Kitap Künyesi
Yazar: Roger Garaudy
Çevirmen: Cemal Aydın
Orijinal Adı: La Contribution de la Civilisation Islamique à L'humanité
Yayın Evi: Timaş Yayınları
İSBN: 9786050832884
Sayfa Sayısı: 120
--reklam--
İslam Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kitap, Roger Garaudy’nin hayatını borçlu olduğu Cezayirli Müslüman askerlere, dolayısıyla da Müslümanlığa, yazar tarafından minnet ve şükranla sunulmuş bir armağan kitaptır.
Müslüman askerler, İkinci Dünya Savaşı sırasında, komutanlarının kesin emrine karşı çıkarak ve kırbaçlamasına aldırmayarak, Garaudy’ye ateş etmediler ve onu kurşuna dizilmekten kurtardılar.
Garaudy, hürriyetine kavuşur kavuşmaz, Cezayirli o Müslüman askerlere teşekkür etmek için İslâm dinini araştırdı ve İkinci Dünya Savaşının hemen ertesi yılında, 1946’da, bu kitabını yayımladı.
Cezayir 1960 yılında Fransız sömürgesi olmaktan kurtulunca, kitabını daha da genişleterek kurtuluş savaşı vermiş olan Cezayirlilere ithaf etti.
Garaudy’nin komünistken yazdığı bu eser, daha sonra İslâm hakkında yazacağı diğer kitaplarının çekirdeğini oluşturmuştur.
--reklam--
İslam Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı Alıntıları - Sözleri
- Felsefe, kaynağını tamamen İslâm'dan alır.
- İslâm dini ve kanunları, maddesi milletin ve hatta devletin varlığı olan bir biçim olarak ele alınabilir.
- Unutulmak üzere olan Grek filozofları, Arapların fetihleri sayesinde selamete erdiler: Aristo, Kurtuba'nın meşhur üniversitesinde hüküm sürüyordu..
- İbn Haldun, İslâm âleminin yetiştirdiği en büyük filozof ve tarihçi, bütün insanlığın da gelmiş geçmiş en büyük düşünürlerinden biridir.
- Tarihe, sistemli ve bilinçli olarak sebep ile sonucu birbirine bağlayan sebeplilik ilkesini ilk defa uygulayan İbn Haldun'dur. O der ki: Dünyaya baktığımız zaman, onda tam ve kusursuz bir düzenin varlığını, dünyanın muntazam bir sisteme bağlı olduğunu ve her şeyde sebep ve sonuç bağlantısı bulunduğunu görürüz.
- Bütün İslam sanatları camiye ve cami de insanı ibadete götürür.
- "Felsefe kaynağını tamamen İslâm'dan alır." - Bacon -
- öne-me813'ten 833'e kadar, yani Avrupa'nın okuma yazma nedir pek bilmediği bir dönemde, Halife Me'mun Bağdat'ta kalabalık bir mütercimler heyetinin yardımıyla devasa bir kütüphane kuruyordu. Bilgelik Evi/Dârü'l-Hikme adı verilen bu kurum sayesinde bütün Kur'ân okurları, Helenizm'in buluşlarını bilip öğrenme imkânına kavuşuyordu. İbn Haldun, İslâm kültürünün serpilip gelişmesinin başlangıcını Dârü'l-Hikme'nin açılışında görür.
- İslâm ilim ve felsefenin asıl özelliği, (Hıristiyan aleminin kapkara bir cehaletten az çok yakasını kurtardığı, fakat bu sefer de mistik ve skolastik bir havaya bürünüp uyuduğu veya uyukladığı bir dönemde), insanların gündelik hayatlarında karşılaştıkları problemlerle hiçbir zaman bağını koparmaması, tam aksine gündelik hayata sıkı sıkıya bağlı olmasıdır.
- Trigonometride de sekantı keşfeden Kopernik değil, Ebu'l - Vefâ'dır. Fârâbi, müzikal aralıkları incelerken logaritmaları keşfeder. İbni Sina ise sonsuz miktarları araştırır. Alkali, alkol, alambik, el-iksir... gibi kelimelerin isimlerinden de anlaşılacağı üzere, Arapçadan alınma oldukları bellidir. Bundan hareketle diyebiliriz ki Müslümanlar, Batı'ya şunları getirdiler : A) Metodlar: Damıtma, süblimasyon, kristalizasyon, pıhtılaşma B) Yeni ürünler : Potasyum, amonyak, nitrik asit, kral suyu, aşındırıcı süblime.
- Aristo'nun dünya görüşünü yeniden ele alan Kindî, kendisinden 300 yıl sonra gelen Aquinalı Aziz Thomas (Saint Thomas d'Aquin) tarafından yazılan Somme Theologique adlı kitabına kadar yazılmış dünyanın görüp bildiği en büyük ansiklopedisini meydana getirir. Gerard de Cremonne (Jerar dö Kremon) tarafından Latinceye çevrilen Kindî'nin bu eseri, yüzyıllarca Batı'nın eğitici bilgi kaynağı olur. İslâm kültürü böylece Rönesans'ın birinci yanını, hümanist yanını, yani geçmişin (Antik Roma ve Yunan medeniyetinin) dirilişini müjdeler. Dolayısıyla İslâm kültürü, Antik kültürle modern medeniyet arasında gerçek anlamda bir aracı veya bir bağ olarak kendini gösterir.
- Artık din, mücahitleri felce uğratan bir afyon değil, aksine mücadele ve kahramanlık ilham eden bir itici güçtür.
- Marks'ın o formülü, sadece belli bir coğrafi alanda ve belli bir tarihî dönemde yaşanan bir tecrübeyi özetlemektedir, o kadar.
- Kurtuba'daki Emevi Halifesi Halife el - Hakem 600 bin cilt kitaba sahipken, ondan 400 yıl sonra tahta çıkan Fransa Kralı Bilge Charles (Şarl), kütüphane kurmaya giriştiğinde güç bela 900 kitap toplayabilmişti.
- "Hiç kimsenin başkalarını ezmeye hakkı yoktur." [İbn Haldun]
--reklam--
İslam Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yobazlık (!): Fransız yazar Roger Garaudy, henüz İslâm ile müşerref olmadan (komünist militanken) evvel İkinci Dünya Savaşı'nın hemen ardından yayınlıyor bu eseri. (1946) Şimdi ben, böyle geçmişin gerçek parıltılarını günyüzüne çıkan eserleri okurken iki tane duygu eşlik ediyor : Yoğun sinir (bolca sövme istediği) ve gurur. Kendime hâkim olamıyorum. Yahu tarihte bizim gibi bir zamanlar zirve olup sonra hiçbir şey olmamış gibi aşağıdan da aşağı yaşam süren var mı acaba? Müslümanlar üzerlerindeki bu cahil yaftalarını, beceriksiz söylemlerini atmalılar. Yahu biz bu değiliz! Biz, sıfırın buluşunu, ikinci dereceden denklemlerin çözümünü, ilk sinüs, arksinüs cetvelini düzenleyen, trigonometride sekantı keşfeden, müzik aralıklarını incelerken logaritmayı bulan, oftalmolojiyi, yani göz hastalıkları ve tedavisini ilk defa aşikar edenleriz. Nasıl olur da bir kere bile ders kitaplarında okumayız? Ben kafayı yemek üzereyim.. Vallahi bu ayıp bize ömrümüzün sonuna kadar kâfi gelir, utanıyorum sahip çıkamadığımız için. Artık gerçeği yansıtın yeter be yeter! Bu kadar korkak olmayın. Günümüzün en güçlü silahlardan birisi varlığı asla yadsınamaz olan "medya". Öyle bir kullanıyorlar ki medyayı bizi terörist ilan edip - ki dünya öyle biliyor- karanlık çağdan tek başlarına çıkıp dünyayı onlar aydınlatmış gibi gösteriyorlar. Alkışlıyorum şerefsizliklerini çok iyi kullanıyorlar, ben olsam ben de düşmanımı alt etmek için her şeyi yaparım. Hele de dünyanın, kainatın tek nuru olan İslâm'ı yok etmek için her yolu denerdim sanırım kâfir olsaydım! Malcolm X'in dediği gibi :"Eğer dikkatli olmazsanız, gazeteler mazlumlardan nefret etmenizi, zalimleriyse sevmenizi sağlar." biz zalimiz. Konu gelmişken bir kitap daha önermek istiyorum : kitap/cennete-otostop--471 birçok insan bu kitapta hep terörist dini zannediyor okuyup görün dilerim. Sizlere incelemesini yaptığım bu kitabın devam niteliği sayılabilecek, okuyup âşık olduğum başka bir kitap daha önermek istiyorum naçizane : kitap/bilimin-altin-cagi--225734 Aziz Üstad Fuat Sezgin Hoca'nın anısına yazılmış, bana sorarsanız ayrıca ders kitabı olarak okutulması gereken bir eser, pişman olmayacaksınız! :)) (uçuşan bir kağıt parçası)
Garaudy'nin müslüman olmadan önce yazdığına şaşırdığım bir eser oldu. Çünkü okurken anlamak pek mümkün değil. İslam'ın getirdiklerini iyi idrak etmiş ve sağlam bir şekilde savunmuş. Yaptığı hoş alıntılar da vardı. (nazlı)
İnsanlık Tarihine Bir Katkı: İslâm Medeniyeti: İnsanlık Tarihine Bir Katkı: İslâm Medeniyeti ⁂ ⁂ ⁂ İslâm Medeniyeti, geniş bir araştırmaya sahip tarihi bir olgu demek, tanım için yetersiz kalır. Bu olgunun sınırları çizilmesi, pek imkansız olduğunu söyleye biliriz. Roger Garaudy, “İslâm Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı” 1946’da ilk baskısı yapıldı, giderek ilaveler yapılarak hacmi artırılan ve dilimize Doğan Avcıoğlu ve E. Tüfekçi tarafından Sosyalizm ve İslamiyet adıyla çevrilip 1965 yılında yayımlanan kitaptır. Buna karşılık Cemal Aydın, Şubat 2020’de bu kitabın çevirisini tamamlayarak bu isimle yayımladı. Garaudy, bu kitabı beş başlık ile “İslâm Medeniyeti” olgusu çerçevesinde bilim, iktisat, sosyal hayat ve fetih konularını inceliyor. Garaudy için bu kitabın yazılmasında özel bir sebep vardır. 1940’lı yıllarında Cezayir Fransa'nın sömürgesindeyken, Garaudy, Cezayir’in Celfe denilen toplama kampına sürgün edilmişti. Bir gün Garaudy kurşuna dizilir, ancak Cezayirli Müslüman bir asker canı pahasına ateş emrini reddeder. Garaudy infaz edilmekten kurtulur. Bu etkileyici olay karşısında Garaudy sarsar ve İslâm nedir, nasıldır soruları zihninde oluşur ve bu cevapları ömrü boyunca İslâm’ı araştırmakla, anlamakla geçirir. Bu soruların bir cevabı olarak bu kitap oluştu. Ve başka kitaplarının ilk örneği bu kitap oldu. Dahası kendisini öldürmeyen Cezayirli Müslüman askere teşekkür karşılığında bu kitabı hediye etti. Garaudy’nin İslâm’la tanışmasının iç sebebi Müslüman Cezayirli askerin inancına bağlı olarak masum birini öldürmemek, emrini canı pahasına iradeli bir duruş göstermesi etkili olmuştur. Serbest kalan Garaudy, müslüman askerin nasıl bir dine inandıklarını öğrenmek için, Cezayir’in başşehrinde İslâm’la ilgili kitapları toplar. Öyle ki okuduğu bir çok İslâm’la ilgili kitaplar yanında İbn Haldun’un Mukaddime’sini de okur. Garaudy, İslâm’la ilgili bu okumaları devam ederken hiç zaman kaybetmeden kaleme sarılır. Hayatını kurtaran Müslüman askerlere minnet ve şükran borcunu ödemek için, 1945’te biten İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ertesinde, 1846 yılında, şu kitabı yayınlar: “Arap – İslâm Medeniyetinin Tarihî Katkısı”. Gerçekte bu kitap, bir haykırıştır. Savaşın hemen ertesinde atılan bir çığlıktır. Emperyalistlere indirilen bir şamardır. Daha da ilerisinde bu kitap, ilk defa Fransızlara ve Fransa’nın sömürgesi altındaki ülkelerin gençlerine İslâm’ın yüceliğini ve önemini anlatan bir manifestodur. İleriki zamanlarda Garaudy, bu konudaki düşüncelerini Fransız Komünist Partisi'nin yayın organlarında “Arap Medeniyetinin İnsanlığa Tarihî Katkısı” adıyla uzunca bir yazıyla sayfalara döker. Böylece hem Fransız kamuoyunu bilgilendirir, hem de o zamanlar Fransa’nın sömürgesi olan Fas, Tunus, Cezayir, Çad, Mali, Senegal, Moritanya gibi birçok Afrika ülkesinin okuyan gençlerini bilgilendirir. 1946’da ele aldığı İslâm Medeniyetinin önemi konusunda ki kanaatlerini çevresine, özellikle de Fransız Komünist Partisi mensuplarına anlatmaya devam eder ve İslâm ve Sosyalizm konusunu işler. İslâm’ın sosyalizm ile çok iyi bağdaşabilecek bir din olduğunu savunur. Kitabın ilk başlığı: “İslâm İnsanlığa Ne Getirdi?”. Garaudy, bu başlıkta İslâm Fetihleri konusunda bilgi aktarır. Fetihlerin sebep ve sonuçları hakkında değerlendirmelerde bulunur. Bu fetihlerin neden hızlı olduğu gizemini çözmeye çalışır. Fetihler sonrasında alınan yeni yerlerde toplumun düzeni nasıl korundu, vergi sistemi nasıl uygulandı ve şehirlerin organizasyonu nasıl kuruldu, gibi sorulara cevap verir. Garaudy, ikinci başlığında İslâm Medeniyeti konusunu ele alır. İlim ve çalışmalardan söz eder. İslâm’ın ilk yüzyılı, Emeviler dönemi bir fetihler yüzyılıydı. İmparatorluk seviyesine gelen ikinci dönemse, Bagdat'da ki Abbasî Halifelerinin devridir. 750’den 900 yılına kadar süren bu dönem, çeviriler dönemidir. Dokuzuncu yüzyılın sonuna varmadan Aristo, Gallien, Platon, Batlamyus, Öklid ve Arşimet’ın eserleri Arapçaya aktarılmıştı. Bu konuda Garaudy: 813’ten 833’e kadar ki zamanda Avrupa'nın okuma yazma pek bilmediği bir dönemde, Halife Me'mun Bağdat'ta kalabalık bir mütercimler heyetiyle devasa bir kütüphane kurduğunu, anlatır. Bilgelik Evi (Dârü'l-Hikme) adi verilen bu kurum sayesinde bütün Kur'ân okurları, Helenizm’ın buluşlarını bilip öğrenme imkânına kavuşurdu. Kitabın son üç başlığı ise Garaudy İslâm’ın Emperyalizme karşı Müslümanların Kur'ân ruhuna bağlı Cihad duruşunu nasıl gösterdiklerini anlatır. Diğer başlıkta ise Sosyalizm ile İslâm konusunu ele alır. İslâmî düşünce değerlerine karşı sosyalizmin ne durumda olduğunu ve bunun ölçüsü nasıl olduğunu anlatmaya çalışır. Son başlığında ise İbn Haldun hakkında önemli bilgiler anlatır. İbn Haldun için üç konu üzerinde durur: Mukaddime eserinin önemli bir kritiğini yapar. Diğer bir konu ise İbn Haldun’un İnsanlık bilimini geliştirdiği ve disiplin haline getirdiği ayrıca koruyucusu olduğu Tarih ve Sosyoloji ilimlerine verdiği katkıları anlatır. Son konu da İbn Haldun cağın sınırlarını aşan iktisatçı yönünü anlatır. Roger Garaudy, İkinci Dünya Savaşı sırasında Cezayir'e sürgün edilmesiyle İslâm dini ile tanışması ve İslâm dini hakkında daha müslüman olmadan bilimsel konuları anlatıyor. Kitabın Künyesi: Roger Garaudy, İslâm Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı, çev Cemal Aydın, Timaş Yayıncılık, 1. Baskı, Şubat 2020. Yunus Özdemir (Yunus Özdemir)
--reklam--
İslam Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Roger Garaudy - İslam Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İslam Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Roger Garaudy Kimdir?
Roger Garaudy, Fransız düşünür ve yazar.
Roger Garaudy, Marsilya'da işçi sınıfından Katolik bir anne babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Garaudy 14 yaşında Protestanlığa geçti. Dünya Savaşı sırasında savaştı ve Croix de Guerre'yi aldı. Cezayir'de Vichy France savaş esiri olarak bir süre kaldıktan sonra Garaudy, direniş radyosu ve Liberté gazetesi için çalışan Fransız Direnişine katıldı.
Garaudy, 1933'te Fransız Komünist Partisi'ne katıldı. 1940'ların ortalarında, Garaudy parti içinde önde gelen bir polemikçi olarak kabul edildi. 1945'te parti liderliğinin ve Merkez Yürütme Komitesi'nin bir üyesi oldu ve 28 yıl boyunca burada görev yaptı.
1952 yılında Sorbonne Üniversitesi'nden edebiyat dalında eğitim aldıktan sonra 1954 yılında SSCB Bilimler Akademisi'nde doktor ünvanı elde etmiştir.
Fransız Komünist Partisi'nde etkin bir konumda yer aldıktan sonra Garaudy, partinin öğrenci hareketi ve Varşova Paktı'nın Çekoslovakya'yı işgali konusundaki tutumunu eleştirdiği için 1970 yılında Komünist Partiden ihraç edildi. Fransa Parlementosu'nda milletvekili, meclis başkan yardımcılığı, milli eğitim komisyonu üyesi ve senatör olarak görev yaptı. Daha sonra profesörlüğe devam etti.
1980 civarında, Garaudy Muammer Kaddafi'nin Yeşil Kitabı'nı okudu ve Libya ve İslam'a ilgi duymaya başladı ve ülkenin lideriyle çölde birkaç kez görüştü. Müslüman Kardeşler tarafından kontrol edilen bir örgüt olan Cenevre'deki İslam Merkezi'nde resmen din değiştirerek ve Müslüman olmuştur. 1998'de, altı milyon Yahudi'nin ölümünün bir "mit" olduğunu iddia ettiği için Fransız yasalarına göre Holokost'u inkar etmekten suçlu bulundu ve 240bin Frank para cezasına çarptırıldı.
Roger Garaudy, 13 Haziran 2012 Çarşamba günü Chennevieres, Paris'te 98 yaşında öldü.
--reklam--
Roger Garaudy Kitapları - Eserleri
- Geleceğimizde İslam Var
- İnsanlığın Medeniyet Destanı
- İslam'ın Vadettikleri
- Yobazlıklar
- Siyonizm Dosyası
- İslam ve İnsanlığın Geleceği
- İsrail, Mitler ve Terör
- İslam Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı
- Don Kişot
- İslam Dünyasının Yükseliş ve Çöküşleri
- Endülüs'te İslam
- Amerikan Efsanesi
- 21. Yüzyılda İslam’ın Dirilişi
- İlahi Mesajlar Toprağı Filistin
- İsrail Sorunu
- Yaşayan İslam
- Entegrizm
- Çöküşün Öncüsü ABD
- Yaşayanlara Çağrı
- İslamiyet ve Sosyalizm
- Medeniyetler Diyaloğu
- Hatıralar
- Hatıralar
- Kafka
- İslam'ın Aynası Camiler
- 20. Yüzyıl Biyografisi
- Batı Terörizmi
- Şahitlerim
- Picasso - Saint-John Perse - Kafka
- Marks İçin Anahtar
- Karl Marx Entelektüel Bir Biyografi
- Kıyısız Bir Gerçekçilik Üzerine
- Jean Paul Sartre ve Marxisme
- Sosyalizmin Büyük Dönemeci
- Tarihte ve Günümüzde Siyonizm ve Yahudilik
- Afarozdan Diyaloğa
- İslâm'ın Va'dettikleri
- İnsanlığın Medeniyet Destanı
- Sosyalizm ve İslamiyet
- İslâm'ın Va'dettikleri
- Gerçekçilik Açısından Picasso
- Sosyalizm ve Ahlak
--reklam--
Roger Garaudy Alıntıları - Sözleri
- Kim İsrail politikasını eleştirirse üzücü ve ardı arkası kesilmeyen misillemeleri ve İsrail 'lobi'sinin baskılarıyla bütün geleceğinin yok olmasına göze almak zorundadır (İsrail, Mitler ve Terör)
- Senatör Truman Amerika'nın amacını şu sekilde ifade etmistir: " Birbirlerini olabildigince fazla oldurmeleri icin Almanya'nin uste ciktigini gorursek Rusya'ya, Rusya kazanirsa o zaman da Almanya'ya yardim etmek gerekir... (Batı Terörizmi)
- Hitler iktidara bir darbe sonucu değil, çoğunluğun oylarını elde ettiği "demokratik" seçimlerle gelmiştir. İşsizliği ve hizmetkarlığı sona erdireceğini vaadettiği milyonlarca işsizin sesini kendine doğru çevirebilmiştir. İşsizlik sorununu Hitler kendince halletmiştir.Önce işsizleri silahlanma uğruna birer işçi olarak çalıştırmış, sonra da onları birer nefer, sonunda da birer ceset haline sokmuştur. (Entegrizm)
- - "Kur'an'ı Kerim, Allah'ın insanlarla iletişime geçişidir.." (Geleceğimizde İslam Var)
- 'ABD' deki Yahudilik İçin Birlik'in eski başkanı Haham Elmer Berger bir konferans esnasında: '' ... şu anki İsrail devletinin Mesihi bir dönem adına ilahi projenin gerçekleşmesini istemeye hiçbir hakkı yoktur. Onun yaptığı sırf bir toprak ve kan demogojisinden ibarettir. Ne halk ne de toprak kutsaldır ve ne de bunlar dünyanın bir imtiyazına sahiptir. Bütün Yahudi halkını şiddetle ve zor yoluyla da olsa kendine boyun eğdirmeye çalışan siyonist totalitarizm bu halkı diğerleri gibi diğerleri arasında bir halk haline getirmektedir. ' (İsrail, Mitler ve Terör)
- “İnsan gönülle alay etmemeli” (II, 74). (Don Kişot)
--reklam--
- Felsefe, kaynağını tamamen İslâm'dan alır. (İslam Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı)
- Araçlarla amaçlar birbirine karışmış, "niçin"in yerini "nasıl" almıştır. Bütün gayelerin yerine geçen bir vasıta olarak para, din hâline gelmiştir. (Amerikan Efsanesi)
- Hayal bir bulut gibi geçer ve gözlerimizin önünde resimler ve simgeler dokuyan başkalaşımlar oluşur. (İslam'ın Aynası Camiler)
- Nitekim, Ahlâk Bilimi ve Tarihin Maddeci Görüşü (1906) adlı kitabında, Koutsky bu hatayı işlemişti. Marksizm ile Darwin'cillği rasgele birbirine katan Kautsky, insan toplumlarında görülen ahlâkın hayvanlarda görülen sürü içgüdülerinin bir uzantısı olduğunu ileri sürüyordu. (Sosyalizm ve Ahlak)
- “Taklid” ve eskilerin görüşlerine körükörüne bağlılık uykusu İslâm’ı kuşattı. (Yaşayan İslam)
- Jules Ferry’e göre, batının sömürgeci yayılma politikası şu üç temel esasa dayanır: İktisadi gereklilik: Bir sömürgenin kurulması, bir pazarın açılması demektir. Siyasi gereklilik: Bütün dünyada üstlere sahip olmak.(Liman-Havayolu) İnsani gereklilik: Biz medeniyet götürüyoruz. (Yobazlıklar)
- Biz dinleri her şeyden önce o dine inanan kimselerin yaşantı ve tanıklıklarından hareketle anlamaya çalışıyoruz. (İslam'ın Vadettikleri)
--reklam--
- ''Ben, daima inkar eden bir ruhum.'' Goethe, Faust (Kıyısız Bir Gerçekçilik Üzerine)
- Biz, ki her yerde serüven peşinde Biz, düşmanlarınız değiliz sizin. Uçsuz bucaksız. bilmediğiniz dünyalar istemez misiniz? Gizlerin çiçek açtığı, toplanmayı bekleyen, Yepyeni ateşler orada, yeni renkler hiç görülmemiş Binlercesi yakalanmaz görüntünün can verilmesi gereken... Acıyın, sonsuzluğun ve geleceğin Sınırlarında dövüşen bizlere... - Guillawne APPOLINAIRE (Picasso - Saint-John Perse - Kafka)
- Ey Müslümanlar, sizler berrak ve dupduru suyuyla gürül gürül akan bir İslâm ırmağının önünü kapattınız! Onu durgun, akıntısız ve giderek suyu bulanıp kokuşmuş küçük bir göle çevirdiniz! - O ırmağı yeniden coşturmazsanız, o nehri yeniden akıtmazsanız, bütün insanlığın vebali sizin üzerinize olacaktır! (İslam Dünyasının Yükseliş ve Çöküşleri)
- İsrail'in stratejik konumunu ileri sürmek yetmez. Haim Weizmann, Britanyalı muhataplarına, “Yahudi bir Filistin, İngiltere için, özellikle de Süveyş kanalı konusunda, bir güvence olacaktır?” tezini ileri sürerken işte İsrail'in bu konumunu kastediyordu. (İsrail Sorunu)
- İslam söz konusu olduğunda, tekrar ediyorum, ortaya konan yeni bir iman ve yeni bir topluluktur. (İslam'ın Vadettikleri)
- Meşhur iktisatçı Lord Keynes, 1919'da, Barışın İktisadî Sonuçları kitabında şunları yazıyordu: "Eğer bizler Orta Avrupa'yı kasıtlı olarak fakirleştirmeye çalışırsak, peşin peşin ve kesin bir inançla haber vereyim ki bunun intikamı korkunç olur: Yirmi sene içinde, galibi kim olursa olsun, medeniyeti mahvedecek olan bir savaşla karşı karşıya kalırız." (Amerikan Efsanesi)
- ''Araya araya, aradığı şeyden de şüphe etmeye kadar varmıştı.'' Balzac (Kıyısız Bir Gerçekçilik Üzerine)
Yorumlar
0 yorum