Kitap Künyesi

Yazar: Pascal Couderc

Çevirmen: Işık Ergüden

Editör: Can Belge

Editör: Bahar Siber

Tasarımcı: Suat Aysu

Orijinal Adı: La Manipulation Affective Dans le Couple: Faire Face à un Pervers Narcissique

Yayın Evi: İletişim Yayıncılık

İSBN: 9789750508882

Sayfa Sayısı: 182

--reklam--

İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Basit küçük manipülasyonlar çiftlerin gündelik hayatlarının bir parçası olsa da, "narsistik sapkınlık" biçimini aldığında önemli bir soruna dönüşür. Narsist partner kendi iktidarını yerleştirmek ve eşini kendi istediği kişiliğe büründürmek için baştan çıkartıcı, kurnazca yollara başvurur. Avının kanını sonuna kadar emerek kendisinde eksik olanı çekip alır ve böylece kendisini tamamlar. Günümüzde gitgide daha sık rastlanan bir ilişki modeli haline gelen narsistik manipülasyon ilişkileri bu kitabın konusunu oluşturuyor. Narsist sapkın her şeyi birlikte olduğu kişi için yapıyormuş gibi bir hava yaratır, oysa gerçek amacı onu yok etmektir. Küçük oyunlarla partnerini ince ince işlerken, ustalıkla kendisini mağdur gibi gösterir. Partnerini sürekli eleştirerek kişiliğine yön verir, ona kendi isteklerini unutturur, özsaygısını tüketir. Bunun sonucunda depresyon, bağımlılık başlar ve mağdur kaçıp kurtulma yetisini de yitirir. En az fiziksel şiddet kadar yıkıcı olabilen bu psikolojik şiddet, çoğunlukla mağdurun kendi başına fark edemediği bir şeydir. Çünkü eleştiri darbeleriyle suçu kendinden başka yerde göremez hale gelmiştir. Pascale Chapaux-Morelli ile Pascal Couderc, İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon’da somut vakalar üzerinden giderek partnerine hayatı zehir eden narsist manipülatörü inceliyorlar ve onun ortaya çıkışında rol oynayan toplumsal ve psişik etkenleri tartışıyorlar. Ardından mağdurlara eğilerek, bu kişilerin kendilerine yeni bir hayat kurabilmeleri için içinde bulundukları bağımlılık durumundan çıkmalarına yardımcı olacak öneriler getiriyorlar.

--reklam--

İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon Alıntıları - Sözleri

  • Eşitsizliğin toprağında tahakküm kolayca yeşerir.
  • Erkeğin ve/veya kadının “yapabilecekleri” ara­sında aşılmaz duvarlar yoktur.
  • Aşağılama, kimi zaman yıldırma ve tehditler onun alışıldık cephaneliğinin malzemesidir. Fiziksel özel­liklere, zevklere, tercihlere, cinselliğe, yeteneklere, dostlara, çalışmaya dair sürekli görüş belirtir. Olumsuz düşüncelere boğulan kadın sonunda kendinden gerçekten kuşkuya ka­pılır, çünkü, normal ve sağlıklı bir ilişkide teşvik edici, kar­şındakini daha iyiye yöneltici yapıcı eleştiriler olurken, nar­sistik sapkın yalnızca yıkıcı, kaba ve perspektifsiz eleştiri­yi kullanır. Teşvikler onun söylemine girmez. Partneri kar­şı koyduğunda ise yaptırımlar hemen gelir: suskunluk, kü­çümseme, yok sayma, hakaretler.
  • “Kesin" bir çift oluştu­ğu andan itibaren arzular -değişiklikleriyle birlikte- benzer hedeflere yönelir. “Birlikte” bir ev kiralanır ya da mülk sa­hibi olmak amacıyla borçlanılır, mobilyalar satın alınır... or­tak nesnelere sahip olmanın sembolik değeri güçlüdür, hem ilişkiyi sağlamlaştırır hem de gerilimler yaratır: En çok kav­ga eden çift mobilya mağazalarında görülür!
  • Tartışma, ne için olursa olsun, kaçınılmazdır. Çatışmasızlık bir yanılsamayı temsil eder; çatışma fobisinin, yüzeysel anlaşmayla derinden tahrip olmuş ilişki üzerinde yıkıcı et­kileri vardır.
  • Tartışma, belli sınırlar içinde kalırsa -ister eşler arasında olsun ister olmasın- her ilişkiye yararlıdır. Duyguları ifa­de etme ve muhtemelen karşındakinin duygularını dinleme imkânı sağlar. Tartışma sayesinde önemli problemler ortaya konur, sergilenir. Dolayısıyla bu problemler hakkında konu­şulur, çözümler bulunur. Tartışma yoksa çözüm de yoktur. Hınç yerleşir, yanılgılar çoğalır. Çatışma, ilişkinin “tozunu te­mizler.” Çoğu kişiye göre ilişkiyi “canlandırır.” Terim doğ­rudur, çünkü yaşam evrilen, değişen, uyum sağlayan şeydir.
  • Aşk “emilme” anlamı­na gelmez, imha anlamına hiç gelmez. Bunların aşkla ala­kası yoktur. Örneğin, kıskançlıkla duygusal bağlılığı birbi­rine bağlamak hatalıdır. “Kıskançlık onun aşkının kanıtı” düşüncesi, sayısız yıkıcı fikirden biridir... Mutluluk yalnız­ca aşka bağlı değildir. Dolayısıyla, duygusal alan ne kadar önemli olsa da, aşka mucizevi bir etki atfetmemek gerekir.
  • Narsistik manipülatör kurbanına kendisinin olası tek partneri olmadığını, daha iyisini bulabileceğini belli etmeyi sever. Bu durum elbette kadının kaygısına yol açar: onu gerilim altına alır. Dolayısıyla bir kukla ile oynar gibi nesnesi ile oynar, çünkü onu belli düşüncelere, tepkilere sevk eder. Bu yıkıcı dönem aylarca, hatta yıllarca sürebilir, bu sırada da kadın kendi tözünü adım adım yitirir. Kimileri onun “yavaş yavaş yok olup gittiğini” söylerler ki bu tamamen doğrudur. Kişinin yavaş yavaş küçülmesine gerçekten tanık olunur.
  • Anlayışsızlık ilişkiyi kangren eder.
  • Her evlilik engellerle, güçlüklerle, anlaşmazlıklarla karşı­laşır. Eşlerden biri daima diğerine hâkim olmak, hep hak­lı çıkmak ister. Çok sayıda çiftin şansına bu durum düşer; insan ilişkilerinde nispeten yaygın bir dinamiktir bu. Buna karşılık, narsistik sapkın, işi partnerinin kişiliğini keyfince şekillendirmeye kadar vardırır. Partnerinin iradesini, özsay­gısını, geleceğini, coşkusunu... yaşamını elinden alır.
  • Her­kesin kendine kapandığı bir dünyada, mantıksal olarak, nar­sistik yaralar ortaya çıkmaktadır. Karşısındakini kullanarak sürekli kişisel tatmin arayışı günümüzde bireyler arasında­ki ilişkilerin parçasıdır. Bilinçdışımızın ifadeleri (sürçme, özel adların unutulması, vs.) 1901 yılında Freud’un yazdığı Gündelik Yaşamın Psikopatolojisi’nin çok ötesine uzanmak­tadır; gündelik yaşamımızda düzenli olarak “kaçırdığımız” bütün manipülasyonları da buna dahil edebiliriz. Dil örne­ğini ele alalım: Olumsuz soru biçimi kullanımının (örneğin, “bu akşam çıkmak istemiyor musun?”) bir sürçme olduğu­nu söyleyemeyiz; bu soruyu soran bir cevaba yöneltmekte­dir ve tıpkı diğer eksik edimlerimiz gibi bilinçdışı bir arzu­nun ifadesidir.
  • Görünüşte her şey tozpembedir. Bu tür çift çatışma karşıtlığı içinde yaşar, ne pahasına olursa olsun barış! Öfkenin bir tür şiddet olduğu ve şiddetin ancak zarar verebileceği ilke­sinden yola çıkarak, çatışma tabu kabul edilir. Sahte bir ba­rıştır bu, partnerlerden biri tarafından dayatılmıştır, can­lı bir tartışmanın embriyonu ne zaman belirse sözel bir kal­kan vasıtasıyla durdurulur. Bu, gizli bir savaşın ortasındaki sonsuz ateşkese benzer. Manipülasyon ifadenin engellenme­sinde yatar. Manipüle edilen partner flu bir iletişim içinde, karşılıklı alışverişin no man’s land’inde olmaya mecburdur. Diğeri, sorun “olmadığına" ve tartışmanın (ona göre şidde­tin eşanlamlısıdır) durumu daha da kötüleştireceğine inan­dırmaya çalışır.

--reklam--

İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Dikkat narsistik sapkın var!: Birçok ikili ilişkilerde insanlar birbirlerini manipüle eder. Bilerek veya bilmeyerek. Bu küçük boyutlarda kaldığı sürece çok da büyük bir sorun yoktur. Ama iş, partner üzerinde hakimiyet kurarak ona zarar vermeye gelirse bu artık zararsız manipülasyondan çıkıp narsistik sapkınlığa girer. Yazarın dediğine göre manipülasyonu daha çok kadınlar kullanırmış (haksız diyemem) ama narsistik sapkınlık da büyük bir çoğunlukla erkeklerde görülürmüş. Yazar narsistik sapkının durumunu aşağıdaki alıntıda çok güzel açıklamış. "Her evlilik engellerle, güçlüklerle, anlaşmazlıklarla karşı­laşır. Eşlerden biri daima diğerine hâkim olmak, hep haklı çıkmak ister. Çok sayıda çiftin şansına bu durum düşer; insan ilişkilerinde nispeten yaygın bir dinamiktir bu. Buna karşılık, narsistik sapkın işi partnerinin kişiliğini keyfince şekillendirmeye kadar vardırır. Partnerinin iradesini, özsaygısını, geleceğini, coşkusunu... yaşamını elinden alır." (s.8) Bu tür insanlarla başa çıkmak zordur. Hatta bu insanlarla ilerlemiş ilişkiyi bitirmek de çok zordur. Narsistik sapkın istemediği sürece ilişkiyi bitirmeye çalışmak kurban açısından acılı bir süreçtir. Narsistik sapkın; tehdit, şantaj, korkutma ile kurbanı avucunda tutmaya çalışır. Çoğu zaman da etkili olur. Kurbanın ağır manipülasyon altında olduğunun ve karşısındakinin bir narsistik sapkın olduğunun farkına varması ve bu doğrultuda kararlı olması gerekir. Bu ilişki kurban açısından oldukça yıpratıcıdır. Psikolojik destek alması gerekebilir. Narsistik sapkını ilk başlarda tespit etmek çok kolay değildir. Fakat yine de güler yüzlerine, iyi niyetli gibi görünen davranışlarına kanmamak gerek. Yazar kitapta bu insanların dışarıdan nasıl göründüğünü anlatmış: "Ne olursa olsun, narsistik sapkın erkek, dışarıdan bakıldığında, tamamen saygın ve iyi diye tavsiye edilen biridir: ideal damat, düşlerdeki koca... Toplumsal hayata gayet iyi dahil olmuş olan narsistik sapkın ilk bakışta illede ben-merkezci biri olarak görülmez, sapkın olarak ise hiç görülmez. " (s.94) Yukarıda narsistik sapkınlığı çok kısa bir şekilde açıklamaya çalıştım ama kitapta çok daha detaylısı var. Kitap iki kısma ayrılmış. Birinci kısım sıradan manipülasyon, ikinci kısım ise narsistik sapkın. Oldukça bilgilendirici ve faydalı buldum kitabı. Kitapta en sevdiğim şey ise birçok insanın deneyimlerini anlatması oldu. Yazar her bahsettiği konuyu mutlaka o durumu yaşayan tanıkların anlattıkları ile örneklendiriyor ve bu olayları daha net anlamamızı, görmemizi sağlıyor. Tavsiye ederim. (Büşra)

Pascal bu eserinde çiftler arasındaki ilişkiyi çeşitli yönlerden inceleyip okuyucuya ideal bir çiftin nasıl olduğunu aktarmak istemiştir. Özellikle Manipülasyon kavramını inceleyecek olursak bu günümüzde daha çok ikili ilişkilerde sık rastladığımız durumlardan biridir ve “narsistik sapkınlık” olarak adlandırılmıştır. Kitabın birinci bölümünde yazar daha çok bu kavramı farklı ifade biçimleriyle tanımlamıştır. İkinci bölümde ise daha çok kadınlar üzerinde durulmuştur çünkü genelde narsist sapkınlıkla karşılan onlardır yani çeşitli manipülasyonlara uğrarlar ve eşi tarafından azarlanmayla, şantajlarla, aşağılamalarla ve sahte vicdan azaplarıyla karşılaşırlar. Genelde narsist sapkın kişiler yüzünden günümüzde pek çok kadın cinayeti, intiharı ile haberlerde veya çevrede karşılaşmaktayız. Bunun sebebini ise kitabın bir bölümünde yazar erkekler güçlerini kullandıklarından dolayı fiziksel şiddete başvururken, kadınlar genelde erkekleri ruhsal olarak yıpratmış olduğunu açıklamaya çalışmıştır. Yani narsist sapkın dediğimizde tek bir cinsiyete bağlı kalmayalım ki ikili ilişkileri incelemekteyiz. Bunun yanı sıra sapkın kişi kendini genellikle kurban veya mağdur gösterir, aynı zamanda kendini kurban hissettiğinden, kendini onarmaya da çalışır. Onun için “tersine dönme, devrilme” önemlidir. Yani durumları tersine çevirir. Mesela, seni seviyorum der fakat hareketlerinden gözlemlersek son derece kötü davranır. Bu yüzden demem o ki sözlere değil, eylemlere dikkat edin! Narsist sapkın bir kişi karşısındaki kişide suçluluk duygusu uyandırmanın yanı sıra sahte pohpolamalar, değersizleştirme ve bağımlı kılma gibi çeşitli davranışlara başvurmaktadır. Bunlara ek olarak İlişkilerde cinselliği inceleyecek olursak cinsel sapkınlığı da tartışabiliriz. Manipülatör cinsel zevklerini partnerine dayattığında bu fiziksel şiddetle sonlanmaktadır ve bu tekrarlanan manipülasyon çoğunlukla erkeğin eseridir. Bu sebepten ötürü kadın kendini cinsel bir obje olarak hissetmeye başlar ve cinsel ilişki güçleşir. “Sadomazoşizm, fetişizm ve teşhircilik: iki kişi tarafından tercih edilmeyip, yalnızca erkek tarafından dayatıldığında, cinsel türdeki bir manipülasyona dahil olabilecek uygulamalardır.” Bunun yanı sıra narsist sapkın başka ne gibi tepkiler verir? “Sapkın kendini kurban olarak göstererek, duruma göre ya bir gözü dönmüşlük ya da ilgisizlik sergiler.” Peki sapkın eşten/ partnerden nasıl kurtulunur? Bir ilişkinin başında size rahatsızlık veren şeyi dile getirin. Daha baştan size gerçek olamayacak kadar güzel geliyorsa ve çok tanımlayamadığınız bir rahatsızlık hissediyorsanız ve kendini ortaya sermeden size konuşturmaya çalıştığı hissi içindeyseniz…O zaman böyle biriyle iletişiminizi devam etmeden önce düşünün. Kısacası bu kitapta narsist sapkın kişinin nasıl bir kimliğe sahip olduğunu, öyle biriyle karşılaştığımızda neler yapabileceğimizi, kendimizi bu gibi partnerden nasıl koruyabileceğimizi yazar okuyuculara farkındalık kazandırmak için açıklayıp dile getirmiştir. Eğer sağlam bir ilişki istiyorsanız karşınızdaki kişinin karakterini tanımlamak için bu kitabı okuyarak daha bilinçli bir şekilde ilişki kurabilirsiniz. (Kadriye)

Narsistik Erkek(lik)le Mücadele: Manipülasyon, ikili ilişkilerimizde veya gruplar içerisinde kişilerin kendi çıkarları için uygulamaya koyduğu ufak kusurlar olarak görülebilir. O halde manipülasyonun sapkınlık haline geldiği durumu ayırt etmede hangi kriterleri baz alabiliriz? Narsistik sapkın da manipüle eder ancak onun manipülasyonu anlık değildir, sabit ve globaldir. "Bütün narsistik sapkınlar elbette manipülatördür, ancak bütün manipülatörler narsistik sapkın değildir. Cılız bir teselli olsa da bu doğrudur." Narsistik sapkın tanısı koyulanların %80'i erkek olduğundan, kadınların bu konuda şiddetle uyarılmaları entelektüel bir duruşun yanı sıra bir görevdir. Narsistlerin kurbanı olan kadınlar artık konuşabiliyorlar. Çok değil daha birkaç on yıl önce bir kadın kocası hakkında manevi şiddetten şikayet etseydi 'histerik' olmakla suçlanırdı. 'Kim bilir o erkeğe neler yapıyordu'... Narsistik sapkınlar vardır ve hayat tüketmek için hayattadırlar. Araştırma ve gözlemlerimin sonucunda söyleyebileceğim tek şey: imkanınız varsa bu insanları tespit ettiğiniz an KAÇIN KAÇIN KAÇIN! Asla düzeltmeye, içindeki yaralı çocuğu iyileştirmeye çalışmayın kadınlar. İyileştirmek istediğiniz bir çocuk varsa kendi içinizdeki yaralı çocuğa müdahale edebilirsiniz. Sanıyorum ki onun da yaraları hiç de az değildir. Her kadın günün birinde "bırak ben yapayım, bir işi de beceremiyorsun" dendiğini duymuştur. İşte narsistik sapkının globalliği buradan geliyor. Taktikleri her yerde aynı: Önce bağımlı hale getir sonra bu zaaftan faydalan ve öldürücü vuruşu yap. Narsizm (psikanalistlerin “ilksel narsizm” olarak tanımladıkları şey) birey kimliğinin temelidir. Her ilişki de belirli oranda narsistleşme payı içerir. Sorun şudur ki,  sapkın manipülatör ötekinden alarak kendi kendini narsistleştirir ama karşılığında hiçbir şey vermez. Narsistik sapkının manipülasyonu ne zaman ve nasıl başarılı olur? Genellikle hayatımızın en zorlu dönemlerinde bağımlı olmaya yatkın oluruz ve bu avcılar kokuyu kesinlikle alırlar. Başlangıçta bizi yükseltiyorlar izlenimini yaratmaları kaz gelecek yerden tavuk esirgememe düsturundandır. Sonradan alacakları, verdiklerinin kat be kat üstünde olacaktır. Birkaç örnekle anlatırsam bu tür erkeklerin gerçek hayatla ilgisi daha iyi kurulur: -Mükemmel erkek: Tanıştığınız anda size kusursuz gelen bir erkek varsa muhakkak arkasından bir sorun çıkar. Sezgilerinize güvenin ve yolun başındayken enerjinizi tüketmekten kurtulun. -Bir ilgili bir ilgisiz erkek: İlgi, iltifat gırla giderken bir anda hepsini keser ve soğuk duş etkisi yaratır. "Bir manipülatör konuştuğunda baştan çıkartır. Sustuğunda ise...yine baştan çıkartır." Bir derdi veya gizemli yönü olduğundan değildir bu susmalar. Esasen cafcaflı bir ambalajdan ibarettir narsist, içeride kayda değer hiçbir şey yoktur ve bundan dolayı parazit olarak var olabilir. -Paradoksal söylem: Bir şey istediğinde hem yapmanızı hem yapmamanızı istiyordur. Yapmazsanız ilgisizlikle, yaparsanız 'o istedi diye' yapmakla suçlanırsınız. Hiçbir şekilde tatmin etme şansınız yoktur. Amacı da tatmin olmak değil benliğindeki gediğe umutsuzca yama yapmaktır. Narsistik sapkın, ne yaparsanız yapın eleştirecek bir şey bulur. Karşılarındakinin kanını emerler adeta. Kurtulma şansınız olsa da mücadele etme şansınız yoktur bu insanlarla. Zira bu tamamen tüketici bir süreç olacaktır. İşin uzmanıyla savaşmak hiç de akıl kârı değildir. Kaçabiliyorsanız kesinlikle arkanıza bakmadan kaçın. Bu insanlar tedavi edilemezler. Terapiste gitseler muayenehanenin semtini, koltukları, terapisti eleştirirler. Narsistik sapkın yeni bir kurban bulana kadar ayrılmaz ve bırakmaz. Sizden ayrılıyorsa bu kötüye işarettir: işiniz bitmiştir. Narsistten kurtulduktan sonra iyileşme şansı vardır. Çünkü "narsistik sapkın nitelikli bir töze ihtiyaç duyduğundan, içsel bakımdan zengin bir kadın seçmeye özen gösterir." BOŞ KASA ÇALINMAZ. Kadının terapi sürecinde bu bilgiyi aklından çıkartmamasında fayda var. Kadınlar kültürel kodlarda başkalarına duygusal hizmet veren bir istasyon görevine zimmetlendikleri için narsistik sapkınların kurbanı olmaları maalesef ki zor değildir. Bu nedenle algıların açık tutulması çok önemlidir. Kadınlar erkeği "değiştirme, yontma, eğitme"ye verecekleri enerjiyi kendi egitimlerine harcamalıdır. Bir öneri de topluma: Manevi şiddetten şikayet eden kadınları ciddiye almamazlık edip onu narsistin kollarına teslim etmeyin. Narsist birçok maske takar. Evde kıyametler kopartırken dışarıya mükemmel eş izlenimi verebilir. Aman canım daha ne istiyorsun, adam melek gibi' sözlerle kurbanı daha da çıkmaza sürüklemeyin. Kurbanlar kimden destek bulup kurtulabilirler yoksa? Unutmayın, narsisizm tanısı koyulan her 100 kişiden yaklaşık 80'i erkektir ve büyüklenmeci karakteriyle her türlü mecradan sizi yıkmaya yönelik manipülasyonu deneyecektir. Tehlikeyi erken görmek ve önlem almak ruh ve beden sağlığını korumayı sağlar. Ayrıca narsistik erkekle duygusal ilişkide olunmasa bile özelliklerinin bilinmesini şart görüyorum. Zira erkek egemen toplumda narsistik erkeklik standart hale gelmiştir ve okulda, işte, sokakta karşımıza çıkıp bizi manipüle edebilirler. Onların bundan vazgeçmesi için bir sebep yok. Benliğimizi geri kazanmak kadınlar olarak bizim sorumluluğumuzdur. Bu yüzden okuyalım, okutalım. Notlar: 1- İletişim Yayınları'nın psikoloji serisi oldukça güzel kitaplar barındırıyor. Bu da onlardan biri. 2- Narsistik erkekle ilgili video önerileri: Psikolog Tülay Kök https://youtu.be/03TIkVoHHEA 3- Dişi Narsisizmi konusunda ise Barbel Wardetzki'nin 'Uçlarda Yaşayanlar' kitabını önerebilirim. (Earthling)

--reklam--

İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Pascal Couderc - İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Pascal Couderc Kimdir?

--reklam--

Pascal Couderc Kitapları - Eserleri

  • İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

--reklam--

Pascal Couderc Alıntıları - Sözleri

  • Anlayışsızlık ilişkiyi kangren eder. (İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon)
  • Eşitsizliğin toprağında tahakküm kolayca yeşerir. (İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon)
  • Her evlilik engellerle, güçlüklerle, anlaşmazlıklarla karşı­laşır. Eşlerden biri daima diğerine hâkim olmak, hep hak­lı çıkmak ister. Çok sayıda çiftin şansına bu durum düşer; insan ilişkilerinde nispeten yaygın bir dinamiktir bu. Buna karşılık, narsistik sapkın, işi partnerinin kişiliğini keyfince şekillendirmeye kadar vardırır. Partnerinin iradesini, özsay­gısını, geleceğini, coşkusunu... yaşamını elinden alır. (İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon)
  • Aşk “emilme” anlamı­na gelmez, imha anlamına hiç gelmez. Bunların aşkla ala­kası yoktur. Örneğin, kıskançlıkla duygusal bağlılığı birbi­rine bağlamak hatalıdır. “Kıskançlık onun aşkının kanıtı” düşüncesi, sayısız yıkıcı fikirden biridir... Mutluluk yalnız­ca aşka bağlı değildir. Dolayısıyla, duygusal alan ne kadar önemli olsa da, aşka mucizevi bir etki atfetmemek gerekir. (İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon)
  • Her­kesin kendine kapandığı bir dünyada, mantıksal olarak, nar­sistik yaralar ortaya çıkmaktadır. Karşısındakini kullanarak sürekli kişisel tatmin arayışı günümüzde bireyler arasında­ki ilişkilerin parçasıdır. Bilinçdışımızın ifadeleri (sürçme, özel adların unutulması, vs.) 1901 yılında Freud’un yazdığı Gündelik Yaşamın Psikopatolojisi’nin çok ötesine uzanmak­tadır; gündelik yaşamımızda düzenli olarak “kaçırdığımız” bütün manipülasyonları da buna dahil edebiliriz. Dil örne­ğini ele alalım: Olumsuz soru biçimi kullanımının (örneğin, “bu akşam çıkmak istemiyor musun?”) bir sürçme olduğu­nu söyleyemeyiz; bu soruyu soran bir cevaba yöneltmekte­dir ve tıpkı diğer eksik edimlerimiz gibi bilinçdışı bir arzu­nun ifadesidir. (İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon)
  • Tartışma, ne için olursa olsun, kaçınılmazdır. Çatışmasızlık bir yanılsamayı temsil eder; çatışma fobisinin, yüzeysel anlaşmayla derinden tahrip olmuş ilişki üzerinde yıkıcı et­kileri vardır. (İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon)
  • Aşağılama, kimi zaman yıldırma ve tehditler onun alışıldık cephaneliğinin malzemesidir. Fiziksel özel­liklere, zevklere, tercihlere, cinselliğe, yeteneklere, dostlara, çalışmaya dair sürekli görüş belirtir. Olumsuz düşüncelere boğulan kadın sonunda kendinden gerçekten kuşkuya ka­pılır, çünkü, normal ve sağlıklı bir ilişkide teşvik edici, kar­şındakini daha iyiye yöneltici yapıcı eleştiriler olurken, nar­sistik sapkın yalnızca yıkıcı, kaba ve perspektifsiz eleştiri­yi kullanır. Teşvikler onun söylemine girmez. Partneri kar­şı koyduğunda ise yaptırımlar hemen gelir: suskunluk, kü­çümseme, yok sayma, hakaretler. (İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon)
  • Görünüşte her şey tozpembedir. Bu tür çift çatışma karşıtlığı içinde yaşar, ne pahasına olursa olsun barış! Öfkenin bir tür şiddet olduğu ve şiddetin ancak zarar verebileceği ilke­sinden yola çıkarak, çatışma tabu kabul edilir. Sahte bir ba­rıştır bu, partnerlerden biri tarafından dayatılmıştır, can­lı bir tartışmanın embriyonu ne zaman belirse sözel bir kal­kan vasıtasıyla durdurulur. Bu, gizli bir savaşın ortasındaki sonsuz ateşkese benzer. Manipülasyon ifadenin engellenme­sinde yatar. Manipüle edilen partner flu bir iletişim içinde, karşılıklı alışverişin no man’s land’inde olmaya mecburdur. Diğeri, sorun “olmadığına" ve tartışmanın (ona göre şidde­tin eşanlamlısıdır) durumu daha da kötüleştireceğine inan­dırmaya çalışır. (İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon)
  • Tartışma, belli sınırlar içinde kalırsa -ister eşler arasında olsun ister olmasın- her ilişkiye yararlıdır. Duyguları ifa­de etme ve muhtemelen karşındakinin duygularını dinleme imkânı sağlar. Tartışma sayesinde önemli problemler ortaya konur, sergilenir. Dolayısıyla bu problemler hakkında konu­şulur, çözümler bulunur. Tartışma yoksa çözüm de yoktur. Hınç yerleşir, yanılgılar çoğalır. Çatışma, ilişkinin “tozunu te­mizler.” Çoğu kişiye göre ilişkiyi “canlandırır.” Terim doğ­rudur, çünkü yaşam evrilen, değişen, uyum sağlayan şeydir. (İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon)
  • Narsistik manipülatör kurbanına kendisinin olası tek partneri olmadığını, daha iyisini bulabileceğini belli etmeyi sever. Bu durum elbette kadının kaygısına yol açar: onu gerilim altına alır. Dolayısıyla bir kukla ile oynar gibi nesnesi ile oynar, çünkü onu belli düşüncelere, tepkilere sevk eder. Bu yıkıcı dönem aylarca, hatta yıllarca sürebilir, bu sırada da kadın kendi tözünü adım adım yitirir. Kimileri onun “yavaş yavaş yok olup gittiğini” söylerler ki bu tamamen doğrudur. Kişinin yavaş yavaş küçülmesine gerçekten tanık olunur. (İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon)
  • “Kesin" bir çift oluştu­ğu andan itibaren arzular -değişiklikleriyle birlikte- benzer hedeflere yönelir. “Birlikte” bir ev kiralanır ya da mülk sa­hibi olmak amacıyla borçlanılır, mobilyalar satın alınır... or­tak nesnelere sahip olmanın sembolik değeri güçlüdür, hem ilişkiyi sağlamlaştırır hem de gerilimler yaratır: En çok kav­ga eden çift mobilya mağazalarında görülür! (İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon)
  • Erkeğin ve/veya kadının “yapabilecekleri” ara­sında aşılmaz duvarlar yoktur. (İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon)