Kitap Künyesi
Yazar: Laini Taylor
Çevirmen: Uğur Mehter
Editör: Yeliz Üslü
Tasarımcı: Asmin Ayşe Gündoğdu
Tasarımcı: Merve Güven
Orijinal Adı: Muse of Nightmares
Yayın Evi: Artemis Yayınları
İSBN: 9786053045441
Sayfa Sayısı: 528
--reklam--
Kâbus Perisi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Çoğu seçim kendiliğinden yapılırdı. Ve çoğu kader, karar veremeyenlerin kararıyla gerçekleşirdi...
SARAI, ALTI YAŞINDAN BERİ KÂBUSLARLA YAŞIYOR, ONLARLA NEFES ALIP VERİYORDU. ARTIK BÜTÜN KORKULARI TANIDIĞINA, HİÇBİR ŞEYİN ONU ŞAŞIRTAMAYACAĞINA İNANIYORDU. AMA ÇOK YANILIYORDU.
Büyük trajedinin sonunda artık Lazlo da Sarai da eskiden oldukları kişiler değiller. Lazlo bir tanrı, Sarai ise hayalet. Hıçkırık’tan intikam almaya yeminli Minya, onları karanlık amaçları için esir tutarken yeni kimliklerinin sınırları ikisini de zorluyor. Lazlo imkânsız bir seçimle karşı karşıya. Sevdiği kadını mı kurtaracak, yoksa onun dışındaki herkesi mi? Sarai ise kendisini hiç olmadığı kadar çaresiz hissediyor. Fakat gerçekten öyle mi? Bazen gerçek gücümüzü keşfedebilmek için en zor durumlarla karşılaşmamız gerekir. Sarai bir Kâbus Perisi ve neler yapabileceğini daha kendisi bile bilmiyor. İnsanlar ve tanrıtohumları kozlarını paylaşmaya hazırlanırken yeni bir düşman bütün kırılgan umutları paramparça ediyor ve Mesarthim sırları gün yüzüne çıkıyor. Tanrılar nereden ve neden geldi? Hisardaki doğumhanede doğan binlerce çocuğa ne oldu? Ve en önemlisi, unutulmuş kapılar açılıp yeni dünyalar ortaya çıktığında kahramanlar canavarları her zaman öldürmeli mi yoksa onları kurtarmak da mümkün mü?
New York Times çoksatarı Hayalci’nin devam romanında aşk, nefret, intikam, bağışlama, yıkım ve kurtuluş muhteşem bir hikâyede buluşuyor. Elinizden bırakamayacağınız büyüleyici bir masal dünyası sizi çağırıyor.
“KÂBUS PERİSİ TEKRAR TEKRAR OKUNMAYI VE SONSUZA DEK HATIRLANMAYI HAK EDEN FELSEFİ BİR FANTASTİK MACERA, TEHLİKELİ BİR ARAYIŞ VE DESTANSI BİR AŞK HİKÂYESİ.”
-KATHERINE WEBBER
--reklam--
Kâbus Perisi Alıntıları - Sözleri
- Belki abartılı bir hayaldi ama bütün parçalar yerine otursa güzel olmaz mıydı?
- Merhamete yer yoktu, zaten merhamet hak eden de yoktu.
- Kapalı kapıların ardında harika şeyler bulma hayali bile işkenceye dönüşüyordu.
- “Düşünmen gerekmez ki," Ejderhalar en iyisidir.
- “Savaş yerine barışı seçmek zayıflık değildir."
- Bazı insanlar iyileşme umudunu yitirirdi ve yaşadıkları sürece sadece acıya ve kadere neden olurlardı.
- Zaten konuşacak başka kimi kimsesi var mıydı ki? Ancak içinden kendiyle konuşabiliyordu.
- Kapalı kapılarsa, açamadıkları halde hayali bile olsa gidebilecekleri bir yerleri olduğu anlamına geliyordu.
- "Beyin bir şeyleri saklama konusunda gayet ustaydı ama yapamadığı bir şey vardı. Beyin hiçbir şeyi silemiyordu. Evet, üstünü örtebiliyordu ama üstü örtüldü diye gerçekler yok olmazdı. Öyle durumlarda gerçekler çürür, bir süre sonra zehir yaymaya başlardı. Zaten insanın içinin sızlaması da bundandı. Gerçekler upuzun otların arasında saklanan yılanlar gibi tıslardı."
- Nefret duygusu göğsünde birikti. Sivri dişleri olsaydı, bir yılan gibi şimdiye kadar zehriyle saldırıya geçmişti bile.
--reklam--
Kâbus Perisi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çoğu seçim kendiliğinden yapılırdı. Ve çoğu kader karar veremeyenlerin kararıyla gerçekleşirdi. Bayıldığım serinin ikinci kitabına geldikk. İki kitaplık seri üçüncü bir kitap olsa sıkılırız ama bitince de üzülüyoruz. Bu dünya çok güzeldi hiç çıkmak istemedim. İkinci kitabı da çok beğendim ama beklediğim çarpıcılığı bulamadım. İlk kitapta bu daha fazlaydı. Sanırım dünyasıyla yeni tanıştığım için. Genel olarak beklentilerimi karşıladı diyebilirim. Evet arkadaşlar mutlu sonla bitti kusura bakmayın bunu söylemesem olmazdı. Siz de böyle olmasını istersiniz bence. Azareen ile Eril-Fane'in hikayesi burda biraz daha detaylı bir şekilde anlatılmış bu istediğim bir şeydi ve çok hoşuma gitti. Kitapta sezdiğim bir sorun da bazı olaylar hızlı gelişti gibi geldi bana yani biraz pata küte oldu gibi ama bu da rahatsız edici derecede değildi eminim siz okurken fark etmeyeceksiniz bile. (Şevval️)
Evvettt, bir serinin daha sonuna geldik (peki gerçekten son muydu orası tartışılır ) Hayalci kitabı tüm zamanların en sevdiğim kitapları arasına girmişti, olayların bittiği yer de düşünülecek olursa ikiden beklentim epey yüksekti ve bu beklentiyi karşıladı. Kitap çokk güzeldi İlkine göre daha hızlı ilerliyordu çünkü halihazırda bir aksiyonun ortasında başladı. İlk kitapta aklımızda kalan soru işaretleri bu kitapta çözülüyor, yine beklenmedik olaylar ve geçmişten takip ettiğimiz hikayeler var. Nova ve Kora'nın hikayesi en başından itibaren çok ilgimi çekmişti, sonlara doğru çok ağladım başlarına gelenlere Tanrıların geçmişte Hisar'da yaptıklarını, nereden geldiklerini vb. öğreniyoruz bir de. İlk kitaptan hikayesi devam eden karakterlerimize zaten bayılıyordum. Minya için yine çok üzüldüm, Sarai'nin durumu yüzünden sürekli panik halinde okudum kitabı dndjbd. Thyon'un bile bir karakter gelişimi vardı ve bu çok hoşuma gitti. Kitapta beni pek tatmin etmeyen tek şey Lazlo'nun beklediğimden daha az odakta olmasıydı ama kitap o kadar akıcıydı ki pek gözüme takılmadı bu durum. Çok çok güzel bir fantastik seriydi, herkese tavsiye ederimm. Yazarın büyülü bir anlatımı var ve ilk sayfadan dünyanın içine çekiyor sizi Okumazsanız çok şey kaybedersiniz bence (duru ezel)
Kâbus Perisi: Hikaye beni sarmadı okumak İçin okudum kitapta en beğendiğim şey kapak hala sıkıldım okurken bağdaştırmalar bana yeterli gelmedi birde hayalet ve insan aşkını tam oturtamadım (nur sivri)
--reklam--
Kâbus Perisi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Laini Taylor - Kâbus Perisi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kâbus Perisi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Laini Taylor Kimdir?
Taylor , California'nın Chico kentinde dünyaya geldi ve UC Berkeley'den İngilizce derecesi aldı . Halen Oregon, Portland'da kocası ve kızı ile yaşıyor. Her zaman bir yazar olmak istedi, ancak ilk romanını bitirmeden 35 yaşındaydı.
2004 yılında , kocası Jim Di Bartolo'nun resmini çizdiği Image Comics için bir grafik romanı yazdı .İlk romanı, Dreamdark: Blackbringer 2007 yılında yayınlanan, netice olan 2009 bir galibi oldu Cybil Ödülü . Ancak, en iyi Duman ve Kemikli genç yetişkin fantezi serisinin kızı olarak bilinir . Serinin ilk kitabı Amazon tarafından 2011 yılının En İyi Teen Kitabı seçildi ve Blood of Days ve Starlight'ın devamı olan 2012 de listede yer aldı. Joe Roth , Serideki ilk kitabın film projesi.
--reklam--
Laini Taylor Kitapları - Eserleri
- Duman ve Kemiğin Kızı
- Kan ve Yıldız Işığı Günleri
- Tanrı ve Canavarların Düşleri
- Hayalci
- Kâbus Perisi
- Daughter of Smoke & Bone
--reklam--
Laini Taylor Alıntıları - Sözleri
- "Unuttun mu? Vedalar kaderin akışını değiştirir.” (Kan ve Yıldız Işığı Günleri)
- "... Zalimlik nasıl zalimlik doğurursa, merhamet de merhamet doğurur. Dünyanın bizim yarattığımızdan daha iyi bir yer olmasını bekleyemeyiz." (Kan ve Yıldız Işığı Günleri)
- Kızı izleyen Brimstone eklemişti. “Ben umut ederim çocuk. Ama asla dilek dilemem. Arada fark var.” “Umut senin içinden gelir, dileklerse sadece sihirdir. “ “Dilekler sahtedir. Umut gerçektir. Umut, kendi sihrini yaratır.” (Duman ve Kemiğin Kızı)
- Hayat böyle bir şeydi işte. Kahkahalarla karanlıklar örtülüyor. (Hayalci)
- ''ama kendi elimizle düşman ettiklerimiz çok özeldir.'' (Tanrı ve Canavarların Düşleri)
- Kitaplar ölümsüz olabilir ama biz değiliz. (Hayalci)
- İnsanların kanı, nefesi ve ruhu bedende tutan incecik bir deri tabakasıyla hayatta kalabilmesi akıl alır gibi değildi. (Hayalci)
- "Hayat öylesine yaşanmaz çocuk," dedi. "Hayatı yaşanır kılman gerekir. Unutma. Tutkuyu ihmal ettiğinde ruh körelir." (Hayalci)
- Zaten konuşacak başka kimi kimsesi var mıydı ki? Ancak içinden kendiyle konuşabiliyordu. (Kâbus Perisi)
- "Beyin bir şeyleri saklama konusunda gayet ustaydı ama yapamadığı bir şey vardı. Beyin hiçbir şeyi silemiyordu. Evet, üstünü örtebiliyordu ama üstü örtüldü diye gerçekler yok olmazdı. Öyle durumlarda gerçekler çürür, bir süre sonra zehir yaymaya başlardı. Zaten insanın içinin sızlaması da bundandı. Gerçekler upuzun otların arasında saklanan yılanlar gibi tıslardı." (Kâbus Perisi)
- Bir varmış, bir yokmuş, Bir zamanlar sadece karanlık varmış. Ve karanlıkta, dünyalar kadar büyük canavarlar yüzüyormuş. (Tanrı ve Canavarların Düşleri)
- “Düşünmen gerekmez ki," Ejderhalar en iyisidir. (Kâbus Perisi)
- "O asla bir yabancı olmamıştı. Sorun da buydu zaten." (Kan ve Yıldız Işığı Günleri)
- “Ölü ruhlar sadece ölümü hayal eder,” dedi Diriltici, İmparator’a. “Küçük adamların küçük hayalleri. Dünyaları dolduran hayatın kendisidir. Seni ya hayat yönetir, ya ölüm . Kendine bir bak. Sen küllerin efendisisin. Kirli zaferinin tadını çıkar, Joram, zira başka bir zafer göremeyeceksin. Sen bir hayaletler ülkesinin kralısın ve sonsuza dek öyle kalacaksın. (Kan ve Yıldız Işığı Günleri)
- “Melekler geldi! Buradalar!” Karou hızla alçalıp arkadaşını omuzlarından yakaladı. “Melekler,” dedi Zuzana bembeyaz bir yüzle. “Tanrım, Karou. Gökyüzü onlarla dolu. O kadar kalabalıklar ki. Korkunç!” (Kan ve Yıldız Işığı Günleri)
- Artık çok geç olduğu halde uzun zamandır istediğin bir şeye kavuşmaktan daha acı bir kader olabilir mi? (Duman ve Kemiğin Kızı)
- "Ruhun benimkine şarkı söylüyor. Ruhum senin ve hangi dünyada olursa olsun kalbim hep senin olacak. Ne olursa olsun..." Sesi çatladığında iç çekti. "Seni sevdiğimi hatırlamanı istiyorum." (Duman ve Kemiğin Kızı)
- Bazı insanlar iyileşme umudunu yitirirdi ve yaşadıkları sürece sadece acıya ve kadere neden olurlardı. (Kâbus Perisi)
- Dünyaları dolduran hayatın kendisidir. Seni ya hayat yönetir, ya ölüm. (Kan ve Yıldız Işığı Günleri)
- "Ruhun benimkine şarkı söylüyor." (Tanrı ve Canavarların Düşleri)
Yorumlar
0 yorum