Kitap Künyesi

Yazar: Marcel Proust

Çevirmen: Ayşenaz Cengiz

Orijinal Adı: Proust Correspondance

Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları

İSBN: 9789750843600

Sayfa Sayısı: 328

--reklam--

Kalan Son Güzel Kağıdım Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Marcel Proust tam bir mektup delisiydi. Çocukken edindiği bu alışkanlıkla, “Kayıp Zamanın İzinde”nin ciltlerini teker teker kaleme aldığı dönemlerden 1922 yılındaki ölümüne kadar, hiç durmadan binlerce mektup yazdı: Ailesine, arkadaş bildiklerine, hasım bellediklerine,üst kat komşusuna, yayıncısına, kitaplarını destekleyenlere ya da kayıtsız kalanlara...

Jérôme Picon’un derlediği ve açıklayıcı notlarla zenginleştirdiği bu seçki; zaman, üslup ve konu açısından dengeli bir dağılım sunuyor.

--reklam--

Kalan Son Güzel Kağıdım Alıntıları - Sözleri

  • Tıpkı bazı mutluluklar gibi bazı felaketler de fazlasıyla gecikirler ve bir süre önce gelseler içimizde ulaşacakları boyuta ulaşamazlar.
  • Yeter ki zihnimin ve kalbimin en önemli dileklerini yerine getirmeden ölmeyeyim!
  • Denizi hiç görmemiş birine, denizle ilgili izlenimlerinizi anlatırsanız denizin dağlarla aynı şey olduğunu farz edebilir. Şiiri hissetmemiş biri ve hakikaten etkilenmemiş biri hiç Baudelaire okumamıştır.
  • tüm doğaya yayılır iyiliğiniz* *Racine, Athalie, II, s. 7 (dizenin aslı şöyledir: "Ve tüm doğaya yayılır iyiliği [Tanrı'nın]").
  • Ayrıca bu mektubu hemen yok edin, birisi okuyacak olursa yüzüm fazlasıyla kızarır!
  • Bizim dışımızda hazır durumda ve bilimde olduğu gibi öğrenilebilecek olan bir şey anlamında bilgi, sanatta anlamsızdır.
  • Bizim için var olan tek şey, hissettiğimiz şeydir; onu geçmişe, geleceğe yansıtır, ölümün kurmaca engellerini tanımayız.
  • Hiç kuşku yok ki mutluluk imkânsız bir şey.
  • Daha iyi görür kendini orada, aydınlık son bulduğunda...
  • Soylu bir edep yüzünden kuru gözlere mahkum olanlar...
  • Yazarın sürekli olarak tamamlamaya çabaladığı şey, canlı tuttuğu ve şimdi olduğu gibi geçmişte de olduğu her şeyden almaya çalıştığı bilincidir.
  • ... kendiliğinden doğan bir fışkırmanın, bir kaynağın, gerçek bir düşünce hayatının olduğu her yerde özgürlük vardır.
  • Ama sanat, duygunun hakikate karşı durmak bilmeyen bir fedakârlığıdır.
  • “Biraz bilim, insanı Tanrı’dan uzaklaştırır, fazlası ise O’na geri götürür.” Çok uzağa gitmekten korkmamak gerek zira hakikat oranın ötesindedir.
  • Denizi hiç görmemiş birine, denizle ilgili izlenimlerinizi anlatırsanız denizin dağlarla aynı şey olduğunu farz edebilir. Şiiri hissetmemiş biri ve hakikatten etkilenmemiş biri hiç Baudelaire okumamıştır.

--reklam--

Kalan Son Güzel Kağıdım İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Sanatın her alanında eserini sunduğu kişiden salt bakmak,okumak,dinlemek yerine onları zorlayan, düşündüren, araştırmaya sevk eden kişileri kendime yakın hissetmişimdir. Bu beklenti şekilleri yaratıcıdan yaratıcıya değişkenlik göstermekte, beklenti sıralaması diye tanımlamak daha doğru olabilir. Proust minvalinde bu durumu ele alırsak, okuyucusundan öncelikle sabırlı olmasını beklediğini söylemek yanlış olmaz. Proust'a karşı sabretme gücüne sahip olamayan okuyucu Kayıp Zamanın İzinde serisini okumakta zorlanabilir( aklıma ilk olarak annesinin akşam öpücüğünü beklediği onca sayfa geldi). Keza bu dirayeti gösteremeyen okuyucu Proust'un anlatım şeklini hissedemez ve seriyi okumak büyük bir eziyet halini alır. Çevremde Proust'u okumuş( ve doğal olarak seven) kişilerde gördüğüm ortak bir özellik var ; Proust'a karşı duydukları o tutku. Bu tutku o denli yüksek oluyor ki Kayıp Zamanın İzinde 'yi bitirdikten sonra büyük bir boşluğa düşüyorlar. Proust'un anlatım algoritmasını kendince çözümleyip, kelimeleri kullanım şeklinden etkilendikten sonra bu boşluğa düşmemek elde değil.. Bu boşluktan çıkmak için önce Proust'a ait diğer eserlere , ardından da onun ve eserleri üzerine yazılmış inceleme kitaplara yöneliyorlar. Kalan Son Güzel Kağıdım(bir kitabın adındaki zarafet yazara bu denli uyabilir) bu noktada nefes aldırıcı bir kitap. Proust'un yazdığı mektupların küçük bir kısmından oluşuyor kitap ( ki Kayıp Zamanın İzinde'yi okuyanlar baş karakterimizin mektupla iletişim kurmayı sevdiğini anımsayacaktır). Hastalığından dolayı zamanın çoğunu evinden geçirmek ( hatta çoğu zaman yatağında) zorunda kalan, dışarıya çıktıktan sonra kendisini tekrar toparlaması uzun süren birisi için dışarıdaki yaşamıyla olan bağını mektuplarla sağlaması kitabın gözümdeki değerini arttırıyor. Kitapta yer alan mektupları okurken sürekli " Acaba ileride romanında yer vereceği bir karaktere mi mektup yazıyor" sorusu yankılandı. Mektupların bazılarının içeriğinde Kayıp Zamanın İzinde'ye ait benzerlikler ve olaylar görünce okuma esnasında aldığım tatmin olma hissi iyice arttı. Mektupların içerisinde Proust'un zarafetinden kesitler göreceksiniz ve bu sizi şaşırtmayacak çünkü bunu daha önce deneyimlediniz. Şayet bundan haberdar değilseniz önceliğiniz bu kitap olmamalı. Proust bazı mektuplarında yazacağı o muazzam eseri hakkında bilgiler veriyor dostlarına. Bu bilgileri buradan öğrenmek daha sonrasında Kayıp Zamanın İzinde'yi okumaktan alacağınız hazzı azaltabilir. Mektuplar Proust'un Kayıp Zamanın İzinde'nin basımından önceki döneminden başlıyor. Kitabını yayınlatmak için çektiği ızdırabı dile getiren mektuplarla( ölmeden önce eserinin nefes aldığını görmek istediğini bir çok yerde dile getiriyor)devam ediyor ve kitapların yayınlanmaya başladığı o süreçle bitiyor(kitapları okuyan kişilerin kitapta kendilerinin karakterize edildiğini düşünerek yazdıkları sitemkâr mektuplara cevapları, tebrikleri kucaklayışı, Jacques Rivere, Andre Gide, Jean Cocteau'ya yazdığı mektupları okumak büyük bir keyif verdi). Mektuplarda beni en çok etkileyen kısım Proust'un kırıldığı birisine verdiği cevap olmuştu ; " Mektubunuz beni hayal kırıklığına uğrattı. Daha fazla devam edecek gücüm kalmadı, sadece bana acı çektirmek için yazan zalim mektup yazarına elveda derken, saygılarımı ve sevgi dolu hatıramı bir zamanlar hakkımda daha iyi düşünen bu kişinin ayaklarına sunuyorum" İlk okuduğum günden bu yana düşüncelerimde daima yer alan, canlı bir organizma gibi beni takip eden Proust'a ait yeni şeyler okumak zamanıma bir kez daha haz kattı. (arden)

--reklam--

Kalan Son Güzel Kağıdım PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Marcel Proust - Kalan Son Güzel Kağıdım kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kalan Son Güzel Kağıdım PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Marcel Proust Kimdir?

Fransız modern edebiyatının temsilcilerinden Marcel Proust, 10 Temmuz 1871'de, Paris yakınlarındaki Auteuil'de doğdu. Babası varlıklı bir profesör olan Adrien Proust ile annesi Jaenne Weil tarafından Paris'te büyütülen Marcel Proust, 10 yaşına geldiğinde bir astım krizi geçirdi ve bundan sonraki yaşamında hastalıkların pençesinden kurtulamadı. Hastalığına rağmen okulunu başarılı bir öğrenci olarak tamamladı ve askeri hizmetinden sonra Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne girdi. Bir yandan üniversiteye devam eden Proust bir yandan da Sorbonne'da felsefeci Henri Bergson'un derslerine katılıyordu. Ailesinin maddi varlığı nedeniyle rahat yaşamı garanti altına alındığından, mesleki bir eğitime gerek duymayan Marcel Proust, tüm zamanını küçüklükten beri ilgi duyduğu yazarlığa ayırmaya karar verdi. Düzyazıları ve makaleleri 1892 yılından itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmaya başladı.

1895'ten itibaren Eğitim Bakanlığı'nda çalışmaya başlayan Marcel Proust, Bakanlık'ta kaldığı beş yıl içinde Hazlar ve Günler adlı öykü kitabını yazdı. Gerek eleştirmenler gerekse okur tarafından pek başarılı bulunmayan bu eser bir anlamda yazarın bundan sonra ele alacağı konuların açıklanması açısından önem taşıyordu: Yabancılık çekilen bir dünyadaki yalnızlık ile kendi kimliğinin arayışı içindeyken aşk, hastalık ve zamanın etkileri.

Proust, ilk kitabının ardından sekiz yıl boyunca bir kitap üzerinde çalıştı. Kitabı tamamlamasına çok az bir zaman kala uğradığı hayal kırıklığı nedeniyle sekiz yıllık uğraşının ürünü kitabını yırttı ancak onu atamadı. 1952'de Jean Santeuil adı altında yayınlanan bu kitap yazarın başyapıtı olarak değerlendirilen Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde/Kayıp Zaman İzinde adlı romanın bir tür hazırlık çalışması olarak değerlendirildi. Jean Santeuil'in odak noktasının anlatıcının subjektif öyküsü oluşturmuştur. Yazar bu eseriyle geçmiş olaylarla ilgili duyguların içinde bulunulan anda yaşanılanlardan daha kuvvetli olduklarını kanıtlamak istiyordu. Düşüncelerini vurgulamak için her şeyin tekrarlandığı bir anlatım biçimi uyguladı. İlk anlatılanda olayların gerçekten olup bittiği zamanı diğerinde ise akılda kalanları anlatıyordu.

1903 yılında babasını kaybeden ve annesiyle birlikte yaşayan Marcel Proust'un yaşamındaki en önemli olaylardan biri 1905'te annesi Jaenne Weil'i kaybetmesidir. O tarihte 34 yaşına giren eşcinsel yazar için annesi hayatının en önemli kadınıydı. Geçirdiği sinir buhranlarından ve gördüğü tedavilerin ardından Proust, deneme yazılarında önemli edebiyatçıları ve felsefecileri inceledi. Bunların başında çalışmalarını Fransızca'ya çevirdiği John Ruskin ve eleştirilerinin hedefi olan Charleb Augustin Sainte-Beuve geliyordu. Aynı dönemde üzerinde çalıştığı Bergson'un bilgi kuramı, Proust'un anlatım tekniğini düzeltmesindeki en önemli etkendir. 1908'de kaleme almaya başladığı ancak 11 yıl sonra yayınlanan Taklitler ve Seçmeler adlı yapıtı başyapıtı için ön çalışma oldu.

1908'den sonra tamamen inzivaya çekilerek hiç ara vermeksizin yedi bölüme ayırdığı Geçmiş Zaman Peşinde adlı dizi romanı üzerinde çalıştı. Bu roman 1927'ye kadar 15 cilt ve yedi bölüme ayrılmış olarak yayınlandı. 1913 Swannların Semtinde çıktıktan sonra onu izleyen diğer bölümler; Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde, Guermanteslerin Semtinde, Sodom ve Gomorra, Mahpus Kadın, Kaybolan Albertine, Yeniden Kazanılan Zaman yayınlandı.

Otobiyografik bir havanın estiği bu roman dizisinde birbirine paralel iki düzlem bulunmaktadır. Proust'un yaşantısından alınan tek tek epizotlar, burjuvazinin tam bir tablosu ve en ince ayrıntılara kadar araştırıp anlattığı aristokrasinin çöküşü olarak yoğunlaşır. Proust bunu yaparken şimdiki zamana ve geçmişe ait bilinç içindekileri çağrışımlı olarak birleştirmek amacıyla olayları kronolojik bir sıraya koymadı. Geçmiş zaman anımsama yoluyla ve birinci şahıs olarak öyküyü anlatan kişinin içsel birliğine uyan kayboluşu zaman yeniden kazanılmaktadır. Sürekli geriye bakışlarla yaşam daimi bir dolaşım halindedir. Roman dizisinin sonunda şair yani Proust, kendi yaşantısını anlatan romanı yeniden yazmaya karar verir. Yazar anlattığı düşünceleri doğrudan doğruya yansıtabilmek için edebi teknik olarak iç monoloğu kullanmıştır. Benliğin zaman içindeki psikolojik değişimi ile güncel ve eski olayları bir bütün haline getirerek insanın ruhsal yaşantısını işleyen Marcel Proust, 18 Kasım 1922'de, Paris'te yaşamanı yitirdi.

Eserleri

Roman: Swannların Semtinde (Du cote de chez Swann, 1913), Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde/Geçmiş Zaman İzinde (A la recherche du temps perdu,1918), Guermanteslerin Semtinde (Le cote du Guermantes, 1920), Sodom ve Gomorra (Sodome et Gomorrhe, 1921), Mahpus Kadın (La prisonniere, 1923), Kaybolan Albertine (Albertine disparue, 1925), Yeniden Kazanılan Zaman (Le temps retrouve, 1927), Taklitler ve Seçmeler (Pastiches et melanges, 1919)

Öykü: Hazlar ve Günler (Les plaisirs et les jours, 1896)

--reklam--

Marcel Proust Kitapları - Eserleri

  • Hazlar ve Günler
  • Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde
  • Okuma Üzerine
  • Kayıp Zamanın İzinde
  • Swann'ların Tarafı
  • Guermantes Tarafı
  • Sodom ve Gomorra
  • Mahpus
  • Albertine Kayıp
  • Yakalanan Zaman
  • Sainte-Beuve'e Karşı
  • Swann'ın Bir Aşkı - I
  • Edebiyat ve Sanat Yazıları
  • Swann'ın Bir Aşkı
  • Üst Kat Komşusuna Mektuplar
  • Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde - I
  • Swann'ın Bir Aşkı - II
  • Aşk Karşılıklı İşkencedir
  • Kayıp Zamanın Etrafında
  • Kibarlar Âlemi - Kayıp Zamanın İzinde
  • Lemoine Vakası
  • Prenses'e Mektuplar
  • Swann'ların Tarafı - Combray
  • Kalan Son Güzel Kağıdım
  • Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde - II
  • Swann'ların Tarafı - Memleket İsimleri: İsim
  • Kıskançlık
  • Swann'ların Semtinden 2. Cilt
  • Vikont’un Ölümü

--reklam--

Marcel Proust Alıntıları - Sözleri

  • ".. hangi aşkın yarası Öldürdü sizi terk edildiğiniz o sahillerde!” ______ (Hazlar ve Günler)
  • Hayatta önemli olan, neyin sevildiği değil, sevmektir. (Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde - I)
  • Kuşlar gelene dek ağaç, panjurları kapalı, boş, ölü bir ev gibidir. (Kayıp Zamanın Etrafında)
  • "Ya acı çekmekten ya da sevmekten vazgeçmeliydim." (Kıskançlık)
  • “Saçma sapan izler peşinde değerli zamanlar yitirirken hiç farkına varmadan gerçeği ıskalarız.” (Kıskançlık)
  • Bizler, başkaları için konuşup kendimiz için susarız. Ayrıca sessizlik, konuşmanın aksine kusurlarımızın ve yapmacıklığımızın izlerini taşımaz. (Okuma Üzerine)
  • Kıskançlık, bir türlü kovulamayan, türlü türlü biçimlerde hortlayan bir iblistir. (Kıskançlık)
  • Ne yazık ki onları kendi içimde aramak zorundaydım, çünkü insanları değiştiren zaman, onların içimizde sakladığımız suretlerini değiştirmez. _____ (Yakalanan Zaman)
  • İnsanın birini kendine âşık edebilmek için ne içtenlik göstermesine hatta ne de yalanı iyi kıvırabilmesine ihtiyaç var. Burada aşk derken karşılıklı bir işkenceden bahsediyorum. (Kıskançlık)
  • Başkalarının ne düşündüğünden bana ne? Duygulara ilişkin konularda başkalarıyla ilgilenmek bence çok abes. İnsan kendisi için hisseder, elâlem için değil. (Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde)
  • .. Araba beni, tek gerçek olduğuna inandığım, beni gerçekten mutlu edebilecek şeyden uzağa sürüklüyordu; hayatım gibi. _____ (Kibarlar Âlemi - Kayıp Zamanın İzinde)
  • (...) çünkü aşkla ölüm birbirine benzer; her ikisi de bizi gerçekliğini kavrayamamaktan korktuğumuz kişiliğin sırrını daha derinlemesine sorgulamaya iter. (Swann'ın Bir Aşkı - II)
  • Bütün iyi kitapları okumak, bu kitapların yazarı olmuş geçmiş yüzyılların en değerli insanlarıyla konuşmak gibidir. (Okuma Üzerine)
  • Hor görülseler bile fikirlerin,sokuldukları zihinlerde hemen ölmediklerini,etkilerini orada sürdürdüklerini biliyorum… (Prenses'e Mektuplar)
  • "Mutluluğumuz sadece kaygımızın bitişine bağlıdır." (Albertine Kayıp)
  • "Allah hikmeti dilediğine verir." Bakara 269 (Üst Kat Komşusuna Mektuplar)
  • Kitaplarımızda genel olarak bahsettiğimiz şeyler bizde ilhamı neyin tetiklediğini gösterir, çok geçmeden zihnimize bütün gücüyle hakim olan şeyi görürüz. (Edebiyat ve Sanat Yazıları)
  • Tıpkı bazı mutluluklar gibi bazı felaketler de fazlasıyla gecikirler ve bir süre önce gelseler içimizde ulaşacakları boyuta ulaşamazlar. (Albertine Kayıp)
  • "Soluk aynalar ve sönmüş alevler" en değerli lütuf; ve kuşkusuz hâlâ o aleve boyun eğerek (bu defa Baudelaire'den değil Hugo'dan bir alıntı: "O (kadın) yarı canlıydı, ben yarı ölü") (Prenses'e Mektuplar)
  • “Çoğunlukla nefret ederiz kendimize benzeyenden, kendi kusurlarımızı dışarıdan görmek bizi çileden çıkarır.” (Kıskançlık)