Kitap Künyesi

Yazar: Marguerite Duras

Çevirmen: Ertuğrul Efeoğlu

Orijinal Adı: L' Amante Anglaise

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789755108735

Sayfa Sayısı: 137

--reklam--

İngiliz Sevgili Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Marguerite Duras'ın yazarlık serüveni, bir bakıma onun düşünsel ve siyasal gelişiminin yansımasıdır. "İngiliz Sevgili" adlı bu romanı Duras'ın yazarlık serüveninin ikinci dönemi olan "Varoluşçu" döneme ilişkin ürünlerinden biri olarak değerlendirebilir. Yapıt, konusuyla ve kurgusuyla bu dönemin en belirgin yazınsal ve düşünsel özelliklerini barındırmaktadır. Paris yakınlarında, Viorne'da bir cinayet işlenir. Öldürülen kişinin cesedi parçalanır, parçalar oradan geçen trenlerin vagonlarına atılır, böylece bütün Fransa'ya dağılır. Kesilen baş dışında cesedin bütün parçaları bulunup Paris'te bir araya getirilir ve cesedin bir kadına ait olduğu ortaya çıkar. O arada Viorne'da, Claire Lannes ortaya çıkarak cinayeti kendisinin işlediğini söyler ve herkesi şaşırtır. Karşılıklı konuşmalar biçiminde yazılmış olan romanı okuyan okur, bir yandan da onun oluşumuna etkin bir biçimde katkıda bulunur gibidir. Romanın temel izleği, iletişimsizliktir; kişinin, içinde yer aldığı sağır ve duyarsız toplumla ve toplumsal düzenle iyi bağdaşan kişilerle olan sağlıksız ilişkisini, insana ve topluma duyulan inançsızlığı kusursuz bir kurgu içinde, her zamanki ustalığıyla işlemiş Marguerite Duras.

(Arka Kapak)

--reklam--

İngiliz Sevgili Alıntıları - Sözleri

  • insan bir kez ölünce ha bütün olmuş ha parça parça .
  • Ben sizin yerinizde olsam dinlerdim. Dinleyin beni..
  • Aklımızdan geçen bir düşünceye karşı her zaman korunmuş değilizdir. Hiç kimse şöyle diyemez: Hiçbir zaman yapmam bunu.
  • -Düşünüzde başka bir kişi olduğunuzu gördünüz mü? -Yok, hayır. Yaptığım şeyi gördüm düşümde. Ama, önce, çok zaman önce. Kocama söyledim bunu. Bunun kendisine de olduğunu söyledi bana. Akşamleyin kahvede Alfonso'ya ve Robert'e sordum. Bana, kendilerinin de cinayet düşü görmüş olduklarını, herkesin cinayet düşü gördüğünü söylediler. Onu öldürdüğümü düşümde ilk kez görüyor değildim ben. -Marie-Therese Bousquet'i öldürürken bir düşteymiş gibi olduğunuzu söylediniz mi? -Hayır, bunu hiç söylemedim. Bana soruldu bu., ben bunun bir düşten daha kötü olduğunu söyledim. -Niye daha kötü? -Düş görmediğimden.
  • Geç kalmıştı. Onu bekliyordum. Döndüğünde gözlerinde pırıltılar vardı, konuşuyor, konuşuyordu... Ona bakıyordum, postaneden geldiğini söyleyişini, ne yaptığını anlatışını, yalanlarını dinliyordum, ona bakıyordum, gitgide daha hızlı konuşuyordu ve birdenbire konuşmayı kesti -bakıştık, bakıştık. Gökkubbe yıkıldı.
  • Siz hiçbir şeyi bilmediğiniz ve her şeyi öğrenmek istediğiniz için sizinle konuşuyorum; oysa kocam bildiğini sanırdı, kendisiyle konuşmak yitirilmiş zamandı.
  • Yalnızdı gene de, bir delinin her yerde yalnız olması gibi.
  • zamanla insanlar birbirlerini tanıdıklarını sanırlar, ama tanımakla gerçekten tanımak arasındaki ayrımı iyi yapmak gerekir.
  • her ikiniz de aynı kişiyi öldürmüşsünüz; siz, düşte; o, gerçekte: Sizin iyiliğinizi en çok isteyen kişiyi .
  • değişmek İstemeyen birine direnilemez.
  • Bulmak İstemişse her şey bulunabilir ya da hiçbir şey. Bu yüzden ben susuyorum.
  • öldürmeden bir dakika önce onu öldüreceğini düşünmüyordu
  • sabahın dördünde mahzende öldürdüm." Bu tümceyi ölünceye kadar anımsayacaģım
  • Birincisi, onu öldürdüğümü düşümde görmüştüm. İkincisi, onu öldürdüğümde düş görmüyordum.
  • ona bakıyordum gitgide daha hızlı konuşuyordu ve sonra birdenbire konuşmayı kesti -bakıştık, bakıştık. Gökkubbe yıkıldı.

--reklam--

İngiliz Sevgili İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitabı okudum ve bitirdim. Aklıma takılan ilk soru şu oldu: Kitabın adı neden İngiliz Sevgili. Kitabın yazarı Fransız, karakterler Fransız, sorgucular Fransız, mekan Fransa. Neden İngiliz Sevgili. Ana karakterimiz Claire, Fransa'da işlenen bir cinayetin sorumluluğunu üzerine alır. Öldürülen kadın bedeni farklı parçalara ayrılır ve şehre dağıtılır. Tüm parçalar bulunup birleştirilmiş ama cesedin başı bulunamamıştır. Claire, işlediğini söylediği bu cinayette, kaybolan başın nerede olduğu sorusuna cevap vermez kitap boyunca. Zaten kitap da işlenen cinayetin neden işlendiğini bir türlü açıklamaz. Çünkü Claire kişilik bölünmesi yaşamaya başlamış bir kadındır ve tüm kitap boyunca, sorgucuların birer psikiyatr gibi davrandığı, zorlamanın olmadığı, soru-cevap diyaloglarında kendi kişiliğini arar. Bir varoluşsal sorgu vardır karşımızda. Claire'de bir yabancılaşma meydana gelmiştir ve toplumsal uzaklaşma, kendine dönme Claire'de anlam arama çabalarına dönüşür. Zaten kitap boyunca, Claire'nşn bu davranış şekli, onun deli olarak yaftalanmasına neden olmuştur. Claire'nin adı aydınlık, duru anlamına gelse de iç dünyası karanlıklar içindedir. Peki neden İngiliz Sevgili. Yazar,kitabın orjinal ismindeki "L'amante Anglaise" de kelime oyununa gitmiştir. Kelimeyi, l'amante en glaise olarak düşündüğünde, Ölü sevgili, kilden sevgili sonuçlarına ulaşır. Burada da yazarın kitaba uygun harika bir söz oyunu vardır. (Sîdar Ronahî)

Paris yakınlarında bir cinayet işlenir. Öldürülen kişinin cesedi parçalanmış, parçalar bir birinden farklı trenlerin vagonlarına atılmış ve bütün Fransa’ya dağılmıştır. Cesedin başı dışında bütün parçaları bulunup, Paris’te bir araya getirilerek bir kadın vücuduna ait olduğu anlaşılır. Cesedin kime ait ve failinin kim olduğu araştırılırken, Claire Lannes adında bir kadın cinayetini kendisinin işlediğini itiraf eder. Ondan böyle bir şey beklemeyen kocası da dahil herkes bu itiraf karşısında şoke olmuştur. Claire böyle bir cinayet işleyecek bir kadın değildir. Son ana kadar katilin gerçekte kim olduğunun ya da Claire’in gerçekten katil olup olmadığının ikilemi ile okudum. Polis sorgusuyla başlayan kitap, tanıkların ve failin sorgu esnasındaki dialoglarıyla devam edip, bu şekilde son buluyor. Claire nedense bana hala katil değilsin gibi geliyor. Keyifli okumalar (Seçil Örengül)

Konusu itibariyle beni büyük beklentilere sokan fakat okudukça o kadar da ilgi çekici olmadığını anladım. Büyük bir hayal kırıklığı. Çünkü konusu çok iyi! (Tuğba Çetingör)

--reklam--

İngiliz Sevgili PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Marguerite Duras - İngiliz Sevgili kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İngiliz Sevgili PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Marguerite Duras Kimdir?

1914 yılında Çinhindi'nde doğan Duras, gençliğini geçirdiği bu ülkenin atmosferinden ve olaylarından derinden etkilendi. 18 yaşında Paris'e geldi; hukuk, matematik ve siyaset bilimi okudu. Komünist Parti'ye katıldı. İlk romanı Les Impudents'ı 1943 yılında yayımladı. Özyaşamöyküsel bir roman olan Sevgili ile 1984'te Fransa'da Goncourt Ödülü'nü aldı. Çok sayıda roman dışında, birçok senaryoya da imza attı. Bütün eserlerinde edebiyatı sorguladı. 1960 Cannes Film Festivali'nde gösterilen Hiroşima Sevgilim, Duras'ı ününün doruğuna çıkardı. Duras 1996 yılının Mart ayında 82 yaşında öldü.

--reklam--

Marguerite Duras Kitapları - Eserleri

  • Sevgili
  • Ölüm Hastalığı
  • Hiroşima Sevgilim
  • Moderato Cantabile
  • Bir Yaz Akşamı On Buçukta
  • Bir Kış Günü Öğleden Sonra
  • Yaz Yağmuru
  • Yazmak
  • Mavi Gözler Siyah Saçlar
  • Bahçe
  • Acı
  • Yıkmak Diyor Kadın
  • Askıya Alınmış Tutku
  • Bay Andesmas'ın İkindisi
  • Pasifik'e Karşı Bir Bent
  • Somut Yaşam
  • Yeşil Gözler
  • Buraya Kadar
  • Konsolos Yardımcısı
  • İngiliz Sevgili
  • Lol V. Stein'ın Kendinden Geçişi
  • Tarquinia'nın Küçük Atları
  • Ayrılık Müziği
  • Normandiya Kıyısının Yosması
  • Savaş Yılları Defterleri ve Diğer Metinler
  • Kuzey Çinli Sevgili
  • Cebelitarık Denizcisi
  • Bütün Gün Ağaçlarda
  • Yann Andrea Steiner

--reklam--

Marguerite Duras Alıntıları - Sözleri

  • ona bakıyordum gitgide daha hızlı konuşuyordu ve sonra birdenbire konuşmayı kesti -bakıştık, bakıştık. Gökkubbe yıkıldı. (İngiliz Sevgili)
  • Demek, yine. Her gün, her yerde artıyor. Televizyon hastalığı. Televizyon cihazı pis. Bir ev eşyası haline geliyor, ama eski ve pis, eski bir tencereye, bir bulaşık çukuruna dönüşüyor. Çok zamandır görüyor, duyuyoruz onları. (Yeşil Gözler)
  • Karşılarına geçip bütün bir gece seyretseniz de, sizi ne fark eder, ne de sizden tedirgin olurlardı. Öylesine yalnızlardı ki dünyada, yalnızlık nedir artık bilmez olmuşlardı. (Bir Kış Günü Öğleden Sonra)
  • Filmler vardır, kalıcıdır; filmler vardır, seyredildikten sonraki saatler içinde yok olur gider. Ben sinemaya gidip gitmediğimi buradan anlarım: bir önceki gün gördüğüm film, ertesi gün bende nasıl bir kılığa bürünmüşse, ne hale girmişse, gördüğüm film odur. (Yeşil Gözler)
  • Öznesiz bir acının anlamı nedir? (Lol V. Stein'ın Kendinden Geçişi)
  • İnsanın herhangi birinden kopması, doğasına uygun bir olay değildir . (Cebelitarık Denizcisi)
  • Hayat beni fazla ilgilendirmiyor... Hiçbir zaman gerçek anlamda ilgilenmedim hayatla... (Yaz Yağmuru)
  • Kalbimi hissetmiyorum artık. (Acı)
  • Ben sizin yerinizde olsam dinlerdim. Dinleyin beni.. (İngiliz Sevgili)
  • Ona beslediğim bu saçma sevgi, benim için kavranması olanaksız bir gizem olarak kalıyor. Neden ölümüyle ölmek isteyecek ölçüde çok seviyordu onu, bilmiyorum. Bu iş başa geldiğinde on yıldır ayrıydım ondan, onu çok ender düşünüyordum. Öyle görünüyordu ki her zaman için seviyordum onu, bu sevgide hiçbir değişiklik olamazdı. Ölümü unutmuştum. (Sevgili)
  • Bakarsın ki yaşamda çözüm az ve her şey yerli yerine oturur, gün gelir bir tek değiştir­me düşüncesi bile şaşırtıcı olur. (Bahçe)
  • Bir yıl sürdü saçının uzaması. Düşünüyorum da, saçları­ mı kesenler saçların bu kadar zamanda uzadığını bilselerdi, bu işi yapmadan bir kez daha düşünürlerdi diyorum. (Hiroşima Sevgilim)
  • Yavaş sesle ekledi: "Hep yirmi yaşındaymışçasına çekip gitmek gerek, bunu unutma." (Tarquinia'nın Küçük Atları)
  • Yalnızlık hazır bulunmaz, oluşturulur. (Yazmak)
  • Para yoksa erdem "geçersizdi" ve masumiyet mahküm edilebilirdi (Savaş Yılları Defterleri ve Diğer Metinler)
  • Birincisi, onu öldürdüğümü düşümde görmüştüm. İkincisi, onu öldürdüğümde düş görmüyordum. (İngiliz Sevgili)
  • Onun yanına uzanırsınız. Kendinize ağ­larsınız hep. (Ölüm Hastalığı)
  • tuhaf bir hikâye bu her şeye rağmen. (Yaz Yağmuru)
  • Artık, yalnızca gözlerinizi görüyorum. (Normandiya Kıyısının Yosması)
  • ..uzaklara git... Asla geri dönme ... Asla! .. çok uzaklara git... öyle ki, bulunduğun yer aklımın ucundan bile geçmesin ... (Konsolos Yardımcısı)