Kitap Künyesi
Yazar: Emin Çölaşan
Yayın Evi: Halk Kitabevi
İSBN: 9786052365595
Sayfa Sayısı: 224
--reklam--
İyi ki Varsın Atatürk Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Büyük adam, büyük insan, aydın izinden yürüdüğümüz Mustafa Kemal Atatürk sadece yaşadığı dönemin değil, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük devlet adamlarından biriydi. Yoktan var ettiği, devrimlerle taçlandırdığı Türkiye Cumhuriyeti'ni yaratmak kolay değildi. Elinde insan kadrosu yoktu. Üniversite bitirenler, doktorlar, mühendisler, hukukçular, eğitimciler ve ötekilerin sayısı çok azdı.
Cumhuriyet elde kalan o kısıtlı kadrolarla kuruldu, devrimler o kadrolarla yapıldı.. Atatürk yeni devleti kurarken elde enkaz dışında bir şey yoktu. Tarım çökmüştü. Fabrika ve üretim yoktu.. Eğitim düzeyi sıfıra yakındı. İnsanlar aç ve perişandı. Dahası, yol yoktu. Demiryollarının yapımına başlanıp bitirilmesi öylesine önemli idi ki, “Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan” diye marşlar bestelendi. İlk ulusal fabrikalarımız açılırken millet bayram etti.
Ama bir “Atatürk gerçeği” daha vardı.. Fakirdik, paramız yoktu. Buna karşın onurumuzu korumuştuk.. Atatürk el kapılarında yalvarmadı, kimsenin peşinden koşmadı, ülkemizi ve milletimizi bir gün olsun küçük düşürmedi.. Çok önemli bir gerçek daha:. Atatürk hiçbir zaman “Maceracı” olmadı. Sağa sola posta koymadı, zırvalamadı!. Dönemin devlet adamlarına bakın. Rusya'da Stalin, Almanya'da Hitler, İtalya'da Mussolini. Her biri kan emici, maceracı diktatörler.. Atatürk hepsiyle mesafeli kaldı.. İsteseydi, elindeki gücü kullansaydı, genç Türk devletini bir sürü maceraya sokması işten bile olmazdı. O, dünyanın en saygın devlet adamlarından biriydi.. Hiç kimse unutmasın, bugün hangi olanaklara sahipsek, hangi özgürlükleri yaşıyorsak, onun sayesindedir. Buna din ve ibadet özgürlüğü dahildir.
Bugün Atatürk'e gizliden veya açıktan sövenler, Türkiye'yi pazarlayanlar, din tüccarlığı yapanlar, paraya tapanlar, el kapılarında yalvaranlar, ülkemizi çağın gerisine sürüklemek isteyenler, hırsızlar ve din sömürücüleri, ülke yönetimini ele geçirmiş olabilir.. Türkiye Cumhuriyeti böyle nicelerini gördü!. Geldikleri gibi gittiler!. Hiç kimse endişe etmesin ve karamsar olmasın.. Bu dönem de geçecektir.
--reklam--
İyi ki Varsın Atatürk Alıntıları - Sözleri
- " Allah bu ülkeye acımış ve Mustafa Kemal Atatürk'ü armağan etmişti."
- Refik Halit Karay uzun yıllar sonra, 1963 yılında yayınlanan "Bir Ömür Boyunca" isimli kitabında "eski düşmanı" Atatürk için bakınız neler diyor: "Eski ve yeni hiçbir nesile hoşgörünmek için çırpınmayan bir adamım. Zaten yaşım da beni o külfetlerden kurtarmaktadır. Unumu elemiş, eleğimi asmışım. Ne siyasi, ne de edebi bir isteğim kaldı. Siyaset, yalancı pehlivan üretilen bir fideliktir. Ya da mermer ve tunç yerine mukavvadan heykeller yapılan bir atölye, balmumundan garip ve biçimsiz karnaval kuklaları yetiştiren bir imalathanedir. Arada, bir büyük adam da karışır içlerine. Bir teki, Atatürk hariç, çoktandır memleketimizde büyük adam yetişmemiştir. Benim veya başkalarının anılarını okuyanlar ne devlerin cüce haline geldiğini, nasıl mum gibi eridiklerini, kardan yapılmış aslanlar gibi bir kucak çamurdan ibaret kaldıklarını görmüşlerdir. Dev kalan kaç kişi var içlerinde? Ömrüm boyunca tanıdıklarım arasında Atatürk'ten başka cüceleşmeyen dev yok. Hayatta dev olmak galiba pek güç değil. Ama tarihte dev kalmak zor."
- Siyaset yalancı pehlivan üretilen bir fideliktir ya da mermer ve tunç yerine mukavvadan heykeller yapılan bir atölye, balmumundan garip ve biçimsiz karnaval kuklaları yetiştiren bir imalathanedir. Arada bir büyük adam da karışır içlerine...
- ATATÜRK SADECE YAŞADIĞI DÖNEMİN DEĞİL, DÜNYANIN GELMİŞ GEÇMİŞ EN BÜYÜK DEVLET ADAMLARINDAN BİRİYDİ.
--reklam--
İyi ki Varsın Atatürk İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap Emin Çölaşan'ın milli bayram günlerinde yazdığı köşe yazılarından oluşuyor. Hal böyle olunca epey tekrara düşmüş. Hatta bazı bölümler olduğu gibi iki üç kez konmuş. Bazı bölümlerin içeriği de başka başlık taşıyan bölümlerde kullanılınca okumak da pek keyifli olmuyor. Refik Halit Karay ve Zekeriya Sertel'in Atatürk ile ilgili yazılarını 4-5 kez, başka başlıklar altında aynı şekilde okudum. Araştırma, inceleme değil de, bir köşe yazıları derlemesi olmuş. Maalesef özensiz bir çalışma diyebiliriz. Yine de Atatürk'ün zor şartlarda vatan müdaafası için yaptıklarını okumak güzeldi. Onun mücadelesini ve vatanımız için yaptıklarını asla unutmayacağız. (ilker Görkem)
Araştırmacı gazeteci yazar Sözcü'nün sözü Emin Çölaşan. Bu isim ve siyasi yazıları iktidara tenkitleri ikiz kardeş gibiler. Malumunuz konu bu kitabında Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve AKP zihniyeti iktidarca unutturulmak istenen Atatürk ve değerleri günümüz AKP siyaseti ve yaptıkları yapmak istedikleri kitabın başlıca konularından. Ayrıca bazı tarihi önemli olayların perde arkası ve kahramanları da kitapta kendisine yer bulmuş önemli konulardan Okumanız dileğiyle... (Cüneyt)
“AŞIRI UÇLAR” YAFTACILARINA! Son zamanların gülünç ve sefil laflarından biri de “aşırı” tabiridir. Onu "us" kelimesiyle birleştirip “aşırı uç”, “aşırı uçlar” şeklinde konuşuyorlar. Ne kastettiğini, kastettiği şeyin keyfiyetçe ne olduğunu ve bunun azı ve çoğuyla ne belirttiğini bilmez, hiçbir tahlil ve terkibe aklı ermez, hazırlop yafta esnafı küçük politikacılara mahsus bir ağız... "Aşırı uçlar"dan kast, İslamiyetle komünizma olduğuna göre; sanki bir geyiğin sağlı ve sollu iki boynuzu halinde bunların uzaya uzaya duvarı delmesine müsaade edilmiyor da, kulübesi içinde ve tahammül edilebilir çapta kalmasına ses çıkarılmıyor. Ne ahmak bir muvazaa anlayışı!.. Bir maşrapa suya ihtiyacı olana zorla bir küp dolusu içirmemek gibi sınır riayetleri müstesna, aslında iyi olan bir şeyin fazlası daha iyi, kötü olanın da daha kötüdür. Demek ki, dava, bir şeyin aşırı, yani haddi aşkın olup olmamasında değil, kendi öz keyfiyetiyle iyi olup olmadığındadır. Bu keyfiyete göredir ki, o şeyin iyi veya kötü olduğuna hükmedilir ve ortada verici ile alıcı arasında bir tahdit sınırı bulunmadıkça azlik, çokluk gibi kemiyet ölçülerine bakılmaz. Hatta böyle bir tahdit sinırına mevzu bulunmadıkça bir şeyin aşırı hali, o şeyin kemal ifadesi demek olur. Dananın aşırı hali, bu manaya göre öküz, kuzununki de koç... Eğer öküz veya koç bu son kamil oluşlarıyla kötü şeylerse, dana veya kuzunun da birer kötülük çekirdeği olması ve aşırı olmayan halleriyle de müsamaha görmemesi icap eder. Eğer dana kendi öz keyfiyetine sadık kalacaksa mutlaka öküz olacak, kuzu da, işi mutlaka koç olmakta bitirecektir. Onun içindir ki, danaya “sen hep böyle kal!” kuzuya da “bu halini değiştirme!" demek ve onları yalnız ilk devreleri içinde zararsız kabul etmek, fikir haysiyetiyle bağdaştırılması mümkün bir iş olmaz. 13 Aralık 1973 yazar/i1030 / kitap/kitap--51174 (giryanı mecruh)
--reklam--
İyi ki Varsın Atatürk PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Emin Çölaşan - İyi ki Varsın Atatürk kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İyi ki Varsın Atatürk PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Emin Çölaşan Kimdir?
Mustafa Emin Çölaşan, (d. 14 Mart 1942, Ankara), Türk gazeteci ve yazar.
14 Mart 1942'de Ankara'da doğdu. Atatürk döneminin Adalet Bakanlarından Refik Şevket İnce'nin torunu, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nün ilk müdürlerinden Prof. Dr. Ümran Çölaşan'ın oğludur. Ortaokul ve liseyi TED Ankara Koleji'nde okudu. 1965'te ODTÜ İdari Bilimler Fakültesi'nden mezun oldu. Daha sonra sırasıyla Devlet Planlama Teşkilatı, Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve PETKİM'de çalıştı.
1972 ve 1974 yıllarında İcen Börtücene ile beraber hazırladığı araştırma çalışmalarıyla Milliyet gazetesinin düzenlediği Ali Naci Karacan Yazı Yarışması'nda üst üste iki yıl birincilik ödülünü kazandı. Gazeteciliğe 1977 yılında Milliyet gazetesinde başladı. 1985 yılında Hürriyet gazetesine geçti, 1989'da bu gazetede köşe yazarı oldu. 1994 yılında Kanal D'de haber spikeri olarak çalıştı. 1995 yılında haberi bıraktı. 2004 yılında Hürriyet'den ayrılıp Star gazetesinde Konuk Yazar olarak köşe yazarlığını yaptı ve Star gazetesinden ayrılıp Hürriyet gazetesine döndü. Emin Çölaşan'ın, Hürriyet gazetesindeki köşe yazarlığına 14 Ağustos 2007 tarihinde son verildi. 20 Ağustos 2007 tarhinde Tercüman gazetesinde Konuk Yazar olarak çalıştı. 26 Ağustos 2007 tarihinde Akşam gazetesinde Konuk Yazar olarak başladı. 30 Ağustos 2007 tarihinde Akşam gazetesinden ayrıldı. 11 Eylül 2007 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde Konuk Yazar olarak başladı. 20 Eylül 2007 tarihinde Cumhuriyet gazetesinden ayrıldı ve işsiz kaldı. Ayrılışının ardından Sözcü gazetesinde 2 yıl kadar Hürriyet'te yazdığı eski yazılarına yer verilen Çölaşan, 13 Ekim 2009'dan beri Sözcü'de başyazarlık yapmaktadır.
2007 Sertel Demokrasi Ödülü'ne layık görülmüştür.
Eserleri
24 Ocak Bir Dönemin Perde Arkası, 1983 - Dizi
12 Eylül Özal Ekonomisinin Perde Arkası, 1984 - Dizi
Yalçın'ı Kim Kurtaracak?, 1985
Yalçın Nereye Koşuyor, 1985
Banker Skandalı'nın Perde Arkası, 1985
İcraatın İçinden, 1986 - Röportaj
Önce İnsanım Sonra Gazeteci, 1987
Biz Kırk Kişiyiz Birbirimizi Biliriz, 1987 - Röportaj
Turgut Nereden Koşuyor?, Tekin Yayınevi, İstanbul, 1989
Bir Dönemin Yazıları 1988-1989, Tekin Yayınevi, 1990, ISBN 975-478-054-4
Turgut'un Serüveni, Tekin Yayınevi, İstanbul, 1993, ISBN 975-478-077-3
Sor Bakalım!, Tekin Yayınevi, İstanbul, 1993, ISBN 975-478-000-5 - Röportaj
Muhteşem İkili, Ümit Yayıncılık, Ankara, 1998, ISBN 975-7115-46-0
Ah Refah Vah Refah, Ümit Yayıncılık, Ankara, 1998, ISBN 975-7115-42-8
Tarihe Düşülen Notlar, Ümit Yayıncılık, Ankara, 2000, ISBN 975-7115-92-4
Unutulmayan Söyleşiler Tarihe Düşülen Notlar, 2006
Şu Benim Gazetecilik "Yaşadıklarım", Doğan Kitap, 2005, ISBN 975-293-284-3
Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi , Bilgi Yayınevi , 2007 ISBN 9752202375
Her Kuşun Eti Yenmez,Bilgi Yayınevi 2008 ISBN 975-22-0270-5
Sakıncalı Gazeteci, Bilgi Yayınevi 2009 ISBN 978-975-22-0299-3
--reklam--
Emin Çölaşan Kitapları - Eserleri
- Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi
- Turgut Nereden Koşuyor / Turgut’un Serüveni
- Şu Benim Gazetecilik ''Yaşadıklarım''
- Önce İnsanım Sonra Gazeteci
- Her Kuşun Eti Yenmez
- Turgut Nereden Koşuyor?
- Yalçın Nereye Koşuyor
- İyi ki Varsın Atatürk
- Unutulmayan Söyleşiler - Tarihe Düşülen Notlar
- Hay Aksi
- Onlar Bizi Hiç Aldatmadı Ki
- Sakıncalı Gazeteci
- Turgut'un Serüveni
- 12 Eylül
- 24 Ocak: Bir Dönemin Perde Arkası
- Muhafazakar Siyasetin B(Z)eka Sorunu
- Yalçın'ı Kim Kurtaracak?
- Biz Kırk Kişiyiz Birbirimizi Biliriz
- Sanık
- Sor Bakalım!..
- Banker Skandalının Perde Arkası
- İcraatın İçinden
- Bir Dönemin Yazıları
- Muhteşem İkili
- Ah Refah Vah Refah
--reklam--
Emin Çölaşan Alıntıları - Sözleri
- Bizim gibi bazıları baş eğmezken, bazıları da ikbali yağcılıkta buluyordu. Türk medyasında her çeşit insan vardı. (Her Kuşun Eti Yenmez)
- Emin Çölaşan- Sayın Demirel, Kıbrıs harekatı sırasında ve sonrasında epeyce yağma ve talan olduğunu hep duymuşuzdur. Hatta bunları Kıbrıs'ta da çok duydum. Biraz daha net bir cevap istirham etsem sizden. (İcraatın İçinden)
- Dünyada en kolay komünist olunan ülke Türkiye, en zor komünist olunan ülke ise Sovyetler Birliği'dir. (Bir Dönemin Yazıları)
- Ne acıdır, onlar Atatürk’ten hiç hoşlanmaz... Hatta bir bölümü nefret eder... Bazıları onun adını bile anmaktan korkar, protokol törenlerinde veya başka ortamlarda “Gazi Mustafa Kemal” diye geçiştirmekle yetinirler. Ellerinden gelse Atatürk’ü tarihimizden bir kalemde silecekler ama mümkün olmuyor ki!.. Türk milletinin gönlünde taht kurmuş, nice devrimler yapmış, ülkemizi yoktan var etmiş, bütün dünyanın saygınlığını kazanmış bir lider. Yani onu silmek bu iktidar kadrolarının gücünü ve yetkisini çook aşıyor... (Hay Aksi)
- Turgut Özal döneminde çok ağır yazılarla ANAP iktidarının ve Özal hanedanının üzerine gittim. Tümü belgeliydi. Türkiye'de hiç alışık olmadığımız olaylar yaşanıyor, ülkeyi yönetenlere gazetecilerin ve medyanın korkunç bir düzeyde yağcılık ve yalakalık yapması o günlerde başlıyordu. Günümüzün tohumları atılmıştı. (Şu Benim Gazetecilik ''Yaşadıklarım'')
- Turgut, ihtilal gecesi iyi uyudu. Aynı saatlerde Başbakan Demirel, CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit ve MSP Genel Başkanı Erbakan, askerler tarafından evlerinden alınıp götürülüyorlardı. Türkeş ise firar etmişti. (Turgut Nereden Koşuyor?)
- Devlet Bakanı Abdullah Tenekeci: "Zammı kabul etmeyen vatandaş çekip gidebilir." (Turgut Nereden Koşuyor?)
- Turgut Özal: Fiyat artışları Allah'ın takdiridir. (Hürriyet 13 Mart 1988) (Turgut Nereden Koşuyor?)
- Bir de şunu rica ediyorum ki, türkiye'mizin artık kargaşa dönemi yaşamaya tahammülü yoktur. Her şeyi ordudan beklememek gerekir. Ordunun da asli bir görevi vardır. Başın sıkıştıkça "gel ordu" demek yanlıştır. Orduya da yazıktır. Ben ortalığı habire pisleteceğim, gelecek ordu temizleyecek. Olmaz böyle şey. Artık asgari müştereklerde anlarsınlar da, vaktiyle AP ve CHP'nin düştüğü hatalara düşmesinler. Bakın İngiliz yazarı Herold Lamb ne diyor: "doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovmayın, dokuzkere elini öpün". İnsanlar dürüst eleştirilerle mükemmel olurlar. Ama derlerse ki "sen kim oluyorsun da bizi eleştiriyorsun?" Yoo, belki benim de 6 yaşında bir çocuktan öğreneceğim çok şey vardır. (İcraatın İçinden)
- Türkiye’nin bölünme tehlikesi falan asla yok. Dünyanın en güçlü güvenlik güçlerine, istihbarat örgütlerine sahibiz. Beka sorunu nereden geliyor, kimden geliyor? Bizi kimler hangi güçleriyle bölücekmiş? Bunlara adam gibi yanıt veren yok. Muhalefet partilerinden hangisi PKK ile işbirliği içerisinde? Elinizde hangi bilgi ve belgeler var? Kandil’den geldiği iddia edilen talimatlar nedir, hangi partiye nasıl geliyor? Açıklayın, o partinin ve o adayların üzerine biz de gidelim ve onları hep birlikte rezil edelim. Bu gibi yalanlarla Türk Milletini kandırmaya kalkışmak ayıptır, yakışık almaz ve tehlikeli bir oyundur. (Muhafazakar Siyasetin B(Z)eka Sorunu)
- Ne acıdır, onlar Atatürk’ten hiç hoşlanmaz... Hatta bir bölümü nefret eder... Bazıları onun adını bile anmaktan korkar, protokol törenlerinde veya başka ortamlarda “Gazi Mustafa Kemal” diye geçiştirmekle yetinirler. Ellerinden gelse Atatürk’ü tarihimizden bir kalemde silecekler ama mümkün olmuyor ki!.. Türk milletinin gönlünde taht kurmuş, nice devrimler yapmış, ülkemizi yoktan var etmiş, bütün dünyanın saygınlığını kazanmış bir lider. Yani onu silmek bu iktidar kadrolarının gücünü ve yetkisini çook aşıyor (Hay Aksi)
- -Peki efendim bu hükümet fakir fukarayı kalkındırmak için çalışmıyor mu yani? -İlahi Çölaşan. İlahi evladım. Güldürme şimdi beni. Kimin için çalışıyorlar ha? Bizde bir tabir vardır."önce can, sonra canan" derler. Bu da çok normal yani. Kurdukları şirketin ismi ne baksanıza yahu. "Baltutanlar Şirketi". Onun gerisini de ben söyleyeyim. Bal tutan parmağını yalar,iğne de bizim oramıza buramıza batar. Daha ne söyleyeyim? Arife tarif gerekir mi? (İcraatın İçinden)
- Recep Tayyip kendi üzerinde otorite kabul etmeyen biridir. Bay Abdullah Gül şimdi onun üstü olmuştur. Üstelik yabancı dil bilmektedir. Özellikle yabancı konukların olduğu ortamları düşünün... Abdullah Bey İngilizce konuşuyor ve aynı yerde Recep Tayyip konuşulanları anlamıyor ve tercüman kullanıyor. Bu basit ortamda bile komplekse kapılmaması mümkün değildir. Karılarının birbirlerinden hiç hoşlanmadığı, hatta konuşmadıkları, kendilerine en yakın kişiler tarafından bizzat bana bile anlatıldı. Bunu duymayan da zaten kalmadı. (Her Kuşun Eti Yenmez)
- Turgut'un biraderi Yusuf: "2000 yılında Almanya'yı geçeriz." (Turgut Nereden Koşuyor?)
- Herkes beni seviyor mu? Hayır, tabii ki sevmeyenler de var; Kürtçüsü, PKK'lısı, şeriatçısı, yobazı, hırsızı, benim o yazdığım binlerce yazıda tekerine çomak soktuğum üçkağıtçılar, dümenciler, siyasetçiler ve bürokratlar tabii ki sevmeyecek beni. Zaten onlar seni seviyorsa, sempati duyuyorsa, o zaman bil ki gazeteciliğinde bir yanlışlık var. (Her Kuşun Eti Yenmez)
- Mustafa Kemal'in memeleketi ulaşmak istediğimiz yer burasıydı.Emin Çölaşan artık yok..ne yapmalıyım bırakmalımıyım kürekleriBen bu güne kadar herşeyimi okurlarımla paylaştım şimdi soruyorum size Ne yapmalıyım? (Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi)
- Başımızdaki bu kapitülasyon belasını İsmet Paşa, 1923 yılında Lozan'da kaldırdı. Geçmişimizi bilmeyenler, tarihimizden haberi olmayanlar yıllardır İsmet İnönü'ye sövme yarışında. Dünya liderimiz bunların mutlaka farkındadır ama anlatacak zamana sahip değildir (Hay Aksi)
- HSKY’yı artık iyi biliyoruz. Hakim ve savcıların tüm atama, terfi, ceza işlerini yapan, Yargıtay ve Danıştay üyelerini seçen Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu. Son anayasa değişikliği ile burası -ve dolayısıyla yargının tümü- tamamen AKP’nin eline geçti. ... Yargının tüm yetkileri artık HSYK’nın ve dolayısıyla iktidarın elinde. Yargıya particilik bu yolla sokuldu. (Muhafazakar Siyasetin B(Z)eka Sorunu)
- Meclis Başkanlığı’ndan istifa edip bu çalışmalarınızı sonra yapsaydınız sorun olmayacaktı. Ama siz bir koltuğa iki karpuz sığdırmaya kalkıştınız. Şimdi hiç kuşkum yok, adına YSK denilen Yüksek Seçim Kurulu, bu konuda yapılan bütün haklı itirazları kafadan reddedecektir çünkü o kurul AKP’nin arka bahçesi olarak görev yapmaktadır. (Muhafazakar Siyasetin B(Z)eka Sorunu)
- Şu Suudi Arabistan'a, şu İran'a ve diğerlerine bakınca, Mustafa Kemal Atatürk'ün ne büyük adam olduğunu ve ne inanılmaz işler başardığını bir kez daha anlıyoruz. (Ah Refah Vah Refah)
Yorumlar
0 yorum