Kitap Künyesi
Yazar: Trevanian
Çevirmen: Neşe Olcaytu
Orijinal Adı: Rudes Tales and Glorious
Yayın Evi: E Yayınları
İSBN: 9789753902083
Sayfa Sayısı: 168
Kaba Saba Masallar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir dilencinin malikane kapısında inildemesiyle başlar masal. Kimin masal kimin gerçek hikayeler sevdiği gözünden okunamaz ya, bu malikane sahibi de masalı seviyor işte. Ve anlatılmasını istiyor yeni dilenci, eski Şövalye Lancelot’tan kendi zamanını, yaşadıklarını ve Kral Arthur’un Yuvarlak Masa Şövalyeleri’nin ters yüz edilmiş hallerini ya da Hektor ile Aşil’in ‘masalsı’ hikayesini.. Başlıyor dilenci-şövalye de güzeller güzeli Elaine’nin yardımıyla masallarını anlatmaya ve yedikleri içtikleri yanlarında kâr kalarak!...
Merak ediyorsanız siz de bir göz atın hangisinin masal hangisinin gerçek olduğuna bakarak.
Kaba Saba Masallar Alıntıları - Sözleri
- Anıları olmayan bir insanın masallara ihtiyacı vardır, dostum. Bunu anlamıyor musun?
Kaba Saba Masallar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Trevanian benim için çok özeldir. En sevdiğim yazarlar arasında olup, bu kitabını ve okuyacağım diğer kitabını 1000k sayesinde öğrendim. O yüzden bu siteye bir teşekkür borçluyum. Kitaba gelirsek, yazar büyük büyük dedesinin yazdığı ama hiç bir zaman aile tarafından yayımlanmaya cesaret edilemeyen hatta yok edilmesi planlanan Kral Arthur döneminde ki şövalyelerin hikayelerini anlatmıştır. Kitapların basılmadığı ve soylu kişilerin okuma yazma bilmediği zamanlarda tarih kuşaklar arası masallar ile iletilmektedir. İşte bu dönemde taşra da bulunan soylu bir baronun evine gelen davetsiz iki misafirin Kral Arthur'un kral oluşu ve yuvarlak masa şövalyeleri hakkında anlattığı tam da kitabın adına yakışır kaba saba masalları okuyacaksınız. Bazı masallar size başka masalları anımsatabilir. İncelikle şehvetten, ikiyüzlülükten ve saflıktan bahsedilmiştir. Ben yine çok beğendim,1372 yılında el yazması olarak derlendiği görülen bu masallar da anlatılanlar yazarın ön sözünde de bahsettiği gibi bugün dahi yaşanmaktadır. Sadece daha modern görünüm altında, keyifli okumalar... (Aslıhan Alpaslan)
Yıllarca duyulan şövalye masallarını farklı bir açıdan ele alan bir masalcının, bir barona bütün gece anlattığı masalları konu eden kitap, bana göre eğlenceliydi. Trevanian severler bu kitapta yazarın o herzamanki tarzını kesinlikle bulamayacaklar zira eser çok eski dönemlere ait aile belgelerinden derlenmiş. Yinede yazarın sevenleri için kitaplıkta bulundurulması gereken bir kitap. (Ersin Yıldız)
Kitabın Yazarı Trevanian Kimdir?
Rodney William Whitaker, (doğum 12 Haziran 1931, New York - ölüm 14 Aralık 2005 İngiltere) ABD'li yazar. Romanlarında genellikle Trevanian takma adını kullandığı için bu isimle tanınır.
14 Aralık 2005'te 74 yaşında hayata veda etti. İngiltere'nin batısında adı açıklanmayan bir kronik akciğer hastalığı tedavisi gören Whitaker, 15 Aralık'ta toprağa verildi. Vasiyetine uygun olarak mezarının yeri açıklanmadı.
"Trevanian" adıyla yazdığı casusluk ve macera romanlarıyla ünlenen Rod Whitaker, kendi adının dışında, "Nicholas Seare" ve "Benat LeCagot" gibi birçok takma isimle değişik konularda eserler yayımladı.
Katya'nın Yazı, Şibumi, Hesaplaşma, Yirminci Mil Türkçe'ye çevrilen ve en bilinen kitapları. Kitapları dünyada milyonlarca basılan Whitaker, yaşamı süresince hiç ortaya çıkmayarak kendisini gizledi.
Şibumi (Shibumi) adlı macera romanı dünyada satış rekorları kırmıştır(Şibumi). Yazarın Yayımlanmış 10 kadar romanı 5 milyonun üzerinde satış yapmıştır. Türkçe'ye İnfazcı adıyla çevrilen ilk romanı The Eiger Sanction, ünlü oyuncu / yönetmen Clint Eastwood tarafından sinemaya kazandırılmış ve çok başarılı performans sergilemiştir.
Trevanian Kitapları - Eserleri
- Şibumi
- Katya'nın Yazı
- İnfazcı
- Hesaplaşma
- Kasaba
- Yirminci Mil
- İnci Sokağı
- Kentte Sıcak Gece
- Ölüm Dansı
- 1339...Ya da Öyle Bir Yıl - Bir Sokak Satıcısı Adına Apoloji
- Kaba Saba Masallar
- Şibumi
Trevanian Alıntıları - Sözleri
- İki kuralım var. Her zaman beklemedikleri şeyi yap. Ve her zaman çok aniden yap. (Yirminci Mil)
- Hayat o kadar korkunç ve o kadar tehlike dolu ki, can sıkıntısı bir kurtuluş oluyor. (Ölüm Dansı)
- Faşizm. Yasanın yönetimi yerine bir insanın yönetimi faşizmdir. (Kasaba)
- Birdenbire hiçbir şeyin önemi kalmadı. (İnfazcı)
- Bütün savaşlar sonunda kaybedilir. İki taraf da kaybeder. (Şibumi)
- Tanrı'nın bizimle zalim oyunlar oynamadığının en büyük kanıtı bize üzülme ve unutma yeteneğini vermiş olmasıdır. (Kasaba)
- “ Kalabalığın çıkardığı gürültü mantıksızdır ama kulakları sağır edecek kadar güçlüdür. Beyinleri yoksa da, binlerce kolları vardır. Bunları seni yakalamak, çekmek, aşığıya indirmek ve batırmak için kullanırlar. “ (Şibumi)
- Bir şeyi nazikçe ifade etmek ne yazık ki çoğu zaman anlam belirsizliği yaratıyor. (Hesaplaşma)
- "Olumlu düşünmek gerçekten etkili oluyor" ... (İnfazcı)
- "Zaman da çelişkili bir tutum içindeydi. Bir yandan donmuş gibi yerinde duruyor, bir yandan parmaklarımızın arasında akıp kaçıyordu." (Katya'nın Yazı)
- Tartıştıkları zaman annem onun hiç eğlenceli olmadığından yakınır , babam da ona şık giysiler almak için gece gündüz çalıştığını bağırırdı. (Yirminci Mil)
- Hepimiz karşımızdakinin bizi anlamasını isteriz ama, ayna gibi içimiz dışımız görünsün istemeyiz. (Katya'nın Yazı)
- İnci Sokağında oturan hiç kimsenin, suyu merdaneden geçirerek sıkan çamaşır makinesi yoktu. Zaten kadınların öyle bir şeyi istediği de yoktu. Kent söylentilerini hepsi duymuştu. Parmaklarını merdaneye kaptıran insanlar! Biri çığlıklarını duyup yardıma gelene kadar kolları omuzlarına kadar ezilebiliyordu. ( Zenginlerin de o tür sorunları vardı işte!) Gazetelerin bu tür faciaları hiç yazmaması çamaşır makinesi yapan büyük şirketlerin onları susturmak için el altından para vermesindendi- ya da bize öyle söyleniyordu. (İnci Sokağı)
- Yalnızdım ve yaşlanıyordum. (Ölüm Dansı)
- "Hayatım alelacele çizilmiş ama vakit yetmediği için ayrıntıları doldurulamamış bir resme benziyor." (Şibumi)
- "Bütün savaşlar sonunda kaybedilir. İki taraf da kaybeder...” (Şibumi)
- Ben sadece İncilden alıntı yapmanın bir günahkarı bir azize dönüştürmeyeceğini söylüyorum. (Yirminci Mil)
- Dans duyguları özgür kılar, ruhu rahatlatır, insana enerji verir ve insanları bir araya getirir. (Ölüm Dansı)
- "Bazı meslekler insanlar üzerinde iz bırakır, tıpkı bir marangozun kollarındaki küçük çizikler ya da bir madencinin kapkara tükürüğü gibi .Okul öğretmenliğide bir insana onmaz bir cenebazlık bırakır." (Yirminci Mil)
- İnsanı en mutlu eden şey, ihtiyaçlarıyla varlıkları arasında bir denge bulunmasıdır. (Şibumi)
Yorumlar
0 yorum