Kitap Künyesi
Yazar: Ali Haydar Zuğurlu
Yayın Evi: Buruc Yayınları
İSBN: 9789750174353
Sayfa Sayısı: 183
Ka'b Bin Malik ve Tevbe Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
...Savaştan geri kalan üç kişinin de tövbelerini kabul etti. Yeryüzü bütün genişliğine rağmenonlara dar gelmiş, vicdanları da kendilerini sıktıkça sıkmış, böylece Allah (ın azabın)dan yine Ona sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı. Sonra (eski hallerine) dönsünler diye, onların tevbelerini de kabul etti. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul eden ve çok merhamet edendir.rn(tevbe suresi, 118)
Ka'b Bin Malik ve Tevbe Alıntıları - Sözleri
- Tevbe,mümin olarak ayakta durmanın ve mümince son nefesi vermenin güvencesidir.
- Ey Rabbim! Sen nice taş kalpli olanları affettin. Ben de Sana el açıp yalvarıyorum. Senden mağfiret diliyorum. Senden af diliyorum. Rabbim! Beni bağışla, beni affet…
- GÜNAHKÂRIN KURTULUŞU
- Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu; " Hiçbir kul yoktur ki bir günah işlesin ve kalkıp güzelce abdest alıp 2 rekat namaz kılarak bu günahtan mağfiret dilesin de, Allah onu affetmesin."
- Belki de ben düşmanı hep dışarıda aradım. İçimdeki nefsi düşünmedim ve aldandım. Evet, rahatlığın beni gaflete sürükleyeceğini düşünmedim ve şimdi kaybettim. Şayet ben, zamanı boşa geçirmenin insanı gaflete sürükleyeceğini bilseydim çarçabuk, halimden sıyrılırdım. Ne yazık ki bilemedim.
- Belki tohumu yeşertme aşkındandır, kocaman taşların parça parça oluşu ... Belki de çamurdan olan insanı sarmalama arzusundandır, taşların toprağa dönüşmesi...
- Hz Ali: "yalnızca dil ile çabuk çabuk geliştirilen tevbe, yalancıların tevbesidir. Senin tevben tevbeye muhtaçtır." Der.
- Bu sözler ne kadar güzel ve ne kadar doğru... Pekala bu dine girmek isteyen ne yapar Useyd b. Hudayr La ilahe illallah ile diye cevap verdi mus'ab b. Umeyr
- İnsan da öyle ya ! Nicelerin akıbeti ya cennet bahçelerine ya da cehennem çukuruna lâyık oluyor. Sonra bir tefekkür düşüyor yalnızlığa, düşüyor insanın kendisine .Ve düşüyor hesap vermeye ...
- Gökyüzünde milyonlarca yıldız olmasına rağmen sadece güneş denen yıldızın dünyayı aydınlatması ,ona hayat vermek için vazifelendirmesi ne kadar hakikat ve ne kadar isabetli bir kararsa, peygamberlerin görevlendirilmesi de o denli hakikat ve o denli isabetli bir karardır.
- Ne yazık ki ! Müslümanların insanlığa sunduğu binlerce güzelliği görmeyen ve kör inatlarına kapılıp aydınlıktan mahrum kalanlar,Müslümanlar arasına girmiş münafıkları görüyor.
- Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılın ve sakın ayrılığa düşmeyin! Al-i İmran 3/103
- Allah Ebu zer'e rahmet eylesin O, yalnız gezer, yalnız ölür ve yalnız dirilir Hadis-i Şerif
- Burası(Kabe) tohumun toprağa kavuştuğu mekândır. Belki tohumu yeşertme aşkındandır, kocaman taşların parça parça oluşu... Belki de çamurdan olan insanı sarmalama arzusundandır, taşların toprağa dönüşmesi... Ahh ah! Keşke her hücremi gül tanesi etseydim. Hatta açıp açıp gülistana dönüşseydim de, bir bir peygamberin yoluna serilseydim. Ahh ah keşke kum tanelerine dönüşseydim. Hatta en ufağının en ufağı olsaydım da, peygamberin yalın ayaklarından öpseydim.
- Ey Rabbim! Sen nice taş kalpli olanları, azgınlaşanları affettin. Ben de Sana el açıp yalvarıyorum. Senden mağfiret diliyorum.
Ka'b Bin Malik ve Tevbe İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"... Savaştan geri kalan üç kişinin de tövbelerini kabul etti...." bu kitap okunması gerekir diye düşünüyorum (Ömer Nas)
Ali Haydar Zuğurlu beyefendinin kaleminden güzel bir seri. Seriyi şahsıma hediye ederek, kendisi ve eserleri ile tanışmama vesile olduğu için kendisine çok teşekkür ediyorum. İtiraf etmeliyim ki eserlerine başlarken durağan bir hal içinde başlıyorsunuz. Ve ''eser bu şekilde devam edecek herhalde!'' hissine kapılıyorsunuz. Lakin ilerledikçe olayların içine farkında olmadan giriyor ve o durağanlıktan sıyrılıyorsunuz. Kitabı bitirdiğinizde '' Vay be!'' diyebileceğiniz bir noktada buluyorsunuz kendinizi. Keyifli okumalar. (isimyokkullanıcıyok)
“Vallahi! Bu adamda fakirlikten,kölelikten eser yok; Soylu bir ailenin evladı olmalı? Çünkü esirlere, kölelere hiç benzemiyor. Duruşu olgun,bakışları yürekten... Konuşunca tane tane konuşuyor peygamber gibi... Dilinden dökülen sözler peygamberi süzgeçten geçerek bir bir damlıyor sanki... Allah’ım! Bu adam neden şair olmamış ki? böyle bir genç nasıl olmuşta İslam’a yönelmiş?kimsesiz Muhammed’in yanına sığınmış?dünyanın onca nimeti, mevki ve şöhreti varken ve şairlik gibi bir meslek,kendisine bütün kapıları ve bütün kalpleri açarken... Durdum. Sonra da derin derin düşündüm. “ Vallahi o! Olunması gerekene hayran, O Muhammedi muhabbete âyân... Ey gönlüm! Saraylar,köşkler layık mıdır şu Halime ! Yoksa! Süslü ve cafcaflı giysiler mi? Diktirsem,şu pörsümüş bedenime. Ey gönlüm! Ayet ve hadise denk gelir mi her kelime! Yoksa! Hep şiir, kelam ve nağme mi? Dolandırsam,şu şarlatan dilime... Musab b. Umeyr... (Furkan)
Kitabın Yazarı Ali Haydar Zuğurlu Kimdir?
İslam tarihi üzerine araştırmalarıyla Ali Haydar Zuğurlu, özellikle siyer ve sahabe hayatı üzerine çalışmalar yapmaktadır. Eserleri alışagelmiş eserlerden farklı bir üslup ile hazırlanmıştır. Biyografi, siyer, fikir ve sahabe hayatının roman havasında verilmesi ayrıca iyi kaynak taramasının yapılması okuyucuya ayrı bir güven veriyor.
Ali Haydar Zuğurlu Kitapları - Eserleri
- Mus'ab bin Umeyr ve Davet
- Ammar Bin Yasir ve Sabır
- Ka'b Bin Malik ve Tevbe
- Bilal Habeşi ve Ahad
- Habbâb Bin Eret ve Sebât
- Bilal-i Habeşi ve Tevhid
- Hz. Hamza ve Şehadet
- Selman-ı Farisi ve Hakikat
- Hz. Fatıma ve Hz. Ali İkliminde Aile Olmak
- Hz. Ömer ve Adalet
Ali Haydar Zuğurlu Alıntıları - Sözleri
- Hz.Ömer, Müslüman toplumun sade ve dengeli, mütevazı ve müsamahakâr bir hayat tarzını benimsemesini her zaman tavsiye ederdi. (Hz. Ömer ve Adalet)
- Hz. Fatıma ile Hz. Ali! İmanî iklimde birbirine olan muhabbetleri özenle damıtılmış halde akıyordu. O denli özenle akıyordu ki birbirlerini ayırt edemiyorlardı. Hangisi Fatıma, hangisi Ali idi karıştırıyorlardı! Sevginin ve sevilmenin iksiri olmuşlardı adeta. Canından can sunup onun canından da kendi canına bir can katmak!.. (Hz. Fatıma ve Hz. Ali İkliminde Aile Olmak)
- Ateşle eritilen madenin köpüğü, tortusu, cürufu var. Köpük madeni örtse de hararet arttıkça uçup gidiyor ve yarar sağlayan asıl cevher açığa çıkıyor. Hakeza insanda topraktır ve toprağın balçığından süzülüp, biçimlenmiştir. Şefkat tokatları, hakikatin acı, tatlı olayları ve kaderin darbeleri onu da arındırabilir, şekillendirip demir yapabilir. (Habbâb Bin Eret ve Sebât)
- "Hasret çekmeye alışmışım; ona duyduğum özlemim, her acıyı, her zorluğu kolaylaştırıyor." (Selman-ı Farisi ve Hakikat)
- Hz. Peygamber(sallallahu ələyhi və səlləm) buyurdu ki: "Cennet üç kişiyi arzular. Ali, Selman-ı Farisi ve Ammar b. Yasir'i." (Ammar Bin Yasir ve Sabır)
- ''Ey kavgam! Yaşasak da ölsek de biz kazanacağız!'' (Hz. Hamza ve Şehadet)
- Senin bizden ümidi kesme vaktin gelmedi mi? (Mus'ab bin Umeyr ve Davet)
- Önden gidenlere, öncü olanlara ve öldü denilenlere kavuşmak mümkün olmasın mı? (Bilal-i Habeşi ve Tevhid)
- "Ey yön! Yönsüzlüğe yön ol! (Hz. Hamza ve Şehadet)
- Hangi sevgi türü olursa olsun şayet bir sevgide ilahi sevgi yoksa o sevgi eksiktir. Kalp huzurda, yüz tebessümde, el iyilikte, gönül sadakatte zayıftır. (Hz. Fatıma ve Hz. Ali İkliminde Aile Olmak)
- İşte bu cennet! Kat kat köşkleri,altın ile gümüşten binaları ve miskten güzel meskenleri bulunan bu cennet... Gümüş kapıları,billur kupaları,altın tepsileri olan bu cennet, Canların çektiği,gözlerin hoşlandığı her şeyin bulunduğu bu cennet, Ölümün uğramadığı, gençlik ve güzelliğin sormadığımı bu cennet... Şimdi hasret içinde... Irmakları ve hurileri ile bu cennet, Şimdi özlem içinde... Bu cennet, Şimdi arzu içinde... Peki, cennet arzular mı? Hz. Peygamber buyurdu ki: “Cennet üç kişiyi arzular. Ali, Selman-ı Farisi ve Ammar b. Yasir’i” (Ammar Bin Yasir ve Sabır)
- "Onu öylesine özledim ki, kuşlardan haber arar oldum ama kanadı kırık kuş uçabilir mi? Bilmiyorum!" (Selman-ı Farisi ve Hakikat)
- Ne yazık ki ! Müslümanların insanlığa sunduğu binlerce güzelliği görmeyen ve kör inatlarına kapılıp aydınlıktan mahrum kalanlar,Müslümanlar arasına girmiş münafıkları görüyor. (Ka'b Bin Malik ve Tevbe)
- "kıyamet günü Ademoğlu (her insan) şu beş şeyden sorulmadıkça Rabbimin huzurundan ayrılmayacaktır. Ömrünü nerde tükettiğini Gençliğini nerede geçirdiğini Malını nerde kazanıp nereye harcadığını Bildiğine ne nedenli amel ettiği İyiliği emredip, kötülüğü men ediyor mu (Habbâb Bin Eret ve Sebât)
- Kocaman adamlar da ağlar mı annem? (Mus'ab bin Umeyr ve Davet)
- "Eğri cetvelden düzgün çizgi çıkmadığı gibi hakkaniyet üzere olmayan kanunlardan da hak ve adalet çıkmaz." (Selman-ı Farisi ve Hakikat)
- “Nasıl bir eş?” Cennet yolculuğunda bir eş! Öyle ya! Eş, eşi ile cennet yolcuğu yapmayacaksa o eş neye yarar ki? (Hz. Fatıma ve Hz. Ali İkliminde Aile Olmak)
- "Çünkü hicret, Yüce Allah için atılan kutlu bir adımdır. Kuvveti üstün gören müstekbirlerin, despotların, zalimlerin düşünce tarzına karşı bir inkılaptır. Çünkü hicret, Müslümanca yaşamak için ilahi yaşam kavgasıdır. Çünkü hicret, maddeden manaya, mahlukattan yaratana, sebepten müsebbibe, eserden müessire sığınmadır." (Hz. Hamza ve Şehadet)
- Hz. Ömer, ayetlerden çok etkilenirdi. Bazı ayetlerden öylesine etkilenirdi ki olduğu yere yığılıp kalırdı. Bir gün sokaktan geçerken evinde yüksek sesle “Andolsun Tur’a apaçık sayfalara satır satır yazılmış kitaba, onarılan eve, yükseltilen tavana, kaynayan denize andolsun ki Rabbinin azabı kesin gelecektir. Onu savacak kimse de yoktur."ayetlerini okuyan bir adamın sesini işitmişti. O denli sarsılıp korkmuştu ki bir adım dahi atamamış, evin duvarına dayanip olduğu yere çökmüştü. Onu o hâlde görenler, koluna girip zorlukla evine götürebilmişlerdi (Hz. Ömer ve Adalet)
- "...Adalet, insanın iç huzuru ve dış güvenidir. Dolayısıyla adaletin olduğu kalp, huzurlu; adaletin olduğu yer de güvenilirdir." (Hz. Ömer ve Adalet)
Yorumlar
0 yorum