Kitap Künyesi
Yazar: Faruk Duman
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750711299
Sayfa Sayısı: 365
--reklam--
İncir Tarihi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Görüp geçirdiğim olayları anlatmaya başlamamın, öyleyse, tek ve ikincil nedeni, bir kere, kaza eseri de olsa kalemi elime almış olmamdır. Bahanem yok; kendimi, yaşadığım şeylerle tanıdığım kişilerin, hayvanların, bitkilerin, gezip gördüğüm yerlerin, serin duvarlar arasına saklanmış iç açıcı odaların, birbirinden güzel kadınlarla bunların olağanüstü memeleriyle kalçalarının, Allahın belası bir hançerin, bu hançer tarafından kesilerek öksüz bırakılmış kolumun, bu kesik avucumda aylarca saklamayı başarabildiğim yüzüğün, leyleklerin, tilkilerin, fillerin, kaplanların ve bu kaplanlarla kutsal aslanlar üzerinde seyahat eden başka seyyahların, kitapların, bu kitapları okuyarak deliren acayip dervişlerin ve bütün bunları oturup yazmaya çalışan Zeyrek adlı bir kişinin bahanesi sayıyorum.
Faruk Duman'dan, büyülü bir âleme kışkırtıcı bir yolculuk.
--reklam--
İncir Tarihi Alıntıları - Sözleri
- Evvela gittiğin yöne bak, demişti, bu bakış bile yolun yarısı eder.
- ...saadet dedikleri şey çok sürmez.
- İnsan sevdiğinin ölüsüne dokunmakta zorlanıyor.
- Hiçbir acı sonsuza dek sürmeyerek doğanın kuralı bu imiş.
- İyi huylu ve yardımsever olanlarımızın haksızlığa uğradığı az görülmemiştir.
- ... şiir dediğimiz şey açıklanamaz ve açıklama dediğimiz şey de şiirin düşmanıdır.
- Bahaneler böyledir, her şeyden önce, yazılması gerektiği için yazılmışlardır…
- ...bana göre şiir, kesinlikle, başka bir dünyadan gelmedir.
- Zalim kişiyi ölüme yaklaştıran şey, ettiği zulümdür. Çünkü zulüm korkusudur, zayıfa güç vererek onu gösterişli bi nesneye, parlayan bir hançere dönüştürür.
- Ki fırtına, denizin, karnını doyurmak üzere ağzını açması anlamına gelir. Bu ağız öyle bir açılır ki, ortaya çeperleri sudan sonsuz bir kuyu çıkar. Bu kuyunun dibi yoktur ki insan çabucak ölsün. Gemi, kuyunun içine sonsuza dek düşer.
- ...hiç böyle viran, böyle cansız, sevinçsiz şehir olur mu?
- Sen yanlış biliyorsun, ama benim bildiğimin de doğru olduğunu söyleyemem.
- Onu oracıkta, daha bulmadan kaybetmiş olduğumu düşündüm.
- Evvela gittiğin yöne bak, demişti, bu bakış bile yolun yarısı eder.
- Yine de, başta da söylediğim gibi, deniz insana benzer ve o da bizim gibi, öfkeden ibaret değildir. Bir deniz, aynı zamanda, sevgi ehlidir. Kişiyi bir kıyıdan öbür kıyıya taşınmakla gocunmaz. Zira onu sırtında taşır. Böylece taşıdığı kişiye hem yoldaşlık hem de kulluk eder.
--reklam--
İncir Tarihi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Faruk Duman'dan Bir Acayip Eser - İncir Tarihi -: Faruk Duman'ın İncir Tarihi kitabını #güncelikeşfet maratonunda okuduk. Kitap Zeyrek adındaki bir karakterin başından geçenleri anlatıyor. Anlatıcı aynı zamanda Zeyrek efendi. Kitabı okurken yer yer 1001 Gece Masalları'nı yer yer İhsan Oktay Anar'ı okuyor hissine kapılıyor insan. Zaman algısı da mekan algısı da klasik romanlardaki gibi değil. Kurgunun içerisinde de yer yer gerçeküstü ögeler yer alıyor. Esasında pek de öyle anlatılabilecek bir eser değil. Herkesin okuyup kendi edebî altyapısı ile yorumlaması gereken bir eser. Ben çok keyifle okuduğumu belirteyim. Bir kere kitabın içerisinde ince bir mizah anlayışı var. Kahkahalarla okuduğum kısımlar oldu. Bir de biraz sembolist bir havası vardı. Şimdi #tatkaçıran (#spoiler) olmasın diye bunları açıklamayacağım. Ama kitabın belli kısımlarında belli kavramlar, sözcükler kullanılmıştı. Sözcük demişken "kelime oyunlarına" da dikkatinizi çekmek istiyorum. Hakikaten çok ince bir zekanın ürünü olduğunu görüyor okur kitabı okuduğunda. Son olarak okuru adeta kendisine bağlayan o ritim duygusunu, eserin iç ahengini de söyleyip yazıyı bitireceğim. Kitapla kalın! (Vildan Soylu)
Kitabı iki gün içinde okudum, akıcı bir kitap, tabii bu akıcılığı Kitapdünyam #doğuyukeşfet maratonu okumalarına ve önceki okumalarına borçluyum. Yazarın yazım dilini sevdim, meddah hikayelerinin farklı bir şekilde dile getirilmiş şekli gibiydi, Kavuklu bahsi geçerken Eski Anadolu Türkçesi'nin kullanımı hoşuma gitti, -dikte vb. kullanımları yazma eserlerde karşılaştığım bir husustu, geçmişle günümüz post-modern edebiyatın birleşimi hoşuma gitti, yazarın DTCF Kütüphanecilik mezunu oluşuyla yazma eserlerle haşir neşir olduğunu, Can yayınları editörlüğünü yapması ile güncel edebi eserleri editoryal bir bakış açısı ile okumasının kitaba etkisinin olduğunu düşünüyorum. Yöresel ve arkaik kullanımlar kitabı benim için daha sevimli kıldı, ancak şu an ben serim düğüm çözüm tarzı kitapları sevecek durumdayım, bu kitabı #güncelikeşfet maratonu için okudum, eser güzel ancak bana hitap etmedi, sevdim ama bayıla bayıla okumadım. Yine de iki günde gayet hızlı bir şekilde okudum. Ha unutmadan dipnot tarzı hikayeler mantığı çok hoşuma gitti. (Abdullah Arı)
Merhabalar. Faruk Duman, daha önce okuduğum bir yazar değildi. Dikkatimi çeken Sus Barbatus kitabı olsa da kitapdunyamyoutube hocamızın kitap grubu sayesinde, yazarla bu kitabıyla tanışma fırsatım oldu. Yazarı tanımak açısından doğru bir kitap mı bilmiyorum ama yazarı okumaya devam edeceğim gibi duruyor. İncir Tarihi'ni hiçbir fikrim olmadan okumaya başladım. Başlarda kitap beni içerisine alamayacak sansam da okudukça tat veren bir anlatım tarzı olduğunu fark ettim. O yüzden bu kitabı okumaya karar verirseniz biraz okuduktan sonra ön yargıyla bırakmayın derim. Gayet akıcı, masalsı yanıyla sürükleyici bir kitap. Yazarın kullandığı üslup da bu kitabın kurgusuna çok yakışmış. Masal tadında bir kurgu okurken Faruk Duman'ın kaleminin de buna uyum sağlaması kitapta kurgu ve üslubun bütünleşmesini sağlamış ki bu bir kitapta en sevdiğim şeylerden biridir. Kitabın ne anlattığına gelecek olursak, maceralar silsilesi içinde Zeyrek'i okuyoruz diyebilirim. Bu macera da ona eşlik eden cüce Ümmik ve onun sincabı Tas'ı da var. Bu macera; aşk, tehlike, heyecan, acı, mücadele ve eğlence gibi birçok duygu barındırıyor.. Zeyrek'in ormanda ölmüş bir küçük kız bulması ve bunun ardı ardına gelişen olaylar kitabın sonlarına doğru bizi İncir ağacıyla buluşturuyor. Bu kısma gelene kadar kitabın adını nereden aldığını çok merak ettim. İncir Tarihi nasıl bir tarihmiş, düşsel bir yolculukla anlamış olduk. Bu maceraya tanık olmak güzeldi :) Kitabın akışı içerisinde yazar yer yer bilgi verici kısımlar eklemiş. O an hangi durum yaşanıyorsa bu duruma ara verip o konuda bir şeyler paylaşmış okurlarıyla. Bazıları çok güzeldi bazılarıysa biraz sıkıcı hissettirdi. Kitap için nacizane tek olumsuz eleştirim budur. Onun dışında iyi ki yazmış severek okudum, dediğim bir kitap oldu. Yazarla tanışmak isteyenler için tanışma kitabı olsun, öneririm. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum. :) Alıntı "Çünkü kalbi mutlu edecek bir şey yoktur yeryüzünde." (•Sema Okay)
--reklam--
İncir Tarihi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Faruk Duman - İncir Tarihi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İncir Tarihi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Faruk Duman Kimdir?
Ankara Dil ve Coğrafya Fakültesi Kütüphanecilik Bölümünden mezun oldu. Öyküleri, 1991 yılından beri Yazıt, Damar, Papirüs ve Adam Öykü gibi dergilerde yayınlandı. 1996 yılında Çankaya Belediyesi'nin Öykü-Şiir Yarışması'nda Çocuk Öyküleri dalında ikincilik aldı. Bu öyküleri daha sonra Mızıkçı Mızıka adıyla yayınlandı. İlk öykü kitabı Seslerde Başka Sesler 1997 yılında yayınlandı. 1998'de Orhan Kemal ödülleri öykü dalında ikincilik ödülü kazandı. 2000'de Sait Faik Hikâye Armağanı, 2004'de Haldun Taner Öykü Ödülü, 2010'da Yunus Nadi Roman Ödülü'nü kazandı.
Öykü
Kedi'çin Masallar, Notos Kitap (2010)
Sencer ile Yusufçuk, Can Yayınları (2009)
Keder Atlısı, Can Yayınları (2004)
Pîrî, Can Yayınları (2003)
Nar Kitabı, Can Yayınları (2001)
Av Dönüşleri, Can Yayınları (1999)
Seslerde Başka Sesler, Can Yayınları (1997)
Roman
Köpekler İçin Gece Müziği, Can Yayınları (2014)
Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur, Can Yayınları (2012)
İncir Tarihi, Can Yayınları, (2010)
Kırk, Can Yayınları, (2006)
Deneme
Adasız Deniz, Can Yayınları (2010)
Çocuk Kitabı
Cüce Prens, Can Çocuk Yayınları (2011)
Jüpiter'in Eteği, Can Çocuk Yayınları (2009)
Gagalar, Patiler ve Başka Güzel Şeyler, Can Çocuk Yayınları (2009)
--reklam--
Faruk Duman Kitapları - Eserleri
- Sus Barbatus
- Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur
- Köpekler İçin Gece Müziği
- Yazmalı Defter
- Sus Barbatus! 2
- İncir Tarihi
- Keder Atlısı
- Baykuş Virane Sever
- Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe
- Seslerde Başka Sesler
- Nar Kitabı
- Pîrî
- Kırk
- Beydeba'dan Kelile ve Dimne
- Zeytin Taneleri Birbirine Çarpıyor
- Sus Barbatus! - 3
- Adasız Deniz
- Cüce Prens
- Av Dönüşleri
- Kaptan Kanca’nın Bir Macerası ve Öbür Yeni Öyküler
- Sencer ile Yusufçuk
- Doğa Betiği
- Kedi'çin Masallar
- Jüpiterin Eteği
- Piri Reis Yedi Deniz
- Gagalar, Patiler ve Başka Güzel Şeyler
--reklam--
Faruk Duman Alıntıları - Sözleri
- O zaman bezgin vapurlar geçerdi, izlerdik. Biz köprüde salkım salkım izlerdik, onlar suda eriyip giderlerdi. (Zeytin Taneleri Birbirine Çarpıyor)
- Her ölüm ardında ya bir hikâye bırakır, ya da, ölenin bir hikâyesi bu taraftaki yaşamda (somut yaşamında) oluşmamışsa bile, orada, öbür tarafta pekâlâ oluşabilir. (...) Ve ölümle birlikte söz yeniden gündeme gelir. (Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe)
- Yoluna kavuşmamış bir at, her zaman, hep, sabırsızdır. (Sencer ile Yusufçuk)
- ...bu düzen bizi birbirimize düşman ediyor. Sebepsiz yere düşman ediyor. İki kardeşi alıyor, birini asker, birini anarşist ilan ediyor, neden, kendi çıkarları bozulmasın, kendi düzenleri yolunda gitsin diye... (Sus Barbatus! - 3)
- Zamanın durduğu evlerde büyüdüm ben, asılı tozun içinde. (Keder Atlısı)
- Bütün bunlardan şu sonuç çıkıyor: bir başucu yazarı, gerçek bir büyücüdür aslında. Düşlerinize girer ve siz yokken evi karıştırır. (Adasız Deniz)
- Bulutlar kararıp kararıp dağılıyor, yağmur sanırsın bir evsiz; yağacak yer arıyordu. İnsan nasıl da bağımlıdır böyle şeylere. Ruh halimiz, bana kalırsa, kapanan havanın, huzursuz yaprağın peşinde yürür. (Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur)
- İyilik, korkutucu oluvermişti. Kaçınılması gereken bir şey. Bu olmuştu sonunda. (Nar Kitabı)
- "... hayat nedir ki başka. Sözlerin sarf edilmesinden, durup dururken. Sonra bu sözlerin anlamlandırılmaya çalışılmasından. Ama acıda, insanın insafıyla örülü bir şeyler var. Gölgede, belirsiz, ta eskilerden hız almış, her insanın yüzünde." (Kedi'çin Masallar)
- İnsan zamanın birinde yüzünü serinletip geçen bir rüzgârı bile unutamaz. Sanki o rüzgâr hep o yerde durur ve bizimle yaşamımızı paylaşır. Ama sonra o da ölür, biz de. O da geçmiş olur, biz de. Bir bakıma, orada o rüzgâr estiği için biz biz olmuşuzdur. Zira o olmasaydı, bizim de o anımız olmayacaktı. (Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe)
- Oysa insanoğlu genelde birbirini sevmez. Sevgi belki de insanoğlunun en büyük hatasıdır. (Sus Barbatus! 2)
- İnsan sevdiğinin ölüsüne dokunmakta zorlanıyor. (İncir Tarihi)
- Âşık olmuştu. Böyle bir durum insanın başına binde bir gelebilir ve. Geldikten sonra da onun hakkını vermeli. Hak önemli. Haksızlık olmaz. (Sus Barbatus! - 3)
- Ağaçları da ölümleri nasıl büyüttüysek, öyle büyütmek gerek. (Zeytin Taneleri Birbirine Çarpıyor)
- "...kitap okumak da bir yalnızlık biçimidir." (Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe)
- Annemle babam birbirlerine o kdar güzel, uzun uzun bakıyorlardı ki, ben o zaman her şeyin yolunda olduğunu düşündüm. (Kaptan Kanca’nın Bir Macerası ve Öbür Yeni Öyküler)
- Gece yine her zaman gecedir. Uyusan da, uyumasan da, fark etmez. (Köpekler İçin Gece Müziği)
- Hayat çok büyük bir hayal kırıklığıdır. (Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur)
- Bahaneler böyledir, her şeyden önce, yazılması gerektiği için yazılmışlardır… (İncir Tarihi)
- Güç. Güç insanı böyle yapar. İnsanı mutlu eder. Ama buradaki güç elbette, kişinin kendinde hissettiği güçtür. Yoksa başka türlü bir şey değil. Diyelim devletin elinde ki kaba güç gibi bir şey değil. (Sus Barbatus! - 3)
Yorumlar
0 yorum