Kitap Künyesi

Yazar: Şükrü Erbaş

Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınevi

İSBN: 9786052988763

Sayfa Sayısı: 80

--reklam--

İnsan Bir Eksik Sözdür Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İçimizdeki boşluğa tutunarak umut etmeye çalışıyoruz:

Bizim rüyalarımız olmadan dünya güzel olamaz

Bizim şarkılarımız olmadan insan sevmeyi bilemez

Bizim merhametimiz olmadan tanrı kimseyi bağışlayamaz

Bizim dudaklarımız gülmeden çocuklarımız çiçek açamaz.

--reklam--

İnsan Bir Eksik Sözdür Alıntıları - Sözleri

  • Annem benim Neden yorgunluktan ve merhametten başka Fotoğrafın yok evimizde.
  • Biz mi Yaşıyoruz işte...
  • Ne olurdu Mezarlar yılda bir gün Bizimle konuşsaydı.
  • Bir çürümenin ortasında Utancımıza tutunmuş İyi şeyler düşünerek Yaşamaya çalışıyoruz
  • Bir sonsuz kum içinde bir yıldız rüyasıyım.
  • Ölüm de bırakacak bir gün bizi Bir gün yalnız bile olmayacağız.
  • Ölüm ne ki Yaşıyoruz.
  • Bir mezara çiçek ektiniz mi hiç? Gidin şiire bakın!
  • Keşke, diyorum İnsan insanı hiç tanımasaydı!
  • Bir çürümenin ortasında Utancımıza tutunmuş İyi şeyler düşünerek Yaşamaya çalışıyoruz
  • İnsan eksik bir sözdür.
  • Kim koruyacak bizi bu nefretten Kim bağışlayacak bu acılardan kalbimizi?
  • Dağlara dedim ki benim acım geçecek mi?
  • Bir tek bilmediğim yerler Acı vermedi. Keşke, diyorum İnsan insanı hiç tanımasaydı!

--reklam--

İnsan Bir Eksik Sözdür İncelemesi - Şahsi Yorumlar

İnsan Bir Eksik Sözdür - Ş. ERBAŞ (İnsan konuşur, inanırsın!): Şiir okumayı sever misiniz? Ya sevmiyorsanız sevmek ister misiniz? Şunu çok duyuyorum yakın çevremden: Şiir kitaplarını anlamıyorum, okurken duygu hissetmiyorum... Peki bunu hangi şairleri okuyarak denediniz? Şunu söylemek isterim ki Şükrü Erbaş'ın şiirlerini okurken duygu dünyasına kapılmamak oldukça zor. Özel bir çaba gerektirmeden alıp götürüyor sizi verdiği duygunun dünyalarına. Bu kitabın benim için özel bir yeri var. İyi ki böyle bir platformda varım dedim bir kez daha. PDF olarak okuyordum şairin kitaplarını. Bir gün yine bu siteden hiç tanımadığım biri mesaj gönderdi: Şükrü Erbaş Ankara'ya gelecek. Size imzalı bir kitabını göndermek isterim, diye. Normalde hediye kabul etmesem de "Şükrü Erbaş" ve "imzalı" kelimelerinin bir araya gelmesiyle hayır diyemedim. Bunu okuduğuna eminim. Kendisine buradan da teşekkür etmek istiyorum. Daha önce Şükrü Erbaş okuyanlar bilir, ölüm, yalnızlık, sevgi konularını üst düzey bir anlatımla verir okura. Okurken iliklerinize kadar sarsıldığınızı  hissedersiniz: "Annem benim Neden yorgunluktan ve merhametten başka Fotoğrafın yok evimizde." (s. 54) Sadece şiirler yok, denemeler de eşlik ediyor duygu yüklü şiirlere. Okusanız bir çırpıda okursunuz ama öyle bir satır geliyor ki ister istemez duraklıyor, bir süre elinizden bırakıyorsunuz eseri. "Dünya ağır. İnsan korkunç. İnanacak gücüm kalmadı. Her şeye bulantıyla bakıyorum." (s. 47) Her dize, her satır altı çizilecek nitelikte. Okurken sevdiğim birkaçını sizle paylaştım. Ama paylaşamadığım o kadar duygu kaldı ki geride. Yer yer başka yazar ve şairlerden alıntılara da yer verilerek derin, sıkmayan bir eser meydana getirilmiş. "Yaşarken anlaşılmaya mecburum." diyor Oğuz Atay. Neden tüm değerli insanların kıymetini ölünce bilmeye başlıyoruz? Yaşayan bir şair, yaşamaya, şaheserler meydana getirmeye devam ediyor. Yaşarken okuyalım. Kim bilir, belki de bir gün yazdıkları üzerine sohbet etme imkanı buluruz. "Ne olurdu Ölüler yılda bir gün Evlerine gelseydi?" (s. 16) O kadar yakışıyor ki şiir kitaplarına dizelerle dolu incelemeler. Öyleyse bu dizelerle veda edelim esere. Okunması, okutulması, anlaşılması dileğiyle... (Mikail Balcı)

İnsan bir eksik sözdür daha baştan yakalıyor duyguları. Hayata dair her şey var. Şükrü Erbaş şiirlerinde ölüm var, acı var, yas var, yoksulluktan kederden dem vuran satırlar var. “boşluğa tanrılar yontuyoruz.” Ne dolu bir cümle. Ne çok korktu insanlık bilinmezden, ne çok tanrı yarattı aklı yetmediğinde… Yaşamak üzerine; “Bir gün Yaşayan hiç kimsenin Anısı olmayacağız. Yine de Sonsuzluk bizmişiz gibi Yaşayacağız dünyayı” Bu kısım beni çok etkiledi. Yazmayacağım diye bitirirken kitabı korkudayız bir daha yazmazsa diye. Şükrü Erbaş okuyunuz, okutunuz. (Hüseyin Yurtal)

Şükrü Erbaş'ın İnsan Eksik Bir Sözdür kitabı henüz çok yeni, çiçeği burnunda bir kitap. Okuyucusunun çok olacağına hiç şüphe yok. Şairin her kitabı gibi çok güzel şiirler, duygu yüklü metinler var bu kitapta da. Kitapta yer alan İyi Şeyler Düşünmek şiiri için bırakılan dipnotta şöyle diyor; Bu şiiri ilk Mazlum Çimen okudu. Dünyanın en güzel kalbiyle döndü. "Ben sana ne deyim. Boşuna söylemiyorum insanlara, Şükrü, yüreğimin kalemi. Kanımı mürekkep olarak kullanıyor" "Bir çürümenin ortasında Utancımıza tutunmuş İyi şeyler düşünerek Yaşamaya çalışıyoruz." Bu dizeleri okuyup da bu sözlere katılmamak mümkün mü? Yine duygu yüklü, gözlerden hakkını alacak satırlar var kitapta. Giden sevgiliye, eşe duyulan özlem var; " Ayrılık nasıl bir yalnızlık Hatice İnsan sevdiğinin ağlamasını özler mi?" Ölüm var; "Bir çocuğa ölümü sordun mu hiç? Bilmez. İyi ki. Büyüyemezdi yoksa." Yas var şiirlerinde; "Yas bitti dediler Yas tutsaydım dedim Ben de unuturdum" Acı var; "Dağlara dedim ki Benim acım geçecek mi?" Umut her daim var şiirlerinde; "Birisi gelir Unutma bahçelerinde Çok beklemiş birisi Lambasını kalbimize tutar" Dünyaya, ülkeye dair de söyleyecek sözü vardır hep; " Bu yıkıcı bir yalnızlık Bütün bir ülke yalan söylüyor Bu yıkıcı bir yalnızlık Bütün bir ülke zorbasını seviyor" "Hepimiz alçaktan bir dünyayı Sevmeyi öğrendik en sonunda " Kısacası hayata dair her şey var İnsan Eksik Bir Sözdür'de. Adı bile nasıl güzel kitabın. Yalnız şu son satırlar beni çok üzdü. Umarım gerçek değildir ve olmaz da. "Yazmayacağım! Ama dünyanın bütün şiirlerini yeniden, yeniden okuyacağım! Bütün şarkılarını, türkülerini bir daha dinleyeceğim!" Kalem sussa, yürek susar mı bilmem. Ama temennim ne kalemi ne de yüreği sussun büyük ustanın. Bizlerde mahrum kalmayalım bu güzelliklerden. "Şiir bir saç örgüsüdür. Bir telinde kalbiniz çarpar, bir telinde aklınız, bir telinde ölüm, bir telinde dünya." Şiir okuyun. Çünkü yürekten yüreğe kurulan en güzel köprüdür şiirler. (Filiz)

--reklam--

İnsan Bir Eksik Sözdür PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Şükrü Erbaş - İnsan Bir Eksik Sözdür kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İnsan Bir Eksik Sözdür PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Şükrü Erbaş Kimdir?

7 Eylül 1953 tarihinde, Yozgat'ta dünyaya geldi. Annesi, Lalezar Hanım; babası Doğan Erbaş'tır. İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı.

Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilimler Bölümü'nden 1978'de mezun oldu. Toprak Mahsulleri Ofisi'nde memurluk ve yöneticilik yaptı, bu kurumdan emekli oldu.

1984 yılında başladığı edebiyat hayatının ilk yıllarında, Yarın dergisinde kurul üyesi olarak yer aldı. Edebiyatçılar Derneği'nde 1993-1995 yılları arasında genel sekreterlik, 1998-1999 yılları arasında başkanlık yaptı. İlk şiiri 1978 yılında, Varlık Dergisi'nde yayımlanan sanatçı; "Yolculuk" adlı şiir kitabıyla, 1987'de Ceyhun Atuf Kansu şiir ödülüne layık görüldü. Şiir dışında deneme ve antoloji dallarında da eser veren Erbaş, halen PEN Yazarlar Derneği üyesidir.

Yarın dergisi yazı kurulunda görev yaptı (1984). Edebiyatçılar Derneği'nde yöneticilik görevinde bulundu (1993-1999). Şair, halen Antalya'da yaşamaktadır.

Şükrü Erbaş, ilk şiirini Varlık dergisinde, 1978 yılında yayınlandı. "Yolculuk" adlı şiir kitabıyla, 1987 Ceyhun Atuf Kansu şiir ödülüne değer görüldü. Ayrıca, "Dicle Üstü Ay Bulanık" şiir kitabıyla1996 Orhon Murat Arıburnu şiir ödülünü, "Üç Nokta Beş Harf" şiir kitabıyla 2002 Ahmed Arif şiir ödülünü ve "Gölge Masalı" adlı şiir kitabı ile de 2005 Ömer Asım Aksoy şiir ödülünü kazandı.

Şiir, edebiyat ve yaşam üzerine denemeler yazdı. Denemelerini "İnsanın Acısını İnsan Alır" (1995) ve "Bir Gün Ölümden Önce" (1999) adlı kitaplarında toplayan Şükrü Erbaş'ın, "Gülün Sesi Gül Kokar" (1998) adlı düzyazılarından oluşan bir kitabı da vardır.

--reklam--

Şükrü Erbaş Kitapları - Eserleri

  • Bağbozumu Şarkıları
  • Bütün Şiirleri 1
  • Bütün Şiirleri 2
  • Şairlerden Kürt Sorununa Çözüm Önerileri
  • Çekilme Suları
  • Unutma Defteri
  • Bir Çınlama Boşlukta
  • Bütün Şiirleri 3
  • Pervane
  • Gülün Sesi Gül Kokar
  • Aykırı Yaşamak
  • Eşik Burcu
  • İnsanın Acısını İnsan Alır
  • Kül Uzun Sürer / Derin Kesik
  • Üç Nokta Beş Harf / Yalnızlık Heceleri
  • Yolculuk / Kimliksiz Değişim
  • Bütün Mevsimler Güz / Dicle Üstü Ay Bulanık
  • Sarkacın Kalbi
  • Sonsuzun Uçları
  • Cam û Kevîr - Cam ile Taş
  • Bir Gün Ölümden Önce
  • Gölge Masalı
  • Yaşıyoruz Sessizce
  • Kum ile Su
  • Kuş Uçar Kanat Ağlar
  • Küçük Acılar
  • Yolculuk
  • Kimliksiz Değişim
  • Dicle Üstü Ay Bulanık
  • Bütün Mevsimler Güz
  • Kül Uzun Sürer
  • Derin Kesik
  • Üç Nokta Beş Harf
  • Yalnızlık Heceleri
  • Toplu Şiirler 1
  • Seçilmiş Şiirler
  • Eşikler Kirpikler
  • Otların Uğultusu Altında
  • Çekilme Suları
  • Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya
  • Bütün Şiirleri 4
  • Toplu Şiirler 2
  • İnsan Bir Eksik Sözdür

--reklam--

Şükrü Erbaş Alıntıları - Sözleri

  • Dünyayı hafife almak kendi ağırlığını, şiiri hafife almak sözün ağırlığını bilmemektir. (Gülün Sesi Gül Kokar)
  • Sahi yaşlılık, bir derin iç çekiş, yanılmış bir çocuk­luk olmasın Ömür Hanım? (Dicle Üstü Ay Bulanık)
  • Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarından soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil... (Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya)
  • ".. Sevmeyi özledim biliyor musunuz ? Kayıtsız şartsız bir gülüşü ..."~~°° (Bir Gün Ölümden Önce)
  • Durmadan dinleyip anlamadan konuşuyoruz Hepimiz ayrı ayrı kendi kıyılarında Öyle kolay anlaşıyoruz ki… (Kum ile Su)
  • "Yüzünü camlardan toplayıp dönmüştün uzun yolculuğundan.  (Sonsuzun Uçları)
  • Sesini öperim çocuk Yüreğinin, kirpiklerinden sızan O dilsiz ince türküsünü Öyle mahzun durma ne olur. (Kimliksiz Değişim)
  • Yapilacak iş elbette yılmak değil, bilgi sahibi olmak. Hemen bir yığın kitap getirip okumaya, adam olmaya çalışacağım. (Gülün Sesi Gül Kokar)
  • Kimse düşlerine yetişemez ve kimse geçemez gerçeğini bir adım bile; bu yüzden sıkıntı verir zaman, kısa kalır, son­suz olur, insanın küçücük ömrü karşısında. (Dicle Üstü Ay Bulanık)
  • Yüreğimin kanatları terli bir kumru Uçup Uçup kirpiğinin ucuna konuyorum... (Bütün Mevsimler Güz)
  • Ölüm... Hepimiz senin için yaşıyoruz… (Otların Uğultusu Altında)
  • Yazmasaydım Borçlu ölürdüm aşka. (Derin Kesik)
  • kiminin kültürü yoksun ahlaktan kimi de ahlaktan yoksun kültüründe. (Çekilme Suları)
  • 'İçim dışım uzaklık. kimseye anı olmadan geçtim.' (Yalnızlık Heceleri)
  • Hiçbir sevgi tutsaklıkta yeşermez. (Bir Gün Ölümden Önce)
  • İnsan bütün hayatını, sonunda yalnız kalmak için yaşıyor sanırım. (Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya)
  • Bir kapı önündeyim Girsem suç Gitsem ayaz (Kül Uzun Sürer)
  • Canı cehenneme başkasının yangınıyla evini ısıtıp yemeğini pişirenin. (Kum ile Su)
  • Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne cepler de tren tarifesi, ne de turna katarı gökte. "İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!" (Eşikler Kirpikler)
  • Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu; Toprağı rüzgârı denizi göğü O her zaman bir insanla anlamlı Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı Unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların Ve ucuz korkuların kör kuyularına Daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz. Fırlayıp ilk ışıklarıyla günün dağınık yataklardan Koşaradım gidiyorsunuz işinize değişmeyen yollardan. Kurulmuş saatler gibi gün boyu çalışıp tekdüze Uzayan gölgelerle koşaradım dönüyorsunuz evinize Ne kadar uzaksa bir felaket sizden o kadar mutlusunuz Unuttunuz başkalarının acısını duymayı Küçük çıkarların büyük kurnazları Alışverişe döndü tüm ilişkileriniz, hesaplı, planlı Sevgileriniz ayaküstü, ilgileriniz koşaradım Unuttunuz konuşmayı kendinizi vererek Düşünmeden bir başka şeyi, içten yalın dürüst Dışa vurmayı duygularınızı Unuttunuz, neydi bir ince söze yakışan en güzel davranış. Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim -Ki bu en büyük kötülüktür size- Yıkanmıyor bir kez olsun yüreğiniz yağmurlarla Denizler boşuna devinip duruyor bir çarşaf gibi Gerip ufkunuza mavisini, çiçekler her bahar Uyanışın türküsünü söylüyor da görmüyorsunuz Sizin adınıza dünyanın pek çok yerinde İnsanlar dövüşüyor ellerinde yürekleri birer ülke Anlamıyorsunuz inançlarını bir kez düşünmüyorsunuz. Ömrünüzü güzelleştirecek bir şey almadan hayattan Bir şeyler bırakmadan ardınızda gelecek adına Koşaradım tükeniyorsunuz insan kardeşlerim Koşaradım Duymadan bir gün olsun dünyayı iliklerinizde.. (Bütün Şiirleri 1)