Kitap Künyesi

Yazar: Demet Altınyeleklioğlu

Yayın Evi: Artemis Yayınları

İSBN: 9786051424736

Sayfa Sayısı: 812

--reklam--

Kara Kraliçe Kösem Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Saltanatının Gözü Kara Sultanı Mahpeyker Kösem'in Beklenmedik Yükselişinin Hikayesi

Çocuk yaşta Milos'tan koparıldığında bütün hayallerine veda etti Nasya. Kaderi, ona hizmetçi olacağını fısıldasa da asi bir denizkızıydı o. Cehennem beklerken cenneti bulduğu Osmanlı Sarayı'nda kraliçe olmaya ant içmişti. Entrikalara, hiç uyumayan düşmanlara, sinsice kol gezen ölüme ve ihanetlere, zekâsı ve insanı büyüleyen güzelliğiyle meydan okudu. Talihi kendine aşık eden, Osmanlı'nın yolunu çizen Mahpeyker Kösem Sultan'dı artık o. Ancak uğruna gençliğini, çocuklarını, vicdanını, umutlarını feda ettiği taht, kime sadık kalmıştı ki ona kalsın? Koskoca bir devleti, sayısız padişahı dize getiren, onu Osmanlı'da Kösem yapan zekası, sonunda kadere boyun eğecekti belki de... Ama, cihana hükmeden Mahpeyker Kösem Sultan'dı o. Tarihi padişahlar değil, o yazmıştı. Ve ant olsun ki, adı tarih sayfalarından eksik kalmayacaktı. Azrail, bir tek canını alabilirdi. Varsın, alsındı!

--reklam--

Kara Kraliçe Kösem Alıntıları - Sözleri

  • Nasıl bir dünyasa yaşıyor bu insanlar? Birbiriyle acımasızca, ölesiye, öldüresiye mücadele eden insanlarla doluydu dünyaları.
  • Sen, kendi gönlünün kraliçesi ol, yeter.
  • Görmediği şeyi nasıl bilebilir ki insan?
  • Her insanın bir hayal gemisi vardır Nasya.Bindin mi ne deryalara yelken acarsin.
  • Bedeni esirdi ama aklı,hayalleri olabildiğince özgürdü.
  • Bundan böyle tadabilecegi tek özgürlük bu olacaktı.Hatirlamak!Hayal etmek!Düş görmek!
  • Aşk böyle birşey demek,diye geçti Anastasia'nın içinden.Mutluluktan çok acı veriyor.Kavusma umudu olmayınca yakıp kavuruyor.
  • Ayrılmak kötüydü.Ölüm gibiydi işte.
  • Ayrılık,hayatın parcasi değil midir?
  • Her şeyin bir bedeli var.
  • Tanrının insanlara bahşettiği en büyük zenginlikmiş akıl.

--reklam--

Kara Kraliçe Kösem İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kurgu bir kitap çokta yüksek bir tarih aramamak lazım entrika ağırlıklı ama ben biraz sıkıldım sanki kitabı uzun tutmak adına gereksiz ayrıntı var gibiydi yazardan ıkı kitabım daha var okurum kesinlikle ama başka bir kitaba daha yer verirmiyim bilmiyorum pek emin değilim Başka kitaplarda buluşmak üzere... (Renkliyelpazem)

Kösem Sultan'ın esir düşüşünden, Valide Sultan oluşuna kadar yaşadığı ve yaşattığı tüm acıları, sevinçleri, entrikaları taht uğruna gözünü nasıl kararttığı, ihtişamlı günlerinden sonra eski saraya gönderilmesini ve ordan bile kendine kulluk edenlerin yardımı ile tekrar saraya dönüşünü dehşet ve hayretle okuyacaksınız... Yazarın betimlemeleri o kadar güçlü ki, kendinizi sarayın koridorlarında gezerken hayal etmekte hiç zorlamayacaksınız... (Nurhan Işkın)

SADECE OKUYAN BILIR YAZARIN NE KADAR MUAZZAM BIR ANLATIMI OLDUĞUNU.TARIHI HIKAYELESTIREREK HEM OKUMA ZEVKI VERİYOR HEMDE DAHA AKILDA KALMASINI SAGLIYOR. KOSEM SULTANIN MILOS ADASINDAN KACIRALARAK BASLAYAN HIKAYESI USKUP KUMANOVA'DA AKINCI BEYI KARAYEL IBRAHIM BEYIN EVINE KOLE OLARAK ONU ALMASIYLA BAŞLAR.KISA SUREDE KENDİSİ GIBI DEVSIRME OLAN EVIN BAŞ KAHYASI MIRINA ILE IYI ILETISIM KURAR ABLA KARDEŞ GIBI OLURLAR. KOSEM,KILISEYE GITTIGI BIR GÜN DONUSUNDE BIR DILENCIYLE KARSILASIR VE DILENCI ONA BIR GÜN KRALICE OLACAGINI SOYLER.BASTA BU KEHANETE GÜLÜP GECSE DE KAFASINA FAZLASIYLA YER EDER. DAHA SONRA KONAGA SIKÇA GELIP GIDEN PASALARDAN BIRININ DIKKATINI ÇEKER VE HANDAN SULTAN'A HEDİYE OLARAK SUNULUR.ANCAK SULTAN AHMED'İN ESI MAHFIRUZ SULTAN TARAFINDAN ÇOK GÜZEL OLDUĞU ICIN KISKANILIR VE SAFIYE SULTANINDA BULUNDUĞU ESKİ SARAYA SURGUN EDILIR. KOSEM GUZELLIGIYLE SAFIYE SULTANINDA ILGISINI CEKMEYI BASARMISTIR.ONU ESKİ SARAYA SURGUN ETMESINDEKI BAŞROL OLAN HANDAN SULTANDAN INTIKAM ALMAK ADINA KOSEMI EGITIP OSMANLIYA YENI SULTAN OLACAGINI SOYLER. (murat çelik)

--reklam--

Kara Kraliçe Kösem PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Demet Altınyeleklioğlu - Kara Kraliçe Kösem kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kara Kraliçe Kösem PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Demet Altınyeleklioğlu Kimdir?

13 Şubat 1955 doğumlu Türk yazar ve TRT prodüktörü. Daha çok tarihi kurgu türünde eser vermiştir; TRT televizyonlarında yüzlerce programın yapımcılığını üstlenmiştir. Altınyeleklioğlu, kendisi de bir yazar olan Ceyhan Altınyeleklioğlu ile evlidir.

Hayatı

13 Şubat 1955 yılında Ankara' da doğmuştur. TED Ankara Koleji'nin 1971 mezunlarındandır. 1975 yılında Ankara Üniversitesi / Siyasal Bilgiler Fakültesi, Basın Yayın Yüksek Okulu'nu bitirdi. 1978 yılında Hacettepe Üniversitesi'nde Eğitim İletişimleri konusunda yüksek lisans yaptı. 1980 yılından itibaren TRT Televizyonu'da çalışmaya başladı. Bu tarihten itibaren sayısız programın yapımcılığını üstlendi. Çeşitli kademelerde yöneticilik yaptı. Yazarlığı ve prodüktörlüğünün yanı sıra çevirmenlik de yapmakta olan Altınyeleklioğlu'nun çevirileri arasında Philippa Gregory gibi tanınmış yazarların eserleri bulunmaktadır.

İlk romanı Moskof Cariye Hürrem 2009 yılında yayınlandı. Bu romanıyla büyük bir okur kitlesi edindi. Popüler edebiyatta ve TV dizilerinde Osmanlı Sultanları akımının başlamasını tetikleyen Moskof Cariye Hürrem, aylarca çoksatanlar listesinde yer aldı. Ardından Alkışlarla Lamia (2010), Cariyenin Kızı Mihrimah (2010), Cariyenin Gelini Nurbanu (2011), Altın Cariye Safiye (2011), Pargalı ve Hatice (2011), Kara Kraliçe Kösem (2012) romanları geldi. Bu romanlar da büyük ilgi gördü ve uzun süre çoksatanlar listesinde kaldı. Moskof Cariye Hürrem Bulgaristan’da yayınlandı. Yunanca, Rusça ve Arapça çeviri çalışmaları devam ediyor.

Alkışlarla Lamia adlı eserinde ilk romanından farklı olarak 20. yy. kadın yaşantısını işlemiştir. Türk sinemasının ilk kadın yıldızı olan Cahide Sonku'nun hayatını kendi kurgusuymuş gibi gösterdiği yönünde eleştiriler almıştır. Ancak konu kısa sürede gündem dışı kalmıştır.

Evli ve bir çocuk annesi olan Demet Altınyeleklioğlu İstanbul ve Miami’de yaşamaktadır.

--reklam--

Demet Altınyeleklioğlu Kitapları - Eserleri

  • Moskof Cariye Hürrem
  • Cariyenin Kızı Mihrimah
  • Cariyenin Gelini Nurbanu
  • Altın Cariye Safiye
  • Kara Kraliçe Kösem
  • Pargalı ve Hatice
  • Ah Bre Sevda Ah Bre Vatan
  • Cem Sultan
  • Gülüm
  • Alkışlarla Lamia
  • Sustum Anne
  • Nakşidil Güneşin Kızı
  • Kösem Sultan
  • Roma Kulübü
  • Kara Zeybek
  • Nihavent Hıçkırık

--reklam--

Demet Altınyeleklioğlu Alıntıları - Sözleri

  • "Sevda denilen şey, katlanmasını bilmektir." (Cariyenin Kızı Mihrimah)
  • ''Cem Kabe'ye gidip hacı olunca pusulası şaştı anlaşılan. Bambaşka bir insan olduğunu yazmış son mektubunda. Gözünde ne taht varmış ne taç? Ordu, savaş filan kalmamış fikrinde. Allah'a ibadete adayacakmış kendini. Birde kurt diye bir laf ediyor ikidebir. Kızılkurt. Kurdunu öldürmüş. Ne demekse ?'' (Cem Sultan)
  • Her ayrılık acıdır, öyle değil mi? (Gülüm)
  • Ben kapattım kendimi dünyaya. (Sustum Anne)
  • "Ya bir garip çalı bülbülünün günahı ne olabilir ki, cellat kılıcı reva görülsün?" (Pargalı ve Hatice)
  • Tanrının insanlara bahşettiği en büyük zenginlikmiş akıl. (Kara Kraliçe Kösem)

--reklam--

  • Bu memlekette kadın kısmının kendini hasrete alıştırmaktan başka çaresi yok. Ha bir de, kadınlar burada sevdiği adamı, aşkıyla vatan sevdası arasında tercih yapmaya zorlamaz. Kaybedeceklerini bilirler çünkü. (Roma Kulübü)
  • Nereden çıktı şimdi bu yürek çarpıntısı? Herkes sana bakıyor. Neden sen sadece onun gözlerini gördün? (Cariyenin Kızı Mihrimah)
  • Alexander gibi yürekli, korkusuz, pervasız ol. Fakat, Alexander gibi aklını hırsına köle etme. Koşmasını da, durmasını da bil.. (Pargalı ve Hatice)
  • Birinin ayağındaki pantolondan dizi fırlamıştı dışarı. Ötekinin pantolonunun bir bacağının dizden aşağısı tamamen yırtıktı. (Ah Bre Sevda Ah Bre Vatan)
  • Keşke neyin doğru olduğunu da yanlışı fark ettiğim kadar kolay bulabilsem. (Roma Kulübü)
  • "Ölmüş bir ruhu taşımak zordu. Çünkü o yük her gün biraz daha ağırlaşıyordu." (Ah Bre Sevda Ah Bre Vatan)
  • Ol güzelin sevdasıyla kor ateşteyim, Sanma ki koynunda vuslatına eriştim, Etrafında dönen bahtsız pervaneyim, Yarsız cennet dahi olur cehennemim. (Nakşidil Güneşin Kızı)

--reklam--

  • Nasıl bir dünyasa yaşıyor bu insanlar? Birbiriyle acımasızca, ölesiye, öldüresiye mücadele eden insanlarla doluydu dünyaları. (Kara Kraliçe Kösem)
  • "Yakanı anılara kaptırmaya başladın mı bil ki kocuyorsun." (Kara Zeybek)
  • Bedenin esir fakat ruhunu köleleştirmelerine izin verme. Ruhun, Sava nehri kadar özgür, başın karşı dağlar gibi dik olsun.. (Pargalı ve Hatice)
  • Olması gerekenler olmuyor, olmaması gerekenler oluyordu. (Cariyenin Gelini Nurbanu)
  • Belki de anlıyordu çocuklar yalanı. Gidenin bir daha dönmeyeceğini seziyorlardı. Kim bilir. Fakat ses etmiyor, yüze vurmuyor, ama gece sessiz gözyaşlarıyla ıslatıyorlardı yastıklarını. (Sustum Anne)
  • Büyük Millet Meclisi ordu kuruyordu kurmasına da, imkânlar yetmiyordu işte koca orduyu giydirmeye, kuşatmaya, silahlandırmaya, karnını doyurmaya. Millet neyi varsa yarısını orduya bağışlıyordu. 2 yumurtanın biri askerindi. Bir somunun yarısı. İki çift çorabı olan bir çiftini koşup şubeye getiriyordu. Kadınlar, gelin kızlar makineyle, elle askere bir şeyler dikiyordu yorulmadan. Akşehir'den bu tarafa at sürerken gözleriyle görmüşlerdi. Sultandağı'nın eteklerinde, çay yolunda, Şuhut Ovası'nda, İhsaniye'de. Kağnılar yürüyordu dağlarda gacır gucur. "Adamlar askere koşmuş, bu işleri yapacak kimse kalmamışsa, avrat kısmı ne güne durur?" demişti besbelli kadınlar. Genci, ihtiyarı kağnılarla ileri hatlara cephane, yiyecek, giyecek taşıyordu. Kiminin bebesi kucağındaydı, kiminin sırtında. Kimi cephane sandığını beşik yapmıştı bebesine. Kağnı yetmemişse, kalan top mermilerini omuzlamıştı gelin kızlar. (Kara Zeybek)
  • "Ah demek doğru. Tanrı onların cezasını versin. Majestelerine başkaldırmak ihanettir. Hem Tanrı'ya hem Fransa'ya... Kral, Tanrı'nın seçimidir. Tanrı'nın tercihine isyan etmek günahtır. Nankör ayak takımı. Bir yığın köylü, serseri, fahişe." (Nakşidil Güneşin Kızı)