Kitap Künyesi

Yazar: Doğan Cüceloğlu

Yayın Evi: Remzi Kitabevi

İSBN: 9789751408402

Sayfa Sayısı: 270

İçimizdeki Biz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İçimizdeki BİZ, yaşamımızdaki dayanışma gerçeğinin temelidir. Bu gerçeği yaşayan insanlar birbirlerine güven duyarlar. Aile yaşamı, komşuluk ilişkileri, ekonomik ve politik yaşam bu güven üstüne kurulur. Böyle bir toplumda trafik ışığında motoru stop eden arabanın sürücüsüne yardım eli uzanır; çocukların ve toprağın geleceğine sahip çıkılır. Evlerin içi kadar sokakların ve kentlerin temizliğine de önem verilir. 

Dayanışma bilincinin olmadığı yerde, Sen-ben Anlayışı hakimdir. Evrendeki dayanışma gerçeğinin fark edilmesi BİZ Bilinci'nin temelini oluşturur. 

Bu kitap, Sen-Ben Anlayışı üzerine kurulmuş aile ve iş yaşamının sorunlarını irdelemekte ve çözümün BİZ Bilinci'nde yattığını göstermektedir. 

(Arka Kapak)

İçimizdeki Biz Alıntıları - Sözleri

  • Bahçenizin sınırlarını bilin. Aksi halde bahçede yetişen çiçekleri gelip geçen çiğner."
  • Umudunu kaybeden insan gücünü kaybeder.
  • Davranış, herkesin kendi imajını sergilediği bir aynadır.
  • Binlerce kilometrelik bir yolculuk tek bir adımla başlar.
  • Vizyon, yaşamın tümünü anlamlaştıran, her güne, her saate, her davranışa anlam veren bir bütündür.
  • Yaşamdaki en büyük yenilgi girişimden vazgecmektir.
  • Düşünüyorum, şuanda Sivas'ta doğan bir çocuğun ailede iyi terbiye, okulda iyi terbiye alıp almayışı, istediği bir mesleğe sahip olup olmayışına bağlı olarak yirmi otuz yıl sonra benim, çocuklarımın, sevdiğim insanların, şu anda bu kitabı okuyan sizin yaşamınızı olumlu ya da olumsuz etkileme olasılığına sahip. Bu kişi ailede insanları severek mi, yoksa insanlara kin duyarak mı büyüyor? Çağdaş bilgi ve sevgi ile mi eğitim alıyor, yoksa kafası bir sürü gereksiz bilgi ile mi dolduruluyor? Başarılı bir meslek adamı olarak mı, yoksa başkasına muhtaç, mesleksiz biri olarak mı? Hangi özellikleri kazanarak toplumun bir üyesi olacak?
  • "Ruhen çöken insanın şevki kaybolur. Bir insana yapılabilecek en büyük kötülük budur."
  • "Binlerce kilometrelik bir yolculuk bir tek adımla başlar."
  • "Türkiye'nin sorunlarından bu ülkenin insanı sorumludur. Sorumluluğu başka ülkelere yüklemek, bizi daha aciz yapar."
  • İnsanoğlu ilk doğduğunda tümüyle bağımlıdır, bir başkası yardım etmezse yaşamını sürdüremez. Yedirilmesi, giydirilmesi, bakılması ve gözetilmesi gerekir. Çocuk büyümeye başlarken yavaş yavaş bağımlı olmaktan kurtulmaya başlar ve bağımsız olmanın derecelerini yavaş yavaş ilerletmeye başlar. Yemek yerken kaşığı kendi tutmak ister, emekleme devresinde merdiven basamaklarını kendisi çıkmak ister. Yürümeye başlar başlamaz elinin tutulmasını istemez kendi yürümek ister. Büyüdükçe çocuğun bağımsızlık gereksinimi kuvvetlenir, kendi sınırlarını ve gücünü keşfetme çabası içine girer. Anne babasının yapma dediklerini yapma isteği kuvvetlenmeye başlar. Kendi yaşamının kaptanı olmak ister. Bu istek 13, 14, 15, 16 yaşlarında doruğa ulaşır. Birçok ana-baba çocuklarının kendi yaşamının kaptanı olma isteğini anlamaz. Ya da anlamak istemez ve bu yaşlarda çocuklarıyla büyük çatışmalar içine girerler. “Ne kadar uysal çocuktu, şimdi ne oldu bilmem? Kötü arkadaşları var onların etkisi altında kalıyor. Hiç söz dinlemez oldu” türünden şikayetleri bu yaşlardaki çocukların ana babalardan sık sık duymak mümkündür. Çocuk bir olgunlaşma süreci içindedir. Bu süreç onu sen anlayışından, ben anlayışına ve oradan da biz bilincine doğru götürecektir. Ana-baba bu sürecin bilincinde olursa çocuğun davranışlarını anlayış içinde karşılar ve sürecin tamamlanması için ona yardımcı olurlar
  • “Yaşamda ne ekersen onu biçersin.”
  • Büyük şeyler için çabalayarak başarısız olmak, çabalayacak ve başaracak hiçbir şeyi olmamaktan daha iyidir.
  • “Bir ailede çocuklar mutlu, başarılı ve sağlıklı ise, o ailede mutlaka sağlıklı insan ilişkileri vardır.”

İçimizdeki Biz İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Selam, bir önceki kitabım ile uzun bir ara oldu. Çok sevdiğim, okuduğum üçüncü kitabı İçimizdeki Biz kitabı olan Doğan Cüceloğlu'nun bu kitabını okurken çok zorluk çektim. Motivasyon düşüklüğü mü konular mı beni cezbetmedi bilmiyorum. Hadi Rana biraz daha diyerek okudum çünkü benim için; topluluk olma, lider olma, bayrak taşıma için güzel ipuçları olan okudukça yeni bağlantılar kurabilmemi sağlayan bir kitap oldu. Neler öğrendim diye düşündüğümde dolu dolu uzun cümleler kurabileceğim bir kitap İçimizdeki Biz. Kesemi doldurdum. Aklıma ilk gelenlerden, sonuca değil sürece odaklanmak. Süreç içerisinde lider olarak, izleyen olarak; süreci övmek, gayreti çabayı görmek başarıyı, güveni arttıran yeni nesilleri başarıya götüren bir gerçek. Bir başka konu, anlayışlı olmak. Bu insan bu davranışı isteyerek mi yaptı? Bu onun kontrolünde olan bir durum mu? sorgulamaları yapmak bu soruların cevaplarına göre dönütler oluşturmak. Bahsetmek gereken bir başka konu da, sevgi. Cüceloğlu'da sevgi nedir? sorusuna cevap arayanlardan. Hepimiz için sevgi bir başka şekilde vuku buluyor. Bence gösterilmeyen, hissettirilmeyen duygu olmasa da olur. İşyerinde de ailede de toplulukta da değer görmek, çabanın görülmesi bir sevgi örneği. Bu konuda Cüceloğlu son derece açıklayıcı bir kitap yazmış. Her bir yöneticiye, lider olmak isteyen insana hediye edilebilecek güzel bir kitap. Bir ayrıntı daha eklemek istiyorum, bu kitap ile psikolog Doğan hocayı daha iyi anladığımı düşünüyorum. Elbette okuma serüvenimde kronolojik olarak diğer kitapları ile devam edeceğim. İçimizdeki Biz'de değer vermekten bahsederken sigaraya da değiniyor Doğan bey-yazarlardan bey/bayan diye bahsetmek de çok hoşuma gidiyor-. İşte tam o noktada bir yakınlaştık. Bknz: gonderi/134594539. Buraya da not düşmek için belirteyim, eğer erkek bir bebeye isim koymam gerekirse, benim bebem olur başkasının bebesi olur adının Doğan olmasını istiyorum. E daha ne söylemeliyim sizce Doğan Cüceloğlu kitabı okumanız için? Son sözlerime geldiğimde, değişimin tek bir insanla başladığını, önce kendini değiştiren insanın büyük bir hareket başlayabileceğine değinmek istiyorum. Bir insan ile başlayan değişim, çekirdek çevresinden toplumundan halka halka genişleyerek dünya değişimine doğru gidiyor. Aslına bakarsak, kötü alışkanlıklar da yanlış davranışlar da bir insan ile başlıyor. Güzel huylar, takdir gösterilecek çalışmalar da bir insan ile başlayabilir. Ben de başlatabilirim, sen de başlatabilirsin. Değişimi bizler başlatacağız. Bizler küçük mercanlar olarak yepyeni adalar, kıtalar oluşturabiliriz! (ms.toprak)

DENGE VE KİŞİSEL BÜTÜNLÜK: İnsanın kendini tanıması ve anlaması noktasında, yine insanın hayatında önem vermesi gereken şeyler konusunda aydınlatıcı bir kitap. Kişi kendini tanımıyorsa, kendini tanımamaktan, ulaşamayacağı hedefler koyar ve gerçekçi olmayan bu hedeflerine ulaşamaz. Yaşam rollerimiz arasında bir denge olmalıdır. Bu, ait olma ve birey olma dengesidir. Yaşamda ait olma birinci plana çıkıp birey olmaya baskın çıkmamalıdır. İkisi arasında bir ahenk, bir denge oluşmalıdır. Kendini sevmeyen, kendi sağlığına ve mutluluğuna önem vermeyen bir insan, başka birini gerçekten sevemez ve onun mutluluğuna kendini adayamaz. Bir evlilikte aşkı sevgiye dönüştürebilenlerin beraberliği daha derin ve kapsamlı bir mutlulukla devam eder. Evliliklerin temelinin zayıf başlamasının nedenlerinden biri, kişilerin cinsellik duygusu içinde diğer gereksinmelere körleşmeleri, tümü görememeleridir. (cloudsssd)

Böyle bir toplumda trafik ışığında motoru stop eden arabanın sürücüsüne yardım eli uzanır; çocukların ve toprağın geleceğine sahip çıkılır. ... Bu kitap, Sen-Ben Anlayışı üzerine kurulmuş aile ve iş yaşamının sorunlarını irdelemekte ve çözümün BİZ Bilinci'nde yattığını göstermektedir. (Gizemli Okuyan)

Kitabın Yazarı Doğan Cüceloğlu Kimdir?

Cüceloğlu'nun dilinden...

On bir çocuklu bir ailenin on birinci çocuğu olarak Mersin'in Silifke kasabasında doğmuşum. On yaşındayken annemi kaybettim ve ölümün ne demek olduğunu anladım: artık onu bir daha hiç göremeyecek, dokunamayacak, naz edemeyecektim.

Silifke'de en yüksek dereceli okul olan ortaokulu bitirdikten sonra subay olan ağabeylerimin yanında Ankara ve Kırklareli'nde okudum ve Kırklareli Lisesi'nden mezun oldum. Kırklareli Lisesi'nde ilk aşk şiirimi yazdım.

Ankara Atatürk Lisesi'nde edebiyat ve kompozisyon öğretmenim olan Cahit Okurer bir gün ne olmak istediğim sordu; mühendis olmak istediğimi söyledim. Bilim adamı olmak istemez misin, dedi. Onun etkisi altında İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü'ne yazıldım ve oradan mezun olduktan sonra ABD'de Illinois Üniversitesi'nde doktoramı yaptım. Uzmanlık alanım iletişim psikolojisidir.

Amerika'da doktora öğrencisiyken, benim gibi doktora öğrencisi olan Kaliforniya'da doğmuş büyümüş Emily ile tanıştım ve evlendim. On bir yıl süren evliliğimizde üç çocuğumuz oldu: Ayşen, Elif ve Timur.

Evlendiğimde ne kendimi tanıyormuşum, ne de evliliğin ne olduğunu. Silifke'de büyürken çevremde gördüğüm evlilik, koca, baba modelleriyle Kaliforniya'da büyümüş feminist bir Amerikalı kıza kocalık yapmaya çalıştım. Sonuç: hem ben çok ıstırap çektim hem de Emily'ye acı çektirdim. Benim şimdi yüreğimi en çok yakan çocuklarıma verdiğim acılar. Onlardan dört yıl ayrı yaşadım.

Yaşadığım acılar her şeyi bilmediğimi, öğrenmem gereken çok şey olduğunu gösterdi ve yalnız bilgi yönünden değil, insan olarak gelişmem gerektiğine ikna oldum.

Kendimi geliştirme süreci içinde kitap yazmaya başladım; ilk kitabım İnsan İnsana bu sürecin ilk ürünüdür. Gelişim süreci içinde kazandıklarımı kitaplar yoluyla paylaşmaya devam ediyorum.

Amerika'daki görevimden emekli olup ayrıldıktan sonra Türkiye'de kitap yazmayı sürdürdüm. Kitap yazmanın yanı sıra konferanslar ve seminerler verdim, televizyon programlarına başladım.

Şu devrede önceliğim kitap yazmak.

Ünlü psikolog 16 Şubat 2021 tarihinde İstanbul Beşiktaş 'taki evinde hayatını kaybetmiştir.

Doğan Cüceloğlu Kitapları - Eserleri

  • İletişim Donanımları
  • Mış Gibi Yaşamlar
  • Bir Kadın Bir Ses
  • İçimizdeki Çocuk
  • İnsan İnsana
  • Savaşçı

  • Öğretmen Olmak
  • Onlar Benim Kahramanım
  • İçimizdeki Biz
  • Başarıya Götüren Aile
  • Damdan Düşen Psikolog
  • Korku Kültürü
  • Mış Gibi Yetişkinler

  • Gerçek Özgürlük
  • İnsan İnsana Sohbetler 1
  • Derviş'in Aklı
  • Geliştiren Anne-Baba
  • Evlenmeden Önce
  • Öğretmenim Bir Bakar mısın?
  • İletişim ve Etkili Yaşam Semineri

  • İnsan ve Davranışı
  • Var mısın?

Doğan Cüceloğlu Alıntıları - Sözleri

  • Olgun insan şu özelliklere sahiptir: (1) iyi belirlenmiş benlik sınırları vardır; (2) kendini değerli bulur; (3) yaşamın değişik yönleri arasında denge kurar; (4) duygularını tanır ve ifade eder. (İçimizdeki Çocuk)
  • Yarın dağların yerini değiştireceğini hayal ediyorsan, bugünden küçük taşları kaldırmaya başlamalısın. (Onlar Benim Kahramanım)
  • "Ama ben hiç akıllanmadım... Yok sayılmışlığın farkında bir deliyim hâlâ..." (Bir Kadın Bir Ses)
  • Kitabın ilk hâlini değerlendirmesini istediğim Milli Eğitim Müdürlüğü görevini yürüten değerli bir eğitimci dostum bana şöyle yazmış: "Öğretmen, aslında her biri saklı, potansiyel bir rezerv olan öğrencilerini açığa çıkaran bir maden mühendisi olmalı. Sınıfın en akıllı ve en yaramaz çocukları bilinir, diğer rezervler hep saklı kalır. İşte öğretmen asıl bu öğrencileri ortaya çıkaran olmalıdır!" Çok güzel bir benzetme : Toprağın altında gömülü, saklı maden rezervini ortaya çıkaran bir mühendis olmak! (Öğretmenim Bir Bakar mısın?)
  • “Kim olduğun o kadar bağırıyor ki ne dediğini duyamıyorum.” (Var mısın?)
  • "Özgürlüğünün sorumluluğunu alan ve bu sorumluluğun gereğini yapan insan benim gözümde bir kahramandır." (Onlar Benim Kahramanım)

  • Hüznünüzü kaybetmeyin. Acınızı ucuza satmayın. (Gerçek Özgürlük)
  • Hayallerimiz kendimiz için beslediğimiz umutlardır; hayaller kaybolduğunda umutlar kaybolur. (Geliştiren Anne-Baba)
  • Öyle yorgunum ki.. . . (Bir Kadın Bir Ses)
  • İnsanlarla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun. Çok uzaklaşma donarsın çok yaklaşma yanarsın SADİ ŞİRAZİ (İletişim Donanımları)
  • Genetik yapının çalışma şekli evrenseldir. (İnsan ve Davranışı)
  • Bir nazlı kuşa benzer Çocuk dediğin. Ev ister, ekmek ister Öpülmek okşanmak ister. Cahit Külebi (Başarıya Götüren Aile)
  • Bence bir ülkenin bir numaralı sorunu , her öğrencinin yetenekleri doğrultusunda tırmanabileceği yere kadar tırmanmasına imkan sağlamaktır. (Derviş'in Aklı)

  • "Bence dünyada öğretmenlik gibi hiçbir meslek yok ki sadece bir saatlik bir dersle bile bir insanın kaderini etkileyebirsin". (Öğretmen Olmak)
  • “Sevgi ve anlayışla hareket eden hiç kimse kaybetmez; veren de kazanır, alan da!” (Öğretmenim Bir Bakar mısın?)
  • Korku ortamına alışmış bu insanlar, korku ortadan kalkınca, iyi muamele eden kişiyi zayıf olarak görürler. (İletişim Donanımları)
  • "Ruhen çöken insanın şevki kaybolur. Bir insana yapılabilecek en büyük kötülük budur." (İçimizdeki Biz)
  • Hepimizin içinde güzel söz ve gülümseme bekleyen bir çocuk var... (Geliştiren Anne-Baba)
  • Kendini bil ve çıkabildiğin yere kadar çık. (Derviş'in Aklı)
  • Her din, kendi tarihi içinde belirli devrelerde yozlaştırılmış ve yobazların hakimiyeti altında kalmıştır. (İnsan İnsana)