Kitap Künyesi
Yazar: Jean Echenoz
Çevirmen: Ayşe Orhun Gültekin
Yayın Evi: Norgunk Yayıncılık
İSBN: 9758686490
Sayfa Sayısı: 48
--reklam--
Jerome Lindon Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Birlikte yemek yediğimizde, çoğunlukla edebiyattan konuşuyoruz, her zaman aynı lokantada, her gün gittiği Sybarite’te. Yalnızca su içiyor. Ya siz? diyor bana. Aslına bakarsanız, diyorum, ben biraz şarap alabilirim. Tamam, diyor garsona, o zaman bana bir Badoit, ona da bir kadeh şarap. Sybarite’te her seferinde bir şeyler öğreniyorum: Robbe-Grillet hakkında, Claude Simon hakkında, Lindon’la buluşmaya gelmeden önce her zaman küçük bir kağıda ele almak istediği konuların listesini yapan Pinget hakkında, Lindon’un metroda, La Motte-Picquet-Grenelle istasyonunda, Molloy’u ilk defa okuduğu sırada kahkahayı basınca, ciltlenmemiş olduğundan her yere saçılabilecek olan sayfaları neredeyse elinden düşüreceği o an hakkında — bu hikâyeyi sık sık duyacaktım, hepimiz sıklıkla duyacaktık.
--reklam--
Jerome Lindon Alıntıları - Sözleri
- "Birlikte yemek yediğimizde, çoğunlukla edebiyattan konuşuyoruz, her zaman aynı lokantada, her gün gittiği Sybarite'te. Yalnızca su içiyor. Ya siz? diyor bana. Aslına bakarsanız, diyorum, ben biraz şarap alabilirim. Tamam, diyor garsona, o zaman bana bir Badoit, ona da bir kadeh şarap. Sybarite'te her seferinde bir şeyler öğreniyorum: Robbe-Grillet hakkında, Claude Simon hakkında, Lindon'la buluşmaya gelmeden önce her zaman küçük bir kağıda ele almak istediği konuların listesini yapan Pinget hakkında, Lindon'un metroda, La Motte-Picquet-Grenelle istasyonunda, Molloy'u ilk defa okuduğu sırada kahkahayı basınca, ciltlenmemiş olduğundan her yere saçılabilecek olan sayfaları neredeyse elinden düşüreceği o an hakkında — bu hikâyeyi sık sık duyacaktım, hepimiz sıklıkla duyacaktık."
- Lindon’u biraz fazla iyimser buluyorum ama sonradan anlıyorum ki genelde pek de iyimser değil. Çok derin bir karamsar da sayılmaz aslında, daha ziyade aktif bir karamsar diyelim, mücadeleci bir karamsar.
- Bir cümlede tekil şahıs kullanmak mümkünse, tekil her zaman çoğuldan iyidir.
- Jerome Lindon, mümkün olan her zaman, cümlenin virgüller yardımıyla tanıtlayıcı bir şekilde bölümlenmesinden yanadır, bense mümkün olduğunca virgülden vazgeçmek gerektiğine ve cümlenin iç ritminin virgüle gerek olmadan sağlanabileceğine inanırım.
- Birkaç yıldan beri, bu adamın iki gülüşü olduğunu farkediyorum: o küçük, haşin gülüş, ve bir kitabı beğendiğinde, kitabın satışları iyi gittiğinde, sizi görmekten memnun olduğunda, onu mutlu eden bir şey olduğunda, ama özellikle, yakınlarının başına iyi bir şey geldiğinde beliren o büyük, sıcak gülüş.
- Bir cümlede tekil şahıs kullanmak mümkünse, tekil her zaman çoğuldan iyidir.
--reklam--
Jerome Lindon İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir biyografik roman olarak edebiyat dünyasına biraz daha ieçrden mutfağından bakmak istiyorsanız bu kısacak romanı okuyun. Kitabın Samuel Beckett, Marguerite Duras, Alan Robbe-Grillet, Claude Simon, Michel Butor, Gilles Deleuze gibi isimlerle ne ilişkisi var merak ederseniz yazıma bakabilirsiniz: https://karakugublog.wordpress.com/2016/12/23/jerome-lindon-samuel-beckett-jean-echenoz-ve-norgunk/ (ramazan k.)
Yazarın kendi hayatından birebir kesitler, anılar , yaşanmışlıklar var... kendi yaşamını yazdığı çok açık... Bir yazarın kitaplarını yayımlamak için hangi aşamalardan geçtiğini anlatıyor. Severek okudum. (Mert Yavuz)
Yazar, kitabını yayıncısına gönderiyor. yayıncı inceliyor kitabı. Basmaya karar veriyor. Basılıyor. Beraber yemekler yiyor, yürüyüşe çıkıyorlar. Zamanla ilişkileri arkadaşlıkla iş arasında gidip geliyor. yazar iki sene arayla bir çok kitap yazıyor. Birçok kez bereber yemek yiyerek, yürüyüş yapıp, havadan sudan konuşuyorlar. Kısaca böyle 44 sayfalık roman. fantastik, doğaüstü, heyecanlı, özel hiçbir şey olmadan sürüp, bitiyor. Bir an düşünüyorsunuz; Eeeeeee? Öyle işte. Roman hep bir sürü entrika, kurmaca olay değil ya, hayat da var, onun da romanı yazılacak. Sıradan hayat sıkıcı da olsa. (MeSu)
--reklam--
Jerome Lindon PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jean Echenoz - Jerome Lindon kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Jerome Lindon PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jean Echenoz Kimdir?
Fransız yazar Jean Echenoz, 1947’de doğdu. Sosyoloji eğitimi gördü. Echenoz’un duru bir dil ve üslup haline getirdiği süssüz anlatımı, Fransız edebiyat çevreleri tarafından büyük ilgi ve takdir topladı. Fransa’da "Fransız edebiyatının son yıllarda yetiştirdiği en büyük ustalardan" sayılan Echenoz, 1983 yılında yazdığı "Cherokee" adlı romanıyla Médicis Ödülü’nü aldı. 1989’da yayımlanan "Lac" adlı eseriyle de Avrupa Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü. Yazarın Doğan Kitapçılık tarafından yayımlanan Türkçe’deki ilk romanı "Ben Gidiyorum", 1999 yılında Fransa’nın en saygın edebiyat ödülü olan Goncourt’u kazandı.
1999 Goncourt Ödülü (Ben Gidiyorum)
1989 Avrupa Edebiyat Ödülü (Lac)
1983 Médicis Ödülü (Cherokee)
--reklam--
Jean Echenoz Kitapları - Eserleri
- 1914
- Koşmak
- Bir Yıl
- Şimşekler
- Ravel
- Jerome Lindon
- Kraliçenin Huysuzluğu
- Casus
- Göl
- Ben Gidiyorum
- Piyano
- Sarışın Bombalar
--reklam--
Jean Echenoz Alıntıları - Sözleri
- Birkaç yıldan beri, bu adamın iki gülüşü olduğunu farkediyorum: o küçük, haşin gülüş, ve bir kitabı beğendiğinde, kitabın satışları iyi gittiğinde, sizi görmekten memnun olduğunda, onu mutlu eden bir şey olduğunda, ama özellikle, yakınlarının başına iyi bir şey geldiğinde beliren o büyük, sıcak gülüş. (Jerome Lindon)
- Bir cümlede tekil şahıs kullanmak mümkünse, tekil her zaman çoğuldan iyidir. (Jerome Lindon)
- cılız, cansız, gösterişsiz ama inatçıdırlar, hayatta küçücük bir rolleri vardır, hayatta küçücük bir rolleri olduğunu bilirler ve buna sıkı sıkıya tutunurlar. (Ben Gidiyorum)
- kendinden memnun olabilirdi, ama her zaman olduğu gibi yine memnun değil. (Koşmak)
- Ama, nasılsa bir gün ölünmeyecek mi, şimdi olsun, karanlığın ortasında her şey berbat oldu zaten, yağmur, dikenler, soğuk, en iyisi umutsuz bir ameliyat öncesinde, anestezisti gülümsemeyle karşılar gibi, hemen şimdi yitirelim bilincimizi, olsun bitsin. (Bir Yıl)
- "Kuş uçar, balık yüzer, insan koşar." Emil Zapotek (Koşmak)
- ’işte böyle, dedi , victoire - kendimi kaybettiğimi düşünüyorum. - bu çok da kötü bir şey değil, dedi ,.poussin kendimizi kaybetmezsek kaybolur gideriz ...’’ (Bir Yıl)
- ... düşüşün hem öznesi hem de dikkatli izleyicisi, aklına itaat etmeyen bir bedenin içine canlı canlı gömülmüş, kendi içinde bir yabancının yaşadığını görüyor. (Ravel)
- Pek bir şey yok, diyor, önemli bir şey yok. Zaten bu sağcı bir gazete , öyle ya. (Ravel)
- Dinle, diyor bir süre sonra, her rekor kırdığımızda gelip birbirimizi kutlamaya kalkarsak işin içinden çıkamayız. Bu işin sonu yok. Çünkü, yani, ben, daha çok rekor kıracakmışım gibime geliyor. Her defasında bu kadar mesafeyi kat etmeden birbirimizi kutlamanın en iyi yolu belki de beraber yaşamak? Ne dersin? (Koşmak)
- ...otuz gun bittikten sonra, başka günler ve başka haftalar birbirine eklenince, yağmurlar başlayıp günler kısalmaya, havalar soğumaya yüz tutunca, işlerin düşünüldüğü gibi olmayacağı anlaşıldı. (1914)
- Şubat ayının bir sabahı, önceki akşamdan hiçbir şey anımsamayan ve Felix'in yatakta, yanı başında ölmüş olduğunu gören Victoire, valizini hazırladı, bankaya uğradı, ardından bir taksiye atlayıp Montparnasse Garı'na yollandı. (Bir Yıl)
- Oysa, çalmaya devam ederken bir bulutun dağılıp sessiz mavi bir gökyüzünü ortaya çıkarması gibi, uğultunun dağıldığını hissetti. Dinleyicileri büyülemekte, bir boğa gibi kendine getirmekte, dikkatlerini yoğunlaştırmakta, onları zapt edip kıstırmakta olduğunu fark etti. Bir süre sonra, salondaki sessizlik, müziğin kendisi kadar cafcaflı, çekici ve güçlü oldu. (Piyano)
- Sır hep iyi bir şeydir. (Koşmak)
- En iyisi tesadüfen karşılaşmayı beklemek,hepsinden önemlisi de hiç beklemiyormuş gibi görünmek. (Ben Gidiyorum)
- 1927'nin son günlerinden biri, sabahın erken saati. Her gece olduğu gibi az ve kötü uyumuş Ravel'in her sabah olduğu gibi keyfi kaçmış durumda, hatta nasıl giyineceğini bile bilmiyor, keyifsizliğini arttıran başka bir olgu da bu. (Ravel)
- Aures habet, et non audet (Kulakları vardır ama duymazlar) (1914)
- ve çok yoğun bir yağmur, sanki sessizlik yaratmak ister gibi (Şimşekler)
- Askerler bir yandan yürüyor bir yandan da yol kenarlarında toplanmış kadınlara bakıyorlardı, bazen genç ve güzel olanlara da rastlanıyordu. (1914)
- "... diğerleri gibi buruşturup çöp sepetine atıyor:dolu çöp sepeti aktif bir adam anlamına geliyor." (Casus)
Yorumlar
0 yorum