Kitap Künyesi

Yazar: Lars Kepler

Çevirmen: Ali Arda

Yayın Evi: Pegasus Yayınları

İSBN: 9786053430292

Sayfa Sayısı: 608

--reklam--

Hipnozcu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Korkunun ta kendisiyle yüzleşin..

Stockholm'deki bir spor salonunda, vahşice öldürülmüş bir adamın cesedi bulunur. Çok geçmeden adamın karısı ve kızı da aynı şekilde hunharca öldürülmüş biçimde bulunurlar. Görünüşe bakılırsa, katil tüm aileyi yok etmek istemiştir. Ancak adamın oğlu ağır yaralı olarak kurtulur. 

Müfettiş Joona Linna ailenin bir üyesi daha olduğunu öğrenince, onu katilden önce bulması gerektiğini anlar. Müfettiş, doktor ve hipnozcu Erik Maria Bark'la bağlantıya geçer. Niyeti, Bark'ın komadaki çocuğu hipnotize etmesi ve böylece onu sorguya çekebilmektir. Ancak Doktor Bark, bir daha hipnoz yapmamaya karar vermiştir. Ama şimdi bir hayat kurtarması gerekmektedir. Sonuçta çocukla iletişim kurmayı başarır. Fakat öğrendikleri kanını dondurur.

Bir Caninin Bilinçaltına Yolculuk

"Bir klasiğin tüm özelliklerini taşıyor... Gerilimli, zekice kurgulanmış; olay içinde olay var.. Şeytanice yazılmış bir cinayet romanı." 

-Marie Claire-

"Gerçekten tüyler ürperten bir yapıt. İnsanı ele geçiriyor ve dehşete düşürüyor." 

-The Independent-

"Bütün gece uykusuz kalarak okudum. Son zamanların en iyi gerilim romanı." 

-Norrköpings Tidningar-

"Soluk kesen bir gerilim. Kepler insan formunda bir cehennemin kapılarını aralıyor.. Karşı konulmaz." 

-Boras Tidning-

"Okurun ağzını açık bırakacak cesur bir gerilim romanı." 

-De Pers-

"Temposuyla okuyucuyu koltuğuna çivileyen bir roman... Stieg Larsson serilerinin yeni varisi." 

-Parade-

"Avrupa'yı kasıp kavuran gerilim romanı. Lars Kepler'in romanı yeni bir Ejderha Dövmeli Kız olmaya aday... Gaddar ve vahşi üslubu tüm ışığı yok eden bir karanlığa dönüşüyor, ama hayal gücünü beslemeye devam ediyor; hayret verici." 

-The Daily Mail-

"Kitabı okumayan azınlıktan olmayın. Hatta okurken fazladan bir kazak daha giyin, çünkü iliklerinize kadar 

üşüyeceksiniz." 

-Bookreporter.com-

--reklam--

Hipnozcu Alıntıları - Sözleri

  • . . . hikayemizi düşlüyoruz ve kendimizi o hikayede rol alabilecek karakterlerin yerine koyuyoruz.
  • "Kendimi kötü hissettiğimde harika hissettiğimi söylerim."
  • Duvarlar sizin aklınızda. Yapacağınıza inanırsanız yürüyüp içlerinden geçebilirsiniz.
  • Gülme, küçük bebek. Ölümlüler oyunu büyüleyici bulur ve onlardan biri olduğun inancını kabullendiğinde sen de büyüleneceksin
  • Ben Çaresiz Bir İnsan Bebeğiyim' transı içinde kaybolmuşuzdur, ama birer oyuncuyuzdur.
  • Ne de olsa bir gün hepimiz yalnız kalacağız..
  • Kabullendiğimiz kavramlar kalabalığı; duyduğumuz, gördüğümüz ya da dokunduğumuz tüm önermelerden çıkıp bizim gerçeklerimizi oluşturur. Ve gerçekleşenler; isteklerimiz ya da düşlerimiz değil, kabullendiklerimizdir.
  • ..çılgınca ve gerçek olmaları ihtimali kendilerinden daha da çılgınca olan düşüncelerin oluşturduğu selden sıyrılmaktan mutluluk duyuyorum.
  • "Geçmiş ölü değildir, hatta geçmiş bile değildir." William Faulkner'ın bu sözünü sık tekrarlardım. Demek istediğim,insanların geçmişte yaşadıkları en küçük şeylerin bile peşlerini bırakmadığıydı.Her yaşantı bir seçimi etkiliyordu-hele bunlar travmatik yaşantılarsa, geçmiş şimdinin bütün alanını kapsıyordu.
  • Resimleri kanıt olarak sunan kitaplar vardır; Örneğin denek, bacaklarının iple bağlandığına inandırılmıştır ve bir kaç dakika sonra ya da ertesi gün bileklerinde ipin izi belirir. Deneğin görmediği bir yerine buz parçasıyla dokunulur ve o şeyin kızgın demir olduğu söylenir; dokunulan yer su toplar. Bunlara neden olan ip değildir, kızgın demir değildir. Aklın inanılmaz güçleridir hepsinin nedeni.

--reklam--

Hipnozcu İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitap daha başından sizi kendine bağlıyor, freni patlamış kamyon misali son sürat yokuştan aşağı iniyor. ANCAK başladığı heyecan kursağınızda kalıyor. Kitabı eğer tek başıma okusaydım, şapkamı çıkarıp önüme koyacak ve hey siz okuyan diğerleri, beğenenler! Ben pes ediyorum diyecektim. Ama reading_marla ile okuduk, aynı yerlerde aynı şeyleri problem ettiğimizi konuştuk da tek olmadığım içim rahatladı. Kitabı bitirince diğer okuyanların yorumlarını okudum. Biri de çıkıp eksikliklerden bahsetmemiş. O eksiklikler o kadar fazla ki kitabı tutacak yer bulamıyorum. Bunlardan hiç bahsetmeyen yorumcular “Acaba” kitabı sonuna kadar okudular mı diye merak ettim. Arka kapakta yazan konu hiçbir bağlantı olmadan bambaşka bir konuya evriliyor. Ortada üç kişiyi hunharca öldürmüş bir katil elini kolunu sallayarak gezerken tüm polis ekibi başka bir olaya yöneliyor. İki kez okuduğum yerler oldu kaçırdım mı diye ama yok kaçırmamışım. Kitabı al ortadan ikiye ayır bambaşka iki kitap olur. Lars Kepler, karı koca yazarların kullandığı bir mahlas. İkisinden biri de fark etmemiş bunları. Hadi iki kitap bir arada diyelim ama ablasına çok kötü tacizlerde bulunan Joseph “öz” ablası onunla sex yapmıyor diye tüm aileyi kesip doğrayıp öldürüyor. Kendini de niye kesiyorsa, bilinçsiz bir şekilde hastaneye kaldırılıyor. Onu hipnozla konuşturan doktor Erik’e takmış kafasını. O çocuk orada öyle kaldı. Bir polisiye kitap böyle olamaz. Sonra farklı konuyla devam etti ama o çocuğun peşinde hiçbir polis yok. Gelecek kitapta da bambaşka konu işleniyor. Erik ve eşi Simone’nin birbirlerini aldatması… Maja’nın Erik’in yoluna taş koyması… Eva’nın saldırganlığı ve bir anda yok olması… Tuhaflıklardan bazıları. İlk kitap heyecanıyla unuttular galiba :) Sinirlerim bozuldu, okuma isteğim kaçtı, kitap göresim yok. (pinarliyorum)

Hipnozcu; polisiye ve psikolojik gerilim türlerinin harmanlandığı, çocukluk döneminde yaşanan travmatik olayların kişide sebep olduğu yaralar ve baş etme yolunda uygulanan stratejilere değinen, katman katman bir olay örgüsü ile soluksuz okuduğum, ilk sayfasından başlayan gizem unsuru ile elimden bırakamadığım bir kitap oldu. Bir cinayet ile başlayıp farklı boyutlara evrilen,kurgunun giderek derinlik kazandığı Hipnozcu, Alexander ve Alexandra Ahndoril çiftinin Lars Kepler mahlası ile yazdığı Joona Linna serisinin ilk kitabı. Spor salonunda vahşi bir şekilde öldürülmüş bir adamın cesedi, polisleri ailesinin de benzer yöntemler ile katledildiği olay mahaline ulaştırır. Ancak 15 yaşındaki Joseph Ek katliamdan sağ kurtulmuştur. Olayla ilgilenen Joona Linna, katilin kim olduğunu öğrenmek için yoğun bakımda olan Joseph'in ifadesine başvurmak ister. Bu sebeple hipnoterapi alanında uzmanlaşmış Erik Maria Bark'la iletişime geçer. Ancak Erik 10 sene önce yaşadığı bir olay neticesinde hipnoz uygulamayı bırakmıştır. Joseph Ek'in o sırada evde olmayan ve şuan tehlike içinde bulunduğu düşünülen bir ablası olduğunun ortaya çıkması ile bu kararından vazgeçen Erik, hipnoz sonucu akıllara durgunluk veren, geçmiş yaşantısı ile yüzleşmesine sebep olan ve ailesinin de dahil olduğu korkutucu bir mücadele içine girecektir. Travmatik yaşantılar, çocukluk dönemi deneyimlerinin düşünce, duygu ve davranışlar üzerine etkisi, etkileyici hipnoterapi seansları, kişinin kendi duygularını kabullenmesi ve yüzleşmesi gibi öğeleri, anı unutturan, zihinde görselleştirmeyi sağlayan bir anlatım ve heyecanlı bir kurguyla vurgulayan bu kitap önerimdir. (Aylin Büyüksavaş)

5 yıldır polisiye/gerilim kitabı okuyorum belki 100’den fazla okumuşumdur. 2 yıldır en sevdiğim polisiye/gerilim kitabı bu. Herkes mutlaka okumalı çok farklı ve çok güzel (Buse Tanç)

--reklam--

Hipnozcu PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Lars Kepler - Hipnozcu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hipnozcu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Lars Kepler Kimdir?

Lars Kepler, aslen İsveçli olan yazarlar Alexander Ahndoril ve Alexandra Coelho Ahndoril adlı yazarlar tarafından kullanılan isimdir.

--reklam--

Lars Kepler Kitapları - Eserleri

  • Hipnozcu
  • İnfazcı
  • Kum Adam
  • Ateş Şahidi
  • Tacizci

--reklam--

Lars Kepler Alıntıları - Sözleri

  • Ufacık bir seçim binlerce kapıyı kapatıyor ve binlercesini açıyor. (Tacizci)
  • "Geçmiş ölü değildir, hatta geçmiş bile değildir." William Faulkner'ın bu sözünü sık tekrarlardım. Demek istediğim,insanların geçmişte yaşadıkları en küçük şeylerin bile peşlerini bırakmadığıydı.Her yaşantı bir seçimi etkiliyordu-hele bunlar travmatik yaşantılarsa, geçmiş şimdinin bütün alanını kapsıyordu. (Hipnozcu)
  • Ben Çaresiz Bir İnsan Bebeğiyim' transı içinde kaybolmuşuzdur, ama birer oyuncuyuzdur. (Hipnozcu)
  • Bir enstrüman çalmayı öğrenmek için hiçbir zaman geç değildir. (Tacizci)
  • Joona, gizemlerin sadece tüm imkansızlıkları bertaraf edene kadar gizem olarak kaldıklarını düşündü. (Tacizci)
  • "Nedir bunun derdi?" diye sordu Marie. "Canlıymış gibi yapıyor ama kendisini ölü hissediyor" demekle yetindi Veronica. (Kum Adam)
  • Ruhsal travma geçiren biri, dört koldan üzerine gelen darmaduman bir anılar cümbüşüne maruz kalıyordu; derken bütün tutarlılıklarını yitirerek arapsaçına dönen bu anılar kâh ortadan kayboluyor kâh büyük bir sarsıntıyla ortaya çıkıyorlardı. (Tacizci)
  • "Canlıymış gibi yapıyor ama kendisini ölü hissediyor" demekle yetindi Veronica. (Kum Adam)
  • Psikolojide buna teyit yanlılığı deniliyordu.İnsanlar teorilerine karşı olan şeyleri değil, onaylayan şeyleri dikkate alma eğilimindeydiler. (Ateş Şahidi)
  • "Kendimi kötü hissettiğimde harika hissettiğimi söylerim." (Hipnozcu)
  • Gülme, küçük bebek. Ölümlüler oyunu büyüleyici bulur ve onlardan biri olduğun inancını kabullendiğinde sen de büyüleneceksin (Hipnozcu)
  • Hayatı boyunca hiç bu kadar korkmamıştı. Bu iradesi dışında gelişen,dipsiz ve ölümcül bir korkuydu. (Tacizci)
  • Duvarlar sizin aklınızda. Yapacağınıza inanırsanız yürüyüp içlerinden geçebilirsiniz. (Hipnozcu)
  • Bir tacizci kurbanıyla her zaman hayali bir ilişki kurardı ve kendisini bunun gerçek ve karşılıklı bir ilişki olduğuna inandırırdı. (Tacizci)
  • Geçmişe bak.. Geçmiş geleceği yansıtır. (Ateş Şahidi)
  • Geçmişe bak… Geçmiş geleceği yansıtır (Ateş Şahidi)
  • İnsan kör olunca karanlıktan korkuyor mu? (Tacizci)
  • "Hapse gireceksiniz." Jurek bakışlarını kaldırıp düşünceli bir sesle, "Hayat beni terk edeli çok oldu" demişti. "Hiçbir şeyden korkmuyorum. Ne acıdan... Ne de yalnızlık veya can sıkıntısından..." (Kum Adam)
  • Çoğu seri katil, nesne olarak görmeye devam edebilmek için kurbanlarıyla temastan kaçınır, konuşmazlardı. Ama daima bir an gelir, kurbanlarıyla karşılaşmak, yüzlerindeki dehşet ve çaresizliği görmek durumunda kalırlardı. (Kum Adam)
  • "O zaman demek oluyor ki katili arayacağız." "Evet ama nerede?" "Sana verebileceğim tek öğüt şu: Geçmişe bak."dedi Pollock. "Geçmiş geleceyi yansıtır..." (Ateş Şahidi)