Kitap Künyesi

Yazar: Muhammed Hamidullah

Yayın Evi: Beyan Yayınları

İSBN: 9789754731934

Sayfa Sayısı: 350

İslam'ın Doğuşu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İslam'ın Doğuşu, Prof.Dr. Muhammed Hamidullah'ın 1980 yılı Mart ayında Bahawalpur'daki İslam Üniversitesi'nde verdiği oniki konferansın içeriğini anlaşılır ve sade bir dille sunma girişimidir. Yazılı notlara dahi başvurulmadan verilen bu konferanslar, zamanımızın en tanınmış Müslüman alimlerinden birisinin, İslam'ın ilk dönemi konusundaki ömür boyu süren tedkiklerinin ve düşüncelerinin bir sonucudur. Bu konferanslarda alim-yazar Hamidullah İslami öğretilerin temel araçlarını aydınlığa kavuşturmaya; İslam'ın fikri ve kurumsal tarihinin teşekkülünü ana hatlarıyla ortaya koymaya çalışmaktadır. Engin bilgi birikimine dayanan Prof. Dr. Hamidullah, sıradan bir izleyicinin dahi anlayabileceği bir tarzda, İslami düşüncenin, toplum ve devletin, ve İslami kuralları uygulamaya dönüştürmek için tesis edilen kurumların doğuş ve gelişimini açıklamaktadır.

İslam'ın Doğuşu Alıntıları - Sözleri

  • Hz. Osman' ın hilafeti sırasında, Errnenistan' a cihada çıkıldı. Sahih-i Buhari'nin bir müfessiri olan Kastalani, bu (askeri) kuvvetin Erzurum yakınlarında konakladığı sırada, bir namaz sırasında okunan bazı ayetlerin imam ve cemaat arasında tartışmaya neden olduğunu kaydennektedir. Belirttiğine göre, cemaatten bazıları imamın ayetleri okuma tarzına kızdı. Birisi hocası olan Irak'taki filan sahabenin ayeti farklı biçimde okumayı öğrettiğini iddia etti. Bir başkası, kendi hocası olan falan sahabenin daha başka bir şekilde okumayı öğrettiğini söyleyerek itiraz etti. Tartışma neredeyse silahlı bir çanşmaya dönü-şecekti, fakat ordu kumandanının basiretli davranması çirkin bir duruma meydan vermedi. @tehlikelibiryerde
  • Sayıları on tane olan Puranaların birisinde, âhirzamanda çölde bir adamın doğacağı, annesinin isminin "Güvenilir" (Amine?), babasının isminin "Allah'ın kulu" (Abdullah?) olacağı belirtilmektedir.
  • Mekke'nin standart lehçesi İslam dünyasının her tarafında esas alındığından, Hz.Osman Peygamber'in (sav) Kur'an'ın bütün lehçelerin telaffuzuna göre okunması için verdiği izne uymanın bugün şart olmadığı görüşündeydi.
  • Avesta'da, başka hususların yanısıra, Zerdüşt hakkında şu ifade de bulunmaktadır: "Ben dini tamamlamadım. Benden sonra başka bir peygamber gelecek ve dinini tamamlayacak; onun ismi "Âlemlere rahmet' olacaktır."
  • Hşndistanda bazı kadim kitaplar vardır ki bu ların kutsal kitap olduklarına inanılır. Bunlardan biri olan Purana, Urduca' da bala eski (kadim) anlamında kullanılmaktadır. Kur'an'da anlamlı bir ifadeyle karşılaşıyoruz: ''Eskilere verilen kitaplarda da onun bahsi vardır" (6:197). Sayılan on tane olan Puranaların birisinde, ahşr zamanda çölde bir adamın doğacağı, annesinin isminin ''Güvenilir', (Amine?), babasının isminin 'Allah'ın kulu'' (Abdııllah.?) olacağı belirtilmektedir. Bu Purana'ya göre, bu kişi yurdundan kuzeye göçetmek zoruve oradanda kalacak ve orada yerleşecektir. Daha sonra on bin adamın yardımıyla yurdunu fethedecektir.
  • Irak'ın fethinden sonra, siyasi ferasetiyle meşhur olan Hz. Ömer fethedilen topraklarda askerî karargahlar kurdu. Seçtiği stratejik yerler arasında Hire de bulunuyordu. Hz. Ömer Müslümanların eski şehirde yaşamamalarını, onun civarında yeni bir şehir kurmalarını istedi. Yeni şehir sadece Müslümanlar için düşünülmüştü ve hiçbir yabancının orada yaşamasına izin verilmedi. Yeni şehrin sakinleri çoğunlukla Yemen'den gönderildi. Aralarında, Bedir Gazvesinde Peygamber (sav) ile cihad enniş ellisekiz Sahabe de bulunuyordu. Kısacası, İslamı gelenekle yakından ilişkili insanlar Kufe' de yerleşti ve burada yeni bir ilım gelenek inkişaf etti.
  • Roma Hukuku, hukuk için "jus" terimini kullanırken, Islam Hukuku "fıkh" terimini kullanılmaktadır. Jus, halklar anlamına gelişirken, fıkh bilmek ve kavramak anlamlarına gelmektedir. Bu Romalı terim sadece modern dönemlerde Türkiye, Mısır ve İranda kullanılmaktadır.
  • Tevrat Hz. Âdemden Hz. Musa'ya kadarki hadiselerin anlatıldığı ilk giriş bölümü hariç, münhasıran İsdail tarihini konu almaktadır. Aynı şekilde, İncil de tek bir kişinin, Hz. İsa'nın hayat hikâyesidir. Kur'an ise ne Arapların tarihidir, ne de Hz. Peygamberin hayat hikâyesidir.
  • Hindistanlı ünlü âlim Mevlana Menazir Ahsen Tin (İncir) suresindeki şu ayetlere (95: 1-3) atıfta bulunmaktadır. Bütün Kur'an müfessirlerine göre, sözkonusu surede dört peygaınber zikredilmektedir. "Zeytin," Zeytin Dağıyla yakından alakalı olan Yahudilere; "Sina," Sina'da kendisine Tevrat verilen Hz. Musa'ya; "Emin belde" Mekke'ye atıfta bulunmaktadır. Peki, ya ayetin ilk kelimesi, yani incir? Kur' an müfessirleri onun anlamı üzerinde tevillerde bulunmuşlardır. Bazıları bu kelimeyle Hz. İbrahim'in, diğerleri ise başka peygamberlerin kastedildiğini düşünmüştür. İncirin Hz. İbrahim'in ve diğer peygamberlerin hayatlarında hiçbir anlam veya önemi yoktu, buna karşılık Mevlana Cilanî'ye göre Buda'nın bütün takipçileri onun ilk nirvanasını, yani ilk vahyi, yabani bir incir ağacının alnnda aldığına inanmaktadır. Mevlana, buna dayanarak, dünyanın diğer büyük dinlerine de atıfta bulunan Kur'an'ın çok ince bir üslupla Budizm'e de işaret ettiğini belirtmektedir. Araplar Buda'nın hayatı baklanda fazla bilgi sahibi olmadıklarından, Kur' an onunla ilgili herhangi bir ayrıntı verenemiştir
  • Huzur-u İlâhî'ye ulaştığında Peygamber (sav) selâm verdi. Allah da onun selâmına kerimane karşılık verdi: "Selam, Allah'ın rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun ey Nebi." Peygamber (sa) ümmetini düşünerek mukabele etti: "Selâm bizim ve Allah'ın salih kullarının üzerine olsun."
  • Dünya yüzünde değişim kanunundan muaf bir dil varsa, bu Arapça'dır. Günümüzde radyoda dinlediğimiz ve gazetede okuduğumuz Arapça'nın Peygamber'in (sav) zamanındaki, yani Kur'an ve Hadis'teki, Arapça'yla aynı olduğu ispatlanmış bir gerçektir.

İslam'ın Doğuşu İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitabın Yazarı Muhammed Hamidullah Kimdir?

Muhammed Hamidullah (d. 1908, Haydarabad - ö. 2002, Florida), İslam dünyası'nda tanınmış son dönem hadis bilginlerinden birisidir.

İlk öğrenimini Haydarabad'da tamamladıktan sonra, yine bu kentteki hukuk fakültesini bitirdi. Fakat İslami bilimlere özellikle de siyer ilmine olan merakından dolayı 1936'da Paris Üniversitesi'nde bu konuda eğitim aldı. Daha sonra Almanya'nın Tübingen Üniversitesi'ne kaydolarak "devletlerarası İslam hukuku" alanında ikinci bir doktora çalışması daha yaptı.

1947'de Paris'e yerleşerek ders vermeye başladı. Akademik çevrelerdeki ünü giderek arttı ve ders vermek için Fransa dışındaki ülkelere gitmeye başladı. 1950'li yıllarda Türkiye'ye gelerek İstanbul Üniversitesi Edebiyat ve Hukuk fakültelerinde ve İzmir, Ankara, Konya üniversitelerinde dersler verdi.

Hamidullah’ın Türkçe’ye çevrilerek yayımlanan başlıca eserleri şunlardır: İslam’a Giriş (1961), Hz. Peygamber’in Savaşları (1962), İslâm’ın Hukuk İlmine Yardımları (1962), İslâm’da Devlet İdaresi (1963), İmam-ı Azam ve Eseri (1963), Modern İktisat ve İslâm (1963), İslâm Fıkhı ve Roma Hukuku (1964), Kur’an-ı Kerim Tarihi (1965), İslâm Peygamberi (1966, 2 cilt), Muhtasar Hadis Tarihi ve Sahifa-i Hemmam b. Münebbih (1967), Resulullah Muhammed (1973), İslâm Hukuku Etüdleri (1984), İslâm Müesseselerine Giriş (1984), İslâm, Bilim ve Felsefe (1990), İlk İslâm Devleti (1992), İslâm’ın Doğuşu (1997), Hz. Peygamberin Altı Orijinal Diplomatik Mektubu (1998), İslâm Anayasa Hukuku (1998), El Vesaiku’s-Siyasiyye (1998), İslâm Tarihine Giriş (1999).

Muhammed Hamidullah Kitapları - Eserleri

  • İslam Peygamberi
  • İslam'a Giriş
  • İslam Tarihine Giriş
  • İlk İslâm Devleti
  • Hz. Peygamber'in Savaşları
  • Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed

  • İslam Müesseselerine Giriş
  • Kur'an-ı Kerim Tarihi
  • İmam-ı Azam ve Eseri
  • İslam'ın Doğuşu
  • İslamiyet ve Hıristiyanlık
  • Muhtasar Hadis Tarihi ve Sahife-i Hemam ibn Münebbih
  • İslam Anayasa Hukuku

  • Sorunlar Sorular ve Cevaplar
  • İslam'ın Hukuk İlmine Katkıları
  • Aziz Kur’an
  • İslam'da Devlet İdaresi
  • Hz. Peygamber'in Altı Diplomatik Mektubu
  • İslam Genel Bir Bakış
  • Введение в Ислам

  • Le Saint Coran
  • Resulullah Muhammed

Muhammed Hamidullah Alıntıları - Sözleri

  • (Hz. Hatice (r.a) o zaman 28, kimilerine göre de 40 yaşındaydı; Fizyolojik ve jinekolojik nedenler birinci rakamı daha inandırıcı kılmaktadır; zirâ Hz. Hatice (r.a) evlilikten sonra yedi çocuk doğurmuştur.) (İslam'a Giriş)
  • Ne kadar büyük olursa olsun, hiçbir kral, Allah'ın Resullerinden biri kadar hürmet görmemiştir, velev ki bu "Resul" fakir ve her türlü maddi gelirden mahrum olsun. (İlk İslâm Devleti)
  • Sahtekarlık inancın munafıklığıdır. (İlk İslâm Devleti)
  • "Bilgi Müslümanın kaybolmuş malıdır, nerede bulursa onu alsın." (İslam'a Giriş)
  • Onlar inananlar ve kalpleri Allahı anmakka huzura kavuşanlardır. Değil mi ki kalpler, ancak allahı anmakla huzura kavuşur. Ra'd 28 (Aziz Kur’an)
  • El-Münzir şöyle cevap verdi: “Sizin dininizin en çok hoşlandığım tarafı, sadece dünü ya da sadece ahiretle sınırlı olmayıp, her iki dünya saadetini birleştirmesidir. Niçin onu kabul etmeyeyim?” (Hz. Peygamber'in Altı Diplomatik Mektubu)

  • Yine Hz. Peygamber'in, ölüm döşeğinde iken verdiği şu emrini de hatırlatalım: "Benim gayr-i müslimlere verdiğim himâyeye, (emana) titizlikle riayet ediniz" (Bkz., Mâverdî). Bir başka hadiste Hz. Peygamber şöyle buyuruyor: "Eğer bir kimse, gayr-i müslim vatandaşa zulmederse; kıyamet günü onların avukatı (zülmeden müslümana karşı) ben olacağım." (İslam'a Giriş)
  • Her bölgede, o bölgenin siyasi temsilcisi aynı zamanda caminin imamıydı. Şu halde, bu bölgedeki Müslümanlardan herhangi birinin bir şikayeti olduğunda kadıya gireceğine doğrudan doğruya camiye gider ve şikayetini caminin imamına bildirildi. Çünkü İmam o bölgenin aynı zamanda siyasi lideriydi. (İslam Müesseselerine Giriş)
  • Medine'de Peygamberimizin yazdırdığı anayasa, dünyada en eski yazılı anayasadır. İçinde bir devletin ihtiyaç duyduğu savunma, adalet vs. gibi bütün konuların açıklamasını bulabiliriz. Bu arada Müslümanlar, Müslüman olmayanlar arasındaki ilişkilere de yer verilmiştir. Meselâ, bir maddesinde "Müslümanlar kendi dinlerine, Yahudiler kendi dinlerine göre yaşarlar" denilmektedir. Yani dini meselelerde eşitlik ve özgürlük vardır. (İslam Tarihine Giriş)
  • Ancak gerek ilk halîfelik, gerekse ilk halîfeden sonraki halîfelik konusu tarihî bir mevzudur. Dinin aslından olan bir mesele değildir. Fakat Müslümanlar arasında maalesef bu, itikadî mevzulardan bir parça halini almıştır. (İslam Tarihine Giriş)
  • Peygamberler de sadece Yahudi ve Hıristiyanların değil, aynı zamanda, İslâm'ın nebîsidirler. Madem ki İslâm, kesintisiz, devamlılık ve istisnasız şumûl dinidir, o halde tarihi de sonsuzdur. (İslam Tarihine Giriş)
  • "Ve hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Kulak, göz ve kalp ; gerçekte, insan bütün bunlardan sorguya çekilecektir." isra 36. Ayet (Aziz Kur’an)
  • Buhari'nin "Abdurrazzak'dan, o da Ma'mer'den, o da Hemmam'dan o da Ebu Hüreyre'den naklettiğine göre, Hz. Peygamber'in şöyle söylediğine ilişkin şu hadisi Ahmed b Hanbel'den aldım" deyişini düşünelim. II. Dünya Savaşı'nın sonundan beri, Hemmam'ın, Ma'mer'in ve Abdurrazzak'ın el yazma nüshaları bulunmuştur, - Ahmed b Hanbel'in eseri de çoktan beri bilinmektedir - Buhari'den önceki kaynaklarda araştırma yapılırsa, görülür ki Buhari ne yalan söylemiştir, ne de kendi döneminin basit folklorunu toplamıştır. O, yazılı ve kesin kaynaklara dayanmaktadır. (Kur'an-ı Kerim Tarihi)

  • Dünya üzerinde doğru yoldan haberdar olan kalmayınca, Allah'ın insanlara olan şefkati, onlara son bir peygamber göndermeyi gerektirmiş, Allah'ın salât ve selâmı üzerine olsun, Hz. Muhammed'i göndermiştir. Madem ki gelen son din, son kitap Kur'an'la ayaktadır, tek harfi değişmeden muhafaza edilmiştir, o halde bir başka peygamber göndermesine gerek yoktur. (İslam Tarihine Giriş)
  • Böylece bir mucize meydana geldi: Hz.Musa, Yahudilerin doğan çocuklarının öldürüldüğü bir senede doğdu, fakat bu çocukların öldürülmesini emreden kralın himayesinde büyüdü. (İslam Tarihine Giriş)
  • Mekkelilerin Kabe'nin önünde yaptıkları bir sabah ibadetleri vardı. Bu ibadetin şekli belirli olmamakla birlikte eğilmek, yere kapanmak gibi şekillerde olduğu bilinmektedir. (Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed)
  • (Yeri gelmişken belirtelim, Çin'deki camiler Fransa'dakilere veya İngiltere'dekilere veyahut doğudakilere benzemezler, minareleri de yoktur.) (İslam Genel Bir Bakış)
  • “İşte böylece insan, kendi isteği ile Allah’ın halifesi oldu. Halife olarak da en üstün yaratık oldu ve hatta kendisinin önünde melekler eğildiler. İslam tarihi işte o zamandan itibaren başlar.” (İslam Tarihine Giriş)
  • Sayıları on tane olan Puranaların birisinde, âhirzamanda çölde bir adamın doğacağı, annesinin isminin "Güvenilir" (Amine?), babasının isminin "Allah'ın kulu" (Abdullah?) olacağı belirtilmektedir. (İslam'ın Doğuşu)
  • "Belki bugünkü Mekkeliler İslâm'ı kabul etmeyebilir, fakat yarın çocuklarının İslâm'a girmeleri mümkündür." (İslam Tarihine Giriş)