Kitap Künyesi
Yazar: Antoine de Saint-Exupéry
Çevirmen: İsmail Yerguz
Orijinal Adı: Citadelle
Yayın Evi: Zeplin Yayınları
İSBN: 9786059115964
Sayfa Sayısı: 580
Kale Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kale’de, bir Berberi ağası, babasının ona güçlü bir kral olması için verdiği dersleri anımsar. Exupéry, 1936’dan itibaren, “şiir” dediği bir metni işte bu konu üzerine geliştirir ve ortaya “Kale” çıkar. Küçük Prens artık büyümüş ve masumiyetini yitirmiştir; artık bir prens değil kraldır. Çöllerin ve koskoca bir ülkenin kralıdır. Ülkesine adalet dağıtır, düşmanlarını bozguna uğratırken, sürekli babasının öğütlerini anımsar, anılara dalar.
“Kale”, Exupéry’nin diğer kitaplarının aksine, bir roman değildir ama bütün romanlarının bir toplamıdır. İnsana, hayata, ölüme ve savaşa dair düşüncelerinin buluştuğu bir son durak, bir bakıma huzursuzluğun kitabıdır. Exupéry’nin gerçek sesini Kale’de duyar, bütün kitaplarına sinmiş olan o ruhani havayı tekrar tekrar soluruz. “Kale” yalnızca bir düşünce kitabı da değildir, bir yazarın hayatı boyunca ulaşabileceği en son noktadır: “Kale”, Exupéry’nin kutsal kitabıdır.
“Tanrım, sen herkesin ortak ölçüsüsün. Farklı eylemlerin gerçek bağısın.”
Kale Alıntıları - Sözleri
- Alışılmamışı yok etmek adalettir onlar için.
- Uyumuş yüzün ağırlığını içine almayacak olduktan sonra,avuçların ne değer taşır?
- Kimse istemedikten sonra, bir elmas ya da bir inci ne değer taşır ki!
- Çalgı yoksa,ezgilerinin yönetiminde hiç de özgür değilsin.
- Aşk ,yüreğimin emeğidir her şeyden önce.
- Yalnız yetersiz bir dil karşı karşıya getirir insanları.
- Anısına saygı gösterildi mi yitirilmiş insan, yaşayan insandan daha çok aramızdadır, daha güçlüdür.
- Gerçek sur senin içindedir.
- "Hamamböceklerinin üremesine izin verirsen ",demişti babam,"Hamamböceklerinin hakları diye bir şey ortaya çıkar".
- Bir kadının güzelliği karşısında heyecanlanacak bir adam yoksa bu güzelliği nereye koyarsın?Elde etmek isteyen kimse olmadıktan sonra elmasın değeri nedir?Ve ona hizmet eden kimse olmayınca ,imparatorluk nedir?
- Beni ilgilendirmeyen şeyler için kaygılanmam.Eğer çayım,şekerim,besili bir eşeğim ve yanımda da kadınım varsa,eğer çocuklarım erdemli olarak büyüyorsa,tümüyle mutluyum demektir ve daha fazla bir şey istemem...
- Ölümün semptomu yüzünden tüm ölü dalları budamak gerekir. Fakat onları ağacın ölümüyle suçlamak saçmadır.Dallar öldüğünde asıl ölmüş olan ağaçtır.Ölü dallar yalnızca bunun bir belirtisidir.
- Kişi,çocukluğun mutluluğuna dönme arzusu duyar,onu zamanında usandırmış olan oyunların rengarenk görünüşlerini ve anne kollarının şefkatini özler.Ve sütün tadını!Oysa ne oyunların renkleri ne anne kollarının sığınağı ne de sütün tadı vardır artık.
- "Kitle",dedi babam,"birey imgesinden nefret eder çünkü kitle ölçüsüzdür,tüm anlamları bir kerede tüketiverir ve yaratıcı teşebbüsü iptal eder.Bireyin sürüyü ezmesi muhakkak ki kötüdür fakat ortada büyük bir kölelik arama:asıl kölelik sürü bireyi ezdiği zaman ortaya çıkar."
- "Hayatın kurtarıldığında"dedi babam,"asla teşekkür etme.Minnettarlığını abartma.Hayatını kurtarmış olan kişi, senden minnettarlık bekleyecek olursa,bu onun alçak olduğunu gösterir.Ne sanıyor ki?Ona hizmet edeceğini mi?Eğer kurtarılmaya layık biriysen,onun aracılığı ile seni kurtarmış olan Tanrı'dır.Ve sen minnettarlığını gereğinden fazla ifade edersen ,sende mütevazılık da gurur da yok demektir".
Kale İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Saint-Exupery, daktiloyla yazılmış, dokuz yüz seksen beş sayfalık Kale eseri için " mineralli toprak yığını" ifadesini kullanır.Eserin çıkış tarihini soranlara da " Bunu asla tamamlamayacağım...Bu benim ölüm sonrası eserim!" demiş. Kale'de anlatıcı, babasının ölümü sonrası başa geçmek zorunda kalan bir çöl prensidir. Saint-Exupery'nin düşünce dünyasının bir tezahürü olan Kale, kurgusal bir metin olmak ile olmamak arasında gidip geliyor. Ben öyle hissediyorum ya da. 672 sayfalık kitaptaki düşünceler üzerine konuşmak boyumu aşar. Exupery kitap boyunca birbiriyle çelişen pek çok düşüncenin savunuculuğunu yapıyor, elbetteki çöl prensi üzerinden.Hayata dair her şey üzerine söyleyecek sözü de var. Kitapta, insana kin besleyen sahte peygamberlerle, insanları dış görünüşlerine göre sınıflandıran diktatörlerle, bütün insanlığı içinde taşıyabilecek kadar geniş bir gemi inşa etmeye çalışan gemi yapımcıları ile karşılaşıyorsunuz. Exupery, okuması çok zorlu bir metin yazmış.İlgilisinin çok sevebileceği, bana hiç uygun olmayan bir metin. Ben, idealize edilmiş toplumsal düzen anlatılarından hoşlanmıyorum. Yine de haksızlık etmeyeyim, Kale tam olarak böyle değil.Hissettiğim o üstten bakış, metinle olan bağımı kopartıyor. (Özlem Akbaş)
Güzel kitaptı. İçinde şöyle bir söz vardı Bir aynada hiçbir şey yoktur, içini dolduran görüntülerin ne ağırlığı vardır, ne süresi. Öyle ya, bir ayna da, bazı bazı bir tuz gölü gibi, gözleri yakar. (Eda Güven)
Öncelikle kitabı bitirmeden( bitirmek istemediğim için) inceleme yazdığımı belirterek başlayayım. İlk sayfalarda bu adam ne anlatıyor böyle çıkmazı, sayfalar ilerledikçe bu adam anlatmak istediğini nasıl muhteşem biçimde anlatıyor böyle hayranlığına çevirdi. Hayatın bilgeliği gibi bir şey bu kitap benim için, ilk kez bir kitabın her satırının altını çizmek istiyorum. Kitabı bitmesini hiç istemediğim için hergün duraklayarak okuyorum. “Kale” Antoine de Saint Exupery’nin ustalık eseri olsa gerek. (vecihihi)
Kitabın Yazarı Antoine de Saint-Exupéry Kimdir?
Antoine Marie Jean-Baptiste Roger, comte de Saint Exupéry (29 Haziran 1900 - 31 Temmuz 1944), Fransız pilot, yazar ve şairdir. Özellikle "Küçük Prens" (Le Petit Prince) isimli eseriyle ünlenmiştir. Yaşamı Fransa'nın Lyon şehrinde doğdu. Beş kardeşin üçüncüsüydü. Aristokrat bir aileye mensup olan Exupéry dört yaşındayken babasını kaybetti. Babasının ardından aile hızla yoksullaştı. Anneleri kültürlü bir kadındı. İlk öğretmenleri anneleri oldu. Exupéry okulda başarılı değildi. Ödevlerle arası yoktu, sürekli ceza alıyordu. Uçaklarla 12 yaşında tanıştı. Evlerinin yanındaki hava alanına gizlice girer uçakları yakından seyrederdi. 12 yaşındayken bir pilot onu uçağına aldı ve uçurdu. Kardeşi François'in ölümü onu ve ailesini çok sarstı. Liseyi bitirdikten sonra pilot olmayı çok istediği halde annesini kırmamak için denizcilik okuluna kaydoldu. 19 yaşında Ecole des Beaux-Arts'ta mimarlık fakültesine girdi. 21 yaşında orduya çağrıldı. Eğitimini yarıda bırakıp askere gitti. Askerlik görevini Fransız Hava Kuvvetlerinde teknisyen olarak yaptı. Strasbourg şehrinde pilotluk eğitimi aldı. Askerliğin ardından ailesinin isteği üzerine Paris'te bir ofiste kamyon satıcısı olarak çalışmaya başladı. Ticaret yaşantısında başarısız oldu. Bu arada yazı yazmaya da başlamıştı. 1926 yılı hayatında bir dönüm noktası oldu: Tekrar uçmaya başlamıştı. Toulouse ve Dakar arasında posta servisi yapan uçağın pilotu olarak göreve başladı. İlk kitabı Güney Postası'nı bitirdi. Burada ilk uçuş deneyimlerini anlatıyordu. Aynı şirketin Arjantin bölge sorumluluğuna getirildi. Gece Uçuşu adlı romanı Arjantin'deki yaşantısını anlatır. Paris'te evlendi. 35 yaşındayken uçağı arıza yaptı ve Tunus'ta çöle zorunlu iniş yaptı, kayboldu. Dört günlük zorlu çöl macerası ardından bir Bedevi tarafından bulundular. İspanya İç Savaşı boyunca Fransız gazetesi adına muhabir olarak görev yaptı. Havacılık alanında birçok buluşa imza attı. Gece uçuşlarını düzenleyen cihazların geliştirilmesinde katkı sağladı. II. Dünya Savaşı başladığında Fransa, Almanya'nın işgaline uğradı. Komutanları Exupéry'ye sağlık durumunun savaş şartlarına uygun olmadığını söylemesine rağmen o askere yazıldı. Fransa'nın yenilgisi üzerine ABD'yi gitti. Buradayken yazdığı Dünya ve İnsanlar ile Savaş Pilotu adlı iki kitabı New York'ta çok tutuldu. En önemli eseri Küçük Prens'i de bu dönemde yazdı. Savaşın getirdiği yıkımın ortasında dünyaya bir umut mesajı vermek istiyordu. Bunu Küçük Prens'te bir çocuğun gözüyle yapmaya çalıştı. Ülkesinin işgal altındaki durumu onu çok üzmekteydi. Olaylar karşında sessiz kalamayacağına karar vererek ABD ordusuna katılarak yüzbaşı rütbesiyle Kuzey Afrika'ya gitti. Görevi Alman ordularının hareketini havadan izlemekti. Yine böyle bir keşif uçuşu sırasında 31 Temmuz 1944'te uçağı vuruldu ve Marsilya açıklarında denize düştü. Uçağının enkazı 2000 yılında balıkçılar tarafından bulundu.
Antoine de Saint-Exupéry Kitapları - Eserleri
- Küçük Prens
- Gece Uçuşu
- İnsanların Dünyası
- Savaş Pilotu
- Küçük Prens'in Güzel Hikayesi
- Kale
- Bir Rehineye Mektup
- Güney Postası
- Küçük Prens - Filmin Romanı
- Küçük Prens ile Sayıları Öğreniyorum
- Sevgi
- Toplu Eserleri
- Kanayan İspanya
- Küçük Prens ile Bir Gün
- Küçük Prens ile Hayvanları Tanıyorum
- Sevgi Dolu Dilekler
- Mektuplar
- Arkadaşlık
- Sana Ait Olanı Bu Kadar Önemli Yapan Onun İçin Harcadığın Zamandır
- Seni Düşünüyorum
- Küçük Prens ile Renkleri Öğreniyorum
- Küçük Prens ile Görgü Kurallarını Öğreniyorum
- Küçük Prens ile Karşıtlıkları Öğreniyorum
- Seçilmiş Əsərləri
- Günlük Notlar
- The Little Prience
Antoine de Saint-Exupéry Alıntıları - Sözleri
- Ne var ki, kültürün formüller öğrenmek ve elde edilmiş bilgileri hatırlamağa dayandığını sanan kişi, insan ruhunu pek zavallı tanıyordur. (Kanayan İspanya)
- Bazılarının yüreğe iyi gelen bi' yanı vardı. Armağan gibiydiler... (Küçük Prens'in Güzel Hikayesi)
- "İnsanların beni anlayabileceğine dair bir umut taşımıyorum ve bunu umursamıyorum da." (Savaş Pilotu)
- Yalnız yetersiz bir dil karşı karşıya getirir insanları. (Kale)
- Mesela sen öğleden sonra saat dörtte geleceksen, ben saat üçten itibaren sevinmeye başlayabilirim. Zaman ilerledikçe kendimi daha iyi hissederim. Saat dört olduğunda heyecanlanmaya ve telaşlanmaya başlarım; ne kadar mutlu olduğumu görmüş olursun. Ama sen herhangi bir zaman diliminde gelirsen, kalbimin ne zaman atacağını bilmem... İnsanın değiştirilemez, kalıcı adetleri olması şart!. (Seni Düşünüyorum)
- Yapayalnızdı... (Gece Uçuşu)
- "Uykularından uyandıramadığımız ne çok insan var." (İnsanların Dünyası)
- Yıldızın yürüyüşünü hesapladınız, ey laboratuvar uşakları ama yıldızı bilmez oldunuz. Yıldız kitabınızda bir işarettir ama ışık saçmaz oldu: Bir küçük çocuktan daha az bilginiz var. İnsan sevgisini yönelten kuralları bile bulmuşsunuz ama sevginin kendisi sığmaz işaretlerinize: Bir genç kızdan daha azdır bilginiz! Bana gelin, bana! Işığın tadını, sevginin ışığını vereyim gene size. Sizi köle yapmam, kurtarırım. (Güney Postası)
- Az önce yakaladılar seni. Kurşuna diziverdiler. Bizler gibi düşünmediğin için... (Kanayan İspanya)
- Ölüleri ölü olarak kabul etmek gerekirdi. (Bir Rehineye Mektup)
- "Yalnızca mal mülk için çalışırken, kendi Hapishanelerimizi kendimiz Kuruyoruz." (Sana Ait Olanı Bu Kadar Önemli Yapan Onun İçin Harcadığın Zamandır)
- Bir çiçeği büyüten sevgi, insanı değiştirmez mi sanıyorsun? (Küçük Prens - Filmin Romanı)
- "Yalnız dünya malı hırsıyla yaşayanlar, yaşanmaya değer hiçbir şey kazanamazlar." (İnsanların Dünyası)
- Ama gözler kördür. İnsan gözleriyle değil yüreğiyle bakmalı… (Küçük Prens'in Güzel Hikayesi)
- Yeryüzünde bekleyenlerin hükümden haberleri yoktur. (İnsanların Dünyası)
- "Onun ölümüyle, ben de biraz öldüm." (Savaş Pilotu)
- Kalp kalbe sığdığı zaman göz gözü kusurlu görmez. (Günlük Notlar)
- Beni ilgilendirmeyen şeyler için kaygılanmam.Eğer çayım,şekerim,besili bir eşeğim ve yanımda da kadınım varsa,eğer çocuklarım erdemli olarak büyüyorsa,tümüyle mutluyum demektir ve daha fazla bir şey istemem... (Kale)
- Her şey basit aslında; yaşa, ıvır zıvırları bırak ve öl! (Sana Ait Olanı Bu Kadar Önemli Yapan Onun İçin Harcadığın Zamandır)
- "Geneviéve, gerçek mi, aşktan ölünür mü?" (Güney Postası)
Yorumlar
0 yorum