Kitap Künyesi

Yazar: John Green

Yazar: Lauren Myracle

Yazar: Maureen Johnson

Çevirmen: Çiçek Eriş

Orijinal Adı: Let it Snow

Yayın Evi: Pegasus

İSBN: 9786053438229

Sayfa Sayısı: 336

--reklam--

Kar Taneleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Son 50 Yılın En Feci Kar Fırtınası...

Kara Kışın Ortasında,

Üç Romantik Aşk Masalı!

Gracetown tam da yılbaşına günler kala kara gömülmüştür. Ancak zorlu hava koşulları, can sıkıcı bir durum olmanın da ötesine geçer. Her şeyden habersiz bir kız, fırtına yüzünden yolda kalan treninden dışarı adım attığı anda hayat değiştirecek, kaçınılmaz olaylar silsilesini de tetikler.

Çok geçmeden, aşırı enerjik on dört ponpon kız kasabanın kafelerinden birine hücum eder. Dük’ün sinema gecesi onur meselesine dönüşen bir görevle sevimsizce bölünür ve aşk acısıyla kıvranan bir genç kız, minicik bir evcil hayvanın kaderinde çok önemli bir rol oynar.

Üç hikâye bir araya gelirken yabancıların yolları kesişecek ve aşk filizlenirken herkesin yüreği ısınacaktır..

Dokunaklı, yeni yıl kutlamalarının heyecanıyla dolu ve komik… Günümüzün çoksatan üç yazarından başka ne beklenirdi ki zaten?

“Shakespeare’in kaleminden çıkmış kadar zevkli bir komedi.”

Washington Post Book World

“Kahkaha attıracak kadar komik ve soğuk kış gecelerini ısıtacak kadar romantik.”

VOYA

“Yılbaşının büyüsünü ve arkadaşlıkların güçlü olduğu kadar zayıf yanlarını da gözler önüne seren, harika hikâyeler.”

KLIATT

--reklam--

Kar Taneleri Alıntıları - Sözleri

  • Hani bazı günler olur ya, hayat sanki sizi... gerçekten seviyormuş gibi hissedersiniz.
  • Güzel olduğunu biliyordum ama bir şeyin güzel olduğunu bilmek ile bunu önemsememek bambaşka şeylerdi ve ben önemsemiyordum.
  • Benden her saniye bunu kanıtlamamı istemeden sevgimize güvenemez misin?
  • Güzel olduğunu biliyordum ama bir şeyin güzel olduğunu bilmek ile bunu önemsememek bambaşka şeylerdi ve ben önemsemiyordum.
  • Yorgundum ama uykunun geçireceği türden bir yorgunluk değildi bu. Karanlık ve kasvetliydi fakat ışıklar açılsa da iyileşmeyecekti.
  • Kimsenin mükemmel olmadığını biliyordum, her mükemmellik kisvesinin altında bin bir türlü dalavere ve derinlere gömülmüş hüzünden oluşan kımıl kımıl bir kuyu vardı.
  • Güzel olduğunu biliyordum ama bir şeyin güzel olduğunu bilmek ile bunu önemsemek bambaşka şeyler ve ben önemsemiyordum..
  • "Hayat bok gibi ama en azından müzik diye bir şey var tarzı bir mutluluk.."
  • Yorgundum ama uykunun geçireceği türden bir yorgunluk değildi bu. Karanlık ve kasvetliydi fakat ışıklar açılsa da iyileşmeyecekti.
  • Onu o zaman seviyordum, şimdi de seviyordum. Onu her zaman sevecektim.
  • . Sık sık, acılarını en aza indirerek, daha iyi olacağını veya dünyada daha kötü şeyler olduğunu söyleyerek başkalarının kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlamaya çalışırız. Ama aslında ihtiyacım olan şey bu değildi. Aslında ihtiyacım olan şey, birinin bana önemli olduğu için canımı yaktığını söylemesiydi. Yıllar boyunca bunu düşünmeyi çok yararlı buldum ve üzgün olduğun için sürekli kendini azarlamadığın zaman üzgün olmanın çok daha kolay ve daha katlanılabilir olduğunu görüyorum. .
  • Tek yapman gereken kendine dönüp iyice bir bakmak, değişmesi gereken şeyleri değiştirmek ve yoluna devam etmek.
  • Hayat bok gibi ama en azından müzik diye bir şey var tarzı bir mutluluk.
  • Earl homurdandı. Kasaya kadar gelip gözlerini kısarak bana baktı. "Saçına ne yaptın?" "Kestirdim," dedim. Surat ifadesini izledim. "Bir de boyattım." Bir şey söylemeyince ekledim: "Beğendin mi?" "Ne fark eder?" diye karşılık verdi. "Senin saçın."
  • Kendimi bildim bileli bana "güzel prensesim" diye sesleniyor her şeyden önce bu naifliğine kurban olurum annem..

--reklam--

Kar Taneleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Gençlik romanlarına her daim ilgim olmuştur ve başarılı bir gençlik romanıydı. Üç ayrı öykü, üçünün de yolu kesişiyor. Sürükleyici bir kitaptı. John Green kitaplarını hep büyük bir zevkle okurum. Açıkçası bu kitap diğer kitapların gölgesinde kalmamalı. Aşk, romantizm konularını okumayan biriyseniz kitap belki size sıkıcı, durağan gelebilir. Kitabın ana noktası noelde yaşanan beklenmedik aşklar. Yaş grubu 16-18. Kısacası lise aşkları, gençler için Sürükleyici olacak bir kitap. (Miray Gürel)

İlk defa bir John Green kitabı beni hiç sarmadı (diğer kitaplarında orta halli bulduğum da oldu ama beğendiğim yanları oldu illaki) aslında tamamen John Green kitabı değil. 3 bölümü üç ayrı yazarın kaleminden okuyoruz. Bir hikayenin kahramanı diğer hikayede küçücük olsa görünüyor. Konumuz yılbaşı ve aşk. Sanki bu üç yazara anahtar kelimeler verilmiş ve hikaye yazmaları istenmiş. Konu işleyişi bana biraz yavan geldi. (*sema*)

Kar taneleri Çok çok çok tatlı bir kitap ile geldim bugün Biliyosunuz hikayeler şeklinde olan kitapları sevmem ama bu aralar karşıma çıkan kitaplar bana sevdirecek gibi gözüküyor . Bu kitapta ne bulduğumu ben de tam olarak bilmiyorum ama bu zamanın havasından olsa gerek çok sevdim. Kitap birbiriyle bağlantılı üç yılbaşı hikayesini anlatıyor ve üç yazarı var. Sondaki birleşme gerçekten çook güzel ve tatlıydı. Ilk iki hikayeyi çook beğendim ama son hikayeyi diğerlerine göre daha az beğendim. Galiba diğer karakterleri çok sevmem ile alakalı. Kitabın türü gençlik/aşk gibiydi. Hani böyle üç adım uzakta, aynı yıldınız altında havası vardı, sadece hastalıksız hali(Bu arada aynı yıldızın altındanın yazarı da var o yüzden de biraz öyle galiba). Jübile ekspresi Ilk başlarda tam olarak böyle devam etmesini beklemedim açıkçası ama yine de ne olacağını bildiğiniz bir kitaptı. Tabi bu benim "acaba şimdi ne olacak?" dememi engellemedi. Ilk başlarda her ne kadar Stuart'ı o kadar da ısınamamış olsam da sonradan sevdim (hele ki sonlarda). Jübile ise baştan beri sevdiğim bir karakter oldu. Ponponlu mucize Bu da çoook güzeldi. Dükü ilk başlarda erkek sanıyordum ve aralarındaki espiriler o yüzden çok saçmaydı yani öyle gelmişti (gerçekten çok değişik yanlış anladığım şeyler oldu bu sırada). Jp de kafamda canlanamadı bir türlü ama onu da çok sevdim (özellikle öğrendiği an). Koruyucu melek Sanırım bunu o kadar da sevmememin sebebi Addie oldu. Herkesin şikayet ettiği gibi bencildi bence ve tam olarak tipik bir sosyete karakteriydi (hele charlie ile olanlar). Bir de Jeb'i de çok sevmemiş olsam da ona üzülmem oldu Addie'yi sevmeme sebebim. Karakterleri yine hissetim ve okurken de çok zevk aldım ama karakterleri bu hikayede çok sevemedim o yüzden de bayıldım diyemeyeceğim. Bildiğiniz kitaba doyamadım. Devam etse sıkmazdı yani ya da keşke tek tek roman halinde yazılmış olsalarda ama o zaman da aynı zevki veremeyebilirdi. Bu arada isimler de biraz garip geldi büyük ihtimalle ama o kadar anlamlı ki. Benim en sevdiğim şey hikayelerin birleşmesi oldu. Bence gidin su yıl bitmeden bu kitabı alın çünkü okumak için en harika zamanın içindesiniz. Benim için yılın favorilerinden biriydi açıkçası. Kitapla kalın #arkakapak Gracetown tam da yılbaşına günler kala kara gömülmüştür. Ancak zorlu hava koşulları, can sıkıcı bir durum olmanın da ötesine geçer. Her şeyden habersiz bir kız, fırtına yüzünden yolda kalan treninden dışarı adım attığı anda hayat değiştirecek, kaçınılmaz olaylar silsilesini de tetikler. Çok geçmeden, aşırı enerjik on dört ponpon kız kasabanın kafelerinden birine hücum eder. Dük’ün sinema gecesi onur meselesine dönüşen bir görevle sevimsizce bölünür ve aşk acısıyla kıvranan bir genç kız, minicik bir evcil hayvanın kaderinde çok önemli bir rol oynar. Üç hikâye bir araya gelirken yabancıların yolları kesişecek ve aşk filizlenirken herkesin yüreği ısınacaktır... (Kitapların fısıltısı)

--reklam--

Kar Taneleri PDF indirme linki var mı?

--reklam--

John Green - Kar Taneleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kar Taneleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı John Green Kimdir?

John Green New York Times bestseller'ı olmuş dört kitabın yazarıdır. Michael L. Printz Ödülü, Michael L. Printz Onur Ödülü ile Edgar Ödülü kazanmış, iki kez L.A Times Kitap Ödülü finalisti olmuştur. Ayrıca kardeşi Hank'le birlikte tüm dünyada üç yüz milyondan fazla izlenmiş bir video serisi olan Vlogbrothers'ın yaratıcısıdır. John eşi ve iki çocuğuyla birlikte Indianapolis'te yaşamaktadır.

--reklam--

John Green Kitapları - Eserleri

  • Aynı Yıldızın Altında
  • Alaska'nın Peşinde
  • Kağıttan Kentler
  • İlk Aşk
  • Tek İsim, Tek Kader
  • Kar Taneleri
  • Kaplumbağa Kabuğunda Dünya
  • The Anthropocene Reviewed
  • Aynı Yıldızın Altında

--reklam--

John Green Alıntıları - Sözleri

  • "I" is the hardest word to define. (Kaplumbağa Kabuğunda Dünya)
  • Artık herhangi birisinin beni neden sevdiğini umursamıyorum. Ölesiye yalnızım sadece. (Kaplumbağa Kabuğunda Dünya)
  • "Ona hayat kütüphanesi diyorum." (Alaska'nın Peşinde)
  • Biz hamımız çat vermişik.Doğulandan hər birimiz su keçirməz gəmi olaraq yola çıxırıq.Sonra belə şeylər baş verir- bu adamlar bizi ya atır, ya sevə bilmirlər, ya onlar bizi başa düşmür, ya da biz onları başa düşmürük və beləliklə, biz bir-birimizi itiririk, aldadırıq, pis vəziyyətdə qoyuruq, bir-birimizin xətrinə dəyirik.Və bizim gəmimiz çat verir.Birinci çat görünən kimi yaxınlaşan son qaçınılmaz olur. Amma çat görünən anla gəminin batması anı arasında müəyyən vaxt var. Biz yalnız bu vaxt ərzində biri-birimizi görə bilirik, çünki özümüzdən o yana yalnız bu açılan çatlardan baxa bilirik.Biz biri-birimizin gözlərinə nə vaxt düz baxdıq? O vaxt ki, sən mənim çatlarımı gördün, mən də sənin çatlarını. Ondan qabaq biz yalnız biri-birimizin uydurma obrazlarını görürdük-bu ona oxşayır ki, jalüzləri bağlanmış pəncərənizə baxıram, amma içərini görmürəm. Çatlar yarananda isə içəriyə işıq düşür. Amma içəridən də bayıra işıq düşür. (Kağıttan Kentler)
  • Ve çoğu insan özgürlükte günah buluyor. (Aynı Yıldızın Altında)
  • Acının olayı bu, acı hissedilmek ister. (Aynı Yıldızın Altında)
  • Nereye itilirsem oraya gitmekten yorulmuştum. (Tek İsim, Tek Kader)
  • "Düşünceler sadece düşünce, sen düşüncelerinden ibaret değilsin. Düşüncelerin sana ait değilken bile sen kendine aitsin." (Kaplumbağa Kabuğunda Dünya)
  • Bu şehire, bu insanlara, bu yollara, seni bana imkansız kılan herşeye çokça küskünüm haberin olsun. (Aynı Yıldızın Altında)
  • "It's gonna hurt because it matters." (Tek İsim, Tek Kader)
  • Ve asıl olay, birisini kaybettiğinde eninde sonunda herkesi kaybedeceğini fark ediyorsun. (Kaplumbağa Kabuğunda Dünya)
  • “İş o yerə gəlib çatdı ki, gördüm, biləyimin dərsi elə ağ, elə kövrəkdir ki, mən buna cəsarət etmədim.Mənə elə gəldi ki, öldürmək istədiyim şey bu dərinin, ya da nəbz kimi döyünən bu nazik, göyümtül damarların altında deyil, hardasa başqa yerdədir, daha dərindədir və ona çatmaq daha çətindir” (Kağıttan Kentler)
  • Kalp seçemez, sadece sever. (İlk Aşk)
  • "Bu labirentten nasıl çıkacağım!" (Alaska'nın Peşinde)
  • "Neden iyi insanlar hayatta berbat şeyler yaşar?" (Alaska'nın Peşinde)
  • Anlaşılan dünya bir dilek fabrikası değilmiş (Aynı Yıldızın Altında)
  • Eksik parçaların eksildikten sonra bir daha asla içindeki yere tekrar yerleşemiyor bence. (İlk Aşk)
  • Getmək həmişə ağırdır, çətindir, amma gedəndə, yerindən tərpənənə kimidir bu hiss.Sonra görürsən ki, bundan asan iş yoxmuş. (Kağıttan Kentler)
  • Size herkes bakabilirdi. Asıl nadir olan, sizinle aynı dünyayı gören birini bulmaktı. (Kaplumbağa Kabuğunda Dünya)
  • “Size herkes bakabilirdi. Asıl nadir olan; sizinle aynı dünyayı gören birini bulmaktı.” (Kaplumbağa Kabuğunda Dünya)