Kitap Künyesi
Yazar: Ahmet Cemil Akıncı
Yayın Evi: Bahar Yayınları
İSBN: 9789754502732
Sayfa Sayısı: 317
--reklam--
Hz. Bilal-i Habeşi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Dünyanın dönüşü ve namaz vaktinin bizzat Hazret-i Allah tarafından buyurulması dolayısıyla, hemen hemen yeryüzünde günün devamı süresince Ezan-ı Muhammedi'nin okunmadığı an yoktur. Yirmi dört saat içinde beş kere insanlık, ezan ile namaza davet edildiği gibi uyarılır da. Ona, Allah'ın en büyük olduğu, Son Resulü Muhammed'e şehadet etmesi, salah ve felah bulmak için namazın tek deva bulunuşu, Hazret-i Allah'tan başkasına tapılmaması hatırlatılıyor. Kısacası, maddeye kendini kaptırmış olan insan, sık sık manevi hayata yaklaştırılıyor. Dünya hayatının, ahiretin vereceği saadeti hazırlayan bir kulluk meydanı olduğu bildiriliyor.
Bu kadar mı?
Hayır.
Hazret-İ Allah eğer dileseydi, günde beş kere kılınmasını emrettiği namazın saniyesine kadar başlangıç vaktini emretmezdi. İnsanlara diledikleri vakitlerde kılmalannı bildirirdi. Halbuki öyle dilememiştir. Niçin? Çünkü, insana zamanın kıymetini anlatmak istemiştir. Karşılıklı verilen sözler, edilen vaadler, çalışmalar ve benzeri miatlı işlere alışmamız, tabii bir alışkanlık haline getirmemiz, bu ilâhi hikmette baş rolü oynamaktadır. Lâkin ne acıdır ki, günlük hayatımızda daima zamana kıymet vermeme, onu kıyasıya harcama hastalığına müptelâyız. Yıllar, aylar, haftalar, günler, saatler, dakikalar değil, saniyeler kıymetliyken, bir adamsendecilikle birbirimizi bekletir, işimizi aksatır dururuz. Hazret-i Allah'ın, namaz vakitlerini neden böylesine kılı kırk yaparcasına tayin ettiği üzerinde durmayız. Günde beş kere Ezan-ı Muhammedi okunduğu halde, tarihi hakkında tam bilgimiz yoktur. Buna rağmen, ezanla birlikte hemen hemen her insanın aklına derhal Hazret-i Bilâl-i Habeşî gelir. O kadar...
Fakat Hazret-i Bilâl-i Habeşî kimdir?
Hayatı nasıl geçmiştir?
Ezan-ı Muhammedi ile ilgi derecesi nedir?
Ezan-ı Muhammedi ne zaman ve ne suretle okunmuştur?
Bu şerefe ilk önce kim nail olmuştur?
Daha nice nice sorular vardır ki, tam bir aydınlığa kavuşturulmamışlardır...
Bu eser öyle bir ihtiyacı gidermek için yazıldı. Hazret-i Bilâl-i Habeşî'nin doğumundan vefatına kadar, neler geçmişse anlatıldı.
Dikkatli bir göz, bu eseri okuduğu zaman daha nice nice gerçeklerle karşılaşacaktır!..
islâmiyetin nur nur fışkırışı üzerinden bin dört yüz seneden fazla zaman geçtiği halde, hâlâ insanlar arasında gizli kölelik, renk üstünlüğü sürüp girmekte, bu çirkin gelenek uğrunda kan dökülmektedir.
Halbuki Hazret-i Bilâl-i Habeşî bir köleydi. Derisi simsiyahtı. Fakat madde üstünlüğü tanımayan, bütün insanlan doğuşunda hür yaratan Hazret-i Allah'ın huzurunda en büyük şeref kulluktu. O da, göz aydınlığının fazlalığıyle, göğüslerin açıklığıyle orantılıydı.
Esas olan vicdandı, yürekti. İnsan renk renk olabilirdi.. Fakiri, zengini bulunabilirdi...
Kısası uzunu, şişmanı zayıfı, hastası sağlamı, körü topalı şereflenmesinde kıstas olamazlardı. Nitekim, Hazret-i Bilâl-i Habeşî her türlü hareket ve sözlerle horlanırken, İslâmiyetle beraber mertebesini buldu. İlk Ezan-ı Muhammedi'yi okuma, kölelerden birinci müslüman olma, Hazret-i Peygamber'in yakını bulunma ve Ezan-ı Muhammedi'ye sabahları okunan "Namaz uykudan hayırlıdır" cümlesinin ilâvesi ilhamiyle şereflendi. Onun altmış yıllık hayatında biz insanlar için pek çok ibret ve örnek sahneleri vardır.
Bütün iş bunları benimseyip tatbik edebilmektedir.Hz. BİLÂL-İ HABEŞİ Ne mutlu, bir zamanlar "Siyah Kadının Oğlu" diye hakaret edilen Hazret-i Bilâl-i Habeşi'ye ki, bin dört yüz seneden beri her sabah ezanında ilâhi bir ikaz olan ilhamı, Ezan-ı Muhammedi'de tekrarlanır durur. Elbette Allah'ın tekdir edeceği zamana kadar bu hal devam edecektir.
-Ahmet Cemil Akıncı, Esentepe / İstanbul-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Hz. Bilal-i Habeşi Alıntıları - Sözleri
- Hicretin birinci yılında, ezan okunmaya başlanana kadar namaz vakitlerini Müslümanlara duyurmak için değişik usuller kullanılıyordu. Gün geçtikçe Müslümanların adedinin artması, namaz vaktinin daha farklı bir usulle ilanını icap etmişti. Netîcede Hazret-i Ömer (r.a.), Abdullah bin Zeyd (r.a.) ve birçok sahabenin gördükleri rüyalar üzerine ezan okunmasına karar verildi ve Hazret-i Bilal namaz vakti gelince Medine'nin en yüksek yerine çıkarak İslâm'ın ilk ezanını 15 Haziran 622'de okudu.
- Muhammed (S.A.) sevmeyen yok ki. Asil ama, yoksul. Zaman zaman çobanlık bile yapıyor...
- Ne demekti insanın beyazı, esmeri, sarısı, kırmızısı, siyahı? Hepsi Allahın kullarıydılar.
- Haklısın ey Bilal!. En ağır iş, fikir yorgunluğudur. İnsana ne istirahat tanır, ne uyku...
- Ey Bilal, ben cenneti gördüm. Senin ezan sesin sekiz kat gök cennette aksetmektedir... Hz. Muhammed
- Kölelerden ilk Müslüman Bilal. İşkencelere insanüstü tahammül gösteren ve dönmeyen Bilal. İlk ezan-ı Muhammedi'yi okuyan Bilal...
- Kölelerin ailelerini dişi koyun gibi görürler ve devamlı doğurmasını isterlerdi.Kim çok doğurursa o makbüldü.
- Ey Bilâl! Ben cenneti gördüm. Senin ezan sesin sekiz kat gök cennette aksetmektedir... Hz. Muhammed
- Yirmi dört saat içinde beş kere insanlık, ezan ile namaza davet edildiği gibi, uyarılır da...
- Ne acıdır ki, günlük hayatımızda daima zamana kıymet vermeme, onu kıyasıya harcama hastalığına müptelâyız...
- İslâmiyetin nur nur fışkırısı üzerinden bin dört yüz seneden fazla zaman geçtiği halde, hâlâ insanlar arasında gizli kölelik, renk üstünlüğü sürüp gitmekte, bu çirkin gelenek uğrunda kan dökülmektedir..!
- Esas olan vicdandı.Yürekti. İnsan renk renk olabilirdi. Fakiri, zengini bulunabilirdi. Kısası uzunu, şişmanı zayıfı, hastası sağlamı, körü topalı şereflenmesinde kıstas olamazlardı..!
- Ne mutlu, bir zamanlar (Siyah kadının oğlu) diye hakaret edilen Bilâl-i Habeşi'ye ki, bin dört yüz seneden, beri her sabah ezanında ilahi bir ikaz olan ilhamı, Ezan-ı Muhammedi'de tekrarlanır durur.
- Köle ve cariye çokluğuyla gururlananı Allah zelil etsin. Hazreti Muhammed (S.A.)
- Hayat yaşamaya değer.. Onu daima bahar mevsiminde tutmalıyız. Neşelenmeliyiz...
--reklam--
Hz. Bilal-i Habeşi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Babamın kütüphanesinden gözüme ilişip, merak ettiğim 1971 baskısı bir kitap daha. Buram buram saman kağıdı kokusunu tarif edemem. Evet Hz. Bilal. Aslında Hz. Bilal tüm insanlığa örnek bir karakter/kişilik. Peygamber sevgisi, dostluk, güç timsali, yılmayışı daha nicesi. Günümüz insanlarının bu insanları tanımaması çok üzücü. Peygamberimizin ırk, dil, cinsiyet ayrımı yapmadığı Habeşli siyahi bir kölenin yükselişi ve kendisine bahşedilen güzel sesin "Ezan-ı Muhammed'i" ile buluşması. Irkların, dillerin, bedenlerin hiç bir önemi olmadığının kanıtı Habeşli Bilal. Hayatının okunmasını tavsiye eder ve yazarımıza rahmet dilerim. "Hz. Peygamber, Hz. Bilâl-i Habeşi'nin, Cennetlerin beklediği üç kişiden birisi olduğunu buyurmuştu. Doğru.. Ne mutlu o cennetlere ve cennetler ehline ki, artık ebediyete kadar, günün beş vaktinde Hz.Bilâl-i Habeşi'nin ezanıyla namaza koşuşacaklar!." (Kerem Şen)
O döneme ait kısıtlı bilgilerle yazılmış bir kitap.Daha akıcı olabirdi diye düşünüyorum.O dönem sahabilerin hayatlarını diğer kitaplardan okumuş olmam nedeniyle bana biraz tekrarlanmış hissi verdi.Hz.Bilali tanımak için okunmalı.... (Ekrem Özkara)
Özellikle dini kitaplarda islami açıdan önemli insanların hayatını okurken o insanın yaşadığı zorlukları mücadelesini anlatırken birebir yaşamak lazımdı bu kitap bana bu hissi vermedi . Ama yinede okunabilir belki benim hissetmediği başkası yaşayabilir . (Fuat Taş)
--reklam--
Hz. Bilal-i Habeşi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ahmet Cemil Akıncı - Hz. Bilal-i Habeşi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hz. Bilal-i Habeşi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ahmet Cemil Akıncı Kimdir?
1914 yılında Akka'da doğdu. 1929'da Kuleli Askerî Lisesini, Harbiye ve Topçu Okulunu bitirdi (1934). 1960' ta albay rütbesiyle ordudan emekli oldu. 1 Ocak 1984 yılında İstanbul'da öldü.
Dinî ve millî konuları işleyen romanlar yazdı. Rahat bir üslûp kullandı ve birçok konuda muteber olmayan kaynaklara dayandı. Dinî romanlarında bilinenlerin ötesinde hayal gücünü fazla zorlamıştır.
Dinî romanları: Kâbe'ye Doğru (Hz. Âdem'den Hz. Musa'ya kadar her peygamber bir kitap teşkil eder. 27 cilttir. Toplam 5500 sayfadır. 2. bs., 1981), Kâbe'den Fışkıran Nûr (15 cilt, 1983), Rahmet Müjdecisi Hazret-i Muhammed'in Hususiyetleri, Hazreti Ebûbekir, Hazreti Ömer, Hazreti Osman, Hazreti Ali, Hazreti Hatice, Halîlü'r-Rahman Hazreti İbrahim, Hazreti Peygamber'in Savaşları, Sabır Çağlayanı Peygamber Hazreti Eyyûb, Hızır'ı Arayan Peygamber, Hazreti Aişe, Hazreti Fâtıma, Hazreti Âmine, Hazreti Hamza, Gir Cennetime, Cinler Âlemi... Millî Romanları: Asil Düşman, Hilallerin Gölgesinde, Mehmetçikle 30 Yıl, Selçuk Kartalı Aldoğan, Elif Sultan, Yaylanın Derdi, Yüzbaşı Murat.
--reklam--
Ahmet Cemil Akıncı Kitapları - Eserleri
- Hz. Hatice
- Hz. Aişe
- Hz. Fatıma
- Hz. Amine
- Hz. Ömer
- Hz. Ali
- Hz. Ebubekir
- Hz. Adem
- Hz. Osman
- Hz. Hamza
- Hz. Yusuf
- Hz. İbrahim
- Hz. Nuh
- Hz. İdris ve Hz. Şit
- Hz. Bilal-i Habeşi
- Hz. Lut
- Hz. İshak ve Hz. Yakup
- Hz. Hud
- Hz. İsmail
- Hz. Salih
- Hz. Musa
- Hz. Eyyüb ve Hz. Zülkifl
- Hz. Harun
- Hz. Süleyman
- Hz. İlyas ve Hz. Elyesa
- Hz. Davud
- Hz. Yuşa
- Hz. İsa
- Hz. Şuayb
- Hz. Zekeriya
- Hz. Yunus ve Hz. Şa'ya
- Hz. Yahya
- Cinler Alemi
- Eyyüb Sultan
- Hz. Veysel Karani
- Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed (sav)
- Hz. Musa ve Hz. Harun - Peygamberler Tarihi
- Hz. Adem'den Son Peygambere Peygamberler Tarihi (10 Cilt Takım)
- Selçuk Kartalı Aldoğan Hilal’e Saldıran Sırtlanlar (İKİNCİ KİTAP)
- Selçuk Kartalı: Aldoğan
- Mehmetçikle 30 Yıl
- Elif Sultan
- Rahmet Müjdecisi Hz. Muhammed'in Hususiyetleri
- Asil Düşman
- Hızırı Arayan Peygamber
--reklam--
Ahmet Cemil Akıncı Alıntıları - Sözleri
- "ALLAH kullarından birini dünya ve ahiret nimetleri arasında muhayyer bıraktı. O kul, ahiret nimetlerini tercih etti" (Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed (sav))
- İnsandı bu, henüz menfaatinin hangi tarafta olduğundan habersizdi. Tayin edemiyordu. Sanki bir güreş meydanındaydı. El çırpacak, yaranacaktı ama galip geleni kestiremiyordu. Gözleriyle görmek istiyordu. (Hz. Musa ve Hz. Harun - Peygamberler Tarihi)
- Ben ilmi peygamberimden servet biriktirmek, gurur taslamak için öğrenemedim. Yüce Allah'a daha çok yaklaşmak için tahsil ettim. Hz. Yuşa (Hz. Yuşa)
- "Keşke beden acılarının en dayanılmazlarına çarpılsam." diyordu. "İçimde beliren nedamet, pişmanlık sızısı her şeyden pek beterdir." (Hz. Davud)
- Allah zâhirdir. Fakat görecek göz, hissedecek yürek ister. (Hz. İsa)
- Zaman zaman Baharı yaşamasa, Murat bahçelerinde Gezinmezse gönül, Dünyanın kahrı çekilmez. (Hz. Ali)
- "Ben hiçbir kimsenin sizinle dövüşmesine müsaade edemem, Eğer dövüşen çıkarsa emrim dışına çıkmış olur. Ben, kardeş kanı dökerek bir fitne ve kan devri açmak istemiyorum, Yoksa, çoktan karşınıza ordular sıralardım." (Hz. Osman)
- Yıldızlar yürür denizler durur Gelen kalmaz giden gelmez Acaba vardıkları yerde hoşnut olup da mı bekliyorlar? (Hz. Hud)
- Hz. Muhammed (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Hatice’den daha üstününü görmedim. Tüm insanlar inkar ederken, o bana inandı. Herkes beni yalanlarken, o "sen doğrusun çekinme ve devam et" dedi. Herkes beni yalnızlığa terk ederken, o sadece imanı ve sevgisiyle değil, malıyla da bana destek oldu. Bu uğurda maddi varlığını feda etmekten geri durmadı. Bana her koşulda sahip çıktı ve üstelik çocuklarımın anasıdır.” (Hz. Hatice)
- Ne mutlu, bir zamanlar (Siyah kadının oğlu) diye hakaret edilen Bilâl-i Habeşi'ye ki, bin dört yüz seneden, beri her sabah ezanında ilahi bir ikaz olan ilhamı, Ezan-ı Muhammedi'de tekrarlanır durur. (Hz. Bilal-i Habeşi)
- Niçindir, nedendir gittikçe artan bu cehennem? Niye suçluyu suçsuzdan ayırmadan bulduğunu kursağına dolduruyor? (Hz. Aişe)
- Dost bildiğinle sırt sırta oturacağına,düşmanınla karşılıklı otur... Daha emniyette olursun. (Hz. Amine)
- ''Yaratılanı razı etmek için yaratılmadık'' (Hz. İsa)
- Hayallerimin dünyasını. doyasıya! Çok görenler ne kazaniyorlar. Kirlettikleri yeryüzü. Bakışlarına saplanan dikenlerle dolu (Hz. İdris ve Hz. Şit)
- İnsan pırıl pırıl yanan Bir altın gibiyken Kendisini bilerek Şeytanın avucuna bıraktı. O da dilediği gibi oynuyor onunla Parlaklığını silip karartıyor. Hangi mirasyedi Bizim kadar el çabukluğuyla Harcadı şerefini? Nurundan onurundan oldu Dövünmek, çırpınmak neye yarar! Kökü kurumuş ağaç yeşerir mi? (Hz. Lut)
- Yüce Allah, ne ırk ayırır, ne renk. (Hz. Davud)
- ".....Kısacası insan ayağının değdiği her yer yanıyor, yakılıyor." "Onun ulaşamadığı bir yere gidelim." (Hz. Osman)
- Umurumda değil Can verme korkusu Anlık tadılacak Hürriyet yeter. (Hz. Davud)
- Hukukun en kötüsü, mazlumu korkutandır. (Hz. Ömer)
- Sabahları uyanır uyanmaz ,pencereye koşuyorum. Daldaki beyaz gül sanki yeni açılmış bir gonca. Akşamları içeri çekilirken bakıyorum, Yine aynı tazelikte . Benim gibi , herkes ilgileniyor onunla. Bakmaya kıyamıyor . O halde niçin nefsine Yenilip koparayım onu . Sıcağın , ayazını soldurmadığı çiçeği Hoyrat ellerimle soldurayım ? (Hz. Amine)
Yorumlar
0 yorum