Kitap Künyesi
Yazar: A. Yağmur Tunalı
Yayın Evi: Bilge Kültür Sanat
İSBN: 9786055261511
Sayfa Sayısı: 400
--reklam--
Kavga Günleri 1968-1980 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Demem o ki Kavga Günleri’nin hemen her sayfasında, sanat olaylarına da temas eden siyasetçi gözü yerine, siyasî meseleler üzerinde fikrini söyleyen sanatkâr bir kalem sahibi, bir edip var. Tıpkı Halit Ziya Uşaklıgil’in Saray ve Ötesi, Hüseyin Cahit Yalçın’ın Meşrutiyet Hatıraları (1908-1918) gibi… Demem o ki bu kitap, hatırat türünün klasikleri arasına girecektir.”
Prof. Dr. Nazım Hikmet Polat, Türk Yurdu, Temmuz 2013
“Tunalı, zor yılların şahididir. En yakın, en içerden şahitlerinden biridir muhakkak. Fakat hem mücadeleyi, hem mücadelenin sanat cephesini bu derece canhıraş nakleden biyografiyi pek az kimse yazabilir.”
Ahmet Yabuloğlu, Yeniçağ, 31 Mart Pazar
“Kavga Günleri kadar o destansı mücadeleyi -taraf olduğu halde- tarafsız biçimde anlatan, doğruları-yanlışları olduğu gibi önümüze koyan ve özellikle felsefî derinlikte bir çalışmayı ben görmedim. Bugün biz; Milliyetçi direnişin yanlışlarını-doğrularını o yıllarda fark eden, bunu anılarıyla belgeleyen, tarihi besleyecek muhteşem bir eserle karşı karşıyayız.”
Mevlüt Uluğtekin Yılmaz, Yeniçağ, 2 Mayıs 2013
“Kavga Günleri: 1968-1980 bir hatıra-denemedir. 400 sayfalık eser, şimdiye kadar yapılmayan bir hatırlatma, bir sorgulama, bir yüzleşme... Ülkücü Hareket’in tarihini anlatmıyor, kendi dönemlerini Ülkücü Hareket’le bütünleştiriyor ve yaptıklarını, hissettiklerini insanın içine işleyen bir üslûpla yoğuruyor.”
Kavga Günleri 1968-1980 Alıntıları - Sözleri
- Tarihini bilmeyenlerin milliyetçilik edebilmeleri karanlıkta yer aramak kadar zor netice alınacak bir durumdu..
- Milliyetçiler, nereden bakılırsa bakılsın, memleketin ağır günlerinin garantisidir. Onların değeri zor zamanlarda belli olur..
- "Cehaletle hiçbir şey olmaz. Ama milliyetçilik hiç olmaz. Milleti ve milliyeti bilmeyenler hangi sloganı bağırırarsa bağırsınlar, o davayı güdüyor olamazlar."
Kavga Günleri 1968-1980 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabın yorumuna İskender Öksüz'ün ilk sayfada yazdığı yazıyı alıntılayarak başlamak istiyorum. Yağmur Tunalı "İki işim vardı: Birincisi ülkücülük,ikincisi şiir. Bunlar hayatımı dolduruyordu." diyor. En zor meslekleri seçmiş! Hepsi memleketinde, Kayseri'de gördüğü bir afişle başlar: "Esir Türkler Haftası" o üç kelimeye kilitlenmiştim diyor.. Esir Türk ? Türk nasıl esir olur? Esir Türk mü var ? Toplantıya gider ve o toplantı onun "vız noktası"dır. Ben, o gün onlardan oldum. O toplantının, yürüyeceğim yolu gösterdiğini, ömrümü peşin peşin verdiğim fikre intisab ettiğimi, gözyaşlı giriş merasimimin çoktan yapılmış olduğunu benden başka kimse bilmiyordu. Oradan çıktım ve bir köşede sarsıla sarsıla, göğsüm yırtılarak,ciğerim koparcasına, kardeşlerimin esaretine ağladım.. Sevgili Yağmur Tunalı'nın Kavga Günleri kitabı 1968-1980 yıllarını zor yılları, mücadelesiyle bir nebze kendini, yürüdüğü yolu, verdiği uğraşları anlatıyor. Silahların konuştuğu dönemde fikirleriyle konuşmaya çalışan sanatla edebiyatla tiyatroyla yürüyen genç bir adamın emeklerini bazen o emeklerin elinden nasıl kayıp gittiğini görüyoruz. Bir ülkücünün gözüyle geçen zaman. Hiç kimsenin yapmadığını yaparak sorgulayan sorgulatan nereden nereye dedirten bu kitap geçmişe objektif bir bakış ve birçok soruya yanıt niteleğinde. (Gökçen Özkan)
1968-80 arası gençlik ruhunu anlamak için güzel bir eser. Ancak içindeki duygusallık beni rahatsız etti -ki zaten yazarın bilimsel bir başvuru kaynağı oluşturma amacı da yok. Zaten şiir ve edebiyatla ilgilendiğinden kitabın içinde bahsediyor. Kitap içerisinde "Saçma", "Mantıksız" ve "Tutarsız" şeklinde not aldığım yerler oldu. Yazar, yer yer tarafsız yaklaşmış ama yer yer de taraf tutmaktan kendini alamamış ki bu da çok doğal; aksi bir iddiası yok. Tezimde kullanacağım alıntı şu olacak: "Gerçekten anlaşılır bir durumumuz yoktu. Akılla anlaşılacak, anlatılacak bir şey olmadığı zaten belliydi. Akıldan çok duyguyla hareket etmediğimiz de açıktı" (s.31). (Murat ÇAKIR)
Kavga Günleri, 1980 öncesi yaşananları, o dönem birçok faaliyette bulunmuş Ülkücünün anıları ile anlatan bir kitap. Ülkücü olmasını, ilk günlerini, üniversite hayatı ve memuriyet derken birçok anı paylaşılmış. Anılar içinde tam dolu salonlara oynanan tiyatro grubunun kapanması en çok dikkatimi çeken olmuştur. Ders çıkartılacak çok husus var. (Muhammet Çelik)
Kavga Günleri 1968-1980 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
A. Yağmur Tunalı - Kavga Günleri 1968-1980 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kavga Günleri 1968-1980 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı A. Yağmur Tunalı Kimdir?
1955 yılında Kayseri'nin Yahyalı ilçesinde doğdu. Orta öğrenimini Niğde, Kayseri ve Samsun’da tamamladı. Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde başladığı yüksek öğrenimini, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Fransız Filolojisi’nde bitirdi.
Yazı hayatına şiirle başladı. Şiirin yanında, deneme, tenkit, tanıtma ve mensur şiirler yayınladı. Yazdıkları Türk Edebiyatı, Hisar, Töre, Divan, Türk Dili, Doğuş, Milli Kültür, Milli Eğitim ve Kültür, Ülkü Pınarı, Erguvan, Sözcü, Hamle ve benzeri pek çok dergi ile Tercüman başta olmak üzere çeşitli gazetelerde yayınlandı. Bu yazıları, ciltler dolduracak hacimdedir.
1985 yılına kadar pek çok derginin kurucuları ve yayınlayıcıları arasında yer aldı. Başbakanlık bağlı kuruluşlarında basın müşaviri ve yayıncı olarak çalıştı. Kültür Bakanlığı Danışma Kurulları’nda görev aldı. 12 Eylül 1980 öncesinde, bir grup arkadaşıyla profesyonel anlayışta bir tiyatroyu kurup üç yıl yönetti. 1986 yılında TRT’ye intisab etmesinden itibaren, daha çok radyo ve televizyon için yazdı. Metin Yazarı, senarist, sunucu, yapımcı ve yönetmen olarak 3000’den fazla programa imza attı.
--reklam--
A. Yağmur Tunalı Kitapları - Eserleri
- Gittiler
- Kavga Günleri 1968-1980
- İki Gözüm Türkçe
- Devler Geçti Bu Yollardan
- Melal Burcu
- Bittiği Yerde Başlar
- Bilge Tonyukuk 1
- Bilge Tonyukuk 2
--reklam--
A. Yağmur Tunalı Alıntıları - Sözleri
- Yakasını üçkağıtçılara, şarlatanlara ve demagoglara kaptırmış toplumdan... Sağırlardan, kulaklarını tıkamışlardan, gözlerini başarılıdan çevirenlerden bir şey beklediğim yok. Ve, herkese kendi utancı yeter, kimseyi utandırmaya hevesim yok. (Devler Geçti Bu Yollardan)
- Şu sağır yeryüzü işitmez beni, Feryadımı dokuz göğe söylerim. (Melal Burcu)
- Milliyetçiler, nereden bakılırsa bakılsın, memleketin ağır günlerinin garantisidir. Onların değeri zor zamanlarda belli olur.. (Kavga Günleri 1968-1980)
- Fikret, tipik bir muhalifti. Çok zaman ''naif''ti; naifliğinden beklenmeyecek şekilde , yerleşik değerlere apaçık düşmanca tavır sergilemeyi seçmişti. (Gittiler)
- Dünyanın en zor işlerinden biri haklı olabilmektir. (Devler Geçti Bu Yollardan)
- Müzik, her şeyden önce bestekâr demektir. Bestekâr yetişmediği yerde müziğin devamlılığı biter. (Gittiler)
- Ezel diyarından evvelce geldim, Semada hükmettim, yerde serildim, Apansız kendimi bir el'de buldum, Mecnun oluverdim Leyla içinde Sırça sarayları yıktım elimle, Kainata otağ kurdum halimle Sırrımı söyledim amma dilimle, Mahremiyet durur hala içinde. (Melal Burcu)
- Sanatkarı anlamak çetin meseledir. (Gittiler)
- Marifet iltifata tabidir, Müşterisiz meta zayidir. (Devler Geçti Bu Yollardan)
- Çocuklarımız Türkçe sevgisiyle, bilgisiyle yetişecekler. Başka yol yoktur. Unutmayalım, dil bütün bir millettir. Dil sevgisi öncelikle kendi kültürünün sevgisini doğurur. Bütün bir millî târih, bu dil sevgisi penceresinden çocuğa göz kırpar. (İki Gözüm Türkçe)
- "Üslup ve ifâden çok tatlı. Fakat yaşın ve neslinizin kültür terbiyesi yüzünden Türkçeyi parmağında oynatacak kuvvete gelmediğin için ifâde ve üslübu kuvvetli muharrirleri okumalısın. İnşallah ben sana lisan bakımından istifâde edebileceğin kitaplardan göndereceğim." (İki Gözüm Türkçe)
- "Öncelikle Türkçe ve her şeyden önce Türkçe" (İki Gözüm Türkçe)
- Marifet iltifata tâbi'dir, Müşterisiz meta' zâyîdir. (Devler Geçti Bu Yollardan)
- ...Çinli filozof Konfüçyüs (d. M.Ö. 551) de kendisine sorulan "Bir milleti idâre etmek durumunda olsaydınız ilk önce ne yapardınız?" sorusuna şöyle cevap veriyor: "Dili düzenlerdim. Dil düzgün olmazsa söylenilen söz, demek istenilen değildir; söylenilen söz demek istenilen değilse, yapılması gereken yapılmaz; gereken yapılmazsa ahlâk ve sanat yozlaşır; ahlâk ve sanat yozlaşırsa, adâlet yolunu şaşırır; adâlet yolunu şaşırırsa insanlar güçsüzlük ve şaşkınlık içinde aylak olurlar. Onun için söylenilen sözü doğru söylemeli. Bu her şeyden mühimdir." (İki Gözüm Türkçe)
- ... iki farklı güzelliği birbirinin düşmanı gibi göstermek ve birini sevebilmek için öbüründen nefret etmek gerektiğini gençliğe benimsetmek... (Devler Geçti Bu Yollardan)
- Sovyet sisteminin en belirgin özelliklerinden biri, mikro milliyetçilikleri sonuna kadar teşvik etmesiydi. (Gittiler)
- Prensip, bir dava adamının şaşmaz çizgisidir. (Gittiler)
- Büyük insanlar için hayat, ciddiye alınmış bir oyun olmaktan ibarettir. (Gittiler)
- "... bütün tabelalar, levhalar, reklam afişleri o ülkenin dilindedir." (İki Gözüm Türkçe)
- Bilen yapar, bilmeyen yıkar. (İki Gözüm Türkçe)
Yorumlar
0 yorum