Kitap Künyesi
Yazar: Sezai Karakoç
Yayın Evi: Diriliş Yayınları
İSBN: 9789123488001
Sayfa Sayısı: 60
İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü Alıntıları - Sözleri
- '' İslam, yaşadığımız hayatı ebediliğe göre ayarlar ''
- Denilecek ki, bu ideal bir Müslümanın portresidir. Biz de deriz ki, «hayır bu ideal Müslümanın değil, normal, herhangi bir Müslümanın özelliğidir. Bugün, normal bir Müslümanın hayalinden bile o kadar uzakta bulunuyoruz da size ondan böyle geliyor.»
- İslam, yaşadığımız hayati ebedîliğe göre ayarlar.
- İslâmdan kopuldukça ekonomik düzen sarsılır, ekonomik düzen sarsıldıkça islâmdan kopulur. Sonunda, bugünkü, din, medeniyet, kültür, politika, ahlâk ve ekonomi alanında içinde bulunduğumuz iflas durumuna gelip çatarız.
- Müslüman için mal, ilâhi yolda ilerlemek için bir vasıta, bir imkân, bir malzemedir.
- Halbuki: İslam, batı medeniyetinden ayrı bir medeniyet olarak ele alınmadıkça gerçeğine varılamayacak bir realitedir. Kavramları, tanımları, deneyleri yine kendinden çıkarılabilir. Batı sınırlamaları ve muhtevalarıyla İslam realitesinin üzerinde yapılacak soyutlamalar, İslamı değil , ancak, batı doktrinlerinin İslamı nasıl gördüğünü ve gösterdiğini tesbite yarar.
- İslâm, yaşadığımız hayatı ebediliğe göre ayarlar.
- Vücut ruhu sürüklerse insanın önü kuşkusuz uçurumdur. Ruh, vücudu yönetiyorsa ve yönetiş bilgileri, islâm gibi bir hakikat kaynağından verimleniyor ve yemişleniyorsa vücut da kurtulmuş demektir.
- Peygamberin arkasından Medineye göçmüş olan Muhacirinin ekonomik durumunu düzeltmek için bizzat Peygamber tarafından kurulan ''Kardeşlik Ortaklığı'' başlıbaşına köklü bir kurum, ideal bir erdem anıtıdır.
- İslamdan kopuldukça ekonomik düzen sarsılır, ekonomik düzen sarsıldıkça islâmdan kopulur. Sonunda , bugünkü, din, medeniyet, kültür, politika, ahlâk ve ekonomi alanında içinde bulunduğumuz iflâs durumuna gelip çatarız.
- İslâm, insanı ekonomiye değil, ekonomiyi insana bağlamıştır.
- İslam toplumu, insanı ruhuyla ve kalbiyle de görür ve yaşar hale getirir.
- Dünya kapkaranlık ve büsbütün ışıksız değildir.
- Kapitalizmde bir eşyayı, bir tabiat parçasını, bir malı ele geçiren insan, bir nevi o eşyanın, o tabiat parçasının tanrısı olmuştur.
- İslam toplumunda kendine mahsus bir iktisadi içyapı oluşmuştur.
İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Daha önce kitap/yitik-cennet--4444 kitabını tanıtırken; 'Sezai Karakoç "hiç böyle düşünmemiştim" aydınlanmalarının, "işte şimdi tamam oldu" erişlerinin insanıdır' demiştim. Ki bunu söylediğim kitap, sıkça araştırdığım, üzerine onlarca kitap okuduğum yani malumat sahibi olduğum peygamberler meselesine dairdi. Buna rağmen Yitik Cennet'i okuyana kadar onların yaşadığı imtihanlara olması gerektiği gibi bakamadığımı fark etmiş ve böyle bir yorumda bulunmuştum. Şimdi ise dünya üzerinde en az anladığım meselelerden biri olan ekonomi üzerine bir kitap okuyacaktım ve bir şeyler anlayabilmem için başvurduğum ilk merci üstadım olmalıydı. (Hayatımda verdiğim belki de en doğru karar :)) Faizden, sistemden, -izmlerden nefret eden -fakat bunu anlamadan yapan- bir insan olarak artık bu konuda bir şeyler öğrenmelisin demiştim kendime. İşte bu kitap; İslam'ın ekonomik düzen için çizdiği kuralları ve günümüze kadar onun dışında uygulanan sistemleri, karşılaştırmalı bir biçimde ele alıyor. Komünizm, sosyalizm, kapitalizm gibi prangaların niçin ilelebet hüküm süremeyeceğini, kurdukları sistemin aslında tamamen bir sistemsizlik olduğunu gözler önüne seriyor. Kitabı okumuş hiç bir insan evladının "İslam'daki bu kural saçma ya da yaşanamaz" diyebileceğine imkan dâhi vermiyorum. Genelde; elinde beş kuruş olan her Müslümanın, özelde ise; satış, banka, ticaret gibi işlerde müstahdem olanların, bu kitabı el kitabı gibi taşımaları gerektiğine inanıyorum. İslam'ın "noksansız düzenini" yazar/sezai-karakoc 'tan dinlememenin ne kadar büyük bir "noksan" olduğunu tarif dâhi edemem. Bunca laf kalabalığından sonra kitabı okuma sorumluluğunu size emanet ediyorum. Okuyunuz, okutunuz efendim. (Sadâ)
Sezai karakoç şairliğinin yanı sıra harikulade bir düşün adamıdır. Kitabın her bir cümlesi bunu kanıtlar niteliktedir. Öyle bir medeniyet düşünün ki kimsenin hakki gasbedilmemekte, kimse yoksul kalmamaktadır. Kitap, İslamın yapıcı gücünün toplumsal düzeni sağlama konusundaki rolünü göstermektedir. "İslam sadece bir inanış değildir. Bir ekonomi anlayışı, tutumu ve çerçevesi de olan bir dünya görüşü, yaşayış ve medeniyet tarzıdır". Sezai Karakoç kitabında bunu öyle güzel anlatıyor ki Müslüman olmanın hâysiyetine bir kez daha hayran oluyorsunuz. Kısacası kitap degerini bilerek okundugunda okuyucusuna yepyeni bir çerçeve sunmaktadır. (Nazlı)
Yeni nesilin mutlaka okuması gereken bir eser..! (...) insanlar, bir nevi küçük eşya ilahları olarak çarpışırlar ve kim o eşyayı ele geçirirse o eşya onun olur. Yani, eşyaya göre insanlar, politeist bir eşya dininde küçük ilahlar tablosudur. (zaimoğlu mehmet)
Kitabın Yazarı Sezai Karakoç Kimdir?
Rivayetlere göre babası Yasin Efendi'nin Muhammed Sezai adını verdiği, ancak ismi nüfus kayıtlarına yanlışlıkla Ahmet Sezai olarak geçirilen Karakoç, 1933'te Ergani'de dünyaya geldi.
İlkokul ve ortaokulu Diyarbakır ve Maraş'ta parasız yatılı okuduktan sonra, lise öğrenimini Gaziantep'te tamamladı.
Ahmet Sezai Karakoç, liseyi bitirdikten sonra çok istediği felsefe bölümünde okumak üzere İstanbul'a geldi, ancak bu bölüme kayıt yaptırdığı halde, maddi zorluklar nedeniyle girdiği sınavını kazandığı Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne burslu öğrenci olarak yerleşti ve 1955'te Mülkiye'den mezun oldu.
Karakoç, 1959-1965 yılları arasında Maliye Müfettiş Yardımcılığı ve Gelirler Kontrolörlüğü görevlerinde bulundu, vatani görevini yedek subay olarak yaptı, 1973'te memurluk görevinden ayrıldı ve ayrıca 1967 yılında ''İslamın Dirilişi'' adlı kitabından dolayı yargılandı.
Sezai Karakoç Kitapları - Eserleri
- İslam
- Yitik Cennet
- Gün Doğmadan
- Monna Rosa - Şiirler 1
- Samanyolunda Ziyafet
- Düşünceler 1 - Kavramlar
- Düşünceler 2 - Kurumlar
- Diriliş Muştusu
- Ruhun Dirilişi
- Diriliş Neslinin Amentüsü
- Mevlana
- Hızırla Kırk Saat - Şiirler III
- Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler
- Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV
- Ayinler / Çeşmeler - Şiirler VI
- Leyla ile Mecnun - Şiirler VII
- Ateş Dansı - Şiirler VIII
- İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü
- Edebiyat Yazıları 1
- Edebiyat Yazıları 2
- Edebiyat Yazıları 3
- Çıkış Yolu 1
- Çıkış Yolu 2
- Çıkış Yolu 3
- Zamana Adanmış Sözler
- Yunus Emre
- Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 1
- Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 2
- Unutuş ve Hatırlayış
- Tarihin Yol Ağzında -İki Röportaj
- Piyesler 1
- Meydan Ortaya Çıktığında - Hikayeler 1
- Mehmed Akif
- Makamda
- Kıyamet Aşısı
- İslamın Şiir Anıtlarından
- İnsanlığın Dirilişi
- Portreler - Hikayeler II
- Gündönümü
- Dirilişin Çevresinde
- Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 1
- Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 2
- Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3
- Armağan
- Batı Şiirlerinden
- Çağ ve İlham 1
- Çağ ve İlham 2
- Çağ ve İlham 3
- Çağ ve İlham 4
- Alınyazısı Saati - Şiirler IX
- İslamın Dirilişi
- Çağdaş Batı Düşüncesinden
- Günlük Yazılar 2 - Sütun
- Ölümden Sonra Kalkış
- Varolma Savaşı 1
- Günlük Yazılar 1 - Farklar
- Günlük Yazılar 3 - Sûr
- Günlük Yazılar 4 - Gün Saati
- Üç Kaside
- Körfez
- Mağara ve Işık
- Sesler
Sezai Karakoç Alıntıları - Sözleri
- Ben günah kadar beyazım, o tövbe kadar kara... (Monna Rosa - Şiirler 1)
- "İnsan öldükten sonra nasıl dirilecekse, ölmeden önce de dirilebilir." (Günlük Yazılar 2 - Sütun)
- İçimde Nuh'un en yeni tufanı Dünyaya ayak basıyorum yeniden.. (Körfez)
- Bir gün öleceğim düşüncesi ve ondan ötesinin muamması, şuurumu alt üst ediyor, kökünden sarsıyor... (Çağdaş Batı Düşüncesinden)
- "Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem. " (Gün Doğmadan)
- Divan Edebiyatını tanımayan, divanları okumamış bulunan kişilerin Osmanlı tarihini de hakkiyle bildikleri söylenemez.. (Edebiyat Yazıları 3)
- Özgürlük isteyenler, özgürlüğü yok edecek, bağımsızlık! diye bağıranlar, esaretin en koyusuna gömecek öğreti ve güçlerin fedaisi kılınıp cepheye, ölünceye kadar savaş! cephesine sürülüyorlar. (Çağ ve İlham 3)
- Selam, gönlü gamlarla dolu olan sana. Selam, tahammül edilmez çileleri yüklenmiş olana! (Armağan)
- Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde Bir kış güneşliğinde Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir Tabiatı aşan bir bildiriştir Ne güz ne sarı renk bu göçü anlatır Bu kan rengi bu kıpkızıl öçü anlatır Görünüşte kırmızı gerçekte yeşil Görünüşte öç hakikatte değil Faninin sonsuzla barışması Affın mağfiretle yarışması Yaprağın düşüşü değil bu toprağa (Ölümden Sonra Kalkış)
- Namık Kemal’in, bütün batıcılığına ve tanzimatçılığına rağmen, yazılarında kimi kez İslâm birliğinden bahsetmesi ve genellikle İslama karşı saygılı görünmesi hususu oldu. (Edebiyat Yazıları 3)
- Kaç aç varsa hepsi ben Kaç hasta varsa hepsi ben Kaç liman önlerinde dönen İşsiz hamal hepsi ben Kaç aşktan ters yüz edilmiş Aşık varsa hepsi ben Bütün çiçeklerle donanıp Bütün insanlarla ölen ... (Körfez)
- Umutsuzluk geleceği, umursamazlık geçmişi unutturur. (Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3)
- Bu dünya, kışların geçmesi gibi geçer. Ve öbür dünya, yazların gelmesi gibi gelir. İnsanlar, sararıp toprağa karışan,çöl otları gibi ölürler... (İslam)
- İslam dünyası, medeniyet açısından ölüm sularında yüzüyor… (Düşünceler 1 - Kavramlar)
- İnkar tutsaklık, inanç özgürlüktür. (Diriliş Neslinin Amentüsü)
- “Derdim vardır inilerim.” (Yunus Emre)
- Oku okuyabildiğin kadar ölüm dersinden (Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV)
- Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin (Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler)
- İdealini yitirmiş ruh, yetersiz beslenen bir vücut gibi, giderek pörsür, solar ve ölür. (Çağ ve İlham 3)
- Ne olup ne bitiyor Gün nereye gidiyor (Alınyazısı Saati - Şiirler IX)
Yorumlar
0 yorum