Kitap Künyesi

Yazar: Cristina Comencini

Çevirmen: Semin Sayıt

Tasarımcı: Ayşe Çelem

Orijinal Adı: II Cappotto Del Turco

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789755109220

Sayfa Sayısı: 224

--reklam--

İtalya'da Bir Türk Sevdim Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Maria, sana kaputumu bırakıyorum.

Babam onu bir askerden çalmış,

Diktatörlük düşerse bir gün gelir alırım.

Sakın yanından ayırma,

almaya geleceğim.

Seni seviyorum.

Mehmet

Maria ve Isabella... Bir inciyi saklayan iki deniz kabuğu gibiydiler. Maria çekingen, Isabella arsız; Maria sorumluluk sahibi, Isabella kayıtsız; biri toprak, diğeri ateş...

68 kuşağından bu iki kardeş, ilkgençliklerini Roma sokaklarında geçirir ve yaşam her ikisini de farklı yollara savurur. Maria, hayal kırıklığı yaşadığı ilişkisinden, kendisini çocuğuna adayarak kurtulurken, Isabella arayışlar içinde yollara düşerek Ağrı Dağı’nın eteklerine varır. Arada dağlar, denizler vardır artık...

Gün gelir, birbirinden dağlar kadar uzak o yollar, Maria’nın kapısını çalan bir konukla kesişiverir. Askerî darbe nedeniyle Türkiye’yi terk etmek zorunda kalan Mehmet, cebinde Maria’nın fotoğrafıyla çıkagelir. Bu kaçak Türk kilometrelerce uzakta olsalar da birbirlerinden hiçbir zaman kopmamış, Maria ile Isabella’nın arasından, bir yıldız gibi kayacaktır.

Günümüz İtalyan edebiyatının aykırı yazarı Cristina Comencini, kapıyı çalan bir yabancıyla altüst olan rolleri, gün yüzüne çıkan aile sırlarını anlatıyor. Kardeşler arasındaki o derin, zorlu ilişkiyi, bir aşk üçgeni etrafında ince ince işliyor...

Kahramanı Maria, yaşananlardan yıllar sonra İstanbul’a geliyor ve Boğaz’ın üstünde çığlık çığlığa uçuşan kuşları seyre dalarak çarpıcı, dokunaklı ve cüretkâr hikâyelerini anlatıyor okurlara.

Hem de yaşadıklarına tutkuyla sadık kalarak…

--reklam--

İtalya'da Bir Türk Sevdim Alıntıları - Sözleri

  • “İnsanlar acaba neden en çok sevdiklerine bir türlü yardım edemezler?”
  • “Odanın karanlığında, her şeyi anlamış olmanın bizi kurtaracağına inandım.”
  • Burası yabancı bir yer, bu evde hiçbir şey bana ait değil. O yüzden her yer onun varlığıyla dolu sanki.
  • “Ne mutlu sana okuyacak vaktin var, görüyorum bir yığın kitap almışsın.”
  • Kimsenin hakkını yemediğimi, yaşamın herkese ait olduğunu duymak hoşuma gidiyor.
  • Sabahları uyanır uyanmaz mutfağa girip kahvesini içtikten sonra ilk sigarasını yakarken ona sarılmamak için kendimi zor tutardım. Soğan kokusu bile bana artık nefis bir parfüm gibi geliyordu.
  • Yağmurlu ve şimşekli bir gecede iki küçük kız bir düş gördü, aynı buluttan düşen iki su damlacığı camda donup kaldı.

--reklam--

İtalya'da Bir Türk Sevdim İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitabı çok beğendiğimi söyleyemem. Yalnızca akılıcığını yeterli buldum. İlk olarak kitabın adıyla hikayesi bağdaşmıyor. Türk sadece bir detay olarak kalıyor. Karakterlerin davranışları gerçekçi değil. Pek çok fantastik eserde bile karakterlerin o kadar mantıklı hareketleri oluyor ki kendinizi onun yerine koyabiliyorsunuz. Burada tam tersi. Kimin neyi neden yaptığı belli değil. Özetle, aşk romanı mı okursun sen, al sana!!11!1 dedi bu kitap bana. (Burak Kuşcu)

Okumam biraz uzun sürdü açıkçası. Neden bilmiyorum kitap bir türlü ilerlemiyor. Karışık aşk ilişkileri, karışık aile ilişkileri ikilemde kalmış iki farkı karakterdeki iki kız kardeş. Her şeye rağmen güzel bir konusu var aşk hikayelerini seviyorsanız daha tutkuyla okuyabilirsiniz diye düşünüyorum. İyi okumalar... (Göknur Şahin Sarı)

--reklam--

İtalya'da Bir Türk Sevdim PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Cristina Comencini - İtalya'da Bir Türk Sevdim kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İtalya'da Bir Türk Sevdim PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Cristina Comencini Kimdir?

Roma'da Fransız Lisesi'ne devam eden Cristina Comencini, ardından ekonomi eğitimi yaptı. Ama sonuç olarak babasının yolundan gitmeye karar vererek sinemacılığı seçti. Hayvanat Bahçesi, Özel Yaşamın Eğlenceleri gibi birkaç filme imzasını attı. 1991 yılında ilk kitabı yayınlandı: Le pagine strappate; yazar bu yapıtıyla 1995 yılında Air Inter Ödülü'nün sahibi oldu. Üç yıl sonra yayınlanan Passione di famiglia ise yazarına gene 1995 yılında Rapallo Ödülü'nü getirdi. İtalya'da Bir Türk Sevdim, yazarın 1997 yılında yayınlanan üçüncü yapıtıdır.

--reklam--

Cristina Comencini Kitapları - Eserleri

  • İtalya'da Bir Türk Sevdim
  • Yüreğimdeki Canavar
  • Geceyle Gelen

--reklam--

Cristina Comencini Alıntıları - Sözleri

  • Sessizliğe saygı duyulmalıdır. Birlikte susabileceğin insanı bulabilmek o kadar zor ki. (Yüreğimdeki Canavar)
  • "Kadınlar biz erkekler olmadan da yaşayabilirler." (Geceyle Gelen)
  • Akıl yürütmelerle, kültürle temeldeki hayvanlığımızı dönüştüremedik, olayları yöneten yine o. (Yüreğimdeki Canavar)
  • Seni hem seviyorum hem de beni anlamadığın için senden nefret ediyorum. (Geceyle Gelen)
  • Komiserin günümüz dünyası serserilerle dolu yönündeki sözlerini şiddetle yanıtlamalıyım. Eskiden dünya serserilerle kaynıyordu,komiser bey,bugünkünden çok fazla: Ahlakın,ailenin,değerlerin ardına saklanıyorlardı,ama onlar gerçek serserilerdi,üstelik böyle olduklarının bilincinde değildiler, oynadıkları küçük tiyatro oyunuyla böbürleniyorlardı ! (Yüreğimdeki Canavar)
  • ...içimde, yüreğimin yerinde bir taş parçası var. (Geceyle Gelen)
  • "Aşk nefrete dönüştü." (Geceyle Gelen)
  • Televizyon sadece, elektrik süpürgesi, buzdolabı gibi bir ev eşyasıdır. (Yüreğimdeki Canavar)
  • Eduardo'nun dediği gibi, televizyon sadece, elektrik süpürgesi, buzdolabı gibi bir ev eşyasıdır. (İtalyan tiyatrosunun büyük yazar ve oyuncularından Eduardo de Filippo(1900-1984)) (Yüreğimdeki Canavar)
  • “Ne mutlu sana okuyacak vaktin var, görüyorum bir yığın kitap almışsın.” (İtalya'da Bir Türk Sevdim)
  • Size son bir şey, son düşüncemi söyleyeceğim. Bunu söylememe izin var değil mi? En sonunda! Günümüzde yapılacak tek bir şey var; bütün aşağılamalar, rezaletler, acılar ve kendi yaşamları pahasına da olsa, susmamak gerektiğini her zaman olduğu gibi sadece sanatçılar biliyorlar. (Yüreğimdeki Canavar)
  • "İyi gibi görünenlere hiç güvenme, yaşamı masal gibi betimlerler, ama herkes bilir nasıl biteceğini." (Geceyle Gelen)
  • Sabahları uyanır uyanmaz mutfağa girip kahvesini içtikten sonra ilk sigarasını yakarken ona sarılmamak için kendimi zor tutardım. Soğan kokusu bile bana artık nefis bir parfüm gibi geliyordu. (İtalya'da Bir Türk Sevdim)
  • Burası yabancı bir yer, bu evde hiçbir şey bana ait değil. O yüzden her yer onun varlığıyla dolu sanki. (İtalya'da Bir Türk Sevdim)
  • Bazen aptal rolü yapıp anlamazdan gelmek daha iyidir... (Geceyle Gelen)
  • Düşünebilmek! Ne harika şey! (Geceyle Gelen)
  • "İnsanların gerçekten değişebileceklerine inanıyor musunuz?" (Geceyle Gelen)
  • Franco orada bulunmasının kendi suçu olmadığı,bunun sorumlusunun,her arzuyu bir çıkara,her yeteneği vasatlığa indirgeyen içinde doğduğu ülke olduğu konusunda kesin kanıya varmıştı. (Yüreğimdeki Canavar)
  • Bir zamanların sanatçılarını hatırlıyor musunuz komiser bey? Bizim sinemamızı, büyük sinemamızı ! Kahveleri,kitapları,birinden ötekine bir okşama ya da bir tokat gibi geçen fikir tartışmalarını... (Yüreğimdeki Canavar)
  • “İnsanlar acaba neden en çok sevdiklerine bir türlü yardım edemezler?” (İtalya'da Bir Türk Sevdim)