Kitap Künyesi
Yazar: Serdar Şekerci
Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları
İSBN: 9789755397788
Sayfa Sayısı: 112
--reklam--
İlk Kitap: Sarı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İçinde neden yazıldığına dair sırrı -ancak nefesini tutarak okuyanların erebileceği o sırrı- barındıran bir metin İlk Kitap: Sarı.
Ölüme giden son on saniyenin nasıl ölememek kadar uzun sürdüğünü, gelecekte son nefesini verecek Boğaz Köprüsü'nün göz hizasından anlatıyor Serdar Şekerci. Sol bileğindeki ölümsüz dövmesine verev bir jilet atan bir kahraman avucunda sıktığı fotoğrafla Adalar'a doğru denize bırakırken kendini, kelimeler sert bir örsün üzerinde kızarmaya başlıyor ve hepimizi yakacak ateş olan son infilaka kadar sürüyor. "Sarı çamurun ortasında, dipte. Bulutlar birleşiyor gökyüzünde, kaldırıp kafasını bakıyor Sarı. Avuçları yukarı dönük, ellerini iki yanına açıyor. "Yağ," diyor. Balıklar çamurda can çekişiyor. Bir kuyunun dibinde gibi, çamur yavaşça ona akıyor. Ama o olduğu yerde batmadan kalıyor. Bacaklarını yalayıp onun da altına akıyor çamur. Ayakları hiçbir şeye basmıyor. Bu dev çamur vadisinin dibinde parlıyor Sarı."
İlk Kitap: Sarı öyküsü ve anlatımıyla sarsıcı bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
İlk Kitap: Sarı Alıntıları - Sözleri
- Sarı biliyordu. Duygular tekrar edilmezse unutulur. O yüzden hoşuna giden şeyleri tekrar etmeli.
- Bu dünya karşılığında hiçbir şey vermese de sen herkese sevgini ver.Yine de yaşatmazlarsa seni,korkma senin hayallerini de bulup sahiplenecekler var.
- İntihar geride kalan dünyayı öldürmektir.
- Hayatım dediğin şey aldığın değil, verdiğin nefes.
- Sarı biliyordu. Duygular tekrar edilmezse unutulur. O yüzden hoşuna giden şeyleri tekrar etmeli. Sevdiği yemekleri arada yemeli, filmleri tekrar izlemeli, onu mutlu eden manzaralara bakmalı. Çimene çıplak ayakla basmalıydı.
- İnsan hayatının akışını, benzetmek gerekiyorsa bir şeye, denize yağan yağmurduk biz. Geneli değiştiremiyor ama yüzeyin tuzunu seyreltebiliyorduk. Tek yapabildiğimiz buydu.
- İş denen şey bedenini,beynini kiraya vermen.GÜnlük, haftalık,aylık,yıllık.İnsanlığın medeniyet dediği şey birbirini kiralayıp uyum içinde yaşamak.Tüm dünya genelev.Kendini satıp para alan insanlar, başkalarını alıyor o parayla.
- Gökyüzündeki deniz büyüyor, her yeri kaplıyor.
- İş denen şey bedenini,beynini kiraya vermen.Günlük, haftalık,aylık,yıllık.İnsanlığın medeniyet dediği şey birbirini kiralayıp uyum içinde yaşamak.Tüm dünya genelev.Kendini satıp para alan insanlar, başkalarını alıyor o parayla.
- Tüketmeye alışmış milyarlar tüketecek birşey kalmayınca geriye birbirlerini tükettiler, çok açtılar.
- Bu kitabın neden yazıldığı sadece beni ilgilendirir. Seni ilgilendiren bundan ne alacağın. Bir kitaptan ne beklersin, o sırada içinde bulunduğun duyguya, ortama eşlik etmesini mi yoksa bu durumu kırıp sana yeni bir hayal, yeni bir hayat vermesini mi?
- "Yıldızlara bakarken ne kadar küçük olduklarını düşündü Sarı; birbirlerinden uzak ve ufaktılar." Yaşananlar için pişman değilim, sadece bazıları için. Geçmiş her gün büyüyor aklımda. Hayatım dediğin şey aldığın değil, verdiğin nefes. Bu son Yaz.
- Aynı görüp, aynı düşündüğümüzde kolay kandırılabilir, kolay öldürülebilir oluruz.
- Hakkımda açılmış yüzlerce dava vardı. Vatan hainliği bunlara dahil. Vatan dedikleri şeyi anlamsız bulduğumdan olmalı. Ben dünyayı severdim, içindeki her şeyle. Onlar ayırırlardı.
--reklam--
İlk Kitap: Sarı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir kez daha şahit oldum ki, Yeraltı Edebiyatı demek, sıradan kelimelerin bambaşka bir diziliş sergilemesi, somut anlamlardan uzaklaşıp soyutlaşması demek... Bu kitapta betimlenen bazı şeyler bir filmde karşıma çıksa filmi anında değiştiririm ama kitap öyle bi üsluba sahip ki aktı gitti... Kitabı okumadan önce okusam mı diye incelerken yapılan olumsuz bir eleştiri vardı, okuyunca anladım ki çok yersiz bir eleştiriymiş... Neymiş efendim kitapta çok fazla bölüm varmış, kitap fazla bölünmüşmüş bla bla bla..! Kesinlikle katılmıyorum, kitap bu kadar bölünmese, başlıklar halinde ayrılmayıp birbirine bağlı olsa, olaylar birbirine girer ve saçma sapan bir tekerleme okuyormuşsunuz gibi olur hiçbir tat alamazsınız. Lütfen bir kişi bir eleştiri yaptığında onu takip etmeyin, özgün olun. Bir sitede biri bir şey yazıyor bir diğeri hemen kopyala yapıştır yapıyor, olduuuuu, iyi günler sevgili hazır yiyiciler! İyi ki kitapları sizin fikirlerinize bakıp elemiyorum... Neyse... Sakinim, tamam :) Kitabın göbek taşı diyebileceğim bölüm "Didaktik (Sarı'nın Ağzından)" bölümüydü -Sayfa 76'da-. Bu bölümden alıntı yapamadım çünkü her bir cümlesinin okunması gerektiğini düşündüm. Ayrıca olumlu yapılan tüm yorumlara katılıyorum. Kitap başarılıydı. "Okunmalı." (Gülcan)
Ölüm anında hayatınız gözünüzün önünden film şeridi gibi geçer gider, denir ya heh işte. Kitap, bir karakterin intiharından sonraki 10 saniyesini anlatıyor. Konu mükemmel, uslüp şahane. Geçmişte bir yerlerdeyken birden gelecekteki olaylara gidiveriyoruz. Hem de bir çok defa . Aynı senaryo bir kaç farklı şekilde daha anlatılıyor. Fakat bunların sıralı olmayışı kitabı çok parçalamış. Bütünlük ve akıcılık yok. Bu da sizi ne yazık ki kitaptan koparıyor. (Sallapati)
Ayrıntı Yayınları'nın yeraltı dizisinde yayınlanmış bir eser olmasına rağmen ben bu diziye layık olacak kadar etkili bulmadım. Anlatılanların fazla yüzeysel kaldığını düşünüyorum. Etkisinin şiddeti daha yoğun olabilirdi. Geçenlerde de Hakan Günday'ın "yeraltı edebiyatı diye bir şey yoktur" demecine denk gelmiştim. Yani biri hak ettiği yerde görmüyor kendini, biri de oraya ulaşmaya çalışıyor. Şairin de dediği gibi " Bu ne yaman çelişki .." (Erkan Demirci)
--reklam--
İlk Kitap: Sarı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Serdar Şekerci - İlk Kitap: Sarı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İlk Kitap: Sarı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Serdar Şekerci Kimdir?
1980 yılında sokağa çıkma yasağında İstanbul Kadıköy’de doğdu. Küçüklüğünü hasta ve kitap okuyarak geçirdi. Devam eden yıllarda okumayı bıraktı. Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nde okudu. Oyunculuğu sevdi, tiyatroyu sevmedi. Sigortacılık yaptı, devre mülk sattı, elektrik süpürgesi pazarladı.
Film ve reklam prodüksiyonunda çalıştı. İngiltere’de bir süre gezindi, barlarda çalıştı, bolca tuvalet sildi, bardak yıkadı.
--reklam--
Serdar Şekerci Kitapları - Eserleri
- İlk Kitap: Sarı
--reklam--
Serdar Şekerci Alıntıları - Sözleri
- İnsan hayatının akışını, benzetmek gerekiyorsa bir şeye, denize yağan yağmurduk biz. Geneli değiştiremiyor ama yüzeyin tuzunu seyreltebiliyorduk. Tek yapabildiğimiz buydu. (İlk Kitap: Sarı)
- Tüketmeye alışmış milyarlar tüketecek birşey kalmayınca geriye birbirlerini tükettiler, çok açtılar. (İlk Kitap: Sarı)
- Hakkımda açılmış yüzlerce dava vardı. Vatan hainliği bunlara dahil. Vatan dedikleri şeyi anlamsız bulduğumdan olmalı. Ben dünyayı severdim, içindeki her şeyle. Onlar ayırırlardı. (İlk Kitap: Sarı)
- İş denen şey bedenini,beynini kiraya vermen.GÜnlük, haftalık,aylık,yıllık.İnsanlığın medeniyet dediği şey birbirini kiralayıp uyum içinde yaşamak.Tüm dünya genelev.Kendini satıp para alan insanlar, başkalarını alıyor o parayla. (İlk Kitap: Sarı)
- İntihar geride kalan dünyayı öldürmektir. (İlk Kitap: Sarı)
- Sarı biliyordu. Duygular tekrar edilmezse unutulur. O yüzden hoşuna giden şeyleri tekrar etmeli. (İlk Kitap: Sarı)
- "Yıldızlara bakarken ne kadar küçük olduklarını düşündü Sarı; birbirlerinden uzak ve ufaktılar." Yaşananlar için pişman değilim, sadece bazıları için. Geçmiş her gün büyüyor aklımda. Hayatım dediğin şey aldığın değil, verdiğin nefes. Bu son Yaz. (İlk Kitap: Sarı)
- Bu kitabın neden yazıldığı sadece beni ilgilendirir. Seni ilgilendiren bundan ne alacağın. Bir kitaptan ne beklersin, o sırada içinde bulunduğun duyguya, ortama eşlik etmesini mi yoksa bu durumu kırıp sana yeni bir hayal, yeni bir hayat vermesini mi? (İlk Kitap: Sarı)
- Hayatım dediğin şey aldığın değil, verdiğin nefes. (İlk Kitap: Sarı)
- Bu dünya karşılığında hiçbir şey vermese de sen herkese sevgini ver.Yine de yaşatmazlarsa seni,korkma senin hayallerini de bulup sahiplenecekler var. (İlk Kitap: Sarı)
- Aynı görüp, aynı düşündüğümüzde kolay kandırılabilir, kolay öldürülebilir oluruz. (İlk Kitap: Sarı)
- Gökyüzündeki deniz büyüyor, her yeri kaplıyor. (İlk Kitap: Sarı)
- İş denen şey bedenini,beynini kiraya vermen.Günlük, haftalık,aylık,yıllık.İnsanlığın medeniyet dediği şey birbirini kiralayıp uyum içinde yaşamak.Tüm dünya genelev.Kendini satıp para alan insanlar, başkalarını alıyor o parayla. (İlk Kitap: Sarı)
- Sarı biliyordu. Duygular tekrar edilmezse unutulur. O yüzden hoşuna giden şeyleri tekrar etmeli. Sevdiği yemekleri arada yemeli, filmleri tekrar izlemeli, onu mutlu eden manzaralara bakmalı. Çimene çıplak ayakla basmalıydı. (İlk Kitap: Sarı)
Yorumlar
0 yorum