Kitap Künyesi
Yazar: Ayşe Kulin
Yayın Evi: Everest Yayınları
İSBN: 9789752892590
Sayfa Sayısı: 118
İçimde Kızıl Bir Gül Gibi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Gri kanatlı kuşlar, çığlık çığlığa martılar, beyaz köpüklere değerek geçip gidiyorlardı, tuzlu denize kanat vura vura. Minareleri kurşunkalemler gibi gökyüzüne uzanan camilerin avlularında itişip kakışıyordu. Darıya üşüşen ak güvercinler. Kulaklarımda bir ses... Gözlerimin önünde tahtaları eskimiş panjurlarıyla cumbalı evler, yaşlı çınarlar ve bir ceviz ağacı.
Koparmış ipini eski kayıklar gibi yüzer kışın sabaha karşı rüzgarda tahta cumbalar ve bir sac mangalın küllerinde
uyanır uykudan büyük İstanbul'um.
İstanbul'da uyanmak istiyordum. İstanbul'la beraber uyanmak istiyordum ben de Nazım gibi. Benim bulunduğum şehirde tepe yoktu. Mavi bir deniz yoktu. Rast peşrevi yoktu havada, Boğaziçi suları gibi akan... Bana doğduğum şehri çağrıştıran hiçbir şey yoktu Londra'da. Sadece Nazım'ın dizeleri vardı elimde, beni şehrime uçuran.
İçimde Kıızl Bir Gül Gibi, usta bir yazarın ustası saydığı bir yazara ödediği gönül borcu. Edebiyatının ve yaşamın sürekliliğine ilişkin zarif bir metin...
(Tanıtım Bülteninden)
İçimde Kızıl Bir Gül Gibi Alıntıları - Sözleri
- "İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman."
- Bir tanem! Son mektubunda: "Başım sızlıyor yüreğim sersem!" diyorsun "Seni asarlarsa seni kaybedersem;" diyorsun; "yaşayamam!" Yaşarsın karıcığım, kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda; yaşarsın kalbimin kızıl saçlı bacısı en fazla bir yıl sürer yirminci asırlılarda ölümün acısı.
- Nâzım'a; gönlüme, gözüme; kulağıma ve yüreğime bahşettiği güzellikler, heyecanlar için ... binlerce teşekkürle...
- 'geçip gitmiş günler' uzaktaydı, yarınlarım neredeydi?
- "...yalnızlığımın da giderek derinleştiğini düşünüyorum."
- Memleket mi, yıldızlar mı, / gençliğim mi daha uzak?
- "...ve yalnız kalmış bir şarkının acısını toprağa götüreceğim..."
- "Sana beyaz keten örtülü sofralar kuramam memleket gibi esir ve yoksuldur odam."
- "Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim..."
- "Aslında her şey ne kadar önemsizdi düşünürsek, ne kadar uçucu, ne kadar geçici, müphem ve soyuttu."
- "Biraz geç kalınıyordu, hiçbir setin çılgınca sevinmeye ya da ölümüne üzülmeye değer olmadığını anlamak için."
- "İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman."
- Ben yanmasam Sen yanmasan Biz yanmasak, Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa...
- Ve kadınlar, bizim kadınlarımız: korkunç ve mübarek elleri, ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle anamız, avradımız, yarimiz ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen ve sofradaki yeri öküzümüzden sonra gelen...
- "Ölüm uslandır beni.."
İçimde Kızıl Bir Gül Gibi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Eser biyografi ve otobiyografi tarzında bir yapıt. Benim öncelikle değinmek istediğim nokta ne Nazım Hikmet ne de siyasi görüşleri. Ben öncelikle Allah kelimesinin bir özel isim olduğunu ve baş harfinin büyük yazılması gerektiğini ve de yazarın bunu bildiğini düşünüyorum. Şayet bilmiyorsa, kelimelerim kifayetsiz kalacaktır. Bilip de kasıtlı olarak küçük yazılmışsa, bunu Yaradana bir saygısızlık sayar ve de bunu yapana saygı duymayacağımı belirtmek isterim. İkinci olarak, kendisi de aldatılmış bir kadın olarak eski eşini kötüleyip, Nazım Hikmet'i eşlerini aldatmış bir insan olarak ilahlaştırması oldukça enteresan bir yaklaşım olmuş. Yazık!.. (Seyhan Gülece)
Selamlar; Ayşe Kulin ne yazsa keyifle okuyabilirim diyorum yıne güzel bir kitaptı Şiir sevgisi ni küçükken yüreğinde taşıyan yazarımız ın Nazım Hikmet ile tanışmasını ve kendı yaşamından esintiler ile arada şiirler eşliğinde yazılmış bir kitap. Kendi ailesi, çocukluğu, evlendiği eşi, çocukları özellikle babaısnı kaybedişi beni etkiledi .. BU yaşantısındna kesitler ile bağlantılı şiirleri okuduğunuz da keyif alacağınızı düşünüyorum yazar/ayse-kulin Emeklerinize sağlık (Hatice Akgün Kızılgül)
Kitabın Yazarı Ayşe Kulin Kimdir?
Kaleme aldığı biyografik eserleri ve romanlarıyla çok okunan yazarlardan biri olmuş ve birçok ödül kazanmıştır. Üslubundaki akıcılık ve yalınlıkla büyük övgü alan yazarın öykü ve kitapları senaryolaştırılıp beyazperdeye aktarıldı. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji Edebiyat bölümünü bitirdi. Çeşitli gazete ve dergilerde editör ve muhabir olarak çalıştı. Uzun yıllar televizyon, reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcısı, sanat yönetmeni ve senarist olarak görev yaptı.
Öykülerden oluşan ilk kitabı Güneşe Dön Yüzünü 1984 yılında yayımlandı. Bu kitaptaki Gülizar adlı öyküyü, Kırık Bebek adıyla senaryolaştırdı ve bu filmi 1986 yılında Kültür Bakanlığı Ödülü'nü kazandı. Kulin, 1986'da sahne yapımcılığını ve sanat yönetmenliğini üstlendiği Ayaşlı ve Kiracıları adlı dizideki çalışmasıyla Tiyatro Yazarları Derneği'nin En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü'nü kazandı, 1996 yılında Münir Nureddin Selçuk'un yaşam öyküsünün anlatıldığı Bir Tatlı Huzur adlı kitabı yayınlandı. Aynı yıl, Foto Sabah Resimleri adlı öyküsü Haldun Taner Öykü Ödülü'nü, bir yıl sonra aynı kitabı Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı.
1997'de yayınlanan ve Aylin Devrimel'in hayatını konu alan Adı: Aylin adlı kitabı ile, İstanbul İletişim Fakültesi tarafından yılın yazarı seçildi. Bu kitap yazarın çok geniş kitleler tarafından tanınmasını sağladı. 1998 yılında Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 1999'da İletişim Fakültesi tarafından yılın romanı seçilmiş olan Sevdalinka ve 2000'de yine bir biyografik roman olan ve Füreya Koral'ın hayatını aktardığı Füreya yayınlandı.
Ayşe Kulin, 2001 yılında yayımlanan Köprü isimli romanı ile Türkiye'nin doğu illerinde yaşanan dramın kökenleri ve cumhuriyet tarihi içindeki nedenlerini ele aldı. Bu romanı, 2006 ve 2008 yılları arasında Star TV'de aynı isimle dizi olarak yayınlandı. Yine 2002 yılında yayınlanan Nefes Nefese isimli romanı ile İkinci Dünya Savaşı sırasında yüzlerce Yahudi'yi soykırımdan kurtaran Türk diplomatlarının kahramanlıklarını bir aşk öyküsü ile birlikte işliyor. Nefes Nefese romanı toplamda 34 ülkede yayınlandı. Ayrıca Ayşe Kulin bu romanıyla İtalya'da verilen Premio Roma Ödülleri'nde finale kalan beş yazardan biri oldu. Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 2007 yılında Star TV'de aynı adla dizi olarak yayınlandı.
2004 yılında yazdığı Gece Sesleri romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2008 ve 2009 yılları arasında Show TV'de yayınlandı. Yine 2009 yılında yazdığı Tek ve Tek Başına Türkan adlı Biyografik romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2010 ve 2011 yılında arasında Kanal D'de yayınlandı.
2007 yılının Kasım ayında UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi oldu. 2008 yılında yazdığı Veda romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2012 yılında Kanal D'de yayınlandı.
İtalyancaya çevrilen Nefes Nefese adlı romanı, 2016'da İtalya'nın en prestijli roman ödüllerinden Premio Roma'da en iyi yabancı roman dalında ödüle layık görüldü.
Ayşe Kulin Kitapları - Eserleri
- Köprü
- Türkan
- Bora'nın Kitabı
- Gizli Anların Yolcusu
- Adı: Aylin
- Sevdalinka
- Füreya
- Güneşe Dön Yüzünü
- Nefes Nefese
- Umut
- Gece Sesleri
- İçimde Kızıl Bir Gül Gibi
- Veda
- Sit Nene'nin Masalları
- Bir Tatlı Huzur
- Foto Sabah Resimleri
- Hayat - Dürbünümde Kırk Sene (1941-1964)
- Hüzün - Dürbünümde Kırk Sene (1964-1983)
- Geniş Zamanlar
- Bir Gün
- Bir Varmış Bir Yokmuş
- Dönüş
- Kardelenler: Çağdaş Türkiye'nin Çağdaş Kızları
- Hayal
- Babama
- Sessiz Öyküler
- Handan
- Tutsak Güneş
- Taş Duvar Açık Pencere
- Saklı Şiirler
- Kanadı Kırık Kuşlar
- Kördüğüm
- Son
- Her Yerde Kan Var
- Dönüş
- Hayat
- Hazan
- Taksiii
Ayşe Kulin Alıntıları - Sözleri
- "Kimi değiştirmemişti ki zaman?" (Sevdalinka)
- Yalan giderek büyüyen bir canavara dönüşür, dallanır budaklanır, içinden taşar... Sakın yalan söyleme. (Sessiz Öyküler)
- Kin zehirler insanı. (Tutsak Güneş)
- "Neredeydi adalet?.." "Bu insanlar nasıl serbest kalmıştı?.." (Bir Varmış Bir Yokmuş)
- Sen nereden bilebilirsin ki benim ruh halimi! Ben bu hale gelene kadar nerelerden geçtim, ne bilirsin sen? (Geniş Zamanlar)
- Yeter ki isteyelim, eğitim alalım ve çok çalışalım. Bir yerlere, hatta istediğimiz yere varmamamız için hiçbir neden yok! (Kardelenler: Çağdaş Türkiye'nin Çağdaş Kızları)
- Savaş insana her şeyi öğretir. Bir de barış içinde yaşamayı öğretse, keşke. (Sevdalinka)
- Biz anlaşabiliriz. Biz anlaşmaya mecburuz. (Bir Gün)
- ...kendine acımaya vaktin yok, yürü git, önemli işlerinin peşinden... (Tutsak Güneş)
- Yaşam buydu. Gerçekleşmeyen beklentilerdi. (Foto Sabah Resimleri)
- Demek içimdeki fırtınayı yüzüme aksettirmiyorum, çok iyi! (Her Yerde Kan Var)
- Para icat edildiği andan itibaren yeryüzünde inançla, ahlakla, adaletle kısacası iyi ve güzel her şeyle sıkı bir rekabet halindeydi ve çoğu zaman da yarışı kazanan para oluyordu, ne yazık ki! (Taksiii)
- ... bence "üstün insan," ezen öldüren kumandan değil, yücelten, kurtaran, yaşatan hekimdir! (Türkan)
- "İnsanlar kaldıramayacakları acıları hatırlamak istemedikleri zaman bilinçaltına itiyorlar,hiç olmamış gibi yapabiliyorlar." (Dönüş)
- "Ayıp bir şey değil ki, meme herkeste var." (Hayal)
- Tuhaf bir ülkeydi benim memleketim. Birilerinin başı mutlaka dertte oluyordu. Memleketin tüm insanlarının dertsiz tasasız yaşayabilecekleri bir günün güneşi henüz doğmamıştı bu topraklarda! (Hayat)
- "...aşktan da üstün olan şefkat ve milli hisler vardır,'' diye yazmışım. Son nefesime yakınken dahi aynı şekilde düşündüğüme göre, hak etmemişim aşkı ben! Ee, ben hak etmeyince, Allah da vermemiş elbette! (Türkan)
- Ben yanlış zamanda yanlış yerde doğmuşum. (Bir Gün)
- "Sana beyaz keten örtülü sofralar kuramam memleket gibi esir ve yoksuldur odam." (İçimde Kızıl Bir Gül Gibi)
- "Beraber gülebildiğim insanlara içim hemen ısınır." (Kördüğüm)
Yorumlar
0 yorum