Kitap Künyesi
Yazar: Roger Garaudy
Yazar: Faik Bercavi
Çevirmen: Hasan Erdem
Yayın Evi: Rebeze Kitaplığı
İSBN: 9786058682405
Sayfa Sayısı: 152
--reklam--
İslamiyet ve Sosyalizm Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İslamiyet ve Sosyalizm, 1 Mayıs 2012'de yaptıkları etkinlik ile Türkiye Gündemine bomba gibi düşen "Antikapitalist Müslümanlar"ın etkinliği ile yoğun biçimde gündeme gelen İslam ve Sosyalizm tartışmaları üzerine, en kapsamlı incelemelerden biridir.
Uzun bir süredir, "Abdestli Kapitalizm" çıkışıyla yükselen bu ses, 1960'lı yılların ortalarında basılmış olan bu kitap ile çok daha olgun bir nitelik kazanıyor. Dün vefat eden Fransız mütefekkir Roger Garaudy, eski bir komünist, yeni bir Müslüman olarak; İslam ve Kapitalizm arasındaki temel çelişkileri belirginleştiriyor.
Ayrıca kitabın diğer bölümünü oluşturan ve ilk nüshası 1946'da yayınlanan metinlerin sahibi olan Faik Bercavi, Nazım Hikmet'in koğuş arkadaşlarındandır. Yazar, meseleye getirdiği analitik yorumlar ile, tartışmaları çok daha ciddi boyutlara taşıyacak bir içerik sunuyor...
Kitabın önsözü, "Abdestli Kapitalizm" kitabıyla bilinen Eren Erdem'e ait. Aynı zamanda, Eren Erdem'in Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı Rebeze Yayınları'nın ilk kitabı olma özelliği taşıyor.
Büyük bir ilgi ile beklenen "İslamiyet ve Sosyalizm" çok fazla tartışma yaratacağa benziyor.
--reklam--
İslamiyet ve Sosyalizm Alıntıları - Sözleri
- İbn Rüşd'e göre, din pek gelişmemiş zihinler için sembol, imaj ve efsane yoluyla, Felsefenin kavramlarla bulduğu ve ispat ettiği gerçekleri ifade eder. Din ve felsefe, konusu bakımından ayrılmaz ve gerçeği farklı seviyelerde ve farklı metodlarla açıklarlar.
- Türkiye'de İslam, namazın kendisine dönüştürülmüştür. İslam'ın bir parçası olan namaz, dinin kendisi olmuş durumda. Şekillerin özü gölgede bırakması ile birlikte ortaya çıkan dinsel anlatıların tümünde "tevhid" sosyal ve siyasal hayattan çıkartılmış bir itikadi kavrama dönüşmüştür.
- Bugün sosyalizmi kurmakta olan özgür bir Cezayir'de, Müslüman kültürünün çağımızın hümanizmasına katkısı "sorunu, yalnızca şanlı bir geçmişin inkarına karşı isyan olarak değil, daha geniş anlamda kültürünüzün ve halkımızın.çağımızın hümanizmasına.yani sosyalist hümanizmaya doğrudan doğruya katkısı alanında bir araştırma olarak ele alınabilir.Onun için, ben burada İslam fetihlerinin tarihsel anlamına ve ilerici rolü ile yarattığı uygarlığın zenginliklerine kısaca değindikten sonra, İslamlığın ve İslam kültürünün çağımız sosyalizminin kuruluşundaki rolü üzerinde özellikle duracağım. İSLAM FETİHLERİ VE SONUÇLARI İslam kültürünün açılıp gelişmesinden önce, İslam fetihleri.dünyanın çok geniş bir alanını kaplaması sonucu, uygarlığın yeniden doğması ve dünyanın yeni bir gençlik çağına ulaşması için gerekli şartları yarattı.İslam fetihleri, dünyadaki kaosu ve onun doğurduğu asalak hiyerarşileri silip süpürmekle, bu yeni uygarlığın ekonomik ve toplumsal şartlarım oluşturdu. Dikkate değer bir noktadır ki.son derece büyük bir hızla gelişen bu fetih.hiçbir zaman Hun ve Moğol istilalarının yıkıcı niteliğini edinmedi. Az sayıda askeri birlikler ülkelere giriyor ve çoğu halde yerli halkın desteğini sağlıyabiliyordu: İspanya'da fetih ordusunun sayısı 40.000'i bulmuyordu.Bu bakımdan İslam fetihlerinin hız ve geniŞliğinin nedenlerini askeri gücün dışında aramak gerekir.Zaferin tayin edici faktörü fatihlerin, çözülme hfüinde olan bir kölecilik alemine, ya da ufak parçalara bölünmüş ve hareket yeteneğinden yoksun kalmış bir feodal aleme.daha yüksek ekonomik ve sosyal örgüt biçimleri getirmiş olmasıdır. Bu yeni örgüt biçimleri, geniş halk kitlelerinin ihtiyaçlarını cevaplandırdığı içindir ki, onların desteklerini kazanmıştır. İslamlık göçebeliğin hakim olduğu bir ülkede doğmuşsa da, büyük sitelere girmesinden sonradır ki tam anlamıyla gelişebildi. İslam dünyaya, bütün maddi ve manevi sonuçlarıyla birlikte bir ticari uygarlığın ilk biçimlerini getiriyor.böylece insanlığın uyanışı ve yeniden açılıp gelişmesi için gerekli ekonomik ve sosyal koşulları yaratmış oluyordu. Özellikle Magrip'de ve İspanya'da Halk yığınları kendiliklerinden İslam uygarlığını kabul ettiler: Dinle sıkı bağları bulunan yeni toplumsal örgütlenme, bu yığınları, ilerici bir gücü temsii eden Müslüman cemaatine katılmaya doğru itiyordu.Bu yeni din, yapıcı çalışmaya, insanların yaşama şartlarının daha iyi duruma getirilmesine önem veriyordu. Hiç şüphe yok ki, İslamlığın bu parlak ve başarılı sonuca ulaşmasının başlıca nedenlerinden biri köleliğin ortadan kaldırılmasında yatması ve genel olarak eski kölelikçi veya feodal toplumların tam tersine, eşitlik ilkesinde kararlı bir direniş sergilemesidir. Peygamberin bir hadisinde şöyle denir: "Tannnın en çok sevdiği şey kölelerin özgürliiğe kavuşturulmasıdır." Ve başka bir hadiste de: "İnsanlar tıpkı bir dokumacı tarağının dişleri gibi aralarında eşittirler: Beyazın zenciye, Arabın Arap olmayana üstünlüğü yoktur." "Bir Arap başka bir insana ancak bilim ve eğitim bakımından üstün olabilir" der. Kur'anda bile Peygamber: "Köleleriniz sizin eşitleriniz değiller midir?" diye sorar. İkinci Halife Ömer, bir Yahudiyi tokatlamış olan Müslümanı yargılamıştı: mağdura herkesin önünde tazminat verilmesini hükmetti ve bu vesileyle halkın karşısında yaptığı konuşmada şunları söyledi: "İnsanlar özgiir doğdukları halde, onları köleleştirmeye size kim yetki verdi?'" Şarkiyatçı Dozy.İslam fetihlerinin bu kadar hızla gelişmesinin ve yerli halkların yığın halinde Müslümanlarla birleşmesinin nedenlerini açıklarken, "İspanya Müslümanları Tarihi" adlı yazar: "Müslümanların fethi, İspanya için bir iyilik oldu: Bu fetih önemli bir sosyal devrim niteliğine büründü ve ülkenin yüzyıllardan beri çekmekte olduğu acılara son verdi .."
- İlk milli mücadeleler, vatan adına verilmeden önce Allah adına yapılmıştır.
- Marksizmin insanı ekonomik bir aygıta, ya da tüm doğaya hükmeden bir olguya (yetkin insan) dönüştürmesi, ya da dönüştürdüğünü düşünmemizin yanı sıra İslam, insanın karınca ile eşit olduğunu haykıran tavrı ile, eşitliğin kamusallaşmasını sağlamaktadır.
- - " (…) Marksizm insanı devlete karşı esir eder. Kapitalizm ise, sermayeye karşı. İslâm ise insana onurunu iade eder..."
--reklam--
İslamiyet ve Sosyalizm İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap İslam ve sosyalizmi ortak bir paydada birleştirmeye çalışıyor. Tıpkı bugün İslam ve Laikliği aynı cümlede aynı amaç için kullanmak isteyenler gibi hiç masum bir amaç içermiyor. Kitabın kapağı ya da yazarları insanı yanılgıya düşürmemeli. Bence okunmasına gerek olmayan bir kitap ama okunacaksa da eleştirel bir gözle okunmalı. İslam sosyalizm birbirinden çok ayrı iki inançtır. İslam'ın yaratıcı menşeili bir din olması ve Sosyalizmin insan mahsulü olmakla beraber; denenmesi ve 1991 yılında SSCB'nin çöküşüyle başarısızlığını kanıtlamış olması ikisinin ortak bir alanda buluşamayacağının başlıca iki göstergesidir. (Ayşenur)
--reklam--
İslamiyet ve Sosyalizm PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Roger Garaudy - İslamiyet ve Sosyalizm kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İslamiyet ve Sosyalizm PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Roger Garaudy Kimdir?
Roger Garaudy, Fransız düşünür ve yazar.
Roger Garaudy, Marsilya'da işçi sınıfından Katolik bir anne babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Garaudy 14 yaşında Protestanlığa geçti. Dünya Savaşı sırasında savaştı ve Croix de Guerre'yi aldı. Cezayir'de Vichy France savaş esiri olarak bir süre kaldıktan sonra Garaudy, direniş radyosu ve Liberté gazetesi için çalışan Fransız Direnişine katıldı.
Garaudy, 1933'te Fransız Komünist Partisi'ne katıldı. 1940'ların ortalarında, Garaudy parti içinde önde gelen bir polemikçi olarak kabul edildi. 1945'te parti liderliğinin ve Merkez Yürütme Komitesi'nin bir üyesi oldu ve 28 yıl boyunca burada görev yaptı.
1952 yılında Sorbonne Üniversitesi'nden edebiyat dalında eğitim aldıktan sonra 1954 yılında SSCB Bilimler Akademisi'nde doktor ünvanı elde etmiştir.
Fransız Komünist Partisi'nde etkin bir konumda yer aldıktan sonra Garaudy, partinin öğrenci hareketi ve Varşova Paktı'nın Çekoslovakya'yı işgali konusundaki tutumunu eleştirdiği için 1970 yılında Komünist Partiden ihraç edildi. Fransa Parlementosu'nda milletvekili, meclis başkan yardımcılığı, milli eğitim komisyonu üyesi ve senatör olarak görev yaptı. Daha sonra profesörlüğe devam etti.
1980 civarında, Garaudy Muammer Kaddafi'nin Yeşil Kitabı'nı okudu ve Libya ve İslam'a ilgi duymaya başladı ve ülkenin lideriyle çölde birkaç kez görüştü. Müslüman Kardeşler tarafından kontrol edilen bir örgüt olan Cenevre'deki İslam Merkezi'nde resmen din değiştirerek ve Müslüman olmuştur. 1998'de, altı milyon Yahudi'nin ölümünün bir "mit" olduğunu iddia ettiği için Fransız yasalarına göre Holokost'u inkar etmekten suçlu bulundu ve 240bin Frank para cezasına çarptırıldı.
Roger Garaudy, 13 Haziran 2012 Çarşamba günü Chennevieres, Paris'te 98 yaşında öldü.
--reklam--
Roger Garaudy Kitapları - Eserleri
- Geleceğimizde İslam Var
- İnsanlığın Medeniyet Destanı
- İslam'ın Vadettikleri
- Yobazlıklar
- Siyonizm Dosyası
- İslam ve İnsanlığın Geleceği
- İsrail, Mitler ve Terör
- İslam Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı
- Don Kişot
- İslam Dünyasının Yükseliş ve Çöküşleri
- Endülüs'te İslam
- Amerikan Efsanesi
- 21. Yüzyılda İslam’ın Dirilişi
- İlahi Mesajlar Toprağı Filistin
- İsrail Sorunu
- Yaşayan İslam
- Entegrizm
- Çöküşün Öncüsü ABD
- Yaşayanlara Çağrı
- İslamiyet ve Sosyalizm
- Medeniyetler Diyaloğu
- Hatıralar
- Hatıralar
- Kafka
- İslam'ın Aynası Camiler
- 20. Yüzyıl Biyografisi
- Batı Terörizmi
- Şahitlerim
- Picasso - Saint-John Perse - Kafka
- Marks İçin Anahtar
- Karl Marx Entelektüel Bir Biyografi
- Kıyısız Bir Gerçekçilik Üzerine
- Jean Paul Sartre ve Marxisme
- Sosyalizmin Büyük Dönemeci
- Tarihte ve Günümüzde Siyonizm ve Yahudilik
- Afarozdan Diyaloğa
- İslâm'ın Va'dettikleri
- İnsanlığın Medeniyet Destanı
- Sosyalizm ve İslamiyet
- İslâm'ın Va'dettikleri
- Gerçekçilik Açısından Picasso
- Sosyalizm ve Ahlak
--reklam--
Roger Garaudy Alıntıları - Sözleri
- Kim İsrail politikasını eleştirirse üzücü ve ardı arkası kesilmeyen misillemeleri ve İsrail 'lobi'sinin baskılarıyla bütün geleceğinin yok olmasına göze almak zorundadır (İsrail, Mitler ve Terör)
- Senatör Truman Amerika'nın amacını şu sekilde ifade etmistir: " Birbirlerini olabildigince fazla oldurmeleri icin Almanya'nin uste ciktigini gorursek Rusya'ya, Rusya kazanirsa o zaman da Almanya'ya yardim etmek gerekir... (Batı Terörizmi)
- Hitler iktidara bir darbe sonucu değil, çoğunluğun oylarını elde ettiği "demokratik" seçimlerle gelmiştir. İşsizliği ve hizmetkarlığı sona erdireceğini vaadettiği milyonlarca işsizin sesini kendine doğru çevirebilmiştir. İşsizlik sorununu Hitler kendince halletmiştir.Önce işsizleri silahlanma uğruna birer işçi olarak çalıştırmış, sonra da onları birer nefer, sonunda da birer ceset haline sokmuştur. (Entegrizm)
- - "Kur'an'ı Kerim, Allah'ın insanlarla iletişime geçişidir.." (Geleceğimizde İslam Var)
- 'ABD' deki Yahudilik İçin Birlik'in eski başkanı Haham Elmer Berger bir konferans esnasında: '' ... şu anki İsrail devletinin Mesihi bir dönem adına ilahi projenin gerçekleşmesini istemeye hiçbir hakkı yoktur. Onun yaptığı sırf bir toprak ve kan demogojisinden ibarettir. Ne halk ne de toprak kutsaldır ve ne de bunlar dünyanın bir imtiyazına sahiptir. Bütün Yahudi halkını şiddetle ve zor yoluyla da olsa kendine boyun eğdirmeye çalışan siyonist totalitarizm bu halkı diğerleri gibi diğerleri arasında bir halk haline getirmektedir. ' (İsrail, Mitler ve Terör)
- “İnsan gönülle alay etmemeli” (II, 74). (Don Kişot)
--reklam--
- Felsefe, kaynağını tamamen İslâm'dan alır. (İslam Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı)
- Araçlarla amaçlar birbirine karışmış, "niçin"in yerini "nasıl" almıştır. Bütün gayelerin yerine geçen bir vasıta olarak para, din hâline gelmiştir. (Amerikan Efsanesi)
- Hayal bir bulut gibi geçer ve gözlerimizin önünde resimler ve simgeler dokuyan başkalaşımlar oluşur. (İslam'ın Aynası Camiler)
- Nitekim, Ahlâk Bilimi ve Tarihin Maddeci Görüşü (1906) adlı kitabında, Koutsky bu hatayı işlemişti. Marksizm ile Darwin'cillği rasgele birbirine katan Kautsky, insan toplumlarında görülen ahlâkın hayvanlarda görülen sürü içgüdülerinin bir uzantısı olduğunu ileri sürüyordu. (Sosyalizm ve Ahlak)
- “Taklid” ve eskilerin görüşlerine körükörüne bağlılık uykusu İslâm’ı kuşattı. (Yaşayan İslam)
- Jules Ferry’e göre, batının sömürgeci yayılma politikası şu üç temel esasa dayanır: İktisadi gereklilik: Bir sömürgenin kurulması, bir pazarın açılması demektir. Siyasi gereklilik: Bütün dünyada üstlere sahip olmak.(Liman-Havayolu) İnsani gereklilik: Biz medeniyet götürüyoruz. (Yobazlıklar)
- Biz dinleri her şeyden önce o dine inanan kimselerin yaşantı ve tanıklıklarından hareketle anlamaya çalışıyoruz. (İslam'ın Vadettikleri)
--reklam--
- ''Ben, daima inkar eden bir ruhum.'' Goethe, Faust (Kıyısız Bir Gerçekçilik Üzerine)
- Biz, ki her yerde serüven peşinde Biz, düşmanlarınız değiliz sizin. Uçsuz bucaksız. bilmediğiniz dünyalar istemez misiniz? Gizlerin çiçek açtığı, toplanmayı bekleyen, Yepyeni ateşler orada, yeni renkler hiç görülmemiş Binlercesi yakalanmaz görüntünün can verilmesi gereken... Acıyın, sonsuzluğun ve geleceğin Sınırlarında dövüşen bizlere... - Guillawne APPOLINAIRE (Picasso - Saint-John Perse - Kafka)
- Ey Müslümanlar, sizler berrak ve dupduru suyuyla gürül gürül akan bir İslâm ırmağının önünü kapattınız! Onu durgun, akıntısız ve giderek suyu bulanıp kokuşmuş küçük bir göle çevirdiniz! - O ırmağı yeniden coşturmazsanız, o nehri yeniden akıtmazsanız, bütün insanlığın vebali sizin üzerinize olacaktır! (İslam Dünyasının Yükseliş ve Çöküşleri)
- İsrail'in stratejik konumunu ileri sürmek yetmez. Haim Weizmann, Britanyalı muhataplarına, “Yahudi bir Filistin, İngiltere için, özellikle de Süveyş kanalı konusunda, bir güvence olacaktır?” tezini ileri sürerken işte İsrail'in bu konumunu kastediyordu. (İsrail Sorunu)
- İslam söz konusu olduğunda, tekrar ediyorum, ortaya konan yeni bir iman ve yeni bir topluluktur. (İslam'ın Vadettikleri)
- Meşhur iktisatçı Lord Keynes, 1919'da, Barışın İktisadî Sonuçları kitabında şunları yazıyordu: "Eğer bizler Orta Avrupa'yı kasıtlı olarak fakirleştirmeye çalışırsak, peşin peşin ve kesin bir inançla haber vereyim ki bunun intikamı korkunç olur: Yirmi sene içinde, galibi kim olursa olsun, medeniyeti mahvedecek olan bir savaşla karşı karşıya kalırız." (Amerikan Efsanesi)
- ''Araya araya, aradığı şeyden de şüphe etmeye kadar varmıştı.'' Balzac (Kıyısız Bir Gerçekçilik Üzerine)
Yorumlar
0 yorum