Kitap Künyesi
Yazar: Ömer Nasuhi Bilmen
Yayın Evi: Semerkand
İSBN: 9786050010060
Sayfa Sayısı: 111
--reklam--
İstanbul ve Fatih Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ömer Nasuhi Bilmen, ülkemizin son yüzyılda yetiştirdiği en önemli âlimlerden biridir. Çok yönlü bir ilmi birikime sahip olan merhum Bilmen, Büyük İslam İlmihali gibi temel dini eserler yanında roman ve şiir gibi edebi eserler yazmış, yine tarih ve felsefe alanında kitaplar kaleme almıştır. Yayınevimiz, başlattığı bu Ömer Nasuhi Bilmen Kitaplığı ile ilmi ve dini hayatımızın önemli bir şahsiyetinin eserlerinin yeniden gündeme taşınabileceği ümidini taşımaktadır.
Elinizdeki eser merhum Bilmen'in, İstanbul'un tarihini, fethini ve Fatih Sultan Mehmed'i anlattığı bir kitabıdır. İstanbul'un kısımları, tepeleri gibi İstanbul'u tanıtan bölümler yanında, İstanbul'un tarihi, şehrin gördüğü kuşatmalar, İstanbul'un Fatih tarafından fethi anlatılmakta, ardından büyük bir sevgiyle yazıldığı belli olan, Fatih Sultan Mehmed'in çeşitli cepheleriyle ele alındığı bir bölüm gelmektedir. Eser, Doç. Dr. Ahmet Özdemir tarfından sadeleştirilerek zengin dipnotlarla güncellenmiştir.
--reklam--
İstanbul ve Fatih Alıntıları - Sözleri
- "Yeryüzü bir hükümetin idaresi altında olsa, merkezî idaresinin İstanbul olması gerekir. İstanbul'a hâkim olan dünyaya hâkim olur."
- "İstanbul'da Türk sarığını görmek, kardinal şapkasını görmekten evladır."
- Kalıp savaşmak kaçmaktan daha kurtarıcıdır En azından yorgun ölmeyeceğini bileceksin
- " Seni tanzir ediyor çehresi parlak güneşin, Ne kadar parlasa da olmayacaktır bir eşin, Öyle bir neyyir-i pür-şaşaadır ki zatın, Bütün afak u semavat senin mir'atın Sen ki Fahrurrusul'ün medhine oldun mazhar Bütün âlem seni tebcile şitab etse değer. "
- Islâm dinine göre Müslümanların hayatını korumak, onların ilerlemesini sağlayacak olan birtakım ilim ve sanatları öğrenmek çok gereklidir. Hatta bir tür farzı ayındır.
- Fâtih hazretleri Arapça, Farsça, Latince, Yunanca ve İbranice'ye vâkıf, edebiyatla uğraşır, şairce yaratılışa sahip bir sultandı.
- Şu beyit de Hz. Fâtih'indir: Yoktur zulme rızamız, adle biz mailleriz, Gözleriz Hakk'ın rızasın, emrine kailleriz.
- Sultan Fâtih, ayni zamanda ete kemige burunmus ilim ve irfan idi. Cocuklugunda ilim tahsil etmekten kacinmis, ogretmenlerine itaat etmesine yaratilisindaki bas egmezlik engel olmustu. Fakat babasi Sultan Murad, kendisinin tahsil ve terbiyesine tam yetkiyle Semseddin Molla Gurânî (ö. 1488) merhumu gorevlendirmisti. Bu buyuk ãlim o gelecegin yuce sultanina ders vermeye baslamis, onu elindeki degnekle tehdit ederek tahsil-i kemãlãta yonlendirmis, o da buyuk bir kabiliyetle ilim tahsiline muvaffak olmustur.
- Ömer Nasuhi Bilmen, dinî meselelerde asla taviz vermeyen, ilkeli bir âlimdi. Nitekim 1960'lı yıllarda dinde reformun gerekliliğini savunan ve bunun için çalışanlara "bozulmayan bir dinde reform olamaz” diyerek karşı çıkmıştır.
- Romalılar, daha sonra bu şehre İstanbul demişlerdir ki, bu tabir "şehre" ve "şehirde" demek olan İstinboli (Eis Ten Polin) ifadesinden galat olarak alınmıştır.
- Türkler de İstanbul'a İslâmbul, Âsitâne, Dersaadet, Dârülhilâfe, Deraliyye gibi adlar vermişlerdir.
- Aslında müslümanlar buraya önce Kostantino-pol (Kostantin'in kenti) yerine İslâm-pol (İslâm şehri) demişlerdi. Sonra buradan galat olmak üzere isim İslâmbul, daha sonra da İslâmbol biçimine dönüşmüştür.
- Roma tahtını ele geçiren İmparator 1. Konstantin. Byzantion'u imparatorluğun yeni merkezi olarak seçmiş ve başkentin inşasına 324'te başlanmıştır. İnşa sırasında şehrin alanı dört kat büyütülmüştür. Yeni baş şehirde muhteşem bir saray, senato binası, hipodrom, tapınak ve kiliseler yapılmıştır. Meydanlar imparatorluğun çeşitli yörelerinden getirilen sanat eserleriyle süslendi ve nihayet 11 Mayıs 330'da günler süren eğlenceler içinde şehrin resmî açılış töreni yapılmıştır.
- İstanbul, aslında yedi tepeden oluşur. Bunların birincisi Sarayburnu civarıdır ki Ayasofya, Sultan Ahmed camileriyle Topkapı Sarayı buradadır.
- İstanbul, mevki itibariyle dünyanın en önemli ve en güzel şehridir.
--reklam--
İstanbul ve Fatih İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Fatih ve İstanbul Hakkında: Ömer Nasuhi Bilmen hocanın kitabı olduğu için beklentim biraz yüksek ve fazlaydı sanırım Ama umduğumu bulamadım Bir defa , çok kısa çok yüzeysel Bir gecede okuyup bitirdim Derinlemesine bir bilgi yok Kısa kısa anlatımlar mevcut Ki ben İstanbulun Fethi hakkında ve Fatih Sultan Mehmed hakkında çok fazla kaynak okumuşumdur bugüne dek Ama bu kitap hâkikaten çok sığ idi İstanbul Fetih ve Fatih hakkında biraz bilgilenmek istiyorsanız elbette okuyabilirsiniz ama geniş çaplı bir araştırma yapıyor ve akademik kaynağa ihtiyaç duyuyor iseniz bu kitap asla yeterli değil O yüzden benim için azıcık hayâl kırıklığı diyebilirim maalesef... (Sümeyye Reyhan Öztürk)
Istanbul ve Fâtih Kitabi ilk gordugum vakit Omer Nasuhi Bilmen'in kaleminden cikmis nadide bir oyku ve yahut roman oldugunu dusunmustum. Biraz inceledigimde ise kitabin oyku ya da roman olmadigini yine usta kalemden suzulen kurulus oncesinden Fatih Sultan Mehmet Han Hz.'nin fethi ve fetih sonraki donemine ait surecin incelendigi arastirildigi tarih zerrecikleri oldugunu anladim. Okurken dogumuyla gencligiyle ve yuceligiyle Istanbul ve Fâtih'inin oykusunu sonrasinda ise biraktigi eserleriyle ve askeri idare zekasiyla yasayan lakin dunya hayatindan ãri olan Fãtihi Omer Nasuhi Bilmen'in gozunden gorup Doc. Dr. Ahmet OZDEMIR in zengin dipnotlariyla yasayacak, hayrete dusecek, yeni seyler ogrenmenin hazzina erisecek ve ceddimizle gurur duyacaksiniz. Kitap icerisinde belirtili eserler ve gosterilen kaynaklarla zengin bir Istanbul ve Fatih biblioyografisine sahip olacaksiniz. (Yunus)
--reklam--
İstanbul ve Fatih PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ömer Nasuhi Bilmen - İstanbul ve Fatih kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İstanbul ve Fatih PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ömer Nasuhi Bilmen Kimdir?
Ömer Nasuhi Bilmen, (d. 1882, Erzurum) - (ö. 13 Ekim 1971), 1960-61'de Diyanet İşleri Başkanı olan Türk din alimi.
İlk tahsiline Ahmediye Medresesi müderrisi Abdürrezzak İlmî ile Erzurum Müftüsü Müderris Hüseyin Raki Efendilerden okuyarak başladı. 1908 yılında İstanbul'a gelen Bilmen, Fatih Dersiamlarından Tokatlı Şakir Efendi'nin derslerine devam etti ve icazet aldı. Daha sonra Medreset'ül Kuzat'a girdi. Burada dört yıl hukuk tahsil etti. 1912 yılında açılan ruus imtihanını da kazandı.
Fatih dersiamları arasına katıldı. Fatih Camiinde, Satırlı Medresesinde ve Dar-uş-Şafaka'da dersler veren ve kısa bir zaman içerisinde istidat ve kabiliyeti ile kendisini tanıtan Ö.Nasuhi Bilmen, ayrıca İstanbul İmam-Hatip Okulu ve Yüksek İslâm Enstitüsü'nde usul-i fıkıh ve ilm-i kelam dersleri okuttu. Temyiz Mahkemesi Şer'iyye Dairesi Mümeyyizliğinde de bulundu. 1941 yılında seçimle İstanbul Müftülüğüne tayin oldu.
30 Haziran 1960 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığına getirilen Ömer Nasuhi BİLMEN, bir yıl kadar sonra emekliye ayrıldı ve 13 Ekim 1971 tarihinde yaşamını yitirdi.
Dini konularda yazdığı eserleri ile tanınan Ömer Nasuhi BİLMEN'in başlıca eserleri olan "Hukuk-u İslâmiyye ve Istılahat-ı Fıkhiyye kamûsu", "Kur'an-ı Kerim'in Meâl-i Âlisi ve Tefsiri" ile "Büyük İslâm İlmihali" yanında yayınlanmış ve yayınlanmamış pek çok eseri bulunmaktadır.
Kitapları
İslam Hukukunda Manevi Zararların Tazmini, 1941.
Kuran-ı kerim'den Dersler ve Öğütler, 1947-50, 3 cilt.
Eshabı Kiram, 1948.
Yüksek İslam Ahlakı, 1949.
Büyük İslam ilmihali, 1949.
Hukuku islamiye ve ıstılahatı fıkhiye kamusu, 1949-52, 6 cilt.
Sureti Feth Tefsiri, 1953.
Tefsir Tarihi, 1955.
Kuranı Kerim'in Tefsiri ve Türkçe Meali Alisi, 1956.
Sualli Cevaplı Dini Bilgiler, 1959.
Muvazzah İlmi Kelam, 1959.
İlmi Tevhid, 1962.
Beşyüz Hadisi Şerif -( Semerkand Yayınları)
--reklam--
Ömer Nasuhi Bilmen Kitapları - Eserleri
- Büyük İslam İlmihali
- İki Aşk Çiçeği
- İslam Akaidi
- Ashab-ı Kiram Hakkında Müslümanların Nezih İtikadları
- İstanbul ve Fatih
- Kainatın Efendisi Hazreti Muhammed
- Kur'an-ı Kerim'in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri
- Beşyüz Hadis-i Şerif
- Hadis Günlüğüm
- Fetih Suresi Tefsiri
- İslam ve Dünya Dinleri İslam'ın Diğer Dinlere Üstünlüğü
- Muvazzah İlm-i Kelâm
- Kur'an-ı Kerim'den Dersler ve Öğütler
- Açıklamalı İlmi Kelam Dersleri
- Canım Peygamberim
- Kuranı Kerim ve Türkçe Meali
- Sevgili Peygamberim
- Kur'an Günlüğüm
- Peygamberler Tarihi
- Büyük İslam İlmihali
- Yüksek İslam Ahlakı
- İman Hakikatleri
- Kuranı Kerim'in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri
- Hukuk-i İslamiyye ve Istılahat-ı Fıkhiyye Kamusu
- Nüzhetü'l Ervah : Farsça Divançe ve Türkçe Şiirler
- Büyük İslam İlmihali
- Kuran Nasihatleri
- Büyük Tefsir Tarihi
- Dinî ve Felsefî Ahlâk Lüğatçesi
- İnancımız Ahlakımız
- Mülahhas İlm-i Tevhid
- Kur’anı Kerim’in Türkçe Meali Ve Tefsiri
- Önderimiz Hz. Muhammed (s.a.v)
- Büyük Tefsir Tarihi
- Büyük İslam İlmihali
- Büyük İslam İlmihali
- İslam Hukuk Tarihi
- Fıkıh Usulü
- Büyük İslam İlmihali
- Büyük İslam İlmihali
- Nüzhetü'l-Ervah
- Kur-an-ı Kerim'in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri
--reklam--
Ömer Nasuhi Bilmen Alıntıları - Sözleri
- Tefekkürün karşıtı gaflettir. Gaflet, düşünceden yoksun olmaktır ki insana asla yakışmaz. (İnancımız Ahlakımız)
- Salat ve selam Efendimiz Muhammed (sav) in, bütün peygamberlerin, ashabın, Hz. Adem'den bugüne kadar yaşamış ve yaşamakta bulunan başta salihler olmak üzere bütün müminlerin üzerine olsun. Kainattaki zerrelerin Rabbimiz'i tesbih edişleri adedince. (Sevgili Peygamberim)
- Malum olduğu üzere insan hadd-i zatında fikir ve tefekkür hassasına Malik, güzide bir mahluktur. (İslam Akaidi)
- Bir kere düşünmeli, eğer imameti kübranın imam Ali ile evlâdına mahsus olduğu ahkâmı diniyemiz iktizasından olsaydı, Resuli Ekrem Hazretleri bunu ashabına, ümmetine kati surette tebliğ ve emr etmez miydi?. Ve imam Ali gibi yüksek zevat bu hükme muhalif olarak başkalarına bey'atte bulunurlar mıydı?. (Ashab-ı Kiram Hakkında Müslümanların Nezih İtikadları)
- İslâm dini fıtrî bir dindir. Çünkü bütün yüce hükümleri, insanlığın fıtratına uygundur. (Açıklamalı İlmi Kelam Dersleri)
- Bir razık'ı kerîmin perverdei inayeti olduğunu bilen bir adem; nasıl olur da onun şükründen, zikir ve fikrinden gâfil bulunur? (Yüksek İslam Ahlakı)
- Ömer Nasuhi Bilmen, dinî meselelerde asla taviz vermeyen, ilkeli bir âlimdi. Nitekim 1960'lı yıllarda dinde reformun gerekliliğini savunan ve bunun için çalışanlara "bozulmayan bir dinde reform olamaz” diyerek karşı çıkmıştır. (İstanbul ve Fatih)
- Dünyadaki günden güne düzenlediğin, düşlediğin ve zamanını boşalttığın evin fanidir. Mezar köşkünün duvarlarını ahlak ve iyiliklerle döşe ki orası bakidir. (İki Aşk Çiçeği)
- "Kendin için sevdiğin şeyi insanlar için de sev, iste." (Taberani, Süyuti) (Beşyüz Hadis-i Şerif)
- İman edenler için o zaman gelmedi mi ki, Allah’ın zikrine ve hak olarak indirilen Kur’an’a karşı kalbleri yumuşamasın. Hadid,16 (Kuranı Kerim'in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri)
- Velhasıl: Din-i İslam sayesinde hakiki bir medeniyet, nezih bir insaniyet, pek faideli bir terakki ve en mesut bir inkılap vücuda geldi. Artık insanlık alemi bu mukaddes dine sarıldıkça şüphe yok ki daima yükselecektir. (Büyük İslam İlmihali)
- Roma tahtını ele geçiren İmparator 1. Konstantin. Byzantion'u imparatorluğun yeni merkezi olarak seçmiş ve başkentin inşasına 324'te başlanmıştır. İnşa sırasında şehrin alanı dört kat büyütülmüştür. Yeni baş şehirde muhteşem bir saray, senato binası, hipodrom, tapınak ve kiliseler yapılmıştır. Meydanlar imparatorluğun çeşitli yörelerinden getirilen sanat eserleriyle süslendi ve nihayet 11 Mayıs 330'da günler süren eğlenceler içinde şehrin resmî açılış töreni yapılmıştır. (İstanbul ve Fatih)
- ...Mescidde bulunan veya Kur'an-ı Kerîm okuyan bir kimsenin, hürmet edilmeye hak kazanmış bir kimse için ayağa kalkması mekruh değildir. ... (İnancımız Ahlakımız)
- Saadet iman üzere ölmektir... (İman Hakikatleri)
- ... Bazı şeylerin tabiat kanunlarina aykırı görülmesi sebebiyle esasında imkânsız olduğuna hükmedilemez. Nitekim asrımızdaki uçaklar, paratonerler, telefondaki akım, en uzak yerlerdekilerin seslerinin duyulup görüntülerinin alınabilmesi, atom kuvvetleri gibi şeyler birer olağanüstü hallerdir. Bunlar birkaç asır önce söylenseydi, pek çok kişi bunları yalanlar, imkân dahilinde olduğuna inanmazdı. Halbuki bugün tüm bunları sıradan şeyler olarak görmekteyiz. Bizler, tabiat âleminin bütün vasıflarını ve özelliklerine nüfuz etmiş bir halde olmadığımızdan daha nice garip ve alışılmışın dışında hallerin kudret-i ilahiye ile meydana gelmesi mümkündür. Nitekim mucize ve kerametler bu türdendir. (İman Hakikatleri)
- “Ey insanlar! Kim ki Hazreti Muhammed (sav)’e tapıyorsa bilsin ki, o vefat etti. Her kim ki, Allahü Teâlâ (cc)’a tapıyorsa, bilsin ki Allahü Teâlâ (cc) Hayy (diri)’dır, Lâ-yemût (ölümsüz)’dur” dedi. Ve hiçbir peygamberin dünyada ebedi kalmadığını söyledi. Dinlerinden dönenlerin Cenab-ı Hakk (cc)’a bir zarar veremeyeceklerini, girdikleri İslâm dininde sabit kalanların mükâfata ereceklerini beyan ederek, Ashab-ı Kiram’ın şaşkınlığını giderdi.” (Canım Peygamberim)
- "Şüphe yok ki, Allah Teala her şeye kadirdir." Bakara Suresi, 28. Ayet (Kuranı Kerim'in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri)
- Halbuki bütün mahlûkat her hususta Cenâb-ı Hakka muhtaçtırlar. (Kur'an-ı Kerim'in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri)
- Hindistan'da bulunan bir heykelin üzerinde "inşikakı kamer senesinde imar olunmuştur" mealinde bir ibarenin muharrer olduğunu bazı müfessirler beyan etmiştir. (Muvazzah İlm-i Kelâm)
- "Ey insanlar, uyanınız. Şu nihayetsiz kainatın halikinin azametini düşününüz. O ne büyük bir yaratıcıdır, ne muazzam bir besleyicidir. Bütün mahlûkatı için ne kadar rahmet ve merhameti vardır." (Kuranı Kerim'in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri)
Yorumlar
0 yorum