Kitap Künyesi
Yazar: David Hume
Çevirmen: Burcu Denizci
Orijinal Adı: On Suicide and On The Immortality of The Soul
Yayın Evi: Subpress
İSBN: 9786059486118
Sayfa Sayısı: 48
--reklam--
İntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“İntihar Üzerine” ve “Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine” makaleleri, Hume tarafından editörü Andrew Millar’a büyük bir ihtimalle 1755 yılının sonlarına doğru gönderildi. Ancak kilise tarafından kınanma ve hatta resmi olarak yargılanma olasılığı ile karşı karşıya kaldığında, Hume, arkadaşlarının da teşviki ile intihar ve ölümsüzlük makalelerini yayınlamamanın ihtiyatlı bir adım olacağına karar verdi ve Millar makaleleri çıkardı, yerine “Zevkin Standardı” makalesi eklendi. Hume’un tedbirlerine rağmen Dr. William Warburton gibi bazı eleştirmenlerin makalelerden haberi vardı, hatta Hume’un bilgisi olmadan 1770 yılında makalelerin Fransız çevirileri yayınlandı. Ölümünden kısa bir süre önce, Hume vasiyetine bir madde ekledi; “William Strahan, filozof öldükten iki sene sonra, ‘Fıtri Din üzerine Diyaloglar’ eserini yayınlayabilir, uygun bulursa, çıkarılan iki makaleyi ekleyebilir.” “İntihar Üzerine” ve “Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine” 1777'de, muhtemelen Strahan tarafından olmasa da, İki Makale başlığı altında yayımlandı, başlık sayfasında ne yazarın adı ne de yayıncının adı yazmaktadır.
--reklam--
İntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine Alıntıları - Sözleri
- Düşüncelerimize göre, ceza, suçla orantılı olmalıdır. O halde neden insan gibi zayıf bir mahlukata geçici suçları yüzünden sonsuz bir ceza verilir?
- "Tek başına ölüm insanın bu sefaletini sonlandırsa da, bu sığınağa kaçmaya cesaret edemez ancak yine de mutsuz varlığını sürdürmeye devam eder. "
- "Yaşamımı sona erdirdim diye, devam etse beni perişan bir döneme son verdim diye, yaradılışımı lanetlediğimi ya da yaratıcımı şikayet ettiğimi hayal edebiliyor musunuz? Uzak dursun benden böyle duygular. Sadece, aslında sizin de mümkün olduğunu kabul ettiğiniz, insan yaşamının mutsuz olabileceğine ve varlığımın daha fazla devam etmesi durumunda niteliksiz bir hale geleceğine kanaat getirdim."
- "Din haqqında düşüncələr təbiətdə hazırlanaraq deyil, həyatdakı hadisələr nəticəsində ortaya çıxan narahatlıqdan, insan ağlındakı davamlı ümiddən və qorxudan yarandı."
- Yaşamımı sona erdirdim diye, devam etse beni perişan edecek bir döneme son verdim diye, yaradılışımı lanetlediğimi ya da yaratıcımı şikayet ettiğimi hayal edebiliyor musunuz? Uzak dursun benden böyle duygular. Sadece, aslında sizin de mümkün olduğunu kabul ettiğiniz, insan yaşamının mutsuz olabileceğine ve varlığımın, daha fazla devam etmesi durumunda, niteliksiz bir hale geleceğine kanaat getirdim.
- "İnsanın ən böyük düşməni insandır."
- "Cəzalar və mükafatlar hansı qayda ilə verilir? Fəzilətin və ya qüsurun ilahi qarşılığı nədir? İnsani duyğuların Tanrıda mövcud olduğunu təsəvvür etməliyikmi? Bu fərziyyə nə qədər cəsur olsa da, başqa duyğularla bağlı hər hansı bir düşüncəmiz mövcud deyildur."
- Eski Roma inancına göre, nehirleri rotalarından saptırmak ya da doğanın yetkilerini istila etmek Tanrı'ya karşı saygısızlıktır. Fransızlar, çiçek hastalığı aşısı yaptırmanın Tanrı'nın işine müdahele etmek olduğunu ve bunun Tanrı'ya karşı saygısızlık olduğunu söyler. Modern Avrupa'da, insanın kendi hayatına son vermesinin yaratıcısına karşı isyan ve saygısızlık olduğuna inanırlar. Ben de diyorum ki, evler inşa etmek, toprağı ekip biçmek, okyanuslar aşmak Tanrı'ya saygısızlık değil mi? Bütün bu eylemlerde, doğanın akışında bazı yenilikler yapmak için zihinsel ve bedensel gücümüzü kullanırız. Bu nedenle, hepsi eşit derecede masum veya eşit derecede suçludur.
- O halde, hayattan bıkmış; acı ve sefaletin avı haline gelmiş bir insan, ölümün tüm dehşetini cesurca aşar ve bu acımasız sahneden kaçar (...)
- Düşüncelerimize göre, ceza, suçla orantılı olmalıdır. O halde neden insan gibi zayıf bir mahlukata geçici suçları yüzünden sonsuz bir ceza verilir?
--reklam--
İntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İntiharın varlıksal bir olgu olduğuna tanrı tarafından insanlara verilen us'un kullanılarak varlık sebebimin sorgulaması benim ve düşünsel fonksiyonlarımın ürünüyse bana verdiği üstün yeteneğimi kullanarak kendi kararımı kendim veririm diyebilirim.Tanrının bana verdiğini ve ne yapacağımı bilmesi ve bunun sonucunda bana ceza vermesi ilginç. (İnce Memed)
hume'a göre fikirler(idea), izlenimlerin(impression) soluk yansımalarıdır. aslolan gördüğün ve deney yoluyla öğrendiklerindir.kant a göre kendisini dogmatik uykusundan uyandıran, çağrışım psikolojisinin kurucusu. alışkanlıkların aklı körelttiğini savunan ve sürekli nedenselliğin eleştirisi yapan, bir şeyin dış dünyada karşılığı yoksa o uymadır diyen iskoç filozof .. (celal aydın)
Schopenhauer'den tutun Seneca'ya kadar "kendini öldürme arzusu" üzerine söylenmiş onca şey arasında, intiharın gözlerine en çıplak haliyle bakabilmiş ve bunu en yalın ve basit haliyle kelimelere dökebilmiş insanların başında Hume geliyor bence. "Yaratılmış olan bir varlığın dünyanın düzenini bozabileceğini ya da Tanrı'nın işine müdahale edebileceğini düşünmek, Tanrı'ya küfür etmektir."(Syf 13) (Tauman)
--reklam--
İntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine PDF indirme linki var mı?
--reklam--
David Hume - İntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı David Hume Kimdir?
Genellikle İngiliz dilinde yazmış en önemli filozoflardan biri olarak kabul edilir. Aynı zamanda bir tarihçi ve deneme yazarı olarak da bilinir.
İnsan zihninde olup bitenleri Newton'un deneysel yöntemini uygulayarak, yeni bir insan bilimi kurmayı ve geliştirmeyi öneren Hume, tüm iyi niyetine ve yüksek amaçlarına rağmen, İngiliz empirizminin temel tezlerini koruduğu için son çözümlemede kuşkuculuğa düşmekten kurtulamamıştır. Bizim yalnızca, kendi zihnimizde doğrudan ve aracısız olarak tecrübe ettiğimiz ideleri, duyum ve izlenimleri bilebileceğimizi, bilgide kendi zihnimizin ötesine geçemediğimizi ve bundan dolayı herhangi bir şeyin insan zihninden bağımsız olarak var olduğunu söyleyemeyeceğimizi belirten Hume, insan zihnini bilgi bakımından analiz ettiği zaman, insan zihninin tüm içeriklerinin bize duyular ve deney tarafından sağlanan malzemeye indirgenebileceğini görmüştür, bu malzeme ise algılardan başka hiçbir şey değildir.
Kısacası, David Hume düşüncenin insanlıktaki en önemli şey olduğunu söyleyen bir insandır.
Gilles Deleuze'e göre, "Hume için söz konusu olan zihin psikolojisini, zihnin duygulanımlarının psikolojisiyle ikame etmektir. Zihin psikolojisi imkânsız, kurulamaz olandır, çünkü nesnesinde ne gerekli istikrarı ne de gerekli evrenselliği bulabilir; insanın gerçek bilimini yalnızca bir duygulanımlar psikolojisi kurabilir."
--reklam--
David Hume Kitapları - Eserleri
- İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma
- Din Üstüne
- İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme
- İntihar
- İntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine
- Ahlâk İlkeleri Üzerine
- Denemeler
- İntihar Üzerine ve Diğer Denemeler
- Siyasi Denemeler
- Yaşamım - İntihar Üzerine
- The Essential Philosophical Works
--reklam--
David Hume Alıntıları - Sözleri
- Sık sık olduğu gibi, birkaç nesne arasında bir benzerlik bulduğumuzda, bunların nicelik ve nitelik derecelerinde hangi farklılıkları gözlemlersek gözlemleyelim ve aralarında başka hangi farklar görünürse görünsün, bu nesnelerin tümüne birden aynı adı veririz. Bu tür bir alışkanlık kazandıktan sonra o adın işitilmesi, o nesnelerden birinin tasarımını zihnimizde canlandırır ve imgelemimizin o nesneyi tüm özel koşul ve oranları ile kavramasına yol açar. (İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme)
- Lafa gelince, insanların söylediklerini dinleyin: Kendi dinsel inançları kadar kesin bir şey yoktur. Yaşamlarını inceleyin: Bunlara en küçük bir inanç beslediklerini düşünmezsiniz bile. (Din Üstüne)
- ...insanın körlüğünün ve zayıflığının gözlemlenmesi her türlü felsefenin sonucudur ve bundan ne kadar kaçmaya ya da sakınmaya çalışırsak çalışalım her dönemeçte bizi bulacaktır. (İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma)
- Evrendeki her şey, besbelli tek parçadır. Her şey her şeye uyarlanmıştır. Bütününe bir tasarım egemendir. Bu tekbiçimlilik kafamızı tek bir yaratıcı fikrine götürmektedir; (Din Üstüne)
- "Cəzalar və mükafatlar hansı qayda ilə verilir? Fəzilətin və ya qüsurun ilahi qarşılığı nədir? İnsani duyğuların Tanrıda mövcud olduğunu təsəvvür etməliyikmi? Bu fərziyyə nə qədər cəsur olsa da, başqa duyğularla bağlı hər hansı bir düşüncəmiz mövcud deyildur." (İntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine)
- Değişiklik öyle bir şeydir ki, hoşa giden herhangi bir şey eğer yeniyse kabul edilme şansı iki kat fazladır; yok eğer hoşa gitmezse, tam da bu nedenle iki kat rahatsız edicidir. (Siyasi Denemeler)
- Tüm duygular doğrudur ;çünkü duygunun kendisinden öte hiçbir referansı yoktur ve nerede olursa olsun bir insan onun farkında olduğunda hep gerçektir. Ama kavrayışın tüm tespitleri doğru değildir;çünkü kendilerinden öte bir şeye referansları vardır, yani o standartda her zaman uyumlu olmayan maddi bir gerçeğe... (İntihar)
- "eğer burada durup daha ileri gitmeyeceksek, niçin bu noktaya kadar geldik?" (İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme)
- Bir tek insanın bir tiran tarafından yasasız olarak öldürülmesi, salgın, kıtlık ya da (insanlar arasında) ayrım gözetmeyen herhangi bir felaket sonucu bin kişinin ölümünden daha kötüdür. (Din Üstüne)
- Hazzı ortaya çıkaran şey erdemli düşünce veya tutkunun kendisidir; yoksa bunlar hazzın bir sonucu olarak ortaya çıkmıyor. Ben arkadaşıma iyilik yapmaktan zevk alırım çünkü onu seviyorum; ama arkadaşımı sevmemin sebebi aldığım bu haz değildir. (Denemeler)
- "İnsanın ən böyük düşməni insandır." (İntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine)
- Doğa her zaman haklarına sahip çıkacak ve sonunda her türlü soyut muhakemeye üstün gelecektir. (İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma)
- bir insanın nesnenin peşinde koşusunda saptadığımız haz, nesnenin önemi veya değerinde değildir, onu kovalattıran tutkudadır. Nesneler, kendilerinde bir değer ve öneme kesinlikle sahip değildir. Değerleri yalnızca tutkudan kaynaklanır... (İntihar)
- Bir kimsenin yaşamının akışını rastlantılar yönettiği oranda, boş inançlara bağlılığının arttığını her zaman görürüz... (Din Üstüne)
- Bir insan ruh inceliğinden yoksunsa, melekler kadar ilim irfan sahibi olsa bile güzelliğin farkına varamayacaktır! (Denemeler)
- Deney ve tecrübelerden gelen pasif algılar, zihin gücü ile sistemli hale gelir. (Ahlâk İlkeleri Üzerine)
- "Zevk ve acı," birbirinden çok farklı iki duygu olsa da sebepleri açısından o kadar da farkı değildir... (İntihar)
- Bunun yanında herhangi bir karakterde böyle büyük bir övünç kaynağı, doğru değer eksikliğinin ve zihinsel yüksek eksikliğin kesin bir belirtisidir. (Ahlâk İlkeleri Üzerine)
- Evren için bir insanın hayatı, bir istiridyeninkinden daha büyük bir öneme sahip değildir. Bu büyük önem var olsaydı eğer, doğanın düzeni bunu sağduyumuza yerleştirir, yaşamdan kurtulmak hakkında bir karara varma yetimizi yok ederdi. İnsan hayatının yok edilişi bu kadar Tanrının yetkisine ayrılmış ise, bu insanın kendi hayatı üzerindeki tasarrufuna bir tecavuzdür. Hayatın korunması için yapılan eylem de yok edilişi için yapılan eylemle aynı derecede suç olur... (İntihar)
- “Biz hayatla ilgili akıl yürütmekle uğraşırken hayat akıp gidiyor; ölüm ise belki herkesin başına farklı bir şekilde gelse bile ahmak olana da filozofa da aynı muameleyi gösteriyor.” (Denemeler)
Yorumlar
0 yorum