Kitap Künyesi
Yazar: Ahmet Murat
Yayın Evi: Profil
İSBN: 9759966744
Sayfa Sayısı: 48
--reklam--
Kalbin Kararı & İlahiler ve Neşideler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
önce sola, sonra sağa, yine sola
bakan akıldır, kalp uzatmaz.
akıl iki kere ikiyi iyice bilir
kalp ikiyi inkar edecektir
insan uykudadır, ölünce uyanır,
günün adamıdır ve karşılanır.
can uyanır ve karar anıdır kalp için;
Allah sürprizdir, rabbül alemin.
kalbin kararını akıl tartar
bu şuna benzer: akıl esnaftır
şuna da., akıl yaralanır
kalp yaralanmaz çünkü yaradır.
--reklam--
Kalbin Kararı & İlahiler ve Neşideler Alıntıları - Sözleri
- İnsan uykudadır, ölünce uyanır
- Allahım biraz konuşabilir miyim bağışla Konuşuyorsun sen, duymuyorum ben ah bağışla Ben de konuştum çok, çoğu boş, boşlukları doldurdum Yarım kalmış bir çay gibi soğuttum kendimi, İçime şeker attın, tatlanmadım yine...
- bir gülün açışını yudumluyor dünya.
- Gözyaşı ,otuz iki farzdır ve ilmihaldir. bir şiirin uykusuzluğuna bakıyorum da bir şairin kalbinde ele geçmeyendir. gözyaşı kul yapısı değildir.
- "önce sola, sonra sağa, yine sola bakan akıldır, kalp uzatmaz."
- gözlerini kapat, iç dünya soğuyacak!
- "insanda teselli var mı insana?"
- ben senin hayatınım şuradan şuraya hayatının anlamı, anlam kayması, şusu iki kol benim, ucunda kürekler, içinde ölümün ve dirimin ölüm dememe üzüldük ikimiz, üzülmeyelim ikimiz ölüm ey diyelim bir sigara çıtırdıyor ağzında ismimiz sen ne haneler dolduran davullarınla ey ölüm adem'in sofrasında bir fosfor şerbetisin böyleyken böylesin böyle böyle bölensin boydan boya ben senin hayatınım beni görmen tutar akşam sabah günleri çözüp dokuyuşun bir bilmecedir bana akşam sabah akşam sabah akşam sabah
- mesela özgürlüğe inanır mısın desem, bu kadar sevmişken, hala?
- Kalbin Kararı Önce sola, sonra sağa, yine sola bakan akıldır, kalp uzatmaz. Akıl iki kere ikiyi iyice bilir Kalp ikiyi inkâr edecektir.
--reklam--
Kalbin Kararı & İlahiler ve Neşideler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"ekmek sıcak, Allah güzel, sen iyi"* Bundan yıllar önce Ramazan ayındayız, vakit ikindi. İnternette dolanırken bir sayfada karşılaşmıştım bu dizeyle. Bir fotoğrafın altına yazmışlardı, hiç unutmuyorum; yemyeşil bir arazi, gök pırıl pırıl. Küçük bir kız çocuğu elinde uçurtmasını uçurarak koşuyordu, Alp Dağlarının eteklerindeki çıplak ayaklı Heidi misali çimenlerin üzerinde. Ne sevmiştim bu dizeyi ama. Tekrarlamıştım içimden “ekmek sıcak, Allah güzel, sen iyi.” Hemen Google a yazıp araştırmıştım. Ramazan ayı, ikindi vakti, orucum. Hop, ilk sayfada beliriyor mavi mavi “İlk Oruç Şiiri – Ahmet Murat*”. Şiiri çok severim hele tevafukla birleşirse daha bir çok… İşte ben böyle tanıdım Ahmet Murat’ı, kendimce bir tevafukla. O zamandır takip ettiğim şairler içine girmişti. Kalbin Kararı da uzun zamandır almak isteyip de sahaflarda bulamadığım nadir kitaplardandı. Şükür ki birkaç ay önce Batman’daki kitap fuarında ulaşabildim kendisine. Kitap kapaklarına çok fazla önem vermem ama kapağına bayıldığımı söylemeden geçemeyeceğim. Tüm kapağı muhteşem kuyruğunun güzelliğiyle saran tavus kuşu, içinde gizlediği şiirleri özetler gibi. Heybetli fakat hoş bir güzellik. Yazar şiirlerini İlahiler ve Neşideler olarak iki kısma ayırmış. İlahiler kısmı şairin daha çok Allah’a duyduğu sevgi ve muhabbeti içeren, tefekkür zeminli şiirler. Neşideler ise daha çok manzum tarza yazılmış, şiirin içinde şairin kendisini görebildiğimiz şiirlerden oluşuyor. Kitap ilk olarak ismini de aldığı Kalbin Kararı şiiriyle başlıyor. Bu şiirle başlamakla şair çok doğru bir seçim mi yapmış yoksa… Bilemedim. Keza şu dizeleri okuduktan sonra ben birkaç ay diğer sayfayı çeviremedim. "Önce sola, sonra sağa, yine sola Bakan akıldır, kalp uzatmaz Akıl iki kere ikiyi iyice bilir Kalp ikiyi inkar edecektir. İnsan uykudadır, ölünce uyanır Günün adamıdır ve karşılanır Can uyanır ve karar anıdır kalp için Allah sürprizdir, Rabbül âlemin Kalbin kararını akıl tartar Bu şuna benzer: akıl esnaftır Şuna da: akıl yaralanır Kalp yaralanmaz çünkü yaradır" (Kalbin Kararı, sf.11) Öyle etkiledi ki bu şiir beni, kitabı her elime aldığımda şu dizeleri sindirip bir şiir daha öteye gidemedim. Akıl, yara, esnaf, ikikereiki, kalp… Günlerce dolandı zihnimde bu imgeler. Aklıma Yeraltındaki Notlar'da Yeraltı Amcamızın iki kere iki üzerine yaptığı beyin yakan diyalogları geldi, yeraltı adamımızın da işin içinden çıkamayışları... Şair kalp ve akıl arasındaki gelgitlerimizi, olaylar karşısında kalp ve aklın tutumunu öyle iyi anlatmış ki kelimeleriyle. Bu şiirle anladım ben; şöyle dışarıdan bakınca görünüşüyle tavuktan farksız bir tavus kuşunun, kuyruğunu açınca içinde gizlediği muhteşem güzelliği. Evet Ahmet Murat şiirinde tam olarak bunu görürsünüz. Kitaptaki her şiir bir kere olağan bir akışla okunduğu zaman gösterişsiz, dertsiz görünür size. Gayret eder içini açarsanız, derinindeki o tavus kuşu heybetine varırsınız. Gözleriniz kısılır ve kalbiniz kamaşır. İlk bölümde Kalbin Kararı, Yol, Kendi, Bugün Dışarda, Son Hutbe şiirlerini çok sevdim. Şair bu bölüme, içinize naif dokunuşlarla işlediği dizelerini, size inceden bir dokunmasıyla dahi yaranızın dikişlerini patlatıveren iki eleştiri şiiriyle son vermiş. "cemaat! yürüyen merdivenli minber dubai’de yapsınlar ve cennet simülatörü- hazırlık niyetine din dilini yenileyin dediydi diyanet, işte yenisi lâ havle ve lâ kuvvete, lâ havle ve lâ kuvvete" (Son Hutbe şiirinden, sf. 23) “hep yoksulların çocukları ölüyor azizim, oysa israf haramdır.” (Le Charme Discret de la Bourgeoisie şiirinden, sf.24) İkinci kısımdaki şiirler ise daha manzum yapılı. Sanki şair içinde ne varsa uzun uzun anlatmak istemiş. Ben ikinci kısımdaki daha çıplak gördüm. Hani şair içinde ne varsa başta acziyeti olmak üzere kızdığı, kırdığı, kırıldığı, ümit ettiği ne varsa sanki şair yükünü sırtından atıp, bir benî âdem olarak safça sıralamış dizelerini. Özellikle Muhayyer Münacat şiiri, bu bölümdeki en sevdiğim şiir oldu. Allahım biraz konuşabilir miyim bağışla Konuşuyorsun sen, duymuyorum ben ah bağışla Ben de konuştum çok, çoğu boş, boşlukları doldurdum Yarım kalmış bir çay gibi soğuttum kendimi, İçime şeker attın, tatlanmadım yine Seni anlayamadım, tişört yazıları, sokak isimleri, Plaka harfleri, medet umdum tümünden, bir tıkız idrakle tıkandım, Yağmurları anlamadım, karlarda üşüdüm, bilirsin Şemsiyeseverim, o uçarı, o gizemli şiirseverler aksine Lodosta başım ağrır, malum sinüzit, alerjim de var yağmura iyi mi Benden şair yaptın ya, bu senin kudretin, memnun musun desem Sana seslenmeye yarıyor, memnunum bense. (Muhayyer Münacat, sf.31) Yazar yine bu bölümü de sağlam gözlemli bol hicivli bir şiirle kapatmış. “Ikea” şiiri. Hani bildiğimiz ikea, şu evimizin her şeyi olan, rahat bir ev hayatımız olması için her şeyi düşünen ikea. “Şöyle demişsin bir yerde: “Hafızalı süngerden üst katman vucudunuzu sarıyor” Bunu hakikaten dedin mi? İnanılmazsın biliyorsun değil mi? Sonra şu: ‘Vatkalı kolçaklar ise herkesi tembelliğe davet ediyor.’ Sen Ikea, ah sen…” (Ikea, sf. 46) Şiirin altındaki dipnottan anladığım kadarıyla şair, bu şiiri ekşi sözlükteki bir sözlük yazarının ikea için girdiği bir açıklama üzerine yazmış. Bize bizi öyle güzel anlatmış ki bu şiirde, öyle ince yerleri yakalamış ki ben şapka çıkardım karşısında. Sabır gösterip mutlaka bir okuyun derim. "Ikea sana maruz kalmak istiyoruz, bu çok normal. Sömürgeci çizgilerin yok. Stilin yalın, kuzeyli, ölçülü. Ataların Vikingler miydi lan doğru söyle şimdi Patates seven, sosis kemiren, bir daha patates seven, Sosyal bir devletsin etliye sütlüye destek veren." (Ikea, sf. 47) Ve yine şunu anladım, şiirin güzelliği burada yatıyor aslında; sen sokağa çık, istediğin kadar bağır çağır, sosyal medyadan istediğin kadar klavye savaşçılığı yap, duyar kas. Yok kardeşim, bunlar değmiyor kalbe. İnanın değmiyor. Batıyor insanın gözüne, samimi gelmiyor. Bağırdığın değil, içine samimiyetini koyduğun, derdiyle dertlenerek ortaya çıkardığın ürün; ister şiir olsun ister bir şarkı fark etmez, bu gerçekten muhatabını buluyor. Ben buna inanıyorum. Hasıl kelam Ahmet Murat her bir dizeyi nakış gibi işlemiş. Bize sunmuş. Keyifle okudum, keyifle düşündüm; keyifle dertlendim, keyifle duruldum. Okuyunuz efendim, kalbinizde pamuk dokunuşlar yer bulsun… Bu da bo Kalp yaralanmaz çünkü yaradır, demiştik ya. Yaranıza gülümseyin her sabah, yaranızı önemseyin. https://youtu.be/ePHisc6xsrE *Ilk Oruç şiiri yazarın Bir Şair Bisikletle kitabında yer almaktadır. (zeyneb)
Ahmet Murat, bakışındaki güzellikle, hayatı şiire çeviriyor sanki..Okurken hayata ve eşyaya alternatif bir bakış teklif ettiği hissine kapılıyorum.Sonra buna teklife teslim olmak ve bu bakışın sırrına ermek istiyorum. (Fatih DOĞANCI)
kalbi kimsenin: Bir solukta okudum. Zihnimde yer eden dizeleri oldu. Şiir sevenin dimağına değmei gereken bir kitap. Kitabın başındaki Akşemseddin menakıb ı beni bağladı . Gönlümün O na olan bağından olsa gerek. Gayrı sevmeme ihtimalim mi kaldı. Germiyan Türkü'nün bahtiyarlığına erebilmeyi ümit ederiz bizde. Ki şairin ümidi de bundan ibarettir. (dpy)
--reklam--
Kalbin Kararı & İlahiler ve Neşideler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ahmet Murat - Kalbin Kararı & İlahiler ve Neşideler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kalbin Kararı & İlahiler ve Neşideler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ahmet Murat Kimdir?
Karamanlı 'dır. 2014 Türkiye Yazarlar Birliği Yılın Şairi Ödülü 'nü "Kalbin Kararı" adlı kitabıyla kazanmıştır. Halen İstanbul 'da yaşamaktadır.
1992-1994 yılları arasında Mısır’da bulundu. El-Ezher Üniversitesi’nde başladığı yüksek öğrenimini, 1997’de Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde tamamladı. Yüksek lisans ve doktorasını Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde bitirdi. Yalova Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi’nde, Tasavvuf ana bilim dalı öğretim üyesi olarak çalıştı.
Çeşitli tv kanallarında programlar hazırlayıp sundu, yayınevlerinde, süreli yayınlarda editörlük ve yayın yönetmenliği yaptı.
Özel’in yayınlanmış şiir kitapları dışında, telif ve çeviri akademik yayınları, makale ve bildirileri bulunmaktadır. Muhtelif üniversitelerde tasavvuf tarihi, tasavvuf literatürü, tasavvuf-sanat ilişkisi üzerine lisans ve lisans üstü dersler verdi. Şazeliyye, Kuzey Afrika ve Endülüs tasavvufu, Türk modernleşmesi sürecinde tasavvufi yapılar başlıca ilgi alanlarını oluşturmaktadır.
--reklam--
Ahmet Murat Kitapları - Eserleri
- Kuşlarla Sohbetin Şartları
- Belki de Üzülmeliyiz
- Avarelik Görgüsü
- Kalbin Kararı & İlahiler ve Neşideler
- Bir Şair Bisikletle
- Kış Bilgisi
- Kaf ve Rengi
- Şarkıyı Kes
- Karabaş Tecvidi
- İbn Ataullah El-İskenderi
- Ailenin Serencamı
- Karaman Müftülerinden Şeyh Mehmed Kudsi Çakılcı
- Hikayem Ne Tuhaftır
- Kayıt Dışı Anılar
--reklam--
Ahmet Murat Alıntıları - Sözleri
- Dede fotoğrafları güzel, nine fotoğrafları daha da güzel. İkisi bir aradaysa bambaşka güzel. (Belki de Üzülmeliyiz)
- ben senin hayatınım şuradan şuraya hayatının anlamı, anlam kayması, şusu iki kol benim, ucunda kürekler, içinde ölümün ve dirimin ölüm dememe üzüldük ikimiz, üzülmeyelim ikimiz ölüm ey diyelim bir sigara çıtırdıyor ağzında ismimiz sen ne haneler dolduran davullarınla ey ölüm adem'in sofrasında bir fosfor şerbetisin böyleyken böylesin böyle böyle bölensin boydan boya ben senin hayatınım beni görmen tutar akşam sabah günleri çözüp dokuyuşun bir bilmecedir bana akşam sabah akşam sabah akşam sabah (Kalbin Kararı & İlahiler ve Neşideler)
- ben geçerdim kaşık bala gömülüyor gibi ağır bir çocuğa bir rüya damlıyor gibi hafif hayır! anlatamadım. (Kış Bilgisi)
- Edebiyat tarihi, aşktan yakınmanın tarihi biraz da. (Kuşlarla Sohbetin Şartları)
- cebimde kozalaklarla uyumuşum gibi kokuyorum canıma (Kış Bilgisi)
- orada, burada ve aklımda uzamı ıran yapraklar iniyor, denize devriliyor bazı gecelerde ay sofrası ben bunu şiirler boyunca hatırlayıp unutup hatırlayabilirim. (Kış Bilgisi)
- Cevap soruya göre değil, sorana göre verilir. (Kuşlarla Sohbetin Şartları)
- bazı gümüşleri parlatır sonbahar dökülüşün (Kış Bilgisi)
- Sesinde çiçek tozları... (Şarkıyı Kes)
- mesela özgürlüğe inanır mısın desem, bu kadar sevmişken, hala? (Kalbin Kararı & İlahiler ve Neşideler)
- seni kırlarda papatyalarla diriltsem yüzsen ikindiye değin iki şiirde (Bir Şair Bisikletle)
- onlara burada bir sey alışır, bir böceğin tırmandığı bir otun ucundan egilişi olur alışır. (Kaf ve Rengi)
- ilk insanlardan birinin gözleridir gök geometrisiyle çarpışırken geceleri gözlerim (Kaf ve Rengi)
- Taşlar yer değiştirmezler.Bu onların özsel olarak değişmedikleri anlamına da gelir.Bu sebeple, kalbin sertliğine işaret eden taş kalpli olmak, değişimi kabul etmemek demektir. (Kuşlarla Sohbetin Şartları)
- bu şehirde kalır mıyız sence o şehir, bu şehir fark eder mi yaşlanırken asfaltlar ıslaksa, yağmur varsa, içimiz müzik sever miyiz.. (Şarkıyı Kes)
- Şu dünyada insan olmaktan başka bir vazifemiz yok. İnsan olabildikçe, insan olmanın ne olduğuna dairde güçlü bir şuur kazanacağız. (Belki de Üzülmeliyiz)
- ve aşk: içimin çalışkanı, habire onarandır benim köpükten ve yanıktan zırhımı. (Kaf ve Rengi)
- eve erken gelen babanın yuva yapar yüzüne ekmek sıcak, Allah güzel, sen iyi (Bir Şair Bisikletle)
- Kalp yıkılınca insan oluşun vasatı yıkılmış oluyor. (Belki de Üzülmeliyiz)
- mevsimlerin dikiş yerlerinden severdim bırakılmayı (Kış Bilgisi)
Yorumlar
0 yorum