Kitap Künyesi
Yazar: Hekimoğlu İsmail
Yayın Evi: Timaş Yayınları
İSBN: 9789753629218
Sayfa Sayısı: 224
İyi Günde Kötü Günde Evlilik Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Fıtrata en uygun yaşama biçimi olan evliliklerin pek çoğunun günümüzde uzun soluklu ol(a)mamasını, evlilik çatısı altında bir araya gelen eşlerin ısrarla “ben” demekten vazgeçmemelerine bağlıyor Hekimoğlu. Belli ki bu nedenle kitabın konusu evlilik olmasına rağmen, daha başlarken “Hayatın gayesi nedir?” diye sorarak okurun dikkatini bu noktaya çekiyor.
Bu âlemde her şeyin bir maksatla yaratıldığı bu kadar aşikarken nasıl olur da iki insan rastgele bir araya gelebilir! Daha baştan bu kabulle yola çıkıldığında yolculuğun seyri değişir. Elbette ki zaman zaman maksada ulaşmak için dikenli yollardan geçilir. Yolculuğu daha kolay kılan ise zora talip olduğumuzu baştan kabul etmemizdir. Bazen anne babamız bizim dikenli yolumuzdur, kimi zaman eşimiz, çocuğumuz, akrabalarımız…
Unutmamamız gerekir ki; hangi aile ortamına doğmuşsak bir maksadı var… Kiminle hayatımızı birleştirmişsek bir maksadı var… Yaşadığımız her imtihan bir maksatla gönderiliyor… Kızımız, oğlumuz bir maksatla… Ailemiz, işimiz, arkadaşlarımız, eşimiz, çocuklarımız muhabbetle eşlik eder bize dünya yolculuğumuzda.
Bu şekilde yaratılışın maksadını izah eder Hekimoğlu;
“Her şey muhabbet sebebiyle döner bu alemde. Her şeyde bir sevgi var: Toprak buluta âşık. Bulut bitkilere âşık. Bitkiler toprağa âşık. Dal yaprağa âşık. Pervane ateşe âşık. Muhabbet her şeyi birbirine bağlar.” O halde her şey “bir” olmak ve birlikte sadece “Bir” olanı göstermek içindir…
Bir olan Rabbimiz görünmüyorsa sebebi egoizmdir, diyor Hekimoğlu:
“Egoizm ise aile hayatını zehir eder. İki taraf da “benim dediğim olacak” diyor. Kavgaların, anlaşmazlıkların sebebi budur. Halbuki aile hayatında hiç kimsenin dediği olmayacak, İslamiyet ne demişse herkes ona uyacak; o zaman kavga biter. Egoizm, enaniyet manevi bir bombadır; aileleri, işyerlerini dağıtır.”
“Nasıl ki acıkma duygusunu Allah içimize yerleştirmişse, sevmek duygusunu da yerleştirmiştir. İnsan mutlaka sever; sevmemek olmaz. Koyunu severiz, meyveleri severiz, kırları severiz. Ailemizi severiz, eşimizi severiz… Sevgiyi böyle dağıtırsak Allah’a bir şey kalmaz. Öncelikle sevgimizi Allah’a yöneltmeliyiz ki dünyamız da ahiretimiz de cennet olsun.”
İyi Günde Kötü Günde Evlilik, öncesi ve sonrasıyla İslamiyet’in emrettiği evliliğin hududunu gösterirken, İslamiyet’ten uzak kaldığımız sürece en dar daireden başlamak üzere ailelerimizde yaşayacağımız sorunlardan da haber veriyor ve bazı soruların ardına düşüyor…
– Öncesi ve sonrasıyla İslamiyet’te evliliği yeri nedir?
– Allah’ın istediği aile tipi nasıldır?
– Eşlerin birbirinin yalnız dünyasını değil ahiretini de “burada” imar edebilmeleri için neler yapmaları gerekir?
– Evlenmek kolay ama evliliği sürdürmek neden zordur?
– Geçimsizliğin sebepleri nelerdir? Boşanmak her zaman tek çözüm müdür?
– İslam’da çocuk terbiyesi nasıldır?
– Anne babalara hükmeden çocuklar mı, çocuklara baskı yapan anne babalar mı haklı?
– Bireysel ve toplumsal olarak aile müessesesini ayakta tutan en önemli dinamikler nelerdir?
İyi Günde Kötü Günde Evlilik Alıntıları - Sözleri
- İslamiyet herkesten önce çocuklara sevdirilmelidir.
- Hayatın tadını insanca çıkaranların en iyi arkadaşı kitaptır.
- Televizyonlu odadan televizyonsuz odaya geçmek hicrettir. Şimdilerde de diyorum ki, zararlı programı kapatıp zararsız programı açmak kahramanlıktır.
- "Bundan böyle sen bana itaat etmeyeceksin, ben de sana itaat etmeyeceğim. İkimiz birlikte Allah'a itaat edeceğiz."
- "Bin senedir İslâm'a hizmet eden bu milleti Allah helak etmeyecektir."
- Eşin dindar olanı, hem dünyamızı hem ahiretimizi cennet eder.
- Bir hanımın başörtü takması bile tek başına İslâm'ı ilan etmektir.
- "Ben Müslümanlara bakarak Müslüman olmadım. Kur'an'ı okuyup Müslüman oldum."
- Çünkü insan bedenî ihtiyaçları olduğu gibi Ruhî ihtiyaçları da vardır. Nasıl ki herhangi bir cismi renginden ayrı düşünmek mümkün değilse, insanın da ruhtan ve insaniyetten ayrı düşünmek mümkün değildir.
- Yetişen nesilleri beğenmiyorsak o zaman beğenilecek nesiller yetiştirmeliyiz.
- İnsanın insana güveni kalmamış.
- Yıkılması gereken çok meyhane vardır. Fakat her zaman sarhoş yıkılır, meyhane ayakta kalır.
- Her adımda "Acaba insanlar ne düşünür?" sorusu akla geliyor. Peki ya Allah ne istiyor? Önemli olan budur.
- İnsan kendini güvende hissetmezse orada medeniyet yok demektir.
İyi Günde Kötü Günde Evlilik İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İyi Günde Kötü Günde Evlilik: "Kulun ibadeti ancak evlenmekle kemal bulur." (Abdullah B. Abbas) * "Ben yarım insanım. Evlilikle bütünleşecek, güçlü ve üstün olacağım." Diye kitabın aralarında bir yerinde serpiştirilmiş bu cümlenin sözüne uymak gerekirsek. Evet, evlilikle bütünleşme nasibine ulaşmayan ve ulaşmayı bekleyen gençlerin birer yarım insandırlar. Her yarımın tamamlayıcısı vardır. Toprakla bütünleşen ağaç, geceyle bütünleşen gündüz, yeryüzüyle bütünleşen yağmur gibi kendi yarımımızın yolunu gözleriz. Bazen ararız bazen de bekleriz tek gaye bir bütün olup, engellere zorluklara karşı güçlü ve üstün olmaktır. Evlilikle bir şarkının besteleri tamamlanır, bir muhabbet sofrası kurulur; sevgiden, şefkatten... Hekimoğlu İsmail, "Aile hakkında kitap yazmak zor... Yaşadıklarımı, bilgilerimi toplaya bildiğim kadar topladım. (...)" diye İyi Günde Kötü Günde Evlilik adlı kitabının ön sözünde açıklamalarıyla kendi bilgilerini, verdiği örnekleriyle de yaşadıkların duru ve saf bir dil şekliyle, akıcı ve rahat bir anlatım tarzıyla hem öğreten hem de yol gösteren bir eser yazmıştır. Hekimoğlu, kitabında on dört ayrı önemli konunun birer başlık altında hayatın gayesinden başlayarak evlilik, akraba komşu ilişkileri, çocuk terbiyesi gibi önemli başlıklarla ve son başlık olarak da çocuklarda iman eğitimi ile kitabını iki yüz yirmi dört sahifeyle tamamlamıştır. Televizyon ve Aile Hekimoğlu, televizyon ile aile kurumunu yazısında değerlendirirken, zamanın ne kadar kıymetli olduğunu ve biz bu kıymeti bilmediğimizden dolaysıda kıymetsiz leştiğimizden bahseder. Zamanın kendimize ayıracağımız en güzel bir o kadarda en değerli armağandır. Güzelleşmenin, tanımanın, bilmenin, olgunlaşmanın bir de sevmenin yolu zamanın değerini bilip ve zamanı en güzel şekilde değerlendirmekten, kullanmaktan geçiyor. Televizyonu Hekimoğlu şöyle bahseder: "1970’li yıllarda dedim ki, televizyonlu odadan televizyonsuz odaya geçmek hicrettir. Şimdilerde de diyorum ki, zararlı programı kapatıp zararsız programı açmak kahramanlıktır." (s.124) İki kişilik bir mücadele vardır biri sizin düşünceleriniz, kararlarınız yani şuurlu kimliğiniz, diğeri de başkaları tarafından sizi esir alıp istediği gibi kullanmak isteyen kişilerdir. Televizyonda neyi niçin izlediğini ve ne yapmanız gerektiğinin bir sınavıdır. Bu sınavla kendini bilen şahıs kimliği ya da kendini bilmeyen kişilik kimliğiniz ortaya çıkar. Şuurlu iseniz o zaman siz başlı başına bir şahsiyetsiniz. Gelen gidenin sizi kullandığı kişi değilsiniz o zaman. Sürü değilsiniz kendini bilen birisiniz. Hekimoğlu toplumun nabzını gösterme adına şunu söyler: "Kahvehaneler, kendisini başbakan zannedip, Türkiye’yi kurtarmaya çalışan adamlarla doludur." (s.124) "İktisat Eden Geçim Sıkıntısı Çekmez." Hz. Muhammed (sav) "Kendimizi insanlara değil, Allah’a beğendirmeye uğraşalım..." (s.137) Tüketimler üretimi geçtiği şu zamanlarda, "İktisat" kelimesi ne kadarda gözlerden uzak, görülmeyen duyulmayan bir kelime olmuş. İktisat, hâlbuki inandığımız dinin, inandığımız Peygamberin mesleğiydi. Hekimoğlu, kitabında evli çiftlere geçim sıkıntısı çekenlere bir yol, çözüm, çare olarak iktisatlı olmalarını önerir. Gelir ile giderin dengesini tutan ve bu dengeyi koruyan iktisattır. İktisat, Allahtan gelen bir emirdir. Allah hem iktisattın tanımını yapar, hem de kesin net bir şekilde emir verir: "Yiyin, için, fakat israf etmeyin."(A’raf Süresi, 31) Hekimoğlu: "İnsanın huzursuzluğu istekleri ölçüsündedir. İnsanlar istekleri kadar kavga eder. En yakınından en uzağına kadar, istekleri azaltmak. Allah’tan sadece tek bir şey istemek; Rıza..." (s.137) Özet Olarak Aileye dair televizyondan bahsettik lakin televizyonlar aile fertlerinin ruhuna giren beynini ele geçiren, model olan hükmeden en büyük etken olmuştur. Aileye dair iktisattan bahsettik çünkü iktisat ailenin bel kemiğidir, ayakta kalmanın tek kaynağıdır, ailenin uzun bir ömrü, huzuru için nefesidir en büyük güçtür. Son olarak yazarın kalemine kulak verdiğimizde evliliğin gayesinden söz eder,ses verir. Ve "Evliliğin gayesi hayırlı evlat yetiştirmek, haramlardan korunmak, mesut olmak ve yalnızlığın ıstırabından kurtulmaktır." * İyi Günde Kötü Günde Evlilik Hekimoğlu İSMAİL Timaş Yayıları * Yunus Özdemir - 24.12.2015 * www.kitaphaber.com.tr/iyi-gunde-kotu-gunde-evlilik-k2139.html (Yunus Özdemir)
Bekar ya da evli herkesin okuması gereken bir kitap özellikle bir şeylerin içinden çıkamadığınız durumlarda başucu kitabı Bir yorumda okumuştum boşanmaktan insanı vazgeçirir diye gerçekten katılıyorum ellerim birbirine bakış açısını değiştirecek bir kitap (Özlem A.)
Kitabın Yazarı Hekimoğlu İsmail Kimdir?
Hekimoğlu İsmail (d. 1932, Erzincan) astsubay (emekli), yazar, gazeteci, köşe yazarı. Asıl adı Ömer Okçu olup , yazılarında kullandığı "Hekimoğlu İsmail" müstearı dedesinin adıdır. 1932'de Erzincan'da doğup burada ilk ve orta öğrenimini bitirdikten sonra 1952'de Zırhlı Birlikler Okulundan mezun olmuştur. Daha sonra astsubay olarak göreve başladığı Türk Silahlı Kuvvetlerinden 1972'de emekli olmuştur. 2009 itibari ile 80 baskıyı geçen, bir dönem yasaklanıp daha sonra serbest bırakılan Minyeli Abdullah romanını 1967'te yazmış ve bu eser ile tanınmıştır. Gazeteciliğe haftalık İttihad gazetesi ile başlayıp 5 yıl Yeni Asya Gazetesinde köşe yazarlığı yapan ve 1975'te Sur Dergisini çıkaran Okçu, Türdav'ın ve Timaş'ın kurucuları arasındadır. Birçok dergi ve gazetede yazılar yazan Hekimoğlu'nun 40'tan fazla eseri olup yurt içi ve yurt dışında yüzlerce konferans vermiştir. Kendisine Harran Üniversitesi tarafından "Edebiyat Doktoru" ünvanı verilmiştir.rnrnYazıları sebebiyle 1950'den itibaren çeşitli zamanlarda hakkında davalar açılmış, gözaltına alınmış, birkaç kere DGM'ye çıkarılmış, 163. maddeden yargılanmış, 1992'de de Zamandaki "Demek ki öyle..." başlıklı yazısı sebebi ile TCK'nın 159. maddesini ihlal ettiği gerekçesi ile 1 sene mahkumiyet cezası alıp 72 gün hapis yatmıştır. Şubat 2002'de felç geçirmesi sonucu sol bacağını ve sol elini kullanmakta zorluk çekmektedir. Askerlik hayatında başladığı kep giyme alışkanlığını bırakmayarak çoğunlukla kepiyle görüntülenen Hekimoğlu, 1988'de başladığı Zaman Gazetesindeki köşe yazarlığını halen sürdürmektedir.
Hekimoğlu İsmail Kitapları - Eserleri
- Minyeli Abdullah
- Bir Deliyle Evlendim
- Derdimi Seviyorum
- Sibel
- Firavunun Öldüremediği Musa'dır
- Maznun
- Menan Cinleri
- Cumhuriyet Çocuğu
- İyiliğin Kaynağı
- Ölüm Yokluk Mudur?
- İyi Günde Kötü Günde Evlilik
- Bir Millet Uyanıyor
- Genç Arkadaşıma Mektuplar
- Düşünceler
- Allah Kullarıyla Nasıl Konuşur?
- Kalbin Ayağıyla Yürümek
- Neye Nasıl İnanırım
- Müslüman ve Para
- Tefekkür
- Yokuş
- Yüzyıllık Müjde
- Yapraklar
- İnsan Bu
- Sonsuza Yürüyüş
- Akıl ve Gerçek
- Allah’a Yaklaştıran Ameller
- Derdimi Seviyorum 2
- Hayata Düşülen Dipnotlar
- Mecnun Gezenin Leyla'sı
- Güneşi Arayan Adam
- Zamanın Efendisi
- Mum
- His ve Fikir
- İslâm Tarihi
- Derdimi Seviyorum 3
- İlimler Ve Yorumlar İlimlere Bir Başka Bakış
- Vecizeler
- 100 Soruda Bediüzzaman Said Nursi
- Müslüman Darbeci Olamaz
- Gökyüzü ve Ötesi
- Bitkilerin Renkli Dünyası
- Derdimi Seviyorum 4
- Rabbimin 99 İsmi
- Maznun
- Hayvanların Renkli Dünyası
- Su Altına Yolculuk
- Vücudumuz ve Biz
- Hizmet ve Şahsiyet
- Tabiat ve Teknoloji
- Yeryüzündeki Güzellikler
- Yeraltına Yolculuk
- Bir Işık Görüyorum
- Canım Allah’ım
- Kitaplara İman
- Bediüzzaman Said Nursi
- Mevsimler ve Dünyamız
- Derdimi Seviyorum 5
- Mukaddes Çile
- Canlılar ve Yetenekleri
- Mehmet Akif'e Göre Dün Bugün Yarın
- Nurdan Tacım Güzel Ahlakım
- Allah´a İman
- Ölüler Diriliyor
- İktisat Bilinci
- Kardeşim Ne Zaman Büyüyecek?
- Şükürler Olsun Allah’ım
- Kalbim Küçük Sevgim Büyük
- Biricik Allahım - Lailaheillallah
- Kadere İman
- Ahiret Gününe İman
- Peygamberlere İman
- Meleklere İman
- Davet
- Rüya ve Tabirleri
- Tefekkür ve Edebiyat
- Maddi Hastalıklara Manevi Reçete
- Tanrıların Arabaları Ne Demek?
- Dinozorlar Gerçekten Var Mıydı?
- Yücelerden Yüce Allah’ım
- Çığ
- Müslüman ve Para
- Canlılarda Harika Cihazlar
- Hücreden İnsana
- Rusya'daki Müslümanlar Komünistlerin Esaretine Nasıl Düştü?
- Suriye Bu Hale Nasıl Düştü?
- Kuşların Okulu Nerede?
- İnsan Bu
- Büyükler Her Şeyi Bilir mi?
- Karıncayı İncitmemek Ne Demek
Hekimoğlu İsmail Alıntıları - Sözleri
- "İnsanlığı basitten mürekkebe doğru giden standart bir merdivene benzettiğinden olacak ki, eski kalıntılardaki üstün sanat eserlerini ancak uzaylıların yapabileceğine delil gösterip en çok bu yolda tezini savunmaktır." (Tanrıların Arabaları Ne Demek?)
- hangi ilaç,ölüme çare olabilir? (Rabbimin 99 İsmi)
- Cemiyetin çöplük haline gelmesinden korkma, fikir tohumlarını ek, çöplükte gül de biter. (İnsan Bu)
- Peygamberimizle yaşıttır, asıl adı Amr'dır zengin ve bilgeli bir kimseydi amma hakla bâtılı karıştırdığından ona cehâletin babası mânâsına gelen Ebû Cehil dediler. (İslâm Tarihi)
- "Menfaati köle olma yerine Allah'a kul olmak ve kulluğu da itaat manasında ele almak... Müslüman Allah'ın askeridir. En büyük savaş müminin iç dünyasında başlar. Mümin, imanın atına biner, ibadet kılıcı ile günah ordularını mağlup eder." (Müslüman Darbeci Olamaz)
- Tabiat yaratıcı değil yaratıktır. Hiçbir şey kendi kendini yaratamaz. Yaratan sadece ve sadece Allah'tır. (Ölüm Yokluk Mudur?)
- "Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: Müftüler sana fetva verseler de sen kalbine danış." (Allah Kullarıyla Nasıl Konuşur?)
- " Çocuk,kalkmasını öğrenmek için düşer....?! " (Sonsuza Yürüyüş)
- Dünya 'döne döne başım döndü! Ben artık dönmiyecem' diyemez. Güneş 'yeter artık her gün doğmaktan bıktım, artık doğmayacağım.'diyemez. Ağaç' her sene kilolarca meyvemi yediniz. bu yıl size meyve yok. ' diyemez. (Rabbimin 99 İsmi)
- "Görülen kitaplar, gazeteler ve mecmualar fikrin laboratuvarını kurmak içindir." (Tanrıların Arabaları Ne Demek?)
- Her evde bir mutfak olduğu gibi bir kütüphane de olmalıdır. İnsanlar midelerine hizmet ettikleri kadar kafa ve kalplerine de hizmet ederlerse şüphesiz güzel günler gelecektir. (Genç Arkadaşıma Mektuplar)
- “Peygamber öldü” diyenlere Enes bin Nadr cevap veriyordu : “Peygamber öldüyse Allah Bâkidir, Allah için savaşacağız !” (İslâm Tarihi)
- Zalimi cehennemde görmek, mazluma mükafattır. (Yokuş)
- Damla damla yağdı ilim üzerimizden, Kimimiz gül olduk, kimimiz diken. (Mecnun Gezenin Leyla'sı)
- "Kanun çıktı; medreseler, türbeler, tarikatlar kapanacak; artık şeyh, mürit yok." (Cumhuriyet Çocuğu)
- Ebû Zerr : - Ya Resûlullah, beni vâli tâyin eder misin? Resûlüllah : -Ey Ebû Zerr, sen zayıf adamsın, kıyâmet gününde vâliler hüsrana düşecek, pişman olacaklar. Ancak vazifesini hakkıyla yapan kendini kurtarır. {Müslim} (İslâm Tarihi)
- Güzel yaşanmış hayat, en güzel romandan daha güzeldir, vesselam. (Genç Arkadaşıma Mektuplar)
- "Uslu dur ey derdim, daha sakin ol artık, Akşamı istiyordun, iniyor işte akşam, Siyah örtülere sardı şehri karanlık, Kimine huzur getirecek, kimine gam." -Baudelaire (Sibel)
- Bin sene evvelki köpeğin torunu bugün taksilerce, salonlarda yer bulup, kemik yerine et yese bile, yine köpekten başka bir şey değildir. (Yokuş)
- Gül fidanının dibine gübre döktüm ve su döktüm. O da yaprak yaprak, çiçek çiçek hayata gözlerini açtı. Bir gübreye baktım, birde güle... Gübrenin pisliğine, gülün temizliğine... Gübrenin pis kokusuna, gülün mis kokusuna... (Rabbimin 99 İsmi)
Yorumlar
0 yorum