Kitap Künyesi

Yazar: Nureddin Yıldız

Yayın Evi: Tahlil Yayınları

İSBN: 9786056015809

Sayfa Sayısı: 183

--reklam--

İşi Vaktinden Çok Olanlar 1 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İşi Vaktinden çok olan bu mübarek insanların tamamı sahabi değildir. Sadece bin yıllık geçmişten de söz etmiyoruz. Binlerce yıl öncesinden ses bırakanlar var. Kimi iki asır öncesinden ses veriyor. Kimi on dört asır öncesinden parıldıyor. Sekiz asır öncesinden de Salahaddin var.Allahın mülkünü, babalarından miras aldıkları köy ve kasabadan ibaret görmeyip, ibadet edebilecekleri her yeri vatanları görüp yollara düştüler. Hayatı, evlerinden ve iş yerlerinden oluşmuş görmeyip; ona insanlığı kuşatan bir anlayışla baktılar, düşündüler. İşi vaktinden çok olmak; hakkı üstün tutmak için gayret etmektir. Hayatın çilelerine karşı yılmadan sabırla mücadele edebilmektir. İnsan üzerine yatırım yapmak, nesil yetiştirmektir. İşi vaktinden çok olmak, kendin için yaşamamaktır.

--reklam--

İşi Vaktinden Çok Olanlar 1 Alıntıları - Sözleri

  • “Eğer Kur’an okuyorsan ve ona inanıyorsan; dünyada hüznün çok, korkun ziyade olsun. Çokça ağlayasın.” Hasan Basri
  • Herkes yaşadığı gibi ölmeye Öldüğü gibi dirilmeye Dirildiği gibi de Rabbinin huzuruna çıkmaya mahkumdur.
  • Asla kimsenin yaptığı zayi olmadı. Her nefes izlendi. Her söz yazıldı.
  • İnsan insandır. Sahabi de olsa, caddede yürüyen bir insan da olsa yanılmaya ve yanlışa karşı masum değildir. Hata edebilir. Kendisinden beklenmeyen bir yanlışı yapabilir. Yaptığı yanlış, onu kimliğinden çıkarmaz.
  • Etrafında onun sözlerini dinleyenlere nasihat ederken (Hasan el Benna) şöyle derdi: "İşlerimiz vaktimizden çoktur!"
  • "Toprak hicreti, gerektiği zaman; şuur hicreti ise her zamandır."
  • Tam anlamıyla bir ağacın altında dinlenen yolcu gibi yaşayıp gittiler.
  • Gecesini ibadete ayırdığı için yatsıdan sonra kimse ile konuşmazdı. ( Ömer Bin Abdulaziz)
  • Herkes yaşadığı gibi ölmeye Öldüğü gibi dirilmeye Dirildiği gibi de Rabbinin huzuruna çıkmaya mahkumdur.
  • Vakti belirleyen en büyük saat olan güneş ile yarışanlar, güneşin altında gölgelenenlerle aynı olamazlar.
  • 'Çünkü herkes yaşadığı gibi ölmeye, Öldüğü gibi dirilmeye, Dirildiği gibi de Rabbi'nin huzuruna çıkmaya mahkûmdur...'
  • Biz kendimizi hakem rolünde değil, ders alan öğrenci rolünde görmeliyiz.
  • Bir insanı Rasulullah sav'in ashabını ayıplarken gördün mü bil ki o zındıktır! Çünkü Resulullah haktır. Kur'an da haktır Kur'an'ı ve sünneti bize Resulullah sav'in ashabı taşıdı. Bu ikisi ile aramızdaki dayanaklarımızı ayıplayarak Kitabımızı Sünnetimizi geçersiz hale getirmek istiyorlar. Asıl onlar ayıplıdırlar, zındıktırlar!.

--reklam--

İşi Vaktinden Çok Olanlar 1 İncelemesi - Şahsi Yorumlar

3 yıl önceki defter notum:: ••Peygamberimizin (sav) sancaktarı Uhud ve Bedir’de Musab bin Umeyr’dir. •• Hz.Ali’nin (ra) oğullarından; Hz. Hasan‘ ın soyundan gelenlere “ŞERİF” denir Hz.Hüseyin’in soyundan gelenlere “SEYYİD” denir. •• Halid bin Velid; Peygamberimiz(sav) tarafından “SEYFULLAH”(Allah’ın Kılıcı) lakabını almıştır ••Ahsen’ül Kasas:En güzel Kıssa demektir.Hz.Yusuf kıssasının Anlatıldığını Yusuf Suresi’ne denir. ••••Hz.Ali’nin Lakapları: —“Kur’an-ı Natık” (Konuşan Kuran) —“Esedullah” (Allahın Aslanı) —“Murtaza” (Beğenilmiş) —“Haydar-ı Kerrar”(Kahramanca,döne döne savaşan) —“İlmin kapısı” —“Ebu Turab”(Toprağın Babası) —“Ebu Hasan”(Hasan’ın Babası) —“Keremullahu Veche”(Allah yüzünü şerefli kılsın) ( Hz.Ali’nin bu son unvanı almasının sebebi hiç putlara tapmadan müslüman olmasıdır) (Zembilfıroş)

Kitapta örnek alınması gereken olaylardan ve şahıslardan bahsediliyor. Ama beni rahatsız eden Kur'an'la çelişen kısımlar var. Bunlardan bazıları: Sayfa 16'da bazı kişilerin Hz. Muhammed'in tükürüğünü yüzüne ve derilerine sürdüğünü söylüyor. Fussilet suresinin 6. ayetinde Hz. Muhammed: "Ben de sizin gibi bir beşerim..."diyor. Kim bir insanın tükürüğünü yüzüne sürmek ister.!! Sayfa 46'da kadının dinden uzaklştırıcı olduğu söyleniyor. Sayfa 91'de Rumlarla yapılan bir savaşta Müslüman kadınları ordunun en gerisine nöbetçi olarak yerleştirdi. Böylece kaçmak isteyenler, kadınların bile bırakıp gitmediği bir savaştan kaçmış olacaklardı. Kadınların bile derken... Sayfa 106'da Ayşe(r.a)  dokuz yaşında bir çocukken Hz. Muhammedle evlendiğini söylüyor. Kuran'a göre evlenmek için buluğ çağına ermiş olmak ve reşit olmak gerekiyor. Reşit olmanın yaşı çağlara göre değişiyor ama on yaşına kadar inmiyor. Sayfa 106'da Hz. Muhammed'in Ayşe(r.a) bakire olarak evlendiğini söylüyor. Bundan bize ne. Gerekli bir bilgi değil. Ne önemi var da kitaba yazacak kadar. Nerden biliyorsunuz ayrıca. Sayfa 111'de kadınların erkeklerin şehvetini gidermesi çocuklarını karnında taşımaları erkeklerin ise cenazeye gitmeleri, cihada katılmaları denk olduğu görülüyor. Güya bir kadın Hz. Muhammed'e soruyor o da sizin bunları yapmanız erkeklere denktir diyor. Doğru olduğunu düşünmüyorum. Hz. Muhammed döneminde kadınların savaşlara katılır, cuma namazına, cenazeye giderlerdi. Araştırıp görebilirsiniz. Ne biçim bakış açısı ya kadınlara cinsel bir objeymiş gibi görülmesi. Hz. Muhammed'in kızlarıda eşleri de aktif hayatlar sürdüler ticarette de, dini konularda da danışılan kişilerdendiler.  İşiniz gücünüz kadın. İnsanın fikri neyse zikride o oluyor. Sayfa 144'de halifeliğin Hz. Muhammed öldükten sonra getirilen bir yönetim biçimi olduğu söyleniyor. Yazarında dediği gibi Hz. Muhammed öldükten sonra. Şunu da kabul edelim artık hilafetin bir kutsallığı yok. Okumak için değilde anlamak için okuduğumuzda çok şey değişecek. Dindar olarak görülüp Kur'an'la çelişmek... Kuran'ı anlamaya çalıştığımız zaman dünyamız başımıza yıkılıcak. Din adı altında dayatılanlar, din kitap deyip neler çaldılar farkettiğimiz zaman çok geç olmasa bari... (Sıla Ertürk)

--reklam--

İşi Vaktinden Çok Olanlar 1 PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Nureddin Yıldız - İşi Vaktinden Çok Olanlar 1 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İşi Vaktinden Çok Olanlar 1 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Nureddin Yıldız Kimdir?

1960 yılında Trabzon’un Of ilçesinde doğdu. Ailesiyle İstanbul’a geldikten sonra on yaşına kadar hafızlık ve ilk dini eğitimini babası Hilmi Yıldız hoca efendiden aldı. Gaziosmanpaşa İmam Hatip Lisesine devam ederken değişik gazetelerde haftalık yazılar yazmaya ve tercüme haberler kaleme almaya başladı. Aynı zamanda kürsü hatipliğine de devam etti. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde aldığı bir yıllık eğitiminin ardından Mekke Umm Al-Qura Üniversitesi’ne geçiş yaparak Usul-u Fıkıh bölümünü bitirdi ve aynı dönemde hadis hocalarından özel dersler aldı. Büyük Muhaddis Abdulfettah Ebu Gudde, Hindistanlı büyük alim Ebu’l Hasen En’Nedvi ve Emin Saraç hocaefendi icazet aldığı hocalardan bazılarıdır. İstanbul’a döndükten sonra on yıl boyunca babasının kurmuş olduğu Kur’an Kursunda hafızlık ve dini eğitim verdi. Aynı dönemde tercüme eserler kaleme aldı. İstanbul’a dönüşünden sonra sivil toplum çalışmalarına da devam etti. Senabil Hizmet ve Kültür Vakfı, Sena Eğitim Ve Kültür Vakfı, Tüketiciler Birliği, Sosyal Doku Derneği vb. yirmiye yakın kurum ve kuruluşun öncülüğünü yaptı. Çocuk ve aile eğitimi, Gençlerin bilinçlendirilmesi, İslam ahlakı, teşkilat Eğitimi, Ümmet Bilinci vb. konularda yüzlerce seminer ve konferans verdi. Aylık düzenli olarak dört dergide (Altınoluk, Reyhan, Genç Doku, ElifElif) düzenli yazılar yazmaktadır. Halen Senabil Hizmet ve Kültür Vakfında çalışmalarına devam etmekle beraber evli ve dört çocuk babasıdır. Dünya Alimler Birliği’nin Türkiye’deki ilk üyelerinden olup, düzenli olarak her hafta Sosyal Doku Derneği’nde Pazar sohbetleri vermektedir.

--reklam--

Nureddin Yıldız Kitapları - Eserleri

  • Arşın Gölgesindeki Genç
  • Kıblegah Evler
  • Anahtar Cevaplar
  • Mahrem Cevaplar
  • Medine Raporu
  • Elbette Allahuekber
  • Mü'min Ev
  • Ramazan Risalesi
  • Mü'min Kimliğimiz
  • Mücahide Kadın
  • Edep ve Amel
  • Bu Zamanın Sabrı
  • Aile Davamız
  • Hür Yürekli Genç
  • İşi Vaktinden Çok Olanlar (4 Cilt Takım)
  • Bir Umut Bir Mektup 1. Cilt
  • Bir Umut Bir Mektup 2. Cilt
  • Bir Umut Bir Mektup 3. Cilt
  • Namaz Muhasebesi
  • Efendimiz'den 40 Hadis
  • Mektubunuz Var! - Aynı Adreste misiniz?
  • Dinimize Hizmetin İç Sorunları
  • Kadın Kahramanlar
  • Geminin Neresindeyiz?
  • Halimizin İzahı
  • Doğal Aile
  • Rahmetin Kapısında
  • Hani Din Hepimizindi
  • Hanımlar için İnciler
  • Rehber Hayatlar / Allah'ın Peygamberleri
  • Peygamberimizin Arkadaşları cep boy
  • İslam Alimleri / Yolumuzu Aydınlatanlar
  • Hacı Bayram Sohbetleri
  • Bu Çağa Rapor
  • Mağaradan Arş'a
  • Şehzadebaşı Sohbetleri
  • Bu Ümmetin Genci
  • Baldan Tatlı Sözler
  • İşi Vaktinden Çok Olanlar 1
  • İşi Vaktinden Çok Olanlar 2
  • İşi Vaktinden Çok Olanlar 3
  • İşi Vaktinden Çok Olanlar 4
  • Sohbetler 1
  • Yoldaki Notlar
  • Bu Ümmetin Kızı
  • Sünnet Neden Garip ?
  • İslam'dan Hayata Ölçüler
  • Tarihe Yön Veren Büyük Hayatlar
  • İnternet Fıkhı
  • Bu Ümmetin Fidanları Çocuklarımız
  • Gençler İçin Anahtar Cevaplar
  • Satır Başları
  • En Sevgiliden Hanımlara İnciler
  • İnsan İlmihali
  • Dereyi Bulandırma
  • En Sevgiliden Uzanan Dallar: Ezber Hadis Serisi - 2

--reklam--

Nureddin Yıldız Alıntıları - Sözleri

  • Düğünler, zengin ve fakir ayırmadan mümkün olacak en kalabalık çevrenin davet edildiği bir düğün olmalıdır. Düğünlerde erkeklerle kadınlar asla bir arada bulunmamalıdır. Perde vesaire ile ayrılmış tek bir salonda değil de ayrı ayrı mekânlarda bulunmalıdırlar. Alkol ve müzik gibi haramlar düğünlerde bulunmamalıdır. Bir kör taklit uğruna abartılı masraflar yapılmamalıdır. Yemek vermek Sünnet'tendir. Herkes kendi takatine uygun bir yemek ikram etmelidir. Etli bir yemek olması daha uygun olur. Erkek,bayanların arasına; bayan, erkeklerin arasına girerek fotoğraf çektirme gibi bahanelerle teşhircilik yapmamalıdır. Gelinlik, çiçek ve benzeri batı taklitçiliğine kaçılmamalıdır. Düğünlerde cuma vaazı gibi vaazların yapılması gerekmez. Önemli olan tebrikleşmek ve ilan etmiş olmaktır.Dinlenmeyecek bir Kur'an tilaveti bile gereksizdir. Düğünlerde cihat marşlarının okunması bile uygun olmaz. Damat ile gelinin akrabalarının ülfeti, ilanın geniş tutulması daha doğrudur. (Mahrem Cevaplar )
  • Herkes, arzu ettiği hayat tarzına göre bir eş bulup evlenmelidir. (Bir Umut Bir Mektup 2. Cilt)
  • " Işimiz vaktimizden çok. " (Tarihe Yön Veren Büyük Hayatlar)
  • •Kendine özgü ve başkalarından farklı olma Müslüman cemaat için kaçınılmaz iki sıfattır.. " (Medine Raporu)
  • Kalbiyle görebilen bir ümmet iken biz, gözden başka bir şeyle göremeyen bir ümmete dönüştük. Gözümüz de ancak rengârenk boyalı olanı görebiliyor. Bunun için de görmemiz gerekeni değil de gösterilmek isteneni görüyoruz. İşte bu çağa damgasını vuran bu illettir..! (Hür Yürekli Genç)
  • Eğer Yusuf süresinin okurken 'Yusuf aleyhisselamın başına gelmiş bir macerayı' okuyorsak biz Kur'an'ı bilmiyor ve anlamıyoruz demektir. Yusuf aleyhisselam, geçmişteki bir olay olarak anlaşılmamalıdır; kıyamete kadar bütün anne-babalar ve gençlerin kaderidir o. Nasıl ki kulağımız Yusuf aleyhisselamın kulağıyla fiziksel olarak benzeşiyorsa insan olarak kaderimiz de benzeşiyor. O Mısır'da biz İstanbul'da, o kuyuda biz medyada; hepimiz imtihan oluyoruz. İsimler değişiyor ama Allah ve insanın kaderi değişmiyor. (Mağaradan Arş'a)
  • Asla başıboş değiliz. Rabbimiz var! (Gençler İçin Anahtar Cevaplar)
  • Başkalarının görüşüne saygımız, ancak o görüşlerin "Kur'an'ımıza ve Sünnetimize" aykırılık göstermemesi durumundadır. Kur'an'a tersliğe, Sünnet'i yok saymaya rağmen kimsenin görüşüne saygılı olamayız. (Mü'min Ev)
  • Sizin en iyileriniz, ahiret için dünyayı terk edenleriniz veya dünya için ahireti terk edenleriniz değil. Iyileriniz her ikisini de yürütendir. (İşi Vaktinden Çok Olanlar (4 Cilt Takım))
  • Uçsuz bucaksız bir hırsla yaşıyoruz . Gencimizde yaşlımızda o hırsla yaşıyor . "Şu kadar yeter" sözü kimsenin ağzından çıkmıyor .Bir günlük harcamasına bile denk olmayan basit değerler için insanlar ömürlerinin tamamını feda edebiliyorlar. (Mü'min Kimliğimiz)
  • Allah için olduktan sonra küçük denebilecek bir işimiz yoktur artık. Büyüklüğü ilke edinmek, küçük işlere bile büyüklük kazandıracaktır. (Hür Yürekli Genç)
  • Diploma alim değildir. Alimin ofisi veya masası alim değildir. Alim konuşan ve yazan adam olmaktan önce yaşayan ilim olmalıdır. Yürüyen Kuran, konuşan Medine olmalıdır ki nesiller ilmi, dini kitaplardaki bilgiler zannetme yerine yaşanır ve yaşatılabilir bir birikim olarak anlasınlar. (İnsan İlmihali)
  • " Ilk insandan son insana kadar hiçbir nesil, hiç bir insan diğerinden daha şanslı veya şansız değildir." (Elbette Allahuekber)
  • 'Mekke'nin fethi' toplantısı yerine, 'mutfaklarımızın kurtarılması' toplantıları daha yararlı olacaktır biiznillah.. (Bir Umut Bir Mektup 3. Cilt)
  • Sabır, bizi hayata salanın üzerimizdeki murakabesini unutmamak ve bizden bekleneni en iyi şekilde yerine getirmek için direnmenin adıdır. (Elbette Allahuekber)
  • Kadın, erkektir. Kadın, çocuktur. Kadın, cihattır. Kadın, iffettir. Kadın, sabırdır. Kadın, şeriattır. Kadın, medeniyettir. Kadın, toplumdur. Kadın, insan ve insanlıktır. (Mü'min Ev)
  • İslam, her şeyin yerli yerinde durduğu dinin adıdır. (Hani Din Hepimizindi)
  • Ne biliyorsan onun âlimisin, onun âlimliğini yap! (Yoldaki Notlar)
  • Ümmet-i Muhammed’in fertleri, çocuklarının her birini Kudüs’ü tek başına fethedecek bünye gücünde yetiştirmekle, hiç kimse Kur’an okumasa bile mukaddes kitabımızı tek başına yaşatacak imanı taşıyacak çapta hazırlamakla mükelleftir. (Bu Ümmetin Fidanları Çocuklarımız)
  • Elbise eskidiği gibi iman da eskir, dikkat edin. (İslam'dan Hayata Ölçüler)