Kitap Künyesi
Yazar: Clive Barker
Çevirmen: Dost Körpe
Orijinal Adı: Books of Blood 2
Yayın Evi: Oğlak Yayınları
İSBN: 9753-294-87-5
Sayfa Sayısı: 239
--reklam--
Kan Kitapları 2 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Yaratık bir çitanın hızıyla yaklaşmaktaydı. Her an büyüyordu. Her adımda Davidson o yabancı anatominin ayrıntılarını biraz daha iyi seçebiliyordu. Başparmaksız ellerini, dişlerle kaplı avuçlarını, üstünde yalnızca üç renkli bir göz bulunan kafasını, omuzlarındaki ve göğsündeki kasları, hatta cinsel organını, öfke ya da şehvetten (Tanrı’m yardım et bana) kalkmış, çatallı ve karnına çarpan cinsel organı. (…) Sonra yarılmaya başladı. Yırtık burnuna geldi. Yukarıya çıkıp alnına yayılırken, aşağıya inip dudaklarıyla çenesini, ardından boynuyla göğsünü ikiye ayırdı. Gömleği birkaç saniyede kana bulandı, siyah takımı iyice karardı, yenlerinden ve paçalarından kan boşandı. Ellerinin derileri cerrah eldivenleri gibi çıkıverdi. Kanlı kafa derisi başının iki yanına, fil kulakları gibi düştü.”
--reklam--
Kan Kitapları 2 Alıntıları - Sözleri
- İnsan er geç ayağa kalkıp cenneti bulmalıdır. Karşılığında dünyadan vazgeçmesi gerekse bile.
- "Korku kadar büyük bir haz yoktur. Korkan kişi başkası olduğu sürece."
- Hani ”Dünya küçük” derler ya. Bu lafın saçmalığını ancak birini kaybettiğinizde anlarsınız. Dünya küçük filan değil. Çok büyük ve vahşi.
- Korku kadar büyük bir haz yoktur. Korkan kişi başkası olduğu sürece.
- İnsanlar yarışma, pazarlık etme ve bahis oynama dürtüleri duymasalar, cehennem boş kalırdı.
- Korku kadar büyük bir haz yoktur. Bir trende, bekleme salonunda ya da ofiste iki kişinin arasında görünmez bir halde oturabilmemiz mümkün olsaydı, sohbetlerinin dönüp dolaşıp bu konuya geldiğini duyardık. Bambaşka bir şeyden bahseder gibi görünebilirlerdi. Diyelim, ülkenin durumundan, yol kazalarından, dişçi fiyatlarındaki artıştan... Ama konuşmalarını metaforlardan, imalardan soyutlayınca, sohbetlerinin özündeki korku açığa çıkardı.
--reklam--
Kan Kitapları 2 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Masal köşemizde bugün yine epik fantezi ustası Clive Barker var. Ne yapayım, hızımı alamıyorum Barker kitaplarından. Son kitabın da kargosu hala elime ulaşmadı, onun da sabırsızlığı var tabi şimdi. Ayrıca normalde altı kitaptan oluşan Kan Kitapları serisinin yarısının hala çevirileri yapılmamış durumda. Çevirilerin, bilim kurgu klasiklerinden tanıdığım Dost Körpe tarafından yapıldığını öğrenip kendisine Instagram üzerinden ulaşmaya çalıştım fakat mesajı görmedi daha. Böyle giderse evinin adresine kadar bulmayı planlıyorum. Bir akşam kahve içmeye gidip konuşma konusu olarak Clive Barker kitaplarını belirleyeceğim. İlla çevirmesine gerek yok, orijinal dilde tedarik etmeme yardımcı olsun o da yeter. Barker, serinin ikinci ayağında yine insanlığın en karanlık yönlerine, dipte köşede kalmış duygulara parmak basmış. İlk kitaptaki hikayeleri biraz daha üstte bulsam da ikinci kitap da aynı hızda, aynı sürükleyicilikte devam etti ve sona erdi benim için. Şunu da anladım ki Barker'ın elinde fikir çok. Öyle hikayeler okuyorsunuz ki, geldiği yerde daha olmaması imkansız. Hala yazıyor, hala projeleri var ve umarım çevirileri yapılır. Belki farklı bir yayın evinden bu şekilde bir çalışma görebiliriz. Hatta belki daha önce çevrilmiş Clive Barker kitaplarının da yeni baskılarını başka yayın evlerinden görebiliriz. Ne olursa olsun; okuruyla kavuşması gereken başarılı kitaplardan bahsediyoruz burada. Öyküler yine ortalama ellişer sayfa ve yine oldukça akıcı, yoğun ve sürükleyici. Sın hikayesi olan "Yeni Morgue Sokağı Cinayetleri"nden de anlaşılacağı gibi Barker'ın kaleminde Edgar Allan Poe etkisi yoğun. Tüm hikayeler son derece etkili bir biçimde kurgulanmış ve gerçekten her biri birbirinden dehşet verici; fakat benim favorilerim ilk hikaye "Korku" ve son hikaye "Yeni Morgue Sokağı Cinayetleri" oldu. Son hikayedeki akıcı dil gerçekten farklı bir boyutta, ilk hikayedeki karanlık atmosfer de gerçekten fazla başarılı. Kitabın kapağını açtığınız anda, kokusundan bile anlayabilirsiniz bambaşka bir boyuta adım attığınızı. Clive Barker'ın fikirleri cidden akla mantığa sığmayacak fikirler. Kan Kitapları öyküleri, yalnızca yaratıcılık konusunda değil, teknik açıdan da oldukça başarılı olduğu için, öykü yazmayı hedefleyen kişiler tarafından mutlaka okunması ve detaylı bir şekilde de incelenmesi gereken öyküler. (Berke Can)
Bu kitap hiç bir şey beni korkutamaz diye meydan okuyanlara gelsin. Satır satır dehşet ve garabet dolu hikayeler. İçinde beş tane öykü var. Yazarın hayal dünyası ensenizde buz gibi bir nefes duymanıza sebep oluyor. Sakın arkanıza bakmayın. Tüyler ürpertici... -Korku -Cehennem Yarışması -Jacqueline Ess'in Vasiyetnamesi -Babaların Derileri -Yeni Morgue Sokağı Cinayetleri (Galadriel)
--reklam--
Kan Kitapları 2 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Clive Barker - Kan Kitapları 2 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kan Kitapları 2 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Clive Barker Kimdir?
Clive Barker (d. 1952, Liverpool), İngiliz yazar, yönetmen, ressam ve yapımcıdır.
Barker gençlik yıllarında tiyatro oyunları yazmaya başladı. Liverpool'da bir tiyatro grubuyla iki yıl çalıştıktan sonra 21 yaşında Londra'ya taşındı ve sonraki sekiz yılını sosyal yardımla geçirdi. Her gün kendisi için yazıyor ve resim yapıyordu. Kendi tiyatro grubu için yazdığı oyunlarla adını duyurmaya başladı. Korku Edebiyatı ile ilgili hikâyelerinin toplandığı Kan Kitapları'nın (Books of Blood) ilk üç cildini 8 aylık bir zaman dilimi boyunca akşamları ve haftasonları yazdı. Ardından, Damnation Game (Lanetleme Oyunu) romanını tamamladı. 1987'deHellraiser'ın senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendi. Barker, yönetmenliğe Lord of Illusions ile devam etti.
Clive Barker'in romanlarının hepsi Epik Fantezi türünde yazılmış, bolca korku öğesiyle beslenmiştir. Başka Dünyalar'ı anlattığı romanlarında giderek korku türünün süslemelerinden kurtularak fantastik olarak adlandırılan kavrama yaklaşmıştır. Son romanlarında gizli boyut ve fiziksel dönüşüm temalarına olan düşkünlüğü ön plana çıkar.
Ayrıca 2001 yılında Electronic Arts firmasının piyasaya sürdüğü Clive Barker's Undying ve 2006'da piyasaya sürdüğü Clive Barker's Jericho bilgisayar oyununlarının yazarlığını ve yönetmenliğini yapmıştır. Şu an Beverly Hills'te yaşamaktadır.
--reklam--
Clive Barker Kitapları - Eserleri
- Cehennemlik Yürek
- Zaman Hırsızı
- Dokudünya
- Cehennemin Kızıl Hakikati
- Kan Kitapları 1
- Kabal
- Kan Kitapları 2
- Kan Kitapları 3
- Kutsanma Ayini
- Lanetlenme Oyunu
- Muhteşem Gizli Gösteri
- Ezelistan
- Galilee
- Abarat
- Kan Kitabı
- The Life of Death
- Rawhead Rex
- The Hellbound Heart
- Mister B. Gone
--reklam--
Clive Barker Alıntıları - Sözleri
- Bir süre sonra, çocuğun vücudundaki yaralar kabuk bağlayıp izlere dönüştüğünde, Mary onları okuyacaktı. Ölülerin onun üstüne yazdığı öyküleri sonsuz bir sevgiyle ve sabırla okuyacaktı. (Kan Kitapları 1)
- But the simplest pleasures are always the best, aren't they? (Mister B. Gone)
- Zamanın elinizden almadığını koşullar alıyordu. Başka türlüsünü ummak yararsız, dünyanın bir yanıyla da olsa iyiliğinizi istediğini düşünmek boşunaydı. Değer taşıyan her şey, aklınızı kaybetmemek için tutunduğunuz her şey, uzun vadede çürüyecek ya da elinizden kapılıp alınacaktı ve boşluk altınızda ağzını açacaktı. (Kabal)
- “Acı onun kemiklerinden, gözlerinden daha ikna edici bir havari bulamazdı.” (Kabal)
- İnsanlar yarışma, pazarlık etme ve bahis oynama dürtüleri duymasalar, cehennem boş kalırdı. (Kan Kitapları 2)
- "Doğduğumda yaşıyordum. Bu yeteri kadar büyük bir ceza değil mi?" (Kabal)
- Kaç insana, ömrü boyunca bir kez olsun kendi gizli anatomisini görme fırsatı sunulmuştur? (Kan Kitapları 1)
- “Dünya sert babalarla, dediğim dedik annelerle, bir o kadar zalim ve umursamaz çocuklarla doluydu. İşler böyle yürüyordu. İnsan ırkına polislik yapamazdı.” (Kabal)
- Her şey zamanla yorulur ve kendinden kurtulmak için, bir karşıtlık aramaya başlar. (Cehennemlik Yürek)
- The only one who maybe knows you better than me is your mirror. (Mister B. Gone)
- Tüm erkekler delidir, kardeşim. (Dokudünya)
- Fakat hatırlamanın neşe getirdiği yoktu. Getirdiği tek şey ömrü boyunca hasretini çektiği bir dünyayı ebediyen yitirmekten doğan dayanılmaz bir kayıp acısıydı. (Dokudünya)
- ‘Gözyaşı dökme lütfen. İyi bir ıstırabın ziyan olmasıdır bu.’ (Cehennemlik Yürek)
- Kötülük ne denli güçlü görünürse görünsün, kendi açgözlülüğüne yenik düşebiliyordu. (Zaman Hırsızı)
- Doğarsın, ölürsün ve arada seversin. (Dokudünya)
- Belleğinin geçmişini bir kitap gibi yazmış olması. (Kutsanma Ayini)
- Frank ona, "İyileştir beni," diye fısıldadı. Sesinde sertlikten eser kalmamıştı. Aşık gibi konuşuyordu. "İyileştir beni... Lütfen." (Cehennemlik Yürek)
- Beni ona bağlayan o tarifsiz şey, bu bağı sahip olduğum hiçbir bıçağın kesemeyeceklerini bir telle yapmış olmasıydı. (Cehennemin Kızıl Hakikati)
- -Bu çok zalim bir yüzyıl. -Geçen seferki de öyleydi. Ondan önceki de! (Dokudünya)
- Hâlâ fırsatın varken alabileceğin kadar zevk al. (Dokudünya)
Yorumlar
0 yorum