Kitap Künyesi
Yazar: Ferhan Şensoy
Yayın Evi: Bilgi Yayınevi
İSBN: 9789754943375
Sayfa Sayısı: 175
İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Garip bir yer Amerika. Sandığımdan da kelek. Kuzeyi daha başkadır mutlaka. Benim gittiğim çok özgün bir yer, ama Amerikalılık aynı. Amerikalılık diye bir şey var. Bunun ulusla, dinle, ırkla ilgisi yok. Dolarla ilgililer. Ortak dil, yeşil dolar. Her şey bir para getirmesi amacıyla yapılıyor, para getirmeyecek şey yapılmıyor. Niye yapılsın? Neye yararı var? Yaşam ticaretten ibaret. Bütün dünya büyük bir pazar, hatta artık onlara küçük geliyor, onlar yeni pazarlar arıyorlar. Onlar bunu kendi adlarına olduğu kadar, torunları için, çok kutsal olan aileleri için de yapıyorlar; yani bir devlet adına koşturuyorlar hepsi, onların ailelerinden oluşan devlet Amerika Birleşik Devletleri!"
"Bir gün tiyatroyu bırakabilirim ama ölünceye kadar yazacağım" diyen Ferhan Şensoy'u okumak ruhsal terapidir.
(Arka Kapak)
İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You Alıntıları - Sözleri
- Gayet iyi anlaşamıyoruz..
- Herkes dolara aşık. Dolar orospunun biri, herkesi aldatıyor herkesle!
- Çok okyanus düşünceler içindeyim..
- Herşey yeşil dolar üstüne kurulu, bizim anlama çapımızı aşan bir paragözlülük hüküm sürüyor burda..
- Bunun, ulusla, dinle, ırkla ilgisi yok. Dolarla ilgililer. Ortak dil, yeşil dolar.
- Bir işi pek ciddiye almazsan o konuda düşünce üretmek kolaylaşıyor..
- Sanki hiç yaşamamışım böylesine büyük bir yalnızlığı, belki de yaşamış da unutmuşum. En azından, dekor bu değildi. Ruhum giderek yakalıyor, unuttuğu bir şiirini. Şimdi anlıyorum ki çok ıraklara gitmeli insan, kafası çok karıştıkça...
- Kimler savaştı sanki kahramanca ve fakat kahramanlığının nedenini bilmeyerek!
- Tümleçten uzaklaştıkça özgür özne. Özneyi özledikçe güzel tümleç...
- “Çok okyanus düşünceler içindeyim”
- Şimdi anlıyorum ki çok ıraklara gitmeli insan, kafası çok karıştıkça..
- Sanki hiç yaşamamışım böylesine büyük bir yalnızlığı, belki de yaşamış da unutmuşum. En azından, dekor bu değildi. Ruhum giderek yakalıyor, unuttuğu bir şiirini. Şimdi anlıyorum ki çok ıraklara gitmeli insan, kafası çok karıştıkça...
- Bir dil bilmek başka, konuşmak başka..
- İpe sapa eziyet düşler görüyorum.
- "İşte böyle bir şey Amerika, herkes dolara aşık."
İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You: Yemek dağıtımı başladı ucagimizda. Once birinci siniflar sonra biznes siniflar sonra siradan yolcular en son biz sigara icen adiler. On siralar kahve konyak muhabbetine gectiginde biz yemege basliyoruz.... (Vacip Örger)
Kitap, ortak bir tiyatro için Amerika'ya giden Ferhan Şensoy'un başından geçen olayları anlatıyor. Dilin kullanım ustalıklarını görmek için bile okumak yeterli. Giriş kısmında, Amerika'ya gitme aşaması çok hareketli ve sürükleyiciydi. Amerika'da yaşanan olaylar; yedim, içtim, yattım ve bundan defalarca tekrar ettim şeklinde. Kitabın gelişme kısmındaki olayları pek doyurucu bulmadım. Kitabın son kısmında ise, uçakta yaşadığı rahatsızlık, içimde burukluk oluşturdu. 92 yapım kitabı okurken "Amanın, inşallah Usta'ya bir şey olmaz" dedirtti bana. XVI - Cazbantlı Boğa Ölümleri bölümü için, bilgilendirici ve ilgi çekici bulduğumu belirtmem gerekir. ***Ferhan Şensoy, dili müthiş kullanıyor. Sanki bir dilbilimcisi, kelime operatörü. Keşke TDK bu anlamda kendisinden yararlanabilse... Kadirşinas bavul, gel dikiz ki, Hoşgeldin William, Selamün-hello, fuckını fikiim,,, -Ön pöü! Frenkçe'de "biraz" demek olan bu sözcüğü demeyi biliyorlar, ancak bildikleri burada son buluyor, ondan sonra onların uzun ve geniş bilememeleri başlıyor. (bilgi yayınevi , sayfa:16) Karım dışarıda kaldı, ben içerde, polis dışarısıyla içerisinin arasını belirleyen noktada...Ben, madensel şeylerim bip etsin, iki gözüm önüme aksın, makinasından geçtim... (bilgi yayınevi , sayfa:19) Kartvizitiniz var mı? Hayır, yok! Hayatta hiç kartvizitim olmadı. Bunu hıyarca buluyorum... (bilgi yayınevi , sayfa:26) Yemek dağıtımı başladı uçağımızda. Önce birinci sınıflar, sonra biznes sınıflar, sonra sıradan yolcular, en son biz sigara içen adiler. (bilgi yayınevi , sayfa:28) İşte böyle bir şey Amerika, herkes dolara aşık. Dolar orospunun biri, herkesi aldatıyor herkesle! (bilgi yayınevi , sayfa:38) Karımın mektubunu postalamanın derdindeyim. Zaten kimbilir kaç günde ulaşacak İstanbul'a, bir iki gün daha postalıyamazsam, giderken elden götürürüm, duygusundayım. (bilgi yayınevi , sayfa:40) Demek ki Aztek'ler türk ve asıl isimleri Aztürkler. (bilgi yayınevi , sayfa:52) Kadının söylediğinin dörtte üçünü anlamıyorum, dörtte birini varsayımla ingilizceye çeviriyorum sıcaktan bunalmış kafamda. (bilgi yayınevi , sayfa:59) İnsanın hiç bir yere yazmadan kafasında düzenleyebileceği en ilkel şeyleri, küçük küçük bölüm başlıkları biçiminde alt alta yazıp elde o kaatlarla dolaşmanın adı çalışmak! Dinlenmenin adını, çalışmak koymuşlar! (bilgi yayınevi , sayfa:84) Kahvemi içtim, gelen giden yok. Benden başka hiç kimsenin, buraya kahvaltıya gelmemesi, benim bir şeyi yanlış anladığımı gösteriyor elbette, ya da Kafkamatik yorumla, benden başka herkes kahvaltıyı unutmuş olabilir. (bilgi yayınevi , sayfa:89) E, bu amerikalıların işi bu; nerde beleş, orda emperyalistleş! (bilgi yayınevi , sayfa:113) Bizde tiyatronun karton şapka fiyatına olması hıyarca. Üstelik bu durumda bile, tiyatro çok pahalı diye gelemiyoruz, diyenler var. Oysa tiyatroya gelip giderken, taksiye daha çok para veriyorlar. Başrolde taksi şoförü, biz onun saz takımı oluyoruz. (bilgi yayınevi , sayfa:125) Bir margarita, bir margaritaya, bre margarita, gel seninle margaristanda, bir margarin dükkanı açalım mı durumu... (bilgi yayınevi , sayfa:164) Başım ağrıyor. Çok erken ağrımaya başladı bu baş da. (bilgi yayınevi , sayfa:165) Şu benim çişi yapar mısınız? (bilgi yayınevi , sayfa:169) Garip bir yer Amerika. Sandığımdan daha kelek. Kuzeyi daha başkadır mutlaka. Benim gittiğim çok özgün bir yer, ama Amerikalılık aynı. Amerikalılık, diye bir şey var. Bunun ulusla, dinle, ırkla ilgisi yok. Dolarla ilgililer. Ortak dil, yeşil dolar. (bilgi yayınevi , sayfa:172) Dünyanın hiç bir yerinde bu kadar karşılayıcısı yoktur kimsenin, bu bize özgü. Yolcu başına on altı karşılayıcı düşüyor. Hiç yolcusu olmayıp, bu uçaktan nasıl tipler inecek diye bakmaya gelen var. Oranın barına içmeye gelen var. Hostesin arkadaşı var, pilotun eniştesi var, polisin kayınçocu var. Bir mesire yeri havalimanı. (bilgi yayınevi , sayfa:174) (Şevkets)
Keyifli bir hafta sonu kitabı. Amerikanvari beyaz yakalıyı yani bizim plaza insanını anlatan satırlarına bayılırım: "İnsanın hiç bir yere yazmadan kafasında düzenleyebileceği en ilkel şeyleri, küçük küçük bölüm başlıkları biçiminde alt alta yazıp elde o kaatlarla dolaşmanın adı çalışmak! Dinlenmenin adını, çalışmak koymuşlar!" Kitabın arka sayfasında da yazıldığı gibi Ferhan Şensoy okumak, günlük hayatın heyhulasında adeta terapi gibi bir şey. (A.KIL)
Kitabın Yazarı Ferhan Şensoy Kimdir?
Ferhan Şensoy (d. 26 Şubat 1951, Çarşamba, Samsun) Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu; roman, deneme, günlük, televizyon dizisi ve film senaryoları yazarı, şair ve Ortaoyuncular tiyatro topluluğunun kurucusudur.
Tek kişilik oyunu Ferhangi Şeyler, 7 Mart 1987 'den beri aralıksız devam eden en tanınmış oyunudur. Birçok kesim tarafından Ferhangi Şeyler'in stand-up komedilerinin ilham kaynağı olduğu düşünülse de, kendisi bunu "Ferhangi Şeyler’den etkilenmiş olabilirler ama Ferhangi Şeyler bir stand up değildir." diyerek açıklamıştır. Kel Hasan Efendi'den günümüze gelen Ortaoyuncuları Kavuğu'nu Münir Özkul'dan devralmış ve Rasim Öztekin'e devretmiştir.
Her oyununa emeği geçenlere, zaman gözetmeksizin oyun gelirlerinden pay vererek mali olarak da Türk Tiyatrosu'nda kendine özgü bir yer edinmiştir.
2021 Haziran ayında anjiyo geçiren, ardından da anjiyoya bağlı olarak gelişen komplikasyonlar nedeniyle tedavi görmeye başlayan usta sanatçı, tüm müdahalelere rağmen 31 Ağustos 2021 tarihinde 70 yaşında vefat etmiştir.
Ferhan Şensoy Kitapları - Eserleri
- Kalemimin Sapını Gülle Donattım
- Eşeğin Fikri - Her Türkün El Kitabı
- Hacı Komünist
- İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You
- Falınızda Rönesans Var
- Ayna Merdiven
- Kazancı Yokuşu
- Başkaldıran Kurşunkalem
- Oteller Kitabı
- Elveda SSK
- Denememeler
- Afitap'ın Kocası İstanbul
- Düşbükü
- Şahları da Vururlar
- Rum Memet
- FerhAntoloji
- Seçme Sapan Şeyler
- Gündeste
- Güle Güle Godot
- Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı
- Karagöz ile Boşverinbeni
- Kedittin Direniş
- Dündeste
- Gecedeste
- Çok Tuhaf Soruşturma
- Haldun Taner Kabare
- Derdeste
Ferhan Şensoy Alıntıları - Sözleri
- Durumun derhal bir faksla Ulaştırma Bakanlığı'na bildirilmesinin bir yararı olur mu? Olmaz. Çünkü Ulaştırma Bakanı hiç bir zaman otobüse binmez. Sen ne kadar faks çekersen çek, o bu konuya eremez, kimin, nereye, nasıl ulaştığının hiç farkında değildir. Otobüse binmeyen bir Ulaştırma Bakanı bizim otobüssel sorunlarımızı çözebilir mi? Hayır. O zaman ona ne gerek var? O da zaten, şu an Ankara'da kimi sokaklarda trafiği kestirerek, başkent trafiğinin içine-ederek bakanlığına ulaşmanın derdin de. O olmasa, Ankara'da o sokaklarda, o kadar karışmayacak trafik ve herkes daha çabuk ve rahat ulaşacak. Ulaştırma Bakanının ulaşımı engelliyor olması salakça! (Rum Memet)
- Fikrini söyle... Hıyarca da olsa belirt. Belirt ki ne kadar hıyar olduğun anlaşılsın. (Çok Tuhaf Soruşturma)
- Biz hiçbir şarkıyı baştan sona söyleyebilen bir millet değiliz. (Hacı Komünist)
- Gayet iyi anlaşamıyoruz.. (İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You)
- Bolluk kelek bir durum Kıtlık gayet güzeldir, Parası olan için! (Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı)
- Tiyatrodan korkmayınız. Tiyatro hayatın aynası. Aynaya bakmaktan korkuyorsanız, eve dev aynası alınız! (Kedittin Direniş)
- Dünya erkekler dünyası kaldıkça, erkekler bütün kilit noktaları elde tuttukça ve onları kurulu düzenin oyun kuralları uyarınca, yani bir sömürü düzeni içinde yönettikçe, kadınlar da kendilerini ellerindeki tek silahla savunmaya çalışıyorlar. Bu silah, onun güzelliği, dişiliği, çekiciliği, fettanlığı ve zekâsıdır. Erkeklerin zayıf noktasına yöneltilen bu silahla, çıkar koparılmak istenir. Bunu evlenme yoluyla yapanlara bu düzen akıllı ve namuslu, başka yoldan yapmaya kalkanlara da başka bir şey diyor. Oysa namussuz olan, kadını bu derekeye zorlayan erkekler hegemonyasıdır. (Haldun Taner Kabare)
- - Baskı rejimleri mizahçıyı, daha ince mizah yapmaya zorluyor. Mizahın bıçağı bileniyor. (Kedittin Direniş)
- -Ne iş yapıyor? -Bir çeşit mafya. -Zaten artık herkes mafya. Bir mafyanın içinde bulunmayan adamdan sayılmıyor... (Elveda SSK)
- Niye anlatır bu meddah, dere tepe düz giderek? Nedir zoru? Kim zorluyor onu buna? Çağının sıkıntısını ruhunda fırtınayla yaşayan yalnız yalnız adamlardır, meddah dediğin. Anlatarak bir kıssa'yı, hissesiyle çağını değişime zorlayandır, insandan, insanlıktan yana, eğriyi doğruyu gösterendir. Franko döneminin ispanyol meddahları, döner döner Franko'yu anlatır. Karl Valentin bir uyumsuz meddahtır onun işi Adolf Hitler! Sen De Gaulle'ü Coluche'e sor! Denetimden geçen meddahın işi elbet daha zor! Feylesoftur meddah, al gözüm seyreyle, al kulağım kabakulak, al beyincik ben yoruldum, sen yorumla! Meddah, çok tehlikeli bir tip! Aristofanes'in başı hergün belada, Nefi canını verir, dili uğruna, çünkü meddah bir söylüyor, pir söylüyor, ondan sonra ne söylesen "söz" olmuyor. Çağdaş toplum meddahını hoşgörmeli, ona kulak vermeli, meddahına sahip çıkmayı bilmeli, çünkü meddah toplumun sesi. (Denememeler)
- kimi çoğul yalnızlıklar... (Gündeste)
- “Arkadaşsız yürünmüyor ısırganlı yol.” (Ayna Merdiven)
- Ülkenin içinde bulunduğu manzara karşısında bu kadar insanın mutlu olabilmesini aklım almıyor. (Kedittin Direniş)
- Şahımızın önünde boynumuz kıldan ince Şairem ki ölüme giderim geze geze Şiirler ölmüyor ki şairler öldürülse Şiirler ölmüyor ki şairler öldürülse. (Şahları da Vururlar)
- “(…) eczacılık fakültesini bitiren araba galerisi açıyor, iktisat fakültesini bitiren meyhaneci oluyor, İlahiyat okuyor kaymakam oluyor, hukuk fakültesinden çıkan bankacı oluyor, sanat tarihi okuyan milli piyango bayii açıyor, bilgisayar mühendisi bir otelin havuz müdürü oluyor, çok okullar okuyup hiç bir şey olamayan çok!” (Falınızda Rönesans Var)
- .- Ben aynı kanıda değilim! .- Kim aynı kanıda . - Hangi kanıda? .- Kanada ! (Güle Güle Godot)
- Sizi rahatsız eden laiklik mi? Biliniz ki laiklik ortadan kalkmayacak. Buna, Atatürk'ün cumhuriyeti emanet ettiği türk gençliği izin vermez. Atatürk mü sizi rahatsız eden? Orda, bi dakka durun! Durmaktan kastım; saygı duruşu! (Kedittin Direniş)
- Bir tür bayram değil midir, direniş? (Güle Güle Godot)
- Bir gün öyle bir üfleyeceğim ki bu sigaranın dumanını pencereden, yerle bir olacak rutubetli duvar; bizim evden deniz görünecek. (Denememeler)
- Senin halkın aç geziyor Ver toprağı köylüye Umudumuz Musaddık Biz bu şahtan usandık (Şahları da Vururlar)
Yorumlar
0 yorum