Kitap Künyesi
Yazar: Antonio Tabucchi
Çevirmen: Semin Sayıt
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750725111
Sayfa Sayısı: 128
--reklam--
Isabel İçin Bir Mandala Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yıllar önce izini kaybettiği kadını bulmaya kararlı bir adam... Polonyalı şair Slowacki Wacklaw, namı diğer Tadeus gençliğinde âşık olduğu ve Portekiz'de Salazar diktatörlüğü sırasında birdenbire kayıplara karışan Isabel'in izini sürmek ister. Bunun için merkezine aradığı kadını yerleştirdiği dokuz çemberli bir mandala oluşturur; her çember, Isabel'in yaşantısının bir zaman diliminde yer almış ve onunla ilgili bilgi verebilecek kişilere götürecektir Tadeus'u.
Ne var ki çemberler daralıp merkeze yakınlaştıkça Isabel hakkında edinilen bilgiler de giderek gerçekdışı bir hal almaya başlar, her çemberle birlikte Tabucchi bizi adım adım kendi düşsel kozmosuna çeker: Romanında zamanı, varoluşu, ölümü, yaşamı ve tüm bunları "belirleyen" sınırları sorgulayıp iç içe geçiren yazar, zamanın çizgiselliğini büker; olayları, mekânları ve kişileri somuttan soyuta akıtır; yaşayanlarla ölüleri aynı solukta buluşturur. Yoksa yaşayanların değil, salt ölülerin dünyası mıdır anlatılan? Belki de, "Ölüm, yoldaki o dönemeçtir; ölmekse sadece görünmemektir."
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Isabel İçin Bir Mandala Alıntıları - Sözleri
- Çünkü fotoğraf beni aşıyor, bana üstün geliyor, işte o zaman şöyle düşünüyorum: Bir yaşamamın fotoğrafları, birçok kişi arasında parçalara ayrılmış bir zamanı mı yoksa değişen zaman parçalarına ayrılmış aynı kişiyi mi gösterir?
- Vox populi vox dei = Halkın sesi Tanrı'nın sesidir
- "Ölüm, yoldaki o dönemeçtir;ölmekse sadece görünmemektir."
- “Her şeyden geriye çok az şey, bazen sadece bir görüntü kalır.”
- “Ben en yükseğe çıkmak, yaşamın kötü olduğu bu zavallı yeryüzü kabuğundan kopmak, gökyüzüne olabildiğinde yaklaşmak istiyordum.”
- “Bir yaşamın fotoğrafları, birçok kişi arasında parçalara ayrılmış bir zamanı mı yoksa değişen zaman parçalarına ayrılmış aynı kişiyi mi gösterir?”
- “Ölüm, yoldaki o dönemeçtir; ölmekse sadece görünmemektir.”
- “Ama hiç insan resimleri çizmezdi, İnsanlar gizemi kaçırırlar, derdi, bak, ben hiç kimsenin görünmediği o gizemli pencerelerin resmini yapıyorum ama oradan bakan birini çizersem gizem kaybolur.” .
- Bir yaşamın fotoğrafları, birçok kişi arasında parçalara ayrılmış bir zamanı mı yoksa değişen zaman parçalarına ayrılmış aynı kişiyi mi gösterir?
- "Ölüm yoldaki o dönemeçtir; ölmekse sadece görünmemektir."
- "Bir yaşamın fotoğrafları, birçok kişi arasında parçalara ayrılmış bir zaman mı yoksa değişen zaman parçalarına ayrılmış aynı kişiyi mi gösterir?"
- Birisi, fotoğrafın ölümü simgelediğini çünkü yinelenemeyecek bir anı yakaladığını söylemişti.
- Yıldızlar kılavuzluk yapar, herkese yol gösterirler ama biz zavallı insanlar bunu bilmeyiz.
- "Ben en yükseğe çıkmak, yaşamın kötü olduğu bu zavallı yeryüzü kabuğundan kopmak, gökyüzüne olabildiğince yaklaşmak istiyordum."
--reklam--
Isabel İçin Bir Mandala İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Tabucchi'nin bu kitabında yine bir ölünün peşinden gidiyoruz, bir ölünün başına ne geldiğini anlamaya çalışıyoruz; ancak bu sefer gerçeklik dediğimiz şey daha belirsiz, hatta isabel'i arayan tadeus yaşamıyor bile. Ben de okur yorumlarından birine katılıyorum: kitapta 9 kişi bize isabel'le ilgili bilgiler veriyor, ilk başlarda bu bilgileri veren kişiler daha belirginken isabel'i arayan tadeus anlatıcı olarak oldukça öne çıkıyor bir kaç bölüm sonra. İlk bölümlerde her şey son derece somut, bu arayışlar, karşılaştığımız kişiler bizde gerçekçi bir his yaratıyor, aslında tadeus'un karşalıştığı insanların nelerden söz ettiğini ya da neler yaşandığını anlayabiliyoruz, ancak son bölümlerde kitabın gerçekçi havası kayboluyor, daha belirsiz, daha soyut bir çok şey oluyor, bu anlamda murakami'nin pek sevemediğim yönlerini de hatırlattı diyebilirim kitap için. Bu soyutluk, bu belirsizlik ve aslında bence sadece yazarın ne olup bittiğini anlayabileceği olup biten her şey muhakkak ki kasıtlı olarak seçilmiş bir durum. Kitabın sonunda kitapla ilgili bir bilgi var: yazarın ölümünden sonra basılmış bu eser, aslında yazarın bu haliyle düzenlemediği, üzerine çalışma yapmadığı bir şekilde alınarak kitaplaştırılmış, Tabucchi yaşasaydı belki de kitap daha farklı olacaktı. Bu notta kitap oldukça övülüyor, ama benim anlamadığım, bilmediğim bir şeyden söz ediliyor burada. Bağlantımın kopmuş olduğu bir yerlerde bitiyor diyebilirim. Tabucchi'nin aynı temayı aynı veya benzer hikâyelerle anlatması da ilginç: Ufuk Çizgisi, Monteiro'nun Kayıp Başı, İsabel için Bir Mandala kitaplarında ölüler ve kimlik arayışları var. Yazarın Hint Müziği kitabını henüz okumadım ama orada da baş karakterin hindistan'da kayıp bir arkadaşını aradığını okudum. Bu temanın ilgi çekiciliğine rağmen yazarın romanlarında aynı hikâyeyi çoğaltması veya bir şekilde yinelemesinin sebebi ne acaba? Her ne olursa olsun, Tabucchi'nin üslûbu çok iyi. Okumaya devam ve okumaya değer... (CemCBG)
Kitap o kadar güzel başladı ki; Portekiz'in siyasi yönden çalkantılı günlerinde kaybolan bir kadını arayan adamın, çemberi daraltırcasına kadının yani Isabel'in geçtiği yerleri ve iletişimde bulunduğu kişilerin tanıklıklarıyla bir merkeze ulaşma hikayesi... Gayet merak uyandırıcı bir biçimde kitabı yarılayıp sona yaklaşıyorsunuz ve son 50 sayfada dikkati dağıtan, gerçeklikten beni koparan bir yana doğru kayan kitap sonu ile beni ne yazık ki tatmin etmedi. Mandala sanatıyla gözüme sadece çemberlerin gelmesi, sanki çok basitmiş gibi algılattı bana. Zaten belki de yazar asla yayınlamayacaktı bu kitabını yahut bir çok değişiklik yapacaktı kitapta fakat ölümünden sonra bulunup yayınlanmış, yapacak bir şey yok. (Burcu Bergen)
127 sayfalık bir kitap ama günlük işlerden falan pek vakit bulamamıştım, ayrıca kitap başta beni hiç sarmadı. İlk 4 bölümü okumak tam bir işkenceydi çünkü olaylar o kadar yavaş ilerliyor ki belli bir süre sonra sizi sıkıyor. Bırakıp bırakmamak arasında kaldım çünkü 1 ay kadar okuma hevesim kaçtı. 2 gün önce ‘Ben bu kitabı bitireceğim ya!’ dedim ve bitti Açıkçası kitabın 4.bölümünden sonrası çok akıcıydı ve çok beğendim. . Kitabın kısaca konusu : Yıllar önce izini kaybettiği kadını bulmaya kararlı bir adam dokuz çemberli bir mandala oluşturuyor. Her çember Isabel’in yaşantısının bir zaman diliminde yer almış ve onunla ilgili bilgi verebilecek kişilere götürecektir. Fakat çemberler daraldıkça, elde edilen bilgiler gerçekdışı olmaya başlıyor. . Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Bu kitapta varoluşu, zamanı, yaşamı ve ölümü ele almıştır. Kitabın sonlarına yaklaştıkça yazarın somut şeyleri soyut şeylere aktardığını fark edeceksiniz. Bu geçiş aşamasında biraz kafanız karışacak. Yaşayanlarla ölüleri aynı solukta buluşturuyor. . (Lúthien Tinúviel)
--reklam--
Isabel İçin Bir Mandala PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Antonio Tabucchi - Isabel İçin Bir Mandala kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Isabel İçin Bir Mandala PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Antonio Tabucchi Kimdir?
Antonio Tabucchi, 23 Eylül 1943te Pisada dünyaya geldi, ama Vecchiano kasabasında anneannesiyle büyükbabasının yanında büyüdü. 1969da Portekizde Gerçeküstücülük üzerine bir tezle üniversiteden mezun olduktan sonra, 1970li yıllarda Pisa'daki Scuola Normale Superiorede Portekiz dili ve edebiyatı üzerine çalışmalarını sürdürdü ve 1973te Bologna Üniversitesinin Portekiz Dili ve Edebiyatı kürsüsüne öğretim üyesi olarak atandı. Portekizceye ve bu dilin edebiyatına yönelmesindeki en büyük etken, Fernando Pessoa'nın yapıtına olan hayranlığı ve onu ana dilinden okuma arzusu oldu. 1975de, ilk romanı Piazza dItalia (Milano: Bompiani) yayımlandı.
Siena Üniversitesinde ve New Yorktaki Bard College, Paristeki Ecole des Hautes Etudes ve Collège de France gibi seçkin üniversitelerde ders verdi. Kitapları kırktan fazla dile çevrildi. Bazı romanları Roberto Faenza, Alain Courneau, Alain Taner, Fernando Topes gibi ünlü yönetmenlerce beyazperdeye, Giorgio Strehler ve Didier Bezace gibi tanınmış yönetmenlerce sahneye uyarlandı. Halen üyesi olduğu Uluslararası Yazarlar Parlamentosunun kurucuları arasında yer aldı. Tabucchiye 2007de Liège Üniversitesince onursal doktor unvanı verildi.
Aldığı Ödüller [değiştir]
Almanya
Leibniz Akademisince verilen Nossack Ödülü
Avusturya
Europaeischer Staatspreis
Fransa
Prix Médicis Etranger
Prix Européen de la Littérature
Prix Méditerranée
İspanya
Hidalgo
Asturias Prensince verilen basın özgürlük ödülü Francisco Cerecedo
İtalya
Pen Kulübü Ödülü
Campiello Ödülü
Viareggio Ödülü
Yunanistan
Aristeion
Türkçede Antonio Tabucchi [değiştir]
Notturno indiano (Palermo: Sellerio, 1984).
Hint Gece Müziği, çev. Münir H. Göle (İstanbul: Afa, 1994).
Il filo dellorizzonte (Milano: Feltrinelli, 1986).
Ufuk Çizgisi, çev. Münir H. Göle (İstanbul: Afa, 1994).
Requiem (Milano: Feltrinelli, 1992).
Requiem Bir Sanrı, çev. Münir H. Göle (İstanbul: Afa, Ekim 1994).
Sostiene Pereira (Milano: Feltrinelli, 1994).
Pereira İddia Ediyor, çev. Münir H. Göle (İstanbul: Afa, 1997).
La testa perduta di Damasceno Monteiro (Milano: Feltrinelli, 1997).
Damasceno Monteironun Kayıp Başı, çev. Kemal Atakay (İstanbul: Can, 1998).
Si sta facendo sempre più tardi (Milano: Feltrinelli, 2001).
Gittikçe Geç Olmakta, çev. Neyyire Gül Işık (İstanbul: Can, 2002).
Piccoli equivoci senza importanza (Milano: Feltrinelli, 1985).
Önemi Olmayan Küçük Yanlış Anlamalar, çev. Münir H. Göle (İstanbul: Can, 2006).
Tristano muore. Una vita (Milano: Feltrinelli, 2004).
Tristano muore, çev. Semin Sayıt (İstanbul: Can, 2006).
Sogni di sogni (Palermo: Sellerio, 1992).
Düşler Düşü, çev. Semin Sayıt (İstanbul: Can, 2006).
Gli ultimi tre giorni di Fernando Pessoa (Palermo: Sellerio, 1994).
Fernando Pessoanın Son Üç Günü, çev. Münir H. Göle (İstanbul: Afa, 1994).
--reklam--
Antonio Tabucchi Kitapları - Eserleri
- Zaman Hızla Yaşlanıyor
- Requiem
- Mnemosyne
- Önemi Olmayan Küçük Yanlış Anlamalar
- Tristano Ölürken
- Düşler Düşü
- Pereira İddia Ediyor
- Fernando Pessoa'nın Son Üç Günü
- Gittikçe Geç Olmakta
- Hint Gece Müziği
- Ufuk Çizgisi
- Isabel İçin Bir Mandala
- Damasceno Monteiro'nun Kayıp Başı
- Yolculuklar ve Öteki Yolculuklar
- Tersyüz Oyunu
- Kara Melek
--reklam--
Antonio Tabucchi Alıntıları - Sözleri
- Japon okullarinda kağit çeşitlerini, kurdeleleri nasıl düğüm atılacağını ve ne tür fiyonklar yapılacağını öğreten bir ders vardır. (Yolculuklar ve Öteki Yolculuklar)
- ... ama fotoğraflar göze görüneni bir dörtgen içine kapatırlar. Çerçevesiz görünen ise bambaşkadır. (Hint Gece Müziği)
- Gene de insan kendi bedeniyle neden konuşamasın ki, duvarlarla konuşan insanlar var ya. (Zaman Hızla Yaşlanıyor)
- “Ama hiç insan resimleri çizmezdi, İnsanlar gizemi kaçırırlar, derdi, bak, ben hiç kimsenin görünmediği o gizemli pencerelerin resmini yapıyorum ama oradan bakan birini çizersem gizem kaybolur.” . (Isabel İçin Bir Mandala)
- "... ama fotoğraflar göze görüneni bir dörtgen içine kapatırlar. Çerçevesiz görünen ise bambaşkadır." (Hint Gece Müziği)
- Huzursuzluktan yana payımı aldım, dedi Topal Piyangocu, ben de kendimi sofraları zengin kurulmuş, salonları zengin döşenmiş, bol resimli bir kitaptan çıkmış gibi hissediyorum, ama artık zenginliğin sonu geldi,... (Requiem)
- Artık aradan yıllar geçti, uzun yıllar, sevgilim, gerçekten çok uzun yıllar. Ama, görüyorsun, seni hâlâ hepimiz nasıl hatırlıyoruz, nasıl hatırlıyorum seni. (Gittikçe Geç Olmakta)
- Bütün bir yaşam boyu ayaklarını aynı yere basmak tehlikeli bir yanlış anlamaya yol açabilir;sanki orası bizimmiş, dünyada her şey bir ödünç olarak verilmiş değil de bize aitmiş sanırız (Yolculuklar ve Öteki Yolculuklar)
- “Kimi zaman, yaşanmış bir olayın derin anlamı, tam bu olay kapanmış görünürken kendini gösterir.” (Zaman Hızla Yaşlanıyor)
- Bizim öğretmenimiz bize her şey için "son derece güzel" sözcüğünün kullanılamayacağını, kimi durumlarda "olağanüstü'' denebileceğini söylemişti, ben de onun için öyle dedim, ben bu kumsalda denize girmeyi olağanüstü buluyorum. (Zaman Hızla Yaşlanıyor)
- İd, Ego ve Süper-ego taptığı Üçlü Tanrı’dır. Aslında, belki de hepimiz o tanrıya tapmaktayız. (Düşler Düşü)
- Paris'teki bu daire dünyanın en doğal şeyiydi sanki, değildi, dünyanın en doğal şeyi diye bir şey yoktur, şeyler sizin düşündüğünüz gibi ve siz isterseniz var olurlar, o zaman siz onları yönetebilirsiniz, yoksa kendi yollarına giderler. (Zaman Hızla Yaşlanıyor)
- Sevgili olmakla karı-koca olmak farklı şeyler, günlük yaşam aşkın en büyük düşmanıdır, aşkım mahveder. (Ufuk Çizgisi)
- “Gazeteler yoruyor, dedi içinden, haberler yoruyor, dünya yoruyor. Dünya yoruyor, çünkü yorgunsun.” (Zaman Hızla Yaşlanıyor)
- ...Sizin için tüm bunları neden yaptığımı bilmiyorum Monteiro Rossi, dedi Pereira. Belki iyi1insan olduğunuz için, diye yanıtladı Monteiro Rossi. Fazla basit bu, dedi Pereira, ""dünya dert aranmayan iyi insanlarla dolu.""" (Pereira İddia Ediyor)
- In dreams begins responsibility (Tristano Ölürken)
- "Yaşayanları ölülerden ayıran mesafe gerçekten büyük müdür, diye sorar kendi kendine kimi zaman." (Ufuk Çizgisi)
- “başkalarının düşüncelerine saygı göstermek gerekir, ama kendininkilere saygı göstermekten asla geri durma, özellikle kendininkilere saygı göstermekten geri durma” (Zaman Hızla Yaşlanıyor)
- ...sizinle bir kitapta karşılaşmış gibiyim... (Requiem)
- "Ne aranıyorsun peki?" diye fısıldar Pasquale. "Bu ölüyle niye bu kadar ilgilisin?" (Ufuk Çizgisi)
Yorumlar
0 yorum