Kitap Künyesi

Yazar: Paul Auster

Çevirmen: Seçkin Selvi

Orijinal Adı: Man İn The Dark

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750709821

Sayfa Sayısı: 176

--reklam--

Karanlıktaki Adam Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Uçsuz bucaksız Amerika kırsalının bir beyaz gecesinde daha, dünyayı kafamın içinde döndürerek yeni bir uykusuzluk nöbetiyle boğuşurken karanlıkta tek başınayım...

72 yaşındaki eski kitap eleştirmeni August Brill, geçirdiği bir araba kazasından sonra kızı ve torunuyla birlikte oturmaktadır. Uykusuz bir gecede, anımsamak istemediği düşünceler ve olayları, karısının ölümünü, torununun erkek arkadaşının Irak'ta vahşice öldürülüşünü kafasından kovmak için, kendi kendine öyküler anlatır. ABD'nin Irak'la değil de, kendi kendisiyle savaşta olduğu bir öykü kurar. Bu hayali ABD'de, ülke kanlı bir iç savaşa sürüklenmiştir. Gece ilerledikçe, Brill'in öyküsü gittikçe yoğunlaşacak, unutmak istedikleri bir bir geri gelecektir...

Amerikan edebiyatının son döneminin en saygın birkaç yazarından biri olan Paul Auster, tüm dünyayla aynı günlerde yayınladığımız yeni romanı Karanlıktaki Adam'da, belki de bugüne kadarki en politik yapıtını sunuyor okurlara. 

--reklam--

Karanlıktaki Adam Alıntıları - Sözleri

  • "... dünyayı kafamın içinde döndürerek yeni bir uykusuzluk nöbetiyle boğuşurken karanlıkta tek başınayım."
  • Erkekler yürüyüp gecenin karanlığına dalarken kadının gözyaşlarını görürüz.
  • İnsanlar kırık kalp yüzünden ölürler.
  • Her dünyayı başka bir akıl yaratır.
  • Yaşam insanı hayal kırıklığına uğratıyor.
  • En acı veren koşullarda bile yaşam devam ediyor.
  • Her şey normale dönecek. Ya da belki biz yok olacağız.
  • Yanımda olmayan ama her an yanı başımda olandı.
  • Yaşam neden bu kadar korkunç
  • “İnsanlar kırık kalp yüzünden ölürler. Bu her gün olur, sonsuza kadar da böyle olmaya devam edecek.”
  • "İnsanlar kırık kalp yüzünden ölürler.'
  • Yaşam insanı hayal kırıklığına uğratıyor, değil mi? Senin mutlu olmanı istiyorum.
  • ...Bunu yapmamalıyım.Kendi kendime Sonia düşüncelerinin ,Sonia anılarının tuzağına düşmeyeceğim ,kendimi kapıp koyvermeyeceğim diye söz verdim .Şimdi Çözülüp bir acılar ve yakınmalar batağına saplanmak istemiyorum...
  • Şu garip dünya yuvarlanıp giderken.

--reklam--

Karanlıktaki Adam İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kendi yarattığınız kitap karakteri sizi öldürmeye çalışırsa... #paulauster yine harika bir kurgu ile distopik öğeler barındıran hem paranormal hem de paralel evren fikirleri ile benzemiş bir öykü yazmış. August Brill kendi halinde bir yazardır. Geçirdiği trafik kazası sonucu yatağa mahkum olmuş, karısını kanser nedeniyle kaybetmiş, kızı boşanmış ve asker olan torununun kocası da Irak'ta öldürülmüştür. August yatağında yatarken kendi zihninde bir hikaye oluşturur. Bu hikayenin kahramanı da Owen Brick'tir. Owen 3. sınıf mekanlarda illüzyon gösteri yapan bir sihirbazdır. Fakat bir gün yaklaşık 3 metre yükseklikte ve çıkılması mümkün olmayan bir kuyuda uyanır. #okunur hem de ne Kurgu içindeki kurgu bittikten sonra August gerçek hayatıyla yüzleşiyor ikinci kısımda... Paul Auster kelimeleri sade, güçlü ve etkili kullanan bir yazar Sıradaki kitabı hangisi olur bilmiyorum ama çok yakın bir tarihte farklı bir kitabını okuyacağımı biliyorum (Akıl Fikir Gezegeni)

Bazen Paul Auster'ın hayal gücü beni yoruyor diyebilirim. Bu kitabında da hayal gücünü epey konuşturmuş. Ic ice gecen birden fazla kurgu mevcut. Araya serpistirdiği film elestirileri kitabı bir parça hayal gücünden uzaklaştırıyor sadece. Savaş öykülerinin yanı sıra insan ilişkilerini de konu edinmiş romanında. Paul Auster'la henüz tanışmayanlar bu kitabını es geçmeliler... (Kadından Kentler)

Karma karışık bir kitaptı. Karışık olması olayları anlamadığımdan değil de kurgunun başarısızlığındandı sanırım. Kitabın başlarında 72 yaşındaki August'un kafasında oluşturduğu öyküyü anlatacağını düşünerek başladım. Ara sıra yaşadığı anı anlatması normal görünüyordu. Bir ara torunu Katya ile izlediği filmleri derinlemesine anlatsa da normal karşılayarak okumaya devam ettim. Kitabın yarısında birden bire kafasında kurguladığı hikayeyi sonlandırıyor ve yeni hikaye kurgulayacakmış izlenimi veriyor ama aksine kendi yaşamlarındaki isimlerini ve kim olduklarını hatırlamadığım insanların öykülerini anlatmaya koyuluyor birden bire. Fazla uzatmayacağım. Kitabın sonlarına doğru August Katya'ya kendi yaşam öyküsünü anlatıyor ve sonra konu Katya ve Titus'un öyküsüne geliyor. Kitap içinde kitap okumak gibiydi. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Diğer kitaplarını okumayacağım anlamına gelmez ama birine kitap önerecek olsam Karanlıktaki Adam önerilerim arasında olmaz. Yazarın anlatımı ve arada geçen sözleri insanı düşündürüyordu fakat kurgu vasattı. (Nevra Yıldız)

--reklam--

Karanlıktaki Adam PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Paul Auster - Karanlıktaki Adam kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Karanlıktaki Adam PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Paul Auster Kimdir?

Paul Auster (3 Şubat 1947, Newark, New Jersey) ABD'li roman yazarı, şair ve senarist.

Paul Auster, 3 Şubat 1947'de New Jersey'de, Polonya'dan ABD'ye göçmüş Yahudi bir ailede doğdu. Annesi bayan Queenie Auster, babası ise hukukçu bay Samuel Auster'dı. South Orange, New Jersey ve Newark'da büyüdü. Columbia Üniversitesi'nde İngiliz, Fransız ve İtalyan edebiyatı üzerine eğitim alan, 1971-1974 yılları arasında Fransa'da yaşadı. İlk evliliğini Amerikalı yazar yazar/Lydia-Davis ile yapan Auster, 1981 yılından beri, bir başka tanınmış Amerikalı yazar yazar/Siri-Hustvedt ile evlidir. Çift yaklaşık 40 yıldır New York'da, Brooklyn'de yaşamaktadır.

Geleneksel kitap konularının dışına yüksek bir başarıyla çıkıp, yaratıcılığın sınırlarını genişletebilmiş olan Auster'in başlıca yapıtları arasında New York Üçlemesi, Yalnızlığın Keşfi, Yanılsamalar Kitabı, Kırmızı Defter, Leviathan, Kehanet Gecesi, Duman, Görünmeyen, Yükseklik Korkusu, Yazı Odasında Yolculuklar, Karanlıktaki Adam bulunuyor. Auster'in yazarlığa ilk başladığı yıllardaki sıkıntılı günlerinde Paul Benjamin imzasıyla yayınladığı bir de polisiye romanı vardır. Bu roman yazarın otobiyografik romanı 'Cebi Delik' in eki olarak yayınlanmıştır. Can Yayınları tarafından yazar/seckin-selvi 'nin çevirisiyle 'Köşeye Kıstırmak' adı ile 2000 yılında Türkçeye kazandırılmıştır.

2006 yılında İspanya'nın saygın ödüllerinden olan Asturias Ödülü'nü edebiyat dalında Paul Auster kazandı. 26'ncısı düzenlenen "Asturias Prensi" ödüllerinde, aralarında yazar/orhan-pamuk 'un da yer aldığı 18 ülkeden 26 yazar edebiyat dalında aday gösterilmişti.

Yazarın Duman (Smoke) ve Surat Mosmor (Blue in the Face) isimli senaryoları ünlü yönetmen Wayne Wang tarafından filme çekilmiştir. Daha sonra Lulu On The Bridge ( Lulu Köprüde) İsimli kitabını da kendisi filme çekmiş, hem senarist hem de yönetmen olarak yapıtın tüm aşamalarında bulunmuştur. Film hakkında yaptığı bir söyleşide kendi yazma biçimi üzerine konuşurken Peter Brook'un bir röportajından alıntı yaparak işlerinde mitlerin uzaklığıyla gündelik yaşamın sadeliğini kaynaştırmaya çalıştığını söylemiştir.

Ödülleri

2006 - 26. Asturias Ödülü - Edebiyat

--reklam--

Paul Auster Kitapları - Eserleri

  • Yanılsamalar Kitabı
  • Şimdi ve Burada: Mektuplar 2008-2011
  • Yükseklik Korkusu
  • Görünmeyen
  • Brooklyn Çılgınlıkları
  • Kış Günlüğü
  • Sunset Park
  • Cam Kent
  • Lulu Köprüde
  • Karanlıktaki Adam
  • Duvar Yazısı
  • Yazı Odasında Yolculuklar
  • New York Üçlemesi
  • Kehanet Gecesi
  • Köşeye Kıstırmak
  • Timbuktu
  • Cebi Delik
  • Duman - Surat Mosmor
  • Yalnızlığın Keşfi
  • Şans Müziği
  • Son Şeyler Ülkesinde
  • Leviathan
  • Kırmızı Defter
  • Ay Sarayı
  • Hayaletler
  • İç Dünyamdan Notlar
  • Kilitli Oda
  • Auggie Wren'in Noel Hikayesi
  • 4 3 2 1
  • Cam Kent (Çizgi Roman)
  • Oracle Night
  • Kaybolmalar

--reklam--

Paul Auster Alıntıları - Sözleri

  • “…insan bir hikayenin içinde, bir hayal dünyasında yaşayabilecek kadar şanslıysa, gerçek dünyanın acıları sona erer. Çünkü hikaye devam ettiği sürece gerçek yoktur.” (Brooklyn Çılgınlıkları)
  • Sonunda, kendini kendi yapma sorumluluğunu yalnızca kendinin taşıdığını anlayacaktır. (Kehanet Gecesi)
  • "En sonunda beni duvarın önüne getirip tüfekleriyle bedenime nişan aldıklarında, onlardan isteyeceğim tek şey, göz bağımı çözmeleri olacak. Beni öldürecek adamları gözlerimle görmek hiç umrumda değil, ama gökyüzüne bir kez daha bakmak istiyorum." (Yazı Odasında Yolculuklar)
  • Yerden yükselip havada durmanın özel bir yetenek istediğine inanmıyorum aslında. Hepimizin içinde olan bir şey bu. Ama kendiniz olmaktan çıkmayı öğrenmelisiniz. (Yükseklik Korkusu)
  • Kimi düşünceler düşünülmeyecek kadar tehlikeli olabilirler ve onları aklınızın ucundan bile geçirmemek gerekir. (Leviathan)
  • Annen belki güzel değildi, belki klasik güzellik tanımına uymuyordu, ama bir salona girdiğinde bütün erkeklerin bakışını üzerine çekecek kadar alımlı ve çekiciydi. (Kış Günlüğü)
  • "Hiç tanımadığınız seyircilerin karşısına dikilip başka bir kişiliğe bürünmek cesur olmayı mı gerektirir, yoksa bu bir zorunluluk, bir seyredilme ihtiyacı mıdır ya da insana o işi yaptıran dürtü kendini tutabilme yetisinden yoksun olmak mıdır?" (Sunset Park)
  • Daha dikkatli olmayı öğrenmeliyim, diye düşündü, daha az güvenmeliyim herkese, insanlar iyi niyetlerini gösterinceye kadar onlardan her türlü kötülüğü beklemeliyim. Bu acıklı dersi çok daha gençken öğrenmiş olması gerektiğini fark etmişti, kendisini bekleyen güçlüklerle başa çıkabilmesi için daha katı olması ve bunu bir program içinde uygulaması gerekliydi. (Timbuktu)
  • Oturup çalışmalıydık, efendim, okumalıydık, bize bahşedilen kısacık zamanda yararlı bir şeyler yapmalıydık.  (Timbuktu)
  • "... dünyayı kafamın içinde döndürerek yeni bir uykusuzluk nöbetiyle boğuşurken karanlıkta tek başınayım." (Karanlıktaki Adam)
  • Ne var ki, tahminlerle gerçekler her zaman örtüşmüyor ve bir şeyin olası görünmemesi hiç olmayacak anlamına gelmiyor. (Görünmeyen)
  • "Tam da palyaçonun dediği gibi, ağlayamadığımdan gülüyorum.." (Yalnızlığın Keşfi)
  • Sonsuza dek barış içindeyken, Tanrı’nın işi kalmayacak yanımızda. (Yalnızlığın Keşfi)
  • Birkaç yüzyıl önce, altmış yaş ihtiyarlık sayılırdı ve bir zamanlar hiçbirimiz otuzumuzu geçmeyi düşünmediğimize göre onun iki katı kadar yaşamak yarısı kadar kötü sayılmaz, öyle değil mi? (Görünmeyen)
  • Yaşam insanı hayal kırıklığına uğratıyor. (Karanlıktaki Adam)
  • Kitapları, yazıldıkları kadar üzerinde kafa yorarak ve kendimizi vererek okumalıyız. (Hayaletler)
  • Çünkü acı gerçek değişmiyor: Dünyada adaletten çok şiir var. (Görünmeyen)
  • Yerin altında kaldıktan sonra bir daha dünyaya asla aynı gözle bakamazsınız. (Yükseklik Korkusu)
  • Her şey olduğundan başka bir anlama geliyor; hiçbir şey taşıması gereken anlamı taşımıyordu. (Köşeye Kıstırmak)
  • Her gün yenidir ve ben, her gün yeniden doğarım. (Cam Kent (Çizgi Roman))