Kitap Künyesi
Yazar: Nureddin Yıldız
Yayın Evi: Tahlil Yayınları
İSBN: 9786056076558
Sayfa Sayısı: 223
--reklam--
İşi Vaktinden Çok Olanlar 4 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İşi Vaktinden çok olan bu mübarek insanların tamamı sahabi değildir. Sadece bin yıllık geçmişten de söz etmiyoruz. Binlerce yıl öncesinden ses bırakanlar var. Kimi iki asır öncesinden ses veriyor. Kimi on dört asır öncesinden parıldıyor. Sekiz asır öncesinden de Salahaddin var.Allahın mülkünü, babalarından miras aldıkları köy ve kasabadan ibaret görmeyip, ibadet edebilecekleri her yeri vatanları görüp yollara düştüler. Hayatı, evlerinden ve iş yerlerinden oluşmuş görmeyip; ona insanlığı kuşatan bir anlayışla baktılar, düşündüler. İşi vaktinden çok olmak; hakkı üstün tutmak için gayret etmektir. Hayatın çilelerine karşı yılmadan sabırla mücadele edebilmektir. İnsan üzerine yatırım yapmak, nesil yetiştirmektir. İşi vaktinden çok olmak, kendin için yaşamamaktır.
--reklam--
İşi Vaktinden Çok Olanlar 4 Alıntıları - Sözleri
- Zulüm, adaletten fazla ses çıkardı dünyamızda...
- Yeter ki saliha eşin beklentisi kuldan değil, kulun Rabbinden olsun! Saliha bir eş, imanın yarısı kadar büyük bir nimettir. Allah ondan razı olsun.
- Allah Teâlâ'nın "bizden birini" bize, peygamberi olarak göndermiş olması, O'nun bize, bir nimetidir.
- " Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanmayın. Bilakis onlar Rableri katında diridirler , rızıklandırılmaktadırlar. "
- Kimi de Allah severse, dünya ve ahirette kendisini korumuş olur. Zîra, Allah'ın kula sevgisi sürekli ve bâkidir.
- Kadına hamuru ve deterjanı reva görenlerin, hiçbir zaman görmezden gelemeyecekleri eşsiz bir örnek...
- "Medrese dediğin, duvarlar değil; biziz!"
- ‘Arkadaşlar! Medrese dediğin, duvarlar değil; Biziz! Biz ders vermeye hazırken neyi kapatabilirler ki?’ Şeyh Abdullah Siracuddin
- Bir sünneti, kendi çapında ve çevresinde unutulmaktan kurtaran, dinine hizmet etmiş, peygamberinin şefaatine müstehak olmuştur.
- Mus’ab’ı öldürmeye giden, onda hayat buluyordu. Sa’d bin Muaz da öldürmeye giderken dirilmişti.
- Taşla tankı kovalamak, büyüklük ve kahramanlıktır.
- "Hayır adına ayakta durması gerekenler oturup kaldıkça, şer kendinde olmayan bir gücü kazanmış olmaktadır. Kullanılmayan her hayır, şerre verilmiş bir destektir."
- Sa’d bin Muaz’ın ölümüne Rahman’ın Arş’ı titredi. Cenazesi taşınırken bazı Sahabiler, cenazenin hafifliğine şaştılar. Resulullah (sas), Onun cenazesini meleklerin taşıdığını söyledi.
- Bizi dünyaya gönderen Rabbimiz, ona dalmadan yaşayacak kadar nimetlerini tadıp kendisine dönmemizi emretti. Ona dalanlar ahireti kaybedecek. Hiç ona tenezzül etmeden yaşayanlar ise Allah’ın temiz kulları olarak kalacaktır.
- "Ashâbı anlamak, dini anlamaktır."
--reklam--
İşi Vaktinden Çok Olanlar 4 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazar, kitabın ilk kırk dört sayfalık bölümünü "imrendiklerimiz" başlığı altında, islam tarihi boyunca kendilerine has özgün yetkinleriyle ön plana çıkmış alim şahsiyetlere ve Allah katında kıymet arz eden rol model karakterlerin her birine "çünkü o" diye atıfta bulunarak birer paragraf açıyor ve hem onları bizlere tanıtıp bir taraftan şuur aşılarken, hem de onları hayırla yad ediyor. Bir sonraki bölümde "cennetten adamlar" başlığı altında Kuran'da elli sekiz ayetin kendisi ile ilgili olduğu Uhud savaşı'na değinerek savaşın derin izlerini maddeler halinde özetledikten sonra toplam yetmiş şehitten farklı nitelikleriyle ön plana çıkan sekiz tanesini "cennetten bir adam" diye anarak bizlere tanıtıyor. Ardından yeni gelen bölümde Ashabı kiramın önemini ve Ehlisünnet anlayışına göre onlara hangi bakış açısıyla bakmamız gerektiğini bizlere o dönemlerden misaller vererek anlatıyor. Özellike genişçe Amr bin As Radıyallahu Anh'ın hayatını bizlere aktararak onun üzerinden birçok kıymetli anekdota yer veriyor. Bir sonraki bölümde "altı asır yaşayan adam" başlığı altında Osman beyi hayırla yad ederken, Osmanlının İslam tarihinde ne öneme sahip olduğunu ve yalnızca dört yüz kişilik bir çadır beyliği iken, kıtalara hükmeden imparatorluğa dönüşen ecdadımıza nasıl bir nazarla bakarak tefekkür etmemiz gerektiğini bize öğretiyor. Ardından gelen bölümde ise Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm'ın eşlerini bizlere tanıtarak başlıyor ve toplamda yirmi yedi sayfayı en genç annemiz olan Aişe radıyallahu anha'ya ayırıyor. Onun üstün vasıflarını ve islama olan eşsiz katkısını maddeler halinde bizlere gösteriyor. Bir sonraki bölümde ilk insanlar olan Hz. Adem ve Hz. Havva'nın yaradılış hikayesine değinerek biz islama iman eden mü'minler olarak ilahi kaynaklarımızdan edindiğimiz bilgilerle yaradılış hakkında nasıl bir tutum sergilememiz gerektiğini öğretiyor. Sonra ise "enbiyanın izleri" başlığı altında peygamberlerin genel niteliklerini ve vasıflarını bizlerle paylaşırken, yaklaşık rakamlarla İnsanlığın Peygamberli Tarihi'nin kronolojik sırasını bizlere sunuyor. Ardından gözlerinizi dolduracak dolu dolu bir bölüm geliyor. Ensarın sıddıkı, Medineyi öncü liderliğiyle müslümanlığa taşıyan, şehadetiyle arşı titreten sahabi Sa'd bin Muaz Radıyallahu anh'ın hayat hikayesini anlatıyor yazar. Öyle güzel hatıralara, rivayetlere yer veriyor ki etkilenmeden edemiyorsunuz. Cenazesine daha önce yeryüzüne hiç inmemiş yetmiş bin melek katılmış olan altı yıllık imanıyla şehadete kavuşarak bu yüce makama ermiş sahabiyi muhabbetle okuyacaksınız. Bir sonraki bölümde bizlere hicri ikinci asırdaki islam topraklarının ana merkezlerini tanıtan yazar, dört büyük mezhep imamının nasıl birbirlerinin talebeleri olduklarını, hangi coğrafyalarda ilmi yaydıklarını, karakteristik özellikleriyle birlikte hatıralarından alıntılar yaparak aktarıyor. Onlardan sonra gelen süreçte mezheplerin oluşan akidevi ve fıkhi meshebleri kısaca tanıtarak mezheplerin neden var olduğunu da bir başlık altında bizlere özetle anlatıyor. Sonraki gelen bölümde ise Kur'ân-ı Kerim'deki Tâlût kıssası üzerinden çıkardığı notlarla tarih boyunca genel insan karakterine özgü fıtri yapılan hataların, düşülen acziyetin nedenlerine işaret ediyor. Bizlere adeta insanlığın dersini işliyor. Kitabın sonuna doğru yaklaşırken yeni gelen bölümde yirminci asrın nesibesi Zeynep Gazali ile karşılıyor yazar. Geçirdiği bir kaza ile nasıl hidayet bulduğunu ve bir kadının bu yüzyılda neler yapabileceğini ispat ediyor. Mısırda 1936'da kurduğu Müslüman Kadınlar Birliği ile dünya çapında nasıl ses getirdiğine şahit olacaksınız. Daha on sekiz yaşındayken vakıf olduğu şuur ile eşiyle nasıl bir anlaşma yaptığını ve kadın haliyle altı yıl kadar zindanda gördüğü işkenceleri kendi hatıratındaki satırlardan okuyacaksınız. Son bölümde ise her asrın o asra simge olmuş bir imtihanı olduğunu ve bunla beraber yine her asırda Allah'ın nice alimlerini bir fidan gibi doğru zamanda yeşerterek islama iz bırakacak hizmetler ettirdiğini birkaç sayfa açıkladıktan sonra, yirminci yüzyılda parlayan Suriye asıllı Halep ulemasından bir mutasavvıf olan Şeyh Abdullah Siracuddin'i bizlere tanıtıyor. Doğru ölçütlerle nasıl bir tasavvuf/tarikat ehli olunabileceği sorusuna asrımızdan etkili bir isimle cevap getiriyor. Bu makalemizle birlikte dört serilik çok değerli bir çalışmanın tanıtımını tamamlamış oluyoruz. Kısaca özetleyerek yeniden hatırlatacak olursak, Nureddin Yıldız hocamız bu kitaplarında İslamın en öne çıkan olayları, dönemleri ve şahsiyetleriyle bizlere gerçek islamın ruhunu ve karakterini yansıtmaya çalışıyor. Çok iyi seviyede bir edebi dil kullanarak okuyucuyu hiç sıkmadan tarihte bir ileri bir geri yaparak bizleri islamın ta kendisiyle buluşturuyor. Özellikle islamın gerçek anlamda ne demek olduğunu hem tarihi olaylarıyla, hem de manevi değerleriyle bir sevdiğinizin öğrenmesini isterseniz bu kitapları gözünüz kapalı ona hediye edin. Bir sonraki makalemizde inşâAllah yeni bir kitap serisine başlamış olacağız. Duâ eder duâ beklerim. O vakte dek okuyarak selâmetle kalın. Vesselâm. (Aykut DİNÇ)
Bismillahirrahmanirrahim Evet muhteşem bir setin sonuna geldim elhamdülillah bu eseri okudum. Rabbim istifade edebilmeyi öğrendiklerimi hayata geçirebilmeyi ve başkalarına da anlatabilmeyi nasip etsin. Muazzam bir set. İsi vaktinden çok olan ama “Allah” demek uğruna, bu davayı duyurmak adına hiç durmayan bir çok alim, üstad, bu dünyaya iz bırakmış büyüklerden bahseden bir set. Kesinlikle alınıp okunmalı (Râz ı Derûn)
Vaktim yok diyoruz ya...Vaktimiz mi yok inancımız mı anlamak adına okunabilcek en güzel seri.Kısacık gördüğümüz ömre neler sığmış ne hayatlar yaşanmış... (Hasbel Kader Vaveyla)
--reklam--
İşi Vaktinden Çok Olanlar 4 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nureddin Yıldız - İşi Vaktinden Çok Olanlar 4 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İşi Vaktinden Çok Olanlar 4 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nureddin Yıldız Kimdir?
1960 yılında Trabzon’un Of ilçesinde doğdu. Ailesiyle İstanbul’a geldikten sonra on yaşına kadar hafızlık ve ilk dini eğitimini babası Hilmi Yıldız hoca efendiden aldı. Gaziosmanpaşa İmam Hatip Lisesine devam ederken değişik gazetelerde haftalık yazılar yazmaya ve tercüme haberler kaleme almaya başladı. Aynı zamanda kürsü hatipliğine de devam etti. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde aldığı bir yıllık eğitiminin ardından Mekke Umm Al-Qura Üniversitesi’ne geçiş yaparak Usul-u Fıkıh bölümünü bitirdi ve aynı dönemde hadis hocalarından özel dersler aldı. Büyük Muhaddis Abdulfettah Ebu Gudde, Hindistanlı büyük alim Ebu’l Hasen En’Nedvi ve Emin Saraç hocaefendi icazet aldığı hocalardan bazılarıdır. İstanbul’a döndükten sonra on yıl boyunca babasının kurmuş olduğu Kur’an Kursunda hafızlık ve dini eğitim verdi. Aynı dönemde tercüme eserler kaleme aldı. İstanbul’a dönüşünden sonra sivil toplum çalışmalarına da devam etti. Senabil Hizmet ve Kültür Vakfı, Sena Eğitim Ve Kültür Vakfı, Tüketiciler Birliği, Sosyal Doku Derneği vb. yirmiye yakın kurum ve kuruluşun öncülüğünü yaptı. Çocuk ve aile eğitimi, Gençlerin bilinçlendirilmesi, İslam ahlakı, teşkilat Eğitimi, Ümmet Bilinci vb. konularda yüzlerce seminer ve konferans verdi. Aylık düzenli olarak dört dergide (Altınoluk, Reyhan, Genç Doku, ElifElif) düzenli yazılar yazmaktadır. Halen Senabil Hizmet ve Kültür Vakfında çalışmalarına devam etmekle beraber evli ve dört çocuk babasıdır. Dünya Alimler Birliği’nin Türkiye’deki ilk üyelerinden olup, düzenli olarak her hafta Sosyal Doku Derneği’nde Pazar sohbetleri vermektedir.
--reklam--
Nureddin Yıldız Kitapları - Eserleri
- Arşın Gölgesindeki Genç
- Kıblegah Evler
- Anahtar Cevaplar
- Mahrem Cevaplar
- Medine Raporu
- Elbette Allahuekber
- Mü'min Ev
- Ramazan Risalesi
- Mü'min Kimliğimiz
- Mücahide Kadın
- Edep ve Amel
- Bu Zamanın Sabrı
- Aile Davamız
- Hür Yürekli Genç
- İşi Vaktinden Çok Olanlar (4 Cilt Takım)
- Bir Umut Bir Mektup 1. Cilt
- Bir Umut Bir Mektup 2. Cilt
- Bir Umut Bir Mektup 3. Cilt
- Namaz Muhasebesi
- Efendimiz'den 40 Hadis
- Mektubunuz Var! - Aynı Adreste misiniz?
- Dinimize Hizmetin İç Sorunları
- Kadın Kahramanlar
- Geminin Neresindeyiz?
- Halimizin İzahı
- Doğal Aile
- Rahmetin Kapısında
- Hani Din Hepimizindi
- Hanımlar için İnciler
- Rehber Hayatlar / Allah'ın Peygamberleri
- Peygamberimizin Arkadaşları cep boy
- İslam Alimleri / Yolumuzu Aydınlatanlar
- Hacı Bayram Sohbetleri
- Bu Çağa Rapor
- Mağaradan Arş'a
- Şehzadebaşı Sohbetleri
- Bu Ümmetin Genci
- Baldan Tatlı Sözler
- İşi Vaktinden Çok Olanlar 1
- İşi Vaktinden Çok Olanlar 2
- İşi Vaktinden Çok Olanlar 3
- İşi Vaktinden Çok Olanlar 4
- Sohbetler 1
- Yoldaki Notlar
- Bu Ümmetin Kızı
- Sünnet Neden Garip ?
- İslam'dan Hayata Ölçüler
- Tarihe Yön Veren Büyük Hayatlar
- İnternet Fıkhı
- Bu Ümmetin Fidanları Çocuklarımız
- Gençler İçin Anahtar Cevaplar
- Satır Başları
- En Sevgiliden Hanımlara İnciler
- İnsan İlmihali
- Dereyi Bulandırma
- En Sevgiliden Uzanan Dallar: Ezber Hadis Serisi - 2
--reklam--
Nureddin Yıldız Alıntıları - Sözleri
- Düğünler, zengin ve fakir ayırmadan mümkün olacak en kalabalık çevrenin davet edildiği bir düğün olmalıdır. Düğünlerde erkeklerle kadınlar asla bir arada bulunmamalıdır. Perde vesaire ile ayrılmış tek bir salonda değil de ayrı ayrı mekânlarda bulunmalıdırlar. Alkol ve müzik gibi haramlar düğünlerde bulunmamalıdır. Bir kör taklit uğruna abartılı masraflar yapılmamalıdır. Yemek vermek Sünnet'tendir. Herkes kendi takatine uygun bir yemek ikram etmelidir. Etli bir yemek olması daha uygun olur. Erkek,bayanların arasına; bayan, erkeklerin arasına girerek fotoğraf çektirme gibi bahanelerle teşhircilik yapmamalıdır. Gelinlik, çiçek ve benzeri batı taklitçiliğine kaçılmamalıdır. Düğünlerde cuma vaazı gibi vaazların yapılması gerekmez. Önemli olan tebrikleşmek ve ilan etmiş olmaktır.Dinlenmeyecek bir Kur'an tilaveti bile gereksizdir. Düğünlerde cihat marşlarının okunması bile uygun olmaz. Damat ile gelinin akrabalarının ülfeti, ilanın geniş tutulması daha doğrudur. (Mahrem Cevaplar )
- Herkes, arzu ettiği hayat tarzına göre bir eş bulup evlenmelidir. (Bir Umut Bir Mektup 2. Cilt)
- " Işimiz vaktimizden çok. " (Tarihe Yön Veren Büyük Hayatlar)
- •Kendine özgü ve başkalarından farklı olma Müslüman cemaat için kaçınılmaz iki sıfattır.. " (Medine Raporu)
- Kalbiyle görebilen bir ümmet iken biz, gözden başka bir şeyle göremeyen bir ümmete dönüştük. Gözümüz de ancak rengârenk boyalı olanı görebiliyor. Bunun için de görmemiz gerekeni değil de gösterilmek isteneni görüyoruz. İşte bu çağa damgasını vuran bu illettir..! (Hür Yürekli Genç)
- Eğer Yusuf süresinin okurken 'Yusuf aleyhisselamın başına gelmiş bir macerayı' okuyorsak biz Kur'an'ı bilmiyor ve anlamıyoruz demektir. Yusuf aleyhisselam, geçmişteki bir olay olarak anlaşılmamalıdır; kıyamete kadar bütün anne-babalar ve gençlerin kaderidir o. Nasıl ki kulağımız Yusuf aleyhisselamın kulağıyla fiziksel olarak benzeşiyorsa insan olarak kaderimiz de benzeşiyor. O Mısır'da biz İstanbul'da, o kuyuda biz medyada; hepimiz imtihan oluyoruz. İsimler değişiyor ama Allah ve insanın kaderi değişmiyor. (Mağaradan Arş'a)
- Asla başıboş değiliz. Rabbimiz var! (Gençler İçin Anahtar Cevaplar)
- Başkalarının görüşüne saygımız, ancak o görüşlerin "Kur'an'ımıza ve Sünnetimize" aykırılık göstermemesi durumundadır. Kur'an'a tersliğe, Sünnet'i yok saymaya rağmen kimsenin görüşüne saygılı olamayız. (Mü'min Ev)
- Sizin en iyileriniz, ahiret için dünyayı terk edenleriniz veya dünya için ahireti terk edenleriniz değil. Iyileriniz her ikisini de yürütendir. (İşi Vaktinden Çok Olanlar (4 Cilt Takım))
- Uçsuz bucaksız bir hırsla yaşıyoruz . Gencimizde yaşlımızda o hırsla yaşıyor . "Şu kadar yeter" sözü kimsenin ağzından çıkmıyor .Bir günlük harcamasına bile denk olmayan basit değerler için insanlar ömürlerinin tamamını feda edebiliyorlar. (Mü'min Kimliğimiz)
- Allah için olduktan sonra küçük denebilecek bir işimiz yoktur artık. Büyüklüğü ilke edinmek, küçük işlere bile büyüklük kazandıracaktır. (Hür Yürekli Genç)
- Diploma alim değildir. Alimin ofisi veya masası alim değildir. Alim konuşan ve yazan adam olmaktan önce yaşayan ilim olmalıdır. Yürüyen Kuran, konuşan Medine olmalıdır ki nesiller ilmi, dini kitaplardaki bilgiler zannetme yerine yaşanır ve yaşatılabilir bir birikim olarak anlasınlar. (İnsan İlmihali)
- " Ilk insandan son insana kadar hiçbir nesil, hiç bir insan diğerinden daha şanslı veya şansız değildir." (Elbette Allahuekber)
- 'Mekke'nin fethi' toplantısı yerine, 'mutfaklarımızın kurtarılması' toplantıları daha yararlı olacaktır biiznillah.. (Bir Umut Bir Mektup 3. Cilt)
- Sabır, bizi hayata salanın üzerimizdeki murakabesini unutmamak ve bizden bekleneni en iyi şekilde yerine getirmek için direnmenin adıdır. (Elbette Allahuekber)
- Kadın, erkektir. Kadın, çocuktur. Kadın, cihattır. Kadın, iffettir. Kadın, sabırdır. Kadın, şeriattır. Kadın, medeniyettir. Kadın, toplumdur. Kadın, insan ve insanlıktır. (Mü'min Ev)
- İslam, her şeyin yerli yerinde durduğu dinin adıdır. (Hani Din Hepimizindi)
- Ne biliyorsan onun âlimisin, onun âlimliğini yap! (Yoldaki Notlar)
- Ümmet-i Muhammed’in fertleri, çocuklarının her birini Kudüs’ü tek başına fethedecek bünye gücünde yetiştirmekle, hiç kimse Kur’an okumasa bile mukaddes kitabımızı tek başına yaşatacak imanı taşıyacak çapta hazırlamakla mükelleftir. (Bu Ümmetin Fidanları Çocuklarımız)
- Elbise eskidiği gibi iman da eskir, dikkat edin. (İslam'dan Hayata Ölçüler)
Yorumlar
0 yorum