah Yayınları

İSBN: 9789759953508

Sayfa Sayısı: 402

--reklam--

Hikâyeler 1 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Ömer Seyfettin'in hikayelerinin orjinal diliyle, yazıldığı tarihi sıralamaya göre Hülya ARGÜNŞAH tarafından düzenlenen Dergah Yayınları'ndan çıkan çalışmadır.

--reklam--

Hikâyeler 1 Alıntıları - Sözleri

  • "Birbirlerini karanlıkta görmeyerek düşman zannettiklerine pişman oluyorlar ... "
  • " Biz bir çölde yaşıyoruz ,kimse kimseyi anlamıyor. "
  • " Söyleyeceklerimin hepsini birden söylemek arzu ettiğim için hiçbirini söyleyemiyorum. "
  • Dünü tamamıyla unutuyor, yarını asla düşünmüyor; hali behimi ve suni bir maddiyetle, memnun ve müsterih geçiriyordum.
  • Ah biz.. gençken ne kadar mesut idik. Bütün meşguliyetimiz eğlence ve neşe idi. Bahar, şu arkamdaki bahar bizi sevinçten deli ederdi.
  • Söyleyeceklerimin hepsini birden söylemek arzu ettiğim için hiçbirini söyleyemiyorum.
  • " Nasıl okunmadan insanlığımın gıdasını vermeden yaşarım. "
  • Mademki ölüm var, o hâlde sıhhatin ne kıymeti olabilir?
  • Hırs-ı mesaî ile (bütün saât-ı şebabımı üzerlerinde geçirdiğim sahifelerin îtisaf-ı teakubundan) yorulan gözlerimi dinlendirmek için biraz mütalaayı terk ediyorum. Ve arkama dayanıyorum. Fikrim yorgun, zihnim ihata etmek istediği şeylerin takaza-yı tenevvüünde bîtab... "Oh!.." diyorum. Hiçbir şey düşünmeksizin öyle duruyor, kulaklarımın ansızın başlayan uğultularını dinliyorum.

--reklam--

Hikâyeler 1 İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Ömer Seyfettin’in Nev-Yunanîlik Yorumu: Boykotaj Düşmanı: Nev-Yunanilik, Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Yahya Kemal Beyatlı´nın 1912 yılında Batılı bir edebiyat grubu oluşturmaları sonucunda ortaya çıkan bir faaliyettir. Yahya Kemal Beyatlı, Türkiye´ye döndükten sonra öz şiire ulaşmak için Batılı edebiyatçılardan öğrendiği bir anlayışı şiirimize kazandırmak istemektedir. Bu yeni şiir için Eski Yunan medeniyetini klasik temellerden biri olarak esas almaktadır. Bu temelin seçilmesinde Anadolu´da yaşayan Türklerin Akdeniz Havzası medeniyetinden olduklarını ispat etme düşüncesi de vardır. Yahya Kemal Beyatlı ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu, benimsemiş oldukları bu eğilime Eski Akdeniz uygarlığıyla ilgili olduğu için Nev-Yunanilik ismini layık görmüşlerdir. Bu eğilimin ilk örnekleri ise Yahya Kemal Beyatlı´nın “ Sicilya Kızları” ve “ Biblos Kadınları” adlı şiirleri, Yakup Kadri Karaosmanoğlu´nun “ Siyah Saçlı Yabancı ve Berrak Gözlü Genç Kızın Sözleri” başlıklı yazısı olarak bilinmektedir. Bakıldığı zaman bu akım çok bir gelişme gösterememiş ve pek benimsenmemiştir. Ömer Seyfettin ise bu akıma olan karşı görüşünü belirtmek amacıyla ilk olarak dergisinde “ Yeni Lisan: Vatan Çocuklarına “ adlı yazısında Türkçülüğün en büyük savunmalarından birini yapmaktadır. Ömer Seyfettin bunun ile sınırlı kalmamış ve Yahya Kemal Beyatlı ile Yakup Kadri Karaosmanoğlu´nu resmen Yunan koruyucuları olarak kabul etmektedir. Ömer Seyfettin, yapmış olduğu bu eleştirilerle sınırlı kalmamış ve daha önemli ve daha büyük eleştirileri bulunmaktadır. Ömer Seyfettin bu konuda en büyük eleştirisini ise “ Boykotaj Düşmanı “ adlı hikayesini yapmıştır. Ömer Seyfettin`in Yakup Kadri Karaosmanoğlu ile özdeştirdiği Mahmud Yusri adlı karakterin kendisini Türkçe konuşan bir Rum olarak görmesi ve hem çalışmalarını hem de yaşayış tarzını buna göre ayarlayan biri olarak anlatmaktadır. Yunan olmanın kibar, edebi ve fen´li olduğunu düşünmektedir. Mahmud Yusri, alışveriş, eğlence ve gezmelerini yine Rum arkadaşları ve Türk düşmanı arkadaşları ile yapmaktadır. Mahmud Yusri`yi sinirlendiren en büyük mevzu ise Rum hizmetçisinin ona vermiş olduğu bir kitapta yazanlar olmuştur. Kitapta : “ Ey Türkler ! Paralarınızı yerli Yunanlılara vermeyin. Yunan donanmasının dörtte üçünün Türk parası ile yapıldığını yine onlar söylüyorlar. Kardeşlerinizle, Türklerle alışveriş edin Yoksa mahvolacağız, açlıktan öleceğiz ezan yerine camilerde çanlar uluyacak. Uyanın, uyanın…” deniliyor ve Türk halkı resmen boykotaja çağırılıyordu. Bu duruma sinirlenen Mahmud Yusri, soluğu hemen mahallenin polis komiserinin yanında alır. Memur onu gazetecilik ile uğraştığını öğrendikten sonra “ Sizin burada işiniz yok” diyerek onu kovmaktan beter eder. Bu durumda daha çok çileden çıkar. Türklüğün ve Yunan´ı inkar etmenin “barbarlık” olduğunu düşünen Mahmud Yusri, Avrupa´nın yardım etmesini ve İstanbul´u Bizans dönemindeki ihtişamlı günlerine geri döndürmek için mücadele etmesini istemektedir. Avrupa´nın uyuduğunu düşünmekten kendini alıkoyamaz. Gelişen bu durumlar onun daha çok sinirlenmesine sebep olur ve boykotaj Türklerin karşısında durmak için Herkül´ün esatiri kuvvetini ister. Ancak şimdilik bunun sırası olmadığını ve kendisi gibi “ neobyzantin” arkadaşları ile Acemce ve Arapça kelimeler ve terkipler ile bir Bizans, Yunan edebiyatını yapmaya çalışmaktaydılar. Şiirlerinde hep Yunan hayranlığını bahsetmiş ve Yunanların tarihini ve geleneklerini mevzu olarak kullanıyorlar ama yaptıkları tepki görmesin diye farklı bir ad takıp üstünü şimdilik örtüyorlardı. Bu mevzuya kafasını en çok yoran ise tartışmasız Mahmud Yusri idi. Kendisini Türkçe konuşan bir Rum olarak tanımlayan ve bu şekilde yaşayan Mahmud Yusri, kafası yorgun bir Pazar günü sesini Avrupalı dostlarına duyurmak ve Türklerin yapmış olduğu Boykotajın karşısında durmak için o günün Pazar günü olduğunu unutarak gazetecilik yaptığı matbaaya doğru yönelir. Yolda dava arkadaşı Nihat ile karşılaşır. Nihat adlı bu karakter Ömer Seyfettin tarafından Yahya Kemal Beyatlı ile özdeşleştirilmiş ve bu ikiliyi özdeşleştirdiği karakterler üzerinden ağır bir şekilde eleştirmiştir. Matbaanın kapalı olduğunu Nihat´tan öğrenen Mahmud Yusri, Nihat ile birlikte Moda´ya gazinoya gider. Biralarını içerlerken akıllarına gelen bir düş onları sakinleştirir. Nihat´ın “ oturak” olarak gördüğü İstanbul´dan artık kurtulmak istemektedirler. Nihat´ın “Afrodit, Afrodit, Afrodit” nidalı şiiri Mahmud Yusri´nin hayaliyle buluşur ve Yunan hayranlığının hayranlığı ile hikaye son bulur. Ömer Seyfettin, “Boykotaj Düşmanlığı” adlı bu eserinde Nev-Yunanilik akımına büyük bir eleştiri ile yaklaşmış ve başından sonuna kadar bu akımın içinde bulunanlar her kim ise sert bir şekilde eleştirmiştir. Ömer Seyfettin kurgulamış olduğu Mahmud Yusri ve Nihat karakterleri ile Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Yahya Kemal Beyatlı´yı resmen Yunan dostu ve sempatizanı olmakla eleştirmiştir. Ömer Seyfetin´in bu akımı anlayıp yorumlamak gayretinden uzaklaşıp tam tersine bu görüşü zararlı görüp yıkmak düşüncesine dalmış ve hikayenin başından sonuna kadar bu görüşü yıkmak için büyük gayret içine girmiştir. Milli Edebiyat döneminde millilikten başka konuların işlenmemesini istemeyen Ömer Seyfettin, millilikten bahsedildiği o dönemde başka gayrı milli konular işleyen Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Yahya Kemal Beyatlı´ya böyle sert bir eleştiri yapmış ve özellikle Yahya Kemal Beyatlı´nın çok sevdiği İstanbul´a “ dolu bir oturak” olarak adlandırması ve onu İstanbul´dan uzaklaştırmak istemesi çok önemli bir detay kabul edilmektedir. Ancak Yahya Kemal´in İstanbul´dan ayrılmayı ölümden beter olarak görmesi Ömer Seyfettin´in n yıkmaya dayalı bir tavır sergilediğini bizlere açıkça göstermektedir. (Anıl Can Duran)

Ömer Seyfettin hikaye külliyatının ilk cildi. Dönemi, Ömer Seyfettin'in düşüncesini anlamak için bire bir. Hikayeler kronolojik sıra ile veriliyor. Yaklaşık ilk 100 sayfanın dili ağır. Sonrasını anlamak çok daha kolay. Hikayeleri okurken Ömer Seyfettin'in dilde giriştiği davanın yanında ne kadar güçlü hikayeler de kurabildiğini görebiliyorsunuz. O kadar güçlü ki hikayeler büyük oranda bugün bile anlamını kaybetmemiş. Kimi konularda ise toplum büyük oranda farklı düşünüyor. O yüzden hikayeleri kimi yerde yazıldıkları döneme göre değerlendirmek en iyisi. (Davut Sakallı)

--reklam--

Hikâyeler 1 PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ömer Seyfettin - Hikâyeler 1 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hikâyeler 1 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ömer Seyfettin Kimdir?

Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır. 1884 yılında Gönende (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Beyle, Fatma Hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönende bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönenden ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanîye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsine devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu. Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı. Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirildi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdunda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı. Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşanın organize ettiği Babıali Baskınına katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü. 1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü. Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Martta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığına nakledildi. En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır.

--reklam--

Ömer Seyfettin Kitapları - Eserleri

  • Kaşağı
  • Falaka
  • Yalnız Efe
  • Yüksek Ökçeler
  • Pembe İncili Kaftan
  • Diyet
  • Ömer Seyfettin'den Seçme Hikayeler
  • Perili Köşk
  • Forsa
  • Bomba
  • Başını Vermeyen Şehit
  • Efruz Bey
  • Ant
  • Üç Nasihat
  • Topuz
  • Beyaz Lale
  • Bahar ve Kelebekler
  • Ferman
  • Primo Türk Çocuğu
  • İlk Namaz
  • Gizli Mabed
  • Kütük
  • Yüz Akı
  • İlk Düşen Ak
  • Bütün Hikayeleri
  • Bir Çocuk Aleko
  • Balkan Harbi Hatıraları
  • Kızılelma Neresi
  • Teke Tek
  • Bütün Hikayeleri 1
  • Harem
  • Seçme Hikayeler 1
  • Seçme Hikayeler 2
  • Türkçe Reçete
  • Namus
  • Bir Ermeni Gencin Hatıra Defteri
  • Vire
  • Gökkuşağı
  • İlk Cinayet
  • Asilzadeler
  • Ashab-ı Kehfimiz
  • Hikâyeler 1
  • Bütün Hikayeleri 2
  • Dama Taşları
  • Ömer Seyfettin-Tüm Hikayelerden Seçmeler - 1. Cilt
  • Herkesin İçtiği Su
  • Büyücü
  • Perili Köşk ve Seçme Hikayeler
  • Hikâyeler 2
  • Turan Masalları
  • Ömer Seyfettin Hikayeleri
  • Bütün Eserleri 8
  • Bütün Hikayeleri 5
  • Bütün Hikayeleri 6
  • Bütün Hikayeleri 4
  • Bütün Hikayeleri 3
  • Bütün Hikayeleri 9
  • Ömer Seyfettin'den Öyküler 4
  • Hikayeler 3
  • Bütün Hikayeleri 10
  • Bütün Hikayeleri 8
  • Mermer Tezgah
  • Ömer Seyfettin - Tüm Hikayelerden Seçmeler - 2. Cilt
  • Yarınki Turan Devleti
  • Hikayeler 4
  • Sivrisinek
  • Bütün Hikayeleri 7
  • Kaşağı
  • Bütün Eserleri 3
  • Turan Devleti
  • Velinimet
  • Kurbağa Duası
  • Çanakkale'den Sonra
  • Mahçupluk İmtihanı
  • Tarih Ezeli Bir Tekerrürdür
  • Kesik Bıyık
  • Kıskançlık
  • Aşk Dalgası
  • Çakmak
  • En Güzel Hikayeler 1
  • Cesaret
  • Ömer Seyfettin' den Seçme Öyküler
  • Keramet
  • Bütün Eserleri 13
  • Niçin Zengin Olmamış
  • Aşk Dalgası - Bahar ve Kelebekler - İlk Düşen Ak
  • Eski Kahramanlar
  • Nâdan
  • Ömer Seyfettin Hikayeler
  • Külah
  • Kurumuş Ağaçlar
  • Bütün Eserleri 10
  • Teselli
  • Müjde
  • Nokta
  • Kaç Yerinden
  • Ömer Seyfettin Seçmeler
  • Ömer Seyfettin Bütün Hikayeleri 1
  • Türklük Ülküsü
  • Seçme Hikayeler (5 Kitap Takım)
  • Bütün Eserleri 7
  • Bütün Eserleri 5
  • Bütün Eserleri 11
  • Tos
  • Ömer Seyfettin-En Sevilen Öyküler
  • Yemin
  • Osmanlıca Hikâyeler
  • Miras
  • Rüşvet
  • Perili Köşk - Kıskançlık - Tos
  • Lokanta Esrarı
  • Bütün Eserleri 2
  • Hürriyet Bayrakları
  • Türbe
  • Ömer Seyfettin Klasikleri - Eski Defterler
  • Zeytin Ekmek
  • Hürriyet Bayrakları
  • Çocukluk Hatıraları
  • En Güzel Hikayeler
  • Kaşağı ve Seçme Hikayeler
  • Memlekete Mektup
  • Ömer Seyfettin'den Öyküler 1
  • Bütün Eserleri 12
  • Hafif Bir Seda
  • Düşünme Zamanı
  • Bütün Eserleri 16
  • Aşk ve Ayak Parmakları
  • Açık Hava Mektebi
  • Nasıl Kurtarmış
  • Ömer Seyfettin Bütün Nesirleri
  • Uçurumun Kenarında
  • Ömer Seyfettin'in Kaleminden 1
  • Gayet Büyük Bir Adam
  • Dünden Bugüne 1
  • Şair Ömer Seyfettin
  • Bütün Eserleri 4
  • Vasiyetname
  • Bütün Eserleri 17
  • Bütün Eserleri 4
  • Bütün Eserleri 14
  • Bütün Eserleri 6
  • Bütün Eserleri 15
  • Turan
  • Uzun Ömer
  • Rütbe
  • Ömer Seyfettin'in Kaleminden 4
  • Ömer Seyfettin'den Öyküler 5
  • Dünden Bugüne 3
  • Dünden Bugüne 2
  • Türk Ülküsü
  • Harem
  • Ömer Seyfettin'in Kaleminden 3
  • Hikayelerden Seçmeler
  • Selected Stories of Omer Seyfettin - Seçme Hikayeler
  • Hikayeler 1
  • Bütün Eserleri
  • Acaba Ne İdi
  • Hikayeler
  • Çocuk Yüreklerde Seçme Öyküler
  • Seçme Hikayeler - 2
  • Ömer Seyfettin’in Kaleminden 2
  • Hürriyet Gecesi
  • Makaleler
  • Ömer Seyfettin'den Seçme Hikayeler
  • En Güzel Hikayeler - Birinci Kitap
  • Bilgi Bucağında
  • Ömer Seyfettin’den Öyküler 2
  • Ömer Seyfettin'den Öyküler 3
  • Dalga / Tarih Ezelî Bir Tekerrürdür
  • En Güzel Hikayeler - İkinci Kitap
  • Olup Bitenler Toplumsal Yazılar
  • Yalnız Efe ve Seçme Hikâyeler
  • İyi Fotoğrafçı
  • Genç Kızlar İçin Altı Derste Tabiî Yazmak Sanatı
  • Ömer Seyfettin Hikayelerinden Seçmeler
  • Efruz Bey
  • Ömer Seyfettin’den Hikayeler
  • Salahaddin Eyyubi ve Bilgin
  • Ömer Seyfettin Kitaplığı
  • SEÇME HİKAYELER
  • Ömer Seyfettin - Bütün Eserleri

--reklam--

Ömer Seyfettin Alıntıları - Sözleri

  • "— Ona sor ki, " Henüz bir kere patlamayan bir toptan korkarak hemen teslim oluvermek mi mertliktir?" (Seçme Hikayeler (5 Kitap Takım))
  • Akıl olmazsa para hiçbir işe yaramazdı. (Üç Nasihat)
  • Bir milletin, milliyetini inkâr etmesi intihar demektir. (Türk Ülküsü)
  • Gene insanlar kötüler elinde esir olacak, çalışmanın erdemini birçok adamlar inkar edecek. (Bomba)
  • "Şehit olursam bunu üzerime örtün. Vatan al bayrağın dalgalandığı yer değil midir?" (Turan Masalları)
  • İnsafın dünyada yalnız adı kalmış. (Bütün Hikayeleri 5)
  • Azizim, hemen bir ideal edininiz. Yoksa ... Yoksa doktor sizi kurtaramaz. (İlk Düşen Ak)
  • Akıl, insanın külahında bir çividir. Yumruk yemeden kafasının içine girmez... (Bütün Hikayeleri 7)
  • Saatlerce Mıstık'ın hatırasıyla, bu muazzez ve necip matemin eskiyip unutuldukça daha ziyade kıymeti artan tatlı ve mahzun acısıyla mütelezziz olurum... (Ömer Seyfettin Bütün Hikayeleri 1)
  • Fakat mutluluklar rüyadan başka bir şey midir? (Ömer Seyfettin Seçmeler)
  • Türkistan Türkleri bizimle münasebete başlayınca Çin ve Rus hükümetinin memurları pek çabuk kaçacaklar ve ayyıldızları al bayrağımız büyük TURAN’ın bütün kıt’alarında dalgalanacak... (Turan Devleti)
  • Muhabereyi uzatan sebep hep yanlış bir hesaptır. (Velinimet)
  • “Medeniyetler beyinlerin ufuklarını büyütmüştü.” (Selected Stories of Omer Seyfettin - Seçme Hikayeler)
  • "Senin fikrin sana, benim fikrim bana..." (Hikayeler 3)
  • Acem sairinin dediği gibi:" Başkasına ait sırmalı kaftanı gitmekten ise kendi malım olan eski hırkayı tercih ederim." (Mahçupluk İmtihanı)
  • Tekrar sordum. -Söyle bana, şimdi geçmişin coşkunluğu var mı? -Şu anda coşkunluk değil, ateş var, ateş,dedi. -Ben görmüyorum. -Çünkü hayalcisin. Gerçeği gözün görmez. Geçmişteki ok, bugün makineli tüfektir. Geçmişteki kulübe, bugün muhteşem bir binadır. Geçmişteki sal bugün dretnottur. Geçmişteki masalcının bir kutuya binip memleketten memlekete uçmak hülyası, bugün bir gerçektir. İşte uçaklar, işte balonlar. -Fakat ahlaki faziletler? -Onlar da, dedi. Onlar da asırlar içinde, olgunlaşma yollarından geçerek sizin dar hayalinize sığmayacak derecede olgunlaşmış. Geçmişin yüceliği, şimdiki zamanın büyüklüğü karşısında mutlaka böyle çocuk oyuncağı gibi kalır. (Kaç Yerinden)
  • Cabi Efendi bu arsız halleri görmemek için gözlerini kapadı, o kadar sıkıldı ki "Allah'ım , kulaklara da niçin birer kapak yapmadın?" (Gizli Mabed)
  • “Milletlerin hayatına gelince… Mesela Türklük… Dünya durduğu müddetçe Türklük yaşayabilirdi. Asıl önemli olan bu milli hayatın, gelenekleriyle, mukaddesatıyla, adetleriyle, şanlarıyla, şöhretleriyle, kısaca tarihi ile yaşamasıydı. Yoksa bir insan yetmiş yıl tembel, esir ve rezil bir hayat yaşamakla övünemezdi. Büyük bir millete, şanlı bir kavme, büyük bir vatana mensup olmak ve onun yolunda ölmek… Övünülecek şey buydu…” (Bütün Eserleri 3)
  • Gözle kulak onca birer yalan kovuğuydu. Yalanlar bize bu dört kapıdan girerdi. Fakat el... fakat lamise, hiç dolma yutmazdı. Bütün hurafeler, batıl itikatlar dimağımıza hücum için gözle kulağa koşardı. (Türkçe Reçete)
  • Korkma, sen Türksün! Türkler hiçbir vakit, hiçbir yerde, hiçbir şeyden korkmazlar! (Seçme Hikayeler 2)