Kitap Künyesi
Yazar: Geoffrey Chaucer
Çevirmen: Semih Lim
Orijinal Adı: The Legend of Good Women
Yayın Evi: İmge Kitabevi
İSBN: 9789755338668
Sayfa Sayısı: 100
--reklam--
İyi Kadınlar Efsanesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Mayıs ayının ilk gününde kırlarda gezintiye çıkan şair, bir papatyayla karşılaşır. Ona hayranlığını coşkuyla dile getirir. O gece rüyasında bu çiçekle bir şekilde bağlantılı olan Kraliçe Alkestis’i ve Aşk Tanrısı’nı görür. Aşk Tanrısı, şairi geçmişte Troilus ile Cressida’da yaptığı gibi, sadakatsiz kadınları yazmış olması nedeniyle azarlar. Kraliçe ise şairi korumaya çalışır; bundan sonraki eserlerinde aşkta vefa göstermiş, bu uğurda acılar çekmiş kadınları yazmasını emreder.
Kleopatra ile başlamalıdır. Şairin tamamladığı hikâyeler Kleopatra, Thisbe, Dido, Hypsipyle ve Medea (ikisi aynı hikâye içinde anlatılır), Lucretia, Ariadne, Philomela, Phyllis ve Hypermestra’nın hikâyeleridir.
Chaucer, tarihten ve mitolojiden seçtiği bu karakterleri ustalıkla gizlediği gerçek amacı doğrultusunda yeniden yorumlayıp çok farklı biçimde nakleder. Daha sonra Canterbury Hikâyeleri’nde kullanacağı “decasyllabic couplet” (her biri on heceden oluşan kafiyeli beyitler) biçiminde olan eserin 1385-86 civarında yazıldığı tahmin edilir.
Halide Edip İyi Kadınlar Efsanesi için şöyle demiştir:
“Ben, Chaucer’ın, elli sene aradığı, tecrübe, müşahede ve azim ile birbirine mezcederek Canterbury masallarında ortaya attığı muhalled [şaheser, kalıcı] san’atını ilk defa bu efsanede sezdim. İlk defa bu efsanede, bir eserin parçalarının birbirine dikişle tutturulmuş değil, birbirine örülmüş olduğunu gördüm.”
--reklam--
İyi Kadınlar Efsanesi Alıntıları - Sözleri
- "Ama bugün, gördükçe zilletin bu kadarını, İnsan umursamıyor artık kendi hayatını!"
- Daima yad edilsin diye yeryüzünde övgüyle Papatyaya çevirdi Alkestis'i tanrıça Kybele, ...
- Ey kadınlar, onca masum ve merhametli Ve sâdık olan sizler, her biriniz fazilet timsali; Erkek milletine bu kadar güvenmeniz neden? Böylesi örnekler varken eski devirlerden, Nasıl acırsınız onların sahte ıstırabına? Görmez misiniz, o yeminler hep boşuna? Aşkını bırakıp gitmeyen bir tekini Veya ona kabalık veya haksızlık etmeyenini Hiç gördünüz mü? Bir düşünün hele! Okumuş olmalısınız, şahsen görmediyseniz bile..
- Lemnos adasının kadınları, kocalarının sadakatsizliğine öfkelenerek, adadaki bütün erkekleri öldürmeye karar verirler.
- Lemnos adasının kadınları, kocalarının sadakatsizliğine öfkelenerek, adadaki bütün erkekleri öldürmeye karar verirler.
--reklam--
İyi Kadınlar Efsanesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çevirisi muazzam ve çok kıymetli bir Chaucer eseri. Farklı mitolojilerdeki 9 kadın trajik kahramanın efsaneleri anlatılmış. "İyi" kadınlar efsanesi anlatılmaya başlanmış olan kitabın sonlarına doğru "kötü" adam efsanelerini de okumuş olduk. Daha fazla ilgi görmesi gereken bir eser... (Nur Keskinoğlu)
O halde başvuralım eski kitaplara, Onlardır öğreten geçmişi bugünkü insanlara; Ve itibar edelim eski alimlerin hikmetine, Kulak verelim onların aklıselimine; Onlar anlatır bize azizlerin, kralların, Zaferlerin, aşkın, nefretin, türlü olayların Dosdoğru hikayelerini, tekrar edemesem de burada Neler yazılı olduğunu bütün o kitaplarda. Mayıs ayının ilk gününde kırlarda gezintiye çıkan şair, bir papatyayla karşılaşır. Ona hayranlığını coşkuyla dile getirir. O gece rüyasında bu çiçekle bir şekilde bağlantılı olan Kraliçe Alkestis’i ve Aşk Tanrısı’nı görür. Aşk Tanrısı, şairi geçmişte Troilus ile Cressida’da yaptığı gibi, sadakatsiz kadınları yazmış olması nedeniyle azarlar. Kraliçe ise şairi korumaya çalışır; bundan sonraki eserlerinde aşkta vefa göstermiş, bu uğurda acılar çekmiş kadınları yazmasını emreder. İyi Kadınlar Efsanesi kitabında 9 acılar çekmiş kadın efsanesi anlatılıyor. Bunlar; Kleopatra Thisbe Dido Hypsipyle ve Medea Lucretia Ariadne Philomela Phyllis Hypermestra Her biri on heceden oluşan kafiyeli beyitler biçiminde olan eserin 1385-86 civarında yazıldığı tahmin ediliyor. Ayrıca kitaba zemin olan Ovidius’tan bahsetmek istiyorum. Publius Ovidius Naso Romalı şair. Genelde aşk, terkedilmiş kadınlar ve mitolojik temalı şiirler yazar. Genel anlamda şiirlerine bakıldığında şunları aktarabiliriz. Kadınlar erkeklere göre aşk konusunda çok daha duygusaldır, hassastır, daha olgun, daha mantıklıdır. Çünkü kadın erkeğine güvenmez. Kadın temkinlidir, meraklıdır. Erkekler aşık oldukları kadınları etkilemeye ve kendileriyle birlikte olmalarını sağlamaya çalışmaktadırlar. Bunu elde etmek için de onlar bilinen aşk oyunlarına başvururlar. Kendilerini överler ve zenginliklerini, soylarını, sahip oldukları toprakları ve o toprakta yaşamış olan kahramanları, tanrılarını üstün gösterirler. Hitap ettikleri kadınlara övgü dolu sözler yazarlar ve onların güzelliklerini tanrıçaların güzellikleriyle kıyaslarlar. Ellerinden geldiğince çeşitli vaatlerde bulunurlar ve sevdikleri kadına birlikte mutlu ve zevk dolu bir hayat sözü verirler. Aşklarını yüceltir ve ilk görüşte aşık oldukları anı anlatarak onların güvenini kazanmaya çalışırlar. Aşklarının masum olduğuna ve doğru bir iş yaptıklarına sevdikleri kadınları inandırmaya çalışırlar. Kendilerini acındırırlar. Kadın sadıktır. Kadın erkeğe göre daha fazla acı çekmekte ve daha fazla korku duymaktadır. Ancak tüm aşıklar kıskançtır. Erkeklere göre hem geleceğe karşı daha kayıtlı ve düşünceli olan, hem de toplum tarafından üzerlerinde baskı kurulan kadınlar aşkta her duyguyu erkelerden daha fazla yaşamaktadırlar. Onlar daha fazla korkmakta, daha fazla merak etmekte, daha fazla kıskanmakta ve de daha fazla acı çekmektedirler. Bir şeyi unutmak ya da oyalanmak için sayısız uğraşı olan erkekler kendilerini zamanın akışına bırakabilmektedirler. İstediklerinde kimseyi düşünmeden farklı kadınlarla birlikte olabilirler. Oysa kadınların tek çaresi beklemektir. Onlar sadıktır ve oyalanmak için yapabildikleri tek şey sevdikleri adamı düşünmektir. Düşünmek de onların yeni yeni endişe ve kıskançlık kaynağı bulmasına sebep olur ve her şeyden korkmaya başlarlar.Aşıklar için en büyük korku sevdiği kişiyi başka biriyle paylaşmaktır. Ovidius’un kadına verdiği önem açıktır. Kadınların iç dünyalarındaki tüm duygu fırtınalarını onların ağzından ortaya dökebilmek için “mektup”u bir araç olarak kullanmıştır. (Fulya Serbes)
Geoffrey Chaucer, İyi Kadınlar Efsanesi’nin prologunda okumaya olan düşkünlüğünden bahseder ancak doğa sevgisi kitap sevgisinden daha ağır basar.On dokuz erdemli kadının hikâyesini anlatacağını söylerken, sadece dokuz kadının hikâyesini anlatır.Yine Chaucer’ın yarım bıraktığı bir kitap ile karşı karşıyayız. Chaucer’ın tarihten ve mitolojiden seçtiği kadın karakterleri ( Kleopatra, Thisbe, Dido, Hypsipyle, Medea, Lucretia, Ariadne, Philomela, Phyllis ve Hypermestra) tekrar yorumlar. Halide Edip İyi Kadınlar Efsanesi için şöyle der:” Ben, Chaucer’ın elli sene aradığı, tecrübe, müşahede ve azim ile birbirine meczederek Canterbury masallarında ortaya attığı muhalled ( şaheser, kalıcı) san’atını ilk defa bu efsanede sezdim.İlk defa bu efsanede, bir eserin parçalarının birbirine birbirine dikişle tutturulmuş değil, birbirine örülmüş olduğunu gördüm.” (Özlem Akbaş)
--reklam--
İyi Kadınlar Efsanesi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Geoffrey Chaucer - İyi Kadınlar Efsanesi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İyi Kadınlar Efsanesi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Geoffrey Chaucer Kimdir?
İngiliz yazar, şair, filozof, siyasetçi ve diplomattır. Bu kadar çok yönlü oluşu onu unutulmaz, edebiyatta üzerine konuşulmaya değer kılan özelliklerinden biridir. Shakespeare öncesi İngiliz edebiyatının en büyük şairlerinden biridir Chaucer. Ayrıca, edebi çevrelerce İngiliz edebiyatının babası olarak da nitelendirilir. Öyle ki İngilizlerin “bizim Homeros’umuz”, “bizim Goethe’miz” sözleriyle övdükleri kişinin ta kendisidir. Hem edebiyat alanında hem de dil alanında çağının gereksinimini karşılamış hatta daha da öteye gitmeyi başarmıştır. Anglo Saxon devri sonrası sadece köylüler tarafından konuşulan İngilizceyi, Fransızca kelimeler ile geliştirerek sadeleştirmiş ve günümüz İngilizcesine daha yakın bir dil elde etmiştir. İngilizceyi ayakta tutmuş, yaşatmıştır.
--reklam--
Geoffrey Chaucer Kitapları - Eserleri
- Canterbury Hikayeleri
- İyi Kadınlar Efsanesi
- Troilus ile Cressida
- The Knight's Tale
- The Book of the Duchess
- The Parliament of Fowls
--reklam--
Geoffrey Chaucer Alıntıları - Sözleri
- For in love, i believe, you have lost your sense of taste, even as a sick man loses his taste of sweet and bitter. (The Parliament of Fowls)
- Ama umutları hep taze tutmak kolay olmuyor (Canterbury Hikayeleri)
- 'Bir çubuğu yontup sopa yaptın diyelim; Gün gelir o sopayla döver seni bir zalim.' (Troilus ile Cressida)
- Cehennemde şeytanın hükmettiği o yerde bile yoktur bu kadar hınç, öfke ve acı. (Canterbury Hikayeleri)
- Daima yad edilsin diye yeryüzünde övgüyle Papatyaya çevirdi Alkestis'i tanrıça Kybele, ... (İyi Kadınlar Efsanesi)
- En akıllı geçinenimiz aslında en büyük aptaldır. Ve herkese dürüstlük satan, bir hırsızdır aslında. (Canterbury Hikayeleri)
- “Şövalyelerin yaraları iyileşmişti, ama kalpleri sızlıyordu.” (Canterbury Hikayeleri)
- Ey kadınlar, onca masum ve merhametli Ve sâdık olan sizler, her biriniz fazilet timsali; Erkek milletine bu kadar güvenmeniz neden? Böylesi örnekler varken eski devirlerden, Nasıl acırsınız onların sahte ıstırabına? Görmez misiniz, o yeminler hep boşuna? Aşkını bırakıp gitmeyen bir tekini Veya ona kabalık veya haksızlık etmeyenini Hiç gördünüz mü? Bir düşünün hele! Okumuş olmalısınız, şahsen görmediyseniz bile.. (İyi Kadınlar Efsanesi)
- "Uzun lafın kısası, değerli adam, seçtiğim kavalye, Mutlu ol ,toparla kendini ,bırak artık endişelerini. Acılarına olman için yeterli telafiye Yapacağıma emin olabilirsin elimden geleni; Eğer benim dostluğum bahtiyar edecekse seni, Çektiğin acı giderilecek ona denk bir neşeyle." Sonra da bağlıdı sözlerini bir kucaklama ve buseyle . (Troilus ile Cressida)
- .... Cressida'nın duruşunda zerafet görülüyordu, Gayet kadınca bir havası vardı her bakımdan, Bütün hemcinslerini gölgede bırakıyordu. Öyle bir rahatlık sadelik ve yayılıyordu ki tavırlarından İnsaflı bir gözle bakan her insan Fark edebilir de bu kadında birleştiğinin En yükseğini şerefin, asaletin ve rütbenin. .... Endamı ve çehresi harikuladeydi Troilus nazarında Doyamıyordu ne kadar seyretse bu kadını. Gözleri hep yere dönük olsa da Cressida, Hafif bir küçümseme edasıyla kaldırıp başını "Burada duramaz mıyım?"diye sorguluyordu muhatabını Adeta; sonra dağılıyor kederi,yüzü parlıyordu yine. Trolius hiç tanık olmamıştı güzelin böylesine. .... Kalp atışları hızlandı baktıkça ona; Öyle bir tutku öyle bir arzuya kapıldı ki Bizim Troilus , kalbinin en derununda Cressida'nın sureti kazındı sanki. O kibirli halleri ,o küstahlığı deminki Buhar olup gitmişti;ona baksa mıydı, Bakmazsa mıydı bilemedi, öyle sıkıntıdaydı. .... Kendini hep sanmıştı çok üstün ,çok akıllı Ve aşıkların kıvranmasını alaya almıştı Bu adam; lakin şimdi Cressida'nın o alımlı, Şahane gözlerin akıntısına kapılmıştı. O bakışlar kavurdu yüreğini, ateş gibi yaktı. Eser kalmamıştı kibirinden artık Troilus'un; İnsanı böyle değiştiriveren aşka helal olsun (Troilus ile Cressida)
- "Yatıştı sonunda Theseus'un taşkın öfkesi Tez duyulur vicdanın asil bir kalpte sesi." (Canterbury Hikayeleri)
- "Ama bugün, gördükçe zilletin bu kadarını, İnsan umursamıyor artık kendi hayatını!" (İyi Kadınlar Efsanesi)
- "Sevgili bayan, eğer aşkı ararsan bir gün Beni hatırla ne olur, bana düşsün gönlün." (Canterbury Hikayeleri)
- Lemnos adasının kadınları, kocalarının sadakatsizliğine öfkelenerek, adadaki bütün erkekleri öldürmeye karar verirler. (İyi Kadınlar Efsanesi)
- Yaşayalım hayatı o vazgeçmeden bizden. (Canterbury Hikayeleri)
- Hekimlikte altın kalbe devadır ya, Düşmüştü altınla o da kara sevdaya. (Canterbury Hikayeleri)
- "Ahenk içinde, türlü çeşitli maddeleriyle, Sarsılmadan duruyor temelleri üstünde dünya; Tabiatın güçleri hep savaş halinde birbiriyle, Ama onları sıkıca birleştiren bağlar var ya; Phoebus her gün yeniden başlıyor ışık saçmaya; Gökteki ay saltanatını ilan ediyor geceleyin. Bütün bunlar esiridir Aşk denilen şeyin!" (Troilus ile Cressida)
- Cehennem'de, şeytanın hükmettiği o yerde bile yoktur bu kadar hınç, şiddet ve acı. (Canterbury Hikayeleri)
- Lemnos adasının kadınları, kocalarının sadakatsizliğine öfkelenerek, adadaki bütün erkekleri öldürmeye karar verirler. (İyi Kadınlar Efsanesi)
- "Ey güzel aşkım, sözüm sözdür sana; Ömrüm oldukça şu fani dünyada, Tam bir sadakat bulacaksın benden yana; Ve haksızlık edersem yanında ve uzağında, Tutamazsam sözümü bir gaflet anında, O zaman ,bir kadın olarak öyle takdir edersen, Bırak öleyim hemen,sen nasıl istersen." (Troilus ile Cressida)
Yorumlar
0 yorum