Kitap Künyesi
Yazar: Ahmet Haldun Terzioğlu
Yayın Evi: Panama Yayıncılık
İSBN: 9789752444003
Sayfa Sayısı: 334
--reklam--
Kahramanım Çatlı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yalnızca kırk yıl süren, kısacık bir yaşama sığan bunca yaşanmışlık... Tamamı, hiçbir zaman hiç kimse tarafından bilinmeyecek. Çünkü yaşayan öyle istedi. Öyle olması gerektiğini düşündü ve buna inandı. Tutkulu bir ülkü aşkı, Türklük sevdası, vatana bağlılık ve bunun insanı taşıdığı inanılmaz çizgiler. Ölüm ile kol kola, ölümü bile bile ve biraz da ölümü severek yaşamak.
Kahraman Çatlı, büyük görevlerin büyük işlerin adamıydı.Gerek Ülkü Ocakları içinde aldığı görevlerde, gerekse inancı dolayısı ile devletin ve milletin bekası için aldığı görevlerde büyük başarılar kazanmış, canını bu vatan ve millet için vermekten çekinmemiştir.
Sonunda milletinin gönlünde yerini alarak, bir destan kahramanı olarak bu fani dünyadan göçüp gitmiş, bizlere de o güzel adını bırakmıştır. Övünelim diye.
Kahraman Çatlı, Türk milletine olan borcunun hiç bitmeyeceğini söylerdi.Türk’ü o kadar çok severdi ki!
Ancak sonunda…Yazgı onu bizden aldı.Bizi onsuz, Türkiye’yi Reis’siz bıraktı.
Bu millet onu unutmayacak.
--reklam--
Kahramanım Çatlı Alıntıları - Sözleri
- Her ülkücü , ad bırakmak için yaşar. Ölmek ise sıradan bir buyruktur!
- Darbeye maruz kalan toplumlar iki türlüdür. “ Bir kısmı en azından ses getirecek bir kalabalıkla darbelere karşı olanlar ve mutlaka karşı duranlar ki ‘ Batı Toplumları’ bu tip toplumlara örnektir. İkincisi ise büyük çoğunluğu darbeyi alkışlayan ve onaylayan toplumlardır ki bunlara da en güzel örnek ‘ TÜRKİYE’ dir.”
- “ Solcular, özellikle 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi için ‘ devrim’ tanımını kullanmaya bayılırlar. Hatta bunun geçmişte bayramı bile vardı ve bütün Türkiye’de kutlanırdı. 12 Eylül sonrasında kaldırıldı.” Nedeni ise; “ İlk ülkücü asılarak şehit edildi.” Mustafa Pehlivanoğlu 7 Ekim 1980.” Hemen öncesinde bir devrimci genç aynı yerde idam edilmişti. Eşitlik yanlısı darbeciler bu konuda da düşüncelerini açık olarak ortaya koyup sistemlerini açık ettiler. “ Bir sağdan, bir soldan.” Kimlik, suç, adalet önemli değildi.
- Bülent Ecevit Dönemi: “ Amerika modası geçmiş, tedavülden kaldırdığı, artık kullanım yaşlarının sonuna gelen, İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma askeri taşıtlarını, tanklarını, gemilerini, uçaklarını Türkiye’ye vermektedir. Onları da parça parça ve istediği zaman. Böylece ikinci dünya savaşında kullandığı bütün eski askeri malzemenin yerini de bulmuş, onları çöpe atmaktan kurtulmuş olmaktadır. Yazık ki Türk ordusunun bunlara ihtiyacı vardı. Bu teknolojinin kurulmasına izin de yoktur. Bunun en geçerli örneği 1964 Kıbrıs olayları sırasında yaşanmış, Türkiye Kıbrıs’taki Türklere yardım için ABD’nin verdiği uçaklarl bombardıman yaptığında, o ünlü aşağılayıcı Johnson mektubu ile karşılaşmış, ‘ Sen kimin silahıyla kimi vuruyorsun? ‘ anlamına gelen ihtarla karşılamıştır.”
- “ Ülkücüler milletin öz, devletin üvey çocuklarıydılar.!”
- "Yaşamanın anlamını çözmek için pek çok uğraşlar vermiş pek çok kişi. Hatta kişioğulları' daha uzun, çok uzun yaşamak için çabalamış, ölümsüzlüğün çözümünü bulmaya çalışmışlar. Tarih, bunlarla ilgili çabaları yazar. Pek çok gerçek öykü kal- mıştır bu konuda, Sonuçta kişioğulları zamanı geldiğinde yazgıya boyun eğ- mişler, ölümü tatmışlar ve uçup gitmişlerdir. Ölüme engel ola- mamışlardır. Çünkü Orhun Anıtları'nda bir tek cümleyle çok güzel anlatıldığı gibi 'Kişioğlu hep ölmek için yaratılmış!'tır. Oysa, zaman, ölümsüzlüğün tanımını vermiştir. 'Ad bırakmak! Evet, ölümsüzlük budur. Tanrı kişioğullarına bu şansı ver- miştir. Elbette herkese değil. Hak edenlere... Yalnızca kendisi için yaşamayanlara... Yaşamları destan olanlara... Attıkları her adımda milletini, vatanını düşünenlere... Bu açıdan Türk milleti çok şanslıdır. Öylesine erler çıkmış- tır ki içinden, her biri tarih kadar güçlü, tarih kadar engin ve derin, tarih kadar kalıcı... İşte bunları örnek alır Ülkücüler. Her Ülkücü, ad bırakmak üzere yaşar. Ölmek ise sıradan bir buyruk!"
- Büyük kavgalar büyük liderlerin gölgesinde verilir.
- "Dünyanın neresinde olursa olsun, bir Türk'ün canı yanarsa, benim de canım yanar. Bir Türk sıkıntıdaysa, ben de sıkıntıdayım demektir. Bu nedenle huzur bulamadı ruhum. Bu nedenle ben hep kavgayı seçtim!"
- Kahraman, ne zaman ne yapması gerekirse, onu mutlaka yapar ve kendisine umut besleyenleri asla mahcup etmez. Mutlaka bekleneni verir. Sözünü mutlaka tutar. Bir adım geri atmaz. Bir adım yana da kaymaz. Göğsünü gerer ve ileri çıkar...
- Kür Șad kararını açıklar. Çin sarayı basılacaktır.
- Türk milletinin en büyük özelliği, onun Allah’ın sevdiği bir millet olmasıdır. Bu da en zor anlarında ortaya çıkan, milletin içinden gelen güç ve kişilerle kendisini gösterir.
- Devlet kurmak her millete nasip olmamıştır. Bunu bir alışkanlık haline getiren Türk milletidir ve bu anlayışın başka bir millette karşılığı yoktur. Devlet kurma ve onu yönetme anlayışı medeniyet ve kültür seviyesinin yüksekliğiyle ilgilidir. Yönetme arzusu ise yaradılışla ilgili...
- Hep söylenir: Bir an vardır, o an, o anda yapılması gerekeni yapan, kahraman olur.
- Zaman, zamanında yargılanır.
- İnsan en zor da en iyi anlatmak istediği kişiyi anlatırmış.
--reklam--
Kahramanım Çatlı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kesinlikle okumamanızı tavsiye ediyorum. Kitapta Abdullah Çatlı ile ilgili hiçbirşey bulunmadığı gibi kısa ve kendini tekrar eden cümlelerle saçma sapan bir kitap. Zamanıma yazık oldu... (Evsiz karınca)
Çok güzel bir kitaptı. Abdullah Çatlı'ya hayran olduğumdan çok hızlı ve akıcı bir şekilde okudum. Abdullah Çatlı hakkında güzel bilgiler veriliyor. Okunmasını öneririm. Çatlı Reis'in hayatını öğrenmek güzel bir duygu. Kitabı okumanız dileğiyle... (Kahveeguzelii)
Devletin üvey, milletin öz çocukları. İnsanlığın ve millet olmanın üst düzey örneği olan bir toplumun, TÜRK ırkının bir kahramanı daha karşımızda duruyor. Yaşasın Irkımın Turan Ülküsü. (Samet)
--reklam--
Kahramanım Çatlı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ahmet Haldun Terzioğlu - Kahramanım Çatlı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kahramanım Çatlı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ahmet Haldun Terzioğlu Kimdir?
1960 yılında, Trabzon, Beşikdüzü İlçesi, Takazlı Köyü'nde doğdu.
Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Mezunudur. Ayrıca Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi'ni bitirmiştir.
Devlet memuru olarak Türkiye'nin hemen her bölgesinde; doğudan batıya, kuzeyden güneye görev yapmış ve 2006 yılında hizmet süresi dolar dolmaz, kendi isteği ile emekli olmuştur. Evli ve iki çocuk babasıdır.
Edebiyat hayatı tarım konularında broşürler hazırlayarak ve makaleler yazarak başlamıştır. Bir dönem mesleki bir derginin yayın kurulunda görev almış ve köşesinde sürekli makaleler yazmıştır. Kısa bir dönem derginin editörlüğünü yürütmüştür.
Bazı kurum, kuruluş, siyasi parti ve kişiler için özel çalışmalar yapmış, yazıları, fikirleri, projeleri, hazırladığı afişler ve sloganları kullanılmıştır. Pek çok dergi ve kitapların düzenlemesinde ve çıkarılmasında katkı sağlamıştır.
Çeşitli kurum ve kuruluşlar için tanıtıcı film senaryosu yazmış, bunların hazırlanmasına katkıda bulunmuştur.
İlgi alanını Türk Tarihi ve Mitolojisi üzerine yönlendiren yazarın iki adet yayınlanmış mitolojik romanı bulunmaktadır. (Gök Tanrı'nın Çocukları ve Oğuz Han)
2006 IV. Gila Kohen Öykü Yarışmasında, "Veresiye defteri" isimli öyküsü yayınlanmaya layık bulunmuş ve hazırlanan kitapta yer almıştır.
2007 Yılı Mustafa Necati Sepetçioğlu Tarihi Roman Yarışmasında "Alp Er Tunga" İsimli Mitolojik Romanı ile Birincilik Ödülüne layık görülmüştür.
2008 Yılında Gelir İdaresi Başkalığı'nın düzenlediği, Vergi konulu Tiyatro yarışmasında, Çocuk Oyunu Dalında "Karınca Kararınca" isimli oyunu ile ikincilik ödülü almıştır. Oyunu yayınlanmış ve sahnelenmiştir.
2008 İLESAM "Esere ve Emeğe Saygı" Öykü yarışmasında "Gitti Hatıralarım" isimli öyküsü mansiyon kazanmıştır.
Daha birçok edebi yarışmada ödülleri bulunmaktadır.
--reklam--
Ahmet Haldun Terzioğlu Kitapları - Eserleri
- Mete Han
- Alp Er Tunga
- Tomris Han
- Kür Şad
- Aksaçlılar Meclisi 1 - Devletin Bekçileri
- Göktürkler
- Teoman Han
- Alparslan
- Bozkurt Destanı
- Çiçi Han
- Gök Moğolların Başbuğu: Cengiz Han
- Darağacında Bir Bozkurt
- Kiok Han
- Hun Kartal Savaşçısı
- Şaman Kız
- Alamut'un Piri Hasan Sabbah
- Tuğrul ve Çağrı Bey Devlet Yolunda
- Fırat'a Destan
- Aksaçlılar Meclisi 2 - Vurgun
- Selçuk Bey
- Reisim Çatlı
- Göktanrı'nın Çocukları
- Moğol
- Oğuz Kağan
- Aksaçlılar Meclisi 3 - Savaş
- Harem Ağası
- Hunlar da Çılgındı - Hun Türklerinin Çılgın Tarihi
- Kadim Türk Budun Kimmerler
- Komando
- Enver Paşa’nın Romanı
- Sultan Genç Osman
- İlk Türk Deniz Beyi Çaka Bey
- Aksaçlılar Meclisi 4 - Operasyon
- Oğuz Kağan Destanı
- Alp Urungu & Göktürkler Çağından Bir Türk Öyküsü
- Çete
- Türkistan'ın Ölümsüz Kahramanı Altayların Kartalı Osman Batur
- Atilla
- Aksaçlılar Meclisi 5 - Av
- Yalan Kurgusu
- Emir Sultan
- Kösem Sultan
- Güllerin Solduğu Gün
- Emir Timur
- Kahramanım Çatlı
- Provokatör
- Dördüncü Murat
- Kimmerya
- Çanakkale Savaşı
- Aziz Sancar
- Oğuz Han
- Bizi Fırtına Vurdu
- Çete 2
- Osmanlı'da İktidar Kavgaları ve Hanedan İçi Kıyımlar
- Çocuk Han
- Kürt Elhanı Alp Urungu
- Kahramanlar Çanakkale'de
- Göç
- Bozkurt Ordusu
- Sevda Üzerine Memleket Hikayeleri
- Bakan Bey'i Vurdular!
- Tarih Nedir?
- Göç Destanı
- Hüzün
- Türklerin Kökeni
- Kanuni Sultan Süleyman
- Tetikçi - Yazgı
- Göktürkler Destanı 1 - Aşina Soyu
- Göktürkler Destanı 3 - Başkaldırılar Çağı
- Göktürkler Destanı 2 - Birinci Türk Kağanlığının Sonu
- Osmanlı’da Yenilgiler ve Hezimetler
- Destanlarımız
- Göktürkler Destanı 4 - Bengütaşlar Çağı
- Osmanlı'da Zaferler ve Fetihler
- Enver Paşa - Ulu Turan İhtilal Orduları Kumandanı
- Kurmancan Datka Destanı Alay Dağlarının Gök Hatunu
- Enver Paşa - Ben Ulu Turan İhtilal Orduları Kumandanı
- Kimmerler Seti
--reklam--
Ahmet Haldun Terzioğlu Alıntıları - Sözleri
- Acun bilmeyene, görmeyene hep çok büyüktü. Bilene,görene ise küçük gelirdi. Bir büyük Han için çok, iki büyük Han için azdı. (Oğuz Han)
- Üstte Gök çökmese, altta yer delinmese, Türk’ün ilini, töresini kimse bozamaz. Kimse Türk’ü yıkamaz. Türk budun, kendini bil. Titre ve kendine dön. ( Kültigin Bengütaşı ) (Göktürkler Destanı 4 - Bengütaşlar Çağı)
- İnsan ne için yaşar? Namusu, şerefi, dini, imanı, vatanı, milleti ve bayrağı için. Bunlardan biri giderse, Allah korusun, bir teki yiterse, ne kalır geride? Ruhsuz bir beden! Ondan sonra yaşasan ne olacak, yaşamasan ne olacak? Ceset olursun ceset! (Darağacında Bir Bozkurt)
- Engellenemez duygulara doğru uçar kişioğlu (Fırat'a Destan)
- Destan milletin hafızasıdır. (Destanlarımız)
- Cengiz Han, Moğol'u şöyle tanımlamıştı: “Gününü yaşarken bir yavru karacadır Moğol. Toy ve şölen günlerinde genç bir taydır. Ne zaman ki savaş gelip çatar, vahşi bir doğan olur Moğol. Yağıların üzerine bir yaşın gibi atılır. Gün gelir yaşlı bir kurt benzeri pusuda gizlenir. Geceleri baykuş gibidir, uyumaz! Moğol değişkendir çünkü bozkırın ürünüdür. Onun yaşamı bozkıra denk olmalıdır” (Moğol)
- "Biz, yalnızca, tek olan Tanrı'ya secde ederiz!" (Kadim Türk Budun Kimmerler)
- Onun fiyatı yoktu. Bedeli canı, kanı bile olsa doğruluktan, dürüstlükten şaşmayacaktı. (Bakan Bey'i Vurdular!)
- Atı olmayan bir Türk diğer yarısını bulamamış gibidir. (Bozkurt Destanı)
- Kiok Tanhu, Yüeçiler üzerine yürüyordu. Yer sarsılıyordu atların ayak seslerinden. Ötüken Yış er doğuruyordu. (Kiok Han)
- Sevisi ağır basmış, bütün düşüncesini tutmuştu. Sevi başa düşünce, başka ne varsa unutulur! (Kadim Türk Budun Kimmerler)
- Özlenecek o kadar çok şey vardı ki gelecekte... (Kadim Türk Budun Kimmerler)
- İnsandan insana değişir sevda alıntısı! İnsandan insana başkalaşır! Adım adım aşılır da bütün safhalar, en sonunda en yüce anlamında doruklaşır. Bu memlekette 'SEVDA' hakkıyla yaşanır! (Sevda Üzerine Memleket Hikayeleri)
- Kahramanlık, Türkler için biçilmiş bir giysiydi. Bu giysiyi severek, isteyerek giyiyorlardı. Severek, isteyerek ölüyorlardı. (Bozkurt Destanı)
- Şehzade Bayezid, Murat Han'ın en güvendiği kişilerden ve kendinden sonra tahta oturacak veliahtıydı. Seçim böyle yapılmıştı. Ancak askerin gözünde başka bir şehzade daha öncüldü. Şehzade Yakup... Onun yeri başkaydı. Bu durum Bayezid'i düşündürüyor, gelecekte kardeşinin taht ile arasına gireceği korkusunu yaşıyordu. ... Hem kardeşini kolluyordu hem de ondan çekiniyordu. (Osmanlı'da İktidar Kavgaları ve Hanedan İçi Kıyımlar)
- Türk yok edilemez, çünkü Tanrı Türk'ü korur ve yüceltir! (Aksaçlılar Meclisi 1 - Devletin Bekçileri)
- "Doğru ve gerçek söz keskin bıçakla aynıdır!" Moğol atalar sözü, doğru söze verilen değeri böyle açıklar. (Gök Moğolların Başbuğu: Cengiz Han)
- Tanrı insanı var etmiş. Bakmış eksiği var, us vermiş. Yine yetmemiş, sol göğsünün altına yürek koymuş. (Tuğrul ve Çağrı Bey Devlet Yolunda)
- Beni iyi dinleyin Türk, Oğuz Beyleri, uluları…. Türk budun buyruklarıma uyun. Şunu unutmayın! Üstte Gök çökmese, altta yer delinmese, Türk’ün ilini, töresini kimse bozamaz. Kimse Türk’ü yıkamaz. Türk budun, kendini bil. Titre ve kendine dön. (Göktürkler Destanı 4 - Bengütaşlar Çağı)
- Bir gün Bahadır Şad'ın bir öyküsünü duydum, rahatladım. Anlattılar ki, Bahadır Şad, Çin Duvarına bakıp bakıp gülmüş. "Bu us işi değil!" demiş "Çin'i korumaktan çok, bize geçit görevi yapar bu duvar. Duvarın üzerini tutacak kadar çok sakçıyı, duvarın üzerinde savaşacak kadar çok çeriyi nerden bulacaklar? Çin, nasıl bir bela yaptığını, duvar bittiğinde anlayacak! Onca emeğe, onca cana yazık..." (Mete Han)
Yorumlar
0 yorum