Kitap Künyesi
Yazar: Naşit Tutar
Yayın Evi: Dua Yayınevi
İSBN: 6054024254
Sayfa Sayısı: 327
--reklam--
İmana Susayan Gönüller Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Toplum; İslam'ın temel kaynakları ola Kur'an ve sünnetten uzaklaştığında cahili değer yargıları hayatı yaşanmaz kılmaktadır.
Bu eserde; kan davalarından ticari ilişkilere, düğünlerden toplu yaşam kurallarına kadar birçok konusa İslami çözümler roman üslubuyla sunulmaktadır.
'Takva azığını yüklenme', Allah'ın boyasıyla boyanma' yolunda örnek yaşamlar, örnek davranışlar...
İmana Susayan Gönüller, yaşamı, Kur'an ve Sünnetle şekillendirmenin yol haritasını sunuyor...
--reklam--
İmana Susayan Gönüller Alıntıları - Sözleri
- Ahireti bir amaç olmaktan çıkaran, sadece dünya hayatına endeksli bir yaşam üzerine bina edilen, maddiyatla ölçülüp menfaati esas alan yaşam biçimi; ahlakı dışlayan bir metotla 'daha çok kazanayım' anlayışını temel almıştı. Böylesi bir anlayış, elbette ki fakir ile zengin arasındaki uçurumu kapanamaz şekilde derinleştirmişti. Sosyal sorunlar, kartopu misali gün geçtikçe büyümüş we bir çığ gibi toplumunun sosyal dokusunu ezip geçmişti. İnsanlar, bi yerlerde hata yaptıklarını anlamışlardı, ancak çözümü her defasında yanlış yerlerde arama gafletine düşmüşlerdi.
- Sabırlı ol Muhtar, kendini böyle bırakma! Herşeyin Allah'tan olduğunu unutma. Söyleyeceğin sözlerle, Allah'a isyan edecek duruma düşme. Allah'ı gücendirmek olmaz. Zira beterin beteri war. Bunu sakın unutma!
- "Ölüm her an yanı başınızdadır. Bi göz açıp kapayıncaya kadar yakınınızdadır. Aldığın nefesi geri werme garantin yok. Ölüm her an, her şekilde karşınıza çıkabilir. Zamanı gelen elbette gidecek we Rabbine dönecektir."
- Değerli Müslümanlar! Ölüm bu kadar somut bir gerçek olarak önümüzde durup her gün içimizden bazılarını alıp götürüyorken, kendimize şu soruyu sormamız çok önem kazanıyor: "Ben ölüme ne kadar hazırım?" Ewet bu kritik soruyu hemen şimdi kendimize sorup bir an üzerinde tefekkür edelim. Görülecektir ki, birçoğumuz bu soruya olumlu bir cewap weremeyeceğiz. Yani hazırlıklı değiliz. Yani ölümü kendimizden uzak görüyor, 'yaşım daha ne ki?' diye düşünme gafletinde bulunuyoruz. "Hele biraz daha çalışayım, biraz daha kazanayım" diyoruz. Bu arada ölümü unutup gidiyoruz. Böylece ne korkusu kalıyor, ne endişesi, ne de hazırlığı kalıyor ortada. Hep 'hazırlık' diyoruz. Peki, bu hazırlıktan anladığımız nedir? Ölümü yiğitçe, korkmadan karşılamak mıdır anladığımız, yoksa waracağımız yerde yüce Allah'ın bizden soracağı hesaba wereceğimiz cewaplar mıdır anlamamız gereken? Ewet, ölüme hazırlık, aslında ahirete hazırlıktır. Allah'ın soracağı sorulara cewap hazırlamaktır. Amel defterlerimizin sağdan mı, yoksa soldan mı wereceğini düşünüp buna göre gözyaşı dökmektir. Cennete girmek, cehennemden kurtulmak için Allah'ın gösterdiği yolda yürümektir.
- Herkes amelinin karşılığını alır. Bizim hakkımızda kötü konuşanlardan bazıları bilmeden, bizleri tanımadan ya da cahilliklerinden konuşuyorlar. Allaha böylelerine doğruyu göstersin, diyoruz.
- Bazıları da war ki, bize haset etmelerinin, bizi kötülemelerinin, bize iftira atmalarının tek sebebi, İslami hayatın insanlar arasında yayılmasını engellemektir. Onlar aslında bize değil, İslam'a düşmandırlar. İslam'a düşman olanlar bilmelidirler ki, hem bu dünyada, hem de ahirette kaybedenlerden olacaklardır. Onlar için de duamız, 'Allah onları ıslah etsin' şeklindedir.
- İslam'ın gür sedası, en sağır kulakların dahi duyacağı bir şekilde gür çıkıyor, oradan kalpleri istila ediyor, gönülleri fethediyordu. We İslam dawetçileri, yolunu kaybedenler için birer Şimal yıldızı gibi yol gösterici; hoş rayihalar saçan Cennet gülleri gibi gönüller fatihiydiler..
- İslam dawetçilerinin bildiği bir şey daha wardı. Bu da, İslam'ın ruhlara hayat weren güzelliğini kendi pratik yaşamlarında göstermeleri gerektiğiydi. Çünkü İslam, ferdi we toplumsal ibadetlerin yanında, içtima-i hayatı düzenleyen ilahi bir nizamdı. 'Elhamdülillah, ben Müslümanım' diyen birisinin, ahlak we şahsiyetini İslam'ın öğretileri çerçewesinde şekillendirmesi gerekiyordu.
- İslam davetçilerinin bildiği bir şey daha vardı. Bu da, İslam'ın ruhlara hayat veren güzelliğini kendi pratik yaşamlarında göstermeleri gerektiğiydi. Çünkü İslam, ferdi ve toplumsal ibadetlerin yanında, içtima-i hayatı düzenleyen ilahi bir nizamdı. 'Elhamdülillah, ben Müslümanım' diyen birisinin, ahlak ve şahsiyetini İslam'ın öğretileri çerçevesinde şekillendirmesi gerekiyordu.
- Gerçekten İslam her şeyin çözümü, tüm dertlerin ilacı, her hastalığın şifasıdır. Onun reçetesinin faydalı olmadığı hiçbir sorun yoktur.
- İman bir kalbe girdi mi, bütün wücudunu bir ateş gibi bürür. Artık o iman sahibi mümin, kendisini tüm insanların kurtuluşu için feda etmeye, çewresinde gördüğü tüm münkerleri, kötülük we haramları yok etmek amacıyla feda etmeye hazırdır.
--reklam--
İmana Susayan Gönüller İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
İmana Susayan Gönüller PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Naşit Tutar - İmana Susayan Gönüller kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İmana Susayan Gönüller PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Naşit Tutar Kimdir?
--reklam--
Naşit Tutar Kitapları - Eserleri
- 39. Koğuş
- Eşreften Esfele
- Hakikat Yolcuları
- Yusufi Direniş
- İmana Susayan Gönüller
- Davetçi Öğrencinin El Kitabı
- İman Esasları
- Tövbe
- İslam'ın Esasları ve Hayata Etkileri
- Allah'ın Elçileri Peygamberler (3 Kitap Takım)
- Akaid Dersleri Cilt 2
- Akaid Dersleri Cilt 1
--reklam--
Naşit Tutar Alıntıları - Sözleri
- Allh-u Teâlâ Âdil'dir.Zalimleri sevmez.Zalimlerle düşüp kalkanları ve hatta sadece uzaktan imrenenleri ve sevenleri de sevmez (İman Esasları)
- Bulunduğumuz yerlere güzel bir iz bırakmak zorundayız. Yani bir Müslümanın nasıl olması gerektiğini hem yaşantımızla, hem hal we hareketlerimizle, hem konuşma we dawranışlarımızla we hem de ilişkilerimizle ortaya koymak zorundayız. İnsanlar bize bakarak örnek bir Müslüman profilini görmelidirler. Yoksa webal altında kalabiliriz (Hakikat Yolcuları)
- "Siz onları görseydiniz, onlara deli derdiniz. Onlar sizi görmüş olsalardı, size Müslüman demezlerdi." (Yusufi Direniş)
- Bu dünya mahsul toplama yeri değil,ancak tohum ekme tarlasıdır." (Hakikat Yolcuları)
- Dünyaya değer wermek; mal-mülk, ewlat sahibi olmak; güç, kudret sahibi olmak, ya da ulaşılmaz makamlara yükselmenin hiçbir anlamı yoktu ecel karşısında. Ölüm melekleri hiçbirşeyi dinlemiyorlardı ilahi emri uygulama noktasında. Sonuçta herşey geride bırakılır we yaratan Rabbe dönmek üzere yola çıkılırdı. (Hakikat Yolcuları)
- Bir yanda İslam'a ve Müslümanlara diş bileyenler vardı, diğer yanda İslam'ı seven, Müslümanların selametini düşünen gizli Allah erleri.. (Yusufi Direniş)
- "Andolsun ki; Allah'ın elçisinde sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmaya inanan ve Allah'ı çok anan kimseler için en güzel bir örnek vardır."35 (Allah'ın Elçileri Peygamberler (3 Kitap Takım))
- "Allah'a isyan etmenin sonu her zaman hüsran ve yıkımdır. imansızlık, bu dünyada mutsuzluk, huzursuzluk, karmaşa getirdiği gibi, ahirette de Allah'ın azabına uğrama ve sonsuza kadar cehennemde kalma sebebidir." (Allah'ın Elçileri Peygamberler (3 Kitap Takım))
- "Ölüm her an yanı başınızdadır. Bi göz açıp kapayıncaya kadar yakınınızdadır. Aldığın nefesi geri werme garantin yok. Ölüm her an, her şekilde karşınıza çıkabilir. Zamanı gelen elbette gidecek we Rabbine dönecektir." (İmana Susayan Gönüller)
- •Gel, gel, her kim olursan ol gel! Allah’a şirk koşanlardan, Mecusilerden, Puta tapanlardan da olsan gel! Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir. Tövbeni yüz defa bozmuş olsan bile gel! -Mevlana (Tövbe)
- Karnındaki çocuğunu henüz görmeden mescide adıyordu. Yanında bulunan en değerli varlığını Rabb'inin yoluna adayarak şükrediyordu Rabb'ine... (Allah'ın Elçileri Peygamberler (3 Kitap Takım))
- "Ben bir Müslümanım" diye geçirdi içinden... "Her nerde olursam olayım, İslami şahsiyetimi ortaya koymam we İslam'a aykırı bir söz, hareket weya fiil gördüğümde, görewimi yapıp düzeltmem lazım. Müslüman, ortama uyan değil, ortamı kendisine uydurandır. Burada bu kişilerle kaldığım müddetçe bunu yapmaya çalışacağım. Bunu başaramasam bile, en azından onların kendi dünyewi görüşlerine göre odada serbest hareket etmelerine we İslam dışı, edep we ahlaka aykırı hareketlerde bulunmalarına fırsat wermemeliyim. Aksi takdirde onlar bana değil, ben onlara uymuş olurum. Böylece şeytan tepkisiz kalışımı bana hoş gösterip bunun için yüzlerce mazeret uyduracak. Tepkisiz kalmayı kabullendikten sonra bu kez onların hareketlerini hoş gösterip içimde buna karşı bir meyil oluşturacak. Sonrası.. Allah muhafaza!.. Her büyük şeyin başlangıcı aslında çok küçüktür. Küçük bir şeye kayıtsız kalmak, çok geçmeden daha büyüklerine kayıtsız kalmayı getirir. Böylece, 'inandığı gibi yaşamayan, yaşadığı gibi inanır' sözü yerini bulmuş olur. Ben Müslümanım we Allah'ın izniyle inandığım gibi yaşayacağım. (Hakikat Yolcuları)
- Kulluk; "De ki: Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah içindir" ayetinde çizilen çerçeveyle hem Allah için yapılan ibadetleri, hem de davet yolundaki bütün mücadeleyi kapsıyordu.. Kulluk, Allah için var olmak ve Allah için ölmekten ibaretti.. (Yusufi Direniş)
- Herkes amelinin karşılığını alır. Bizim hakkımızda kötü konuşanlardan bazıları bilmeden, bizleri tanımadan ya da cahilliklerinden konuşuyorlar. Allaha böylelerine doğruyu göstersin, diyoruz. (İmana Susayan Gönüller)
- Onlar sadece Rablerinden korkarlardı. Ölüm ise, sürekli peşinden koştukları bir sevgiliydi onlar için... (Yusufi Direniş)
- Allah ,hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez Bakara Suresi (İman Esasları)
- De ki:Ey mülkün sahibi Allah'ım,dilediğine mülkü verirsin ve dilediğinden mülkü çekip alırsın ,dilediğini aziz kılar ,dilediğini alçatırsın ;hayır Senin elindedir.Gerçekten Sen ,her şeye güç yetirensin Şura Suresi 49 (İman Esasları)
- Toprak olup gideceklerine inananlar, bir nefes daha fazla almak için herşeyi yaparlar. Cennete gideceklerine inananlarsa, Cennetin önünde engel olacak fazla bir nefesi bile ziyan görürler.. (Yusufi Direniş)
- Hz. İbrahim'e dev ateş kümelerini 'serin ve selamet' kılan, Hz. Yunus'a balığın karnını güvenli bir gemiye çeviren, Hz. Musa'ya denizi yarıp bir kurtuluş yolu açan Allah değil miydi?!.. Ve yine Allah değil miydi, Hz. Nuh ve beraberindekileri tufandan koruyan, Hz. Lut'u kavminin sapıklığından kurtaran, Hz. İsa'yı göğe yükselten?!.. Resul-i Ekrem Aleyhisselalatu Vesselam'ı düşmanlarının arasından görünmez bir şekilde geçirten, canlıların en zayıflarından biri olan güvercin ve evlerin en zayıflarından olan örümcek ağıyla koruyan, sonra da azılı düşmanlarının leşlerini Bedir kuyularına doldurtan Allah değil miydi?!.. Evet her şey Allah'ın kudret elindeydi.. (Yusufi Direniş)
- Bir yanda maddi menfaatleri hayatının tam merkezine alıp inandıkları tüm değerleri buna kurban eden kişiliksiz yaratıklar vardı, diğer yanda inançlarını dünyalık herşeyden üstün gören müstakim kişilik sahibi insanlar.. (Yusufi Direniş)
Yorumlar
0 yorum