Kitap Künyesi

Yazar: David Vann

Çevirmen: Suat Ertüzün

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750723230

Sayfa Sayısı: 232

--reklam--

Keçi Dağı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

On bir yaşındaki bir çocuk, Cherokee'li atalarının geleneklerine uygun olarak ilk geyiğini avlayıp erkekliğe geçiş sınavını verecek! Bunu gerçekleştirmek için babası, dedesi ve babasının arkadaşı Tom'la birlikte Keçi Dağı'ndaki aileye ait araziye gidiyor. Ama her şey beklendiği gibi, olması gerektiği gibi gitmiyor... "Drama içimizdeki kötülüğün tarifidir ve son noktası da cehennemdir, cehennemî bir manzaranın tarifidir," diyen David Vann, bu görüşünü romandaki, "Cehennem, geçmeyi reddeden zaman ve onun geçmesini beklemenin çekilmezliğidir," "Öldürmek kadar eksiksiz ve dolaysız bir sevinç yoktu. Sırf bunun düşüncesi bile her şeyden daha güçlüydü," gibi cümlelerle pekiştiriyor.

Bir adrenalin gerilimi içinde okunan kitapta, Kabil ve Habil'den başlanarak dinlerin öldürmeyi teşvik edip etmediği, hayvan öldürmekle insan öldürmek arasında fark olup olmadığı yalın bir felsefe diliyle sorgulanıyor. David Vann, üç günlük bir av hikâyesinde, dünyanın kuruluşundan günümüze kadar geçen sürenin ahlakını irdelerken, bir yandan da erişilmesi güç güzellikteki doğa betimlemeleriyle sanatının doruğuna çıkıyor.

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Keçi Dağı Alıntıları - Sözleri

  • Fakat elbette şeytan diye bir şey yoktur. Biz olmasını isteriz, o kadar. Sorumluluğu birine yıkmak isteriz.
  • Hatırlayamadığım şey orada ne anladığımdı . Öz dedemin benim öldürülüp yakılmam gerektiğini söylediğini biliyorum ama bunu söylediğinde ne düşündüğümü hatırlamıyorum . Hiçbir şey hatırlamadığıma göre herhalde hiçbir şey hissetmedim . Belki öfke . Anlayışın olmadığı yerde öfke her zaman mümkündür .
  • İnsanlığın laneti dünyayı kaybetmektir; düşünce, dünya içinde olma halinin yitirilmesidir.
  • Cehennem, geçmeyi reddeden zaman ve onun geçmesini beklemenin çekilmezliğidir.
  • Sanırım o zaman bile, daha on bir yaşındayken bile gömülen hiçbir şeyin üstünün kapatılamayacağını biliyordum.
  • Ölümü gömmek bir umuttur.
  • Geçilemeyecek bir şeyi geçeceğiz diye çıldırıyorduk . Oysa nereye varırsak varalım , hala aynı yerdeydik . Asıl korkmamız gereken şeyi içimizde taşıdığımızı hiç anlamamış gibiydik .
  • Öldürdüğümüzde var olan her şey yönünü bize çevirir.
  • Av, binlerce nesil geriye götürülebilen bir gelenekti.Bizde gruplaşmanın ilk nedeni öldürmekti.
  • Kasapların dünyasında doğan bir çocuk, kasaplığı bağrına basacak ve onu olağan bulacaktır.
  • Bu dünya bizi hesaba katmayan gerçeklerle var edilmiş ;
  • Korkunun pusulası yoktur.
  • Cehennem, geçmeyi reddeden zaman ve onun geçmesini beklemenin çekilmezliğidir.
  • -Öldürdüğümüzde var olan her şey yönünü bize çevirir. Kabil ilk oğuldu. Adem ve Havva’nın ilk çocuğu. Kabil başlangıcımızdı, cennette başlamayan herkesti.
  • -Hafıza nedensellikte ve anlamda ısrar eder, bir hikaye için ısrar eder. Her şey bir sonraki şeye yol açar ve bunun bir nedeni vardır. Ama benim tekrar canlandırmak istediğim şey, içinde iyinin veya kötünün değil, yalnızca çekim gücünün olduğu o andı; orada nedensellik yoktu, her an birbirinden ayrı ve kendi başına bir bütündü.

--reklam--

Keçi Dağı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Bu kitaptaki dedeyi unutamıyorum. Gerçi tüm karakterler ayrı ayrı psikopattı kendi içinde. Son derece karanlık, esrarengiz ve ilginç bir kitap. Anlatımını da beğendim. Davin Vann iyi iş çıkartmış. Özellikle bu tarz soğuk, karanlık kitapları sevenler buna bayılacaktır. Ben başarılı bulsam da tarzı çok tutmadığım için ortalama bir puan verdim. (Burak Kuşcu)

Eğer ölümü yakından görmezseniz hiç tanımadığınız bir insanın ölmesiyle bir hayvanın ölmesinin bir farkı yoktur . Eğer ölen kişinin hayatı hakkında hiçbir şey bilmiyorsanız . Gerisi sadece hiçtir . Ölüm ve öldürme kavramını çok farklı bir açıdan ele almış yazar . Ava gidip geyik avlamak ve insanı vurmak arasında git gel yaparak bir çocuğun gözünden bakmış öldürmeye . Bu adam işini biliyor . Özellikle benim gibi insanların psikolojisine derinden bakan kitaplar seven insanlar için kesinlikle okunmalı . (RJ)

İnsandaki ölüm ve öldürme duygusunu, şeytani hisleri ve çıkmazları bir çocuk gözüyle aktaran bir uzun hikaye. "Bir İntihar Efsanesi" ndeki yüksek tempo ve akıcılığı bulamasam da oldukça iyi bir kitap. (Fatih DOĞANCI)

--reklam--

Keçi Dağı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

David Vann - Keçi Dağı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Keçi Dağı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı David Vann Kimdir?

DAVID VANN, 1966'da Alcut Adaları'nda doğdu ve çocukluğunu Alaska'nın Ketchikan şehrinde geçirdi. 13 yaşındayken babası intihar eden David Vann bu olayın altında ezilmedi, tam tersine onu yaşama tutunmak için bir çıkış noktası olarak aldı ve Legend of a Suicide (Bir İntiharın Efsanesi) adlı ilk kitabında bu intiharı işledi. Ama 12 yıl boyunca hiçbir yayınevi onun kitabıyla ilgilenmeyince David Vann denizciliği seçti, kaptan ve tekne yapımcısı oldu. Oysa aynı kitap günümüzde edebiyat çevrelerinde büyük ilgi uyandırarak Fransa'daki Médicis Ödülü dahil 10 büyük ödül kazandı ve New Yorker Kitap Kulübü'ne seçildi; bir bölümü Türkiye'de geçen A Mile Down: The True Story of a Disastrous Career at Sea (Bir Mil Ötede: Denizde Talihsiz Bir Mesleğin Öyküsü) adlı anı kitabı çoksatarlar arasına girdi; Last Day On Earth: A Portrait of the NIU School Shooter, (Dünyadaki Son Gün: NIU [Kuzey Illinois Üniversitesi] Katili Steve Kazmierczak'ın Portresi) adlı kitabıyla AWP Kurgu-Dışı ödülünü kazandı. David Vann, profesör olarak San Francisco Üniversitesi'nde ders vermekte, ayrıca Esquire, Outside, Men's Journal dergileri ve Sunday Times gazetesi için düzenli olarak makaleler yazmaktadır. Son kitabı Dirt (Pislik) 2012'de yayımlandı.

--reklam--

David Vann Kitapları - Eserleri

  • Akvaryum
  • Pislik
  • Bir İntihar Efsanesi
  • Keçi Dağı
  • Caribou Adası

--reklam--

David Vann Alıntıları - Sözleri

  • “Büyüklerin dünyasına hoş geldin.” (Akvaryum)
  • “Acı insana sadece bir seçenek sunar, Sheri, o da ondan kaçmaktır. İnsan ondan kaçmaya çalışır. Başka seçenek yoktur, çünkü hiçbir şey acı çekmekten daha korkunç olamaz. İnsanlar yitirdiklerinin duygusal ve psikolojik acısından söz ederler, ama katıksız fiziksel acının yanında bunlar hiç kalır. Acı seni kıvrım kıvrım kıvrandırır, kendini parçalara ayırmak istersin. Onu bir an bile olsa unutmak için feryat eder, yakıp yıkar, her şeyle ve herkesle savaşırsın. Bir canavar olduğumu düşünmemen için bunu anlamak zorundasın.” (Akvaryum)
  • Öldürdüğümüzde var olan her şey yönünü bize çevirir. (Keçi Dağı)
  • "... Hepimiz ayaklı bir enkazız aslında." (Akvaryum)
  • Bazen yetişkinlerin hayatı bana dayanılmaz derecede üzücü geliyordu. Hiçbir anlam ifade etmeyen ve hiçbir yere götürmeyen, vaktinin çoğunu alan işiyle annem, polisin alıp götürdüğü yalnız dedem, ölüm döşeğindeki anneananem. Bütün kederlerin son bulup herkesin birlikte olmasını istiyordum. (Akvaryum)
  • İnsanların nasıl olup da hayatta kaldıklarına inanamıyordu. İnsanoğlunun kalın ayak tabanları, daha çok tüyü, hatta kalın kabukları olmalıydı ki, korunabilsin. (Pislik)
  • +Hatırlayamamanın nasıl bir şey olduğunu biliyor musun? -Hayır. +Hiç kimse olmak gibi, yine de yaşamaya devam etmek zorundasın. (Pislik)
  • Ölümü gömmek bir umuttur. (Keçi Dağı)
  • Fakat elbette şeytan diye bir şey yoktur. Biz olmasını isteriz, o kadar. Sorumluluğu birine yıkmak isteriz. (Keçi Dağı)
  • Biraz tutulmuşsun galiba, dedi teyzesi, gülümseyerek. Birden Galen'ın kafasına dank etti. Teyzesi ondan nefret ediyordu. Gün gibi ortadaydı bu. Galen teyzesini severdi, onun da kendisini sevdiğini zannetmişti, fakat şimdi onun annesinden ve annesinin uzantısı olan kendisinden nefret ettiğini anlayabiliyordu. Teyzesinin yüzünde kötücül bir gülümseme vardı. (Pislik)
  • +Hatırlayamamanın nasıl bir şey olduğunu biliyor musun? -Hayır. +Hiç kimse olmak gibi, yine de yaşamaya devam etmek zorundasın. (Pislik)
  • “Birini mi öldürdün?” diye sordu. “Sadece kendi hayatımı.” dedi Jim. (Bir İntihar Efsanesi)
  • Korkunun pusulası yoktur. (Keçi Dağı)
  • Belki de bir insan belli bir dersi almayı reddettiği zaman sonsuza dek bir durum içinde sıkışıp kalıyordu. (Pislik)
  • İnsanlar birbirlerinden dehşet içinde kaçıyorlardı, kıskıvrak yakalanmış bir suçlu çetesi gibiydiler, herbiri kimin konuşup da diğerlerini ele vereceğini merak ediyordu, her biri arkadan vurulmuş gibi hissediyordu kendini. (Bir İntihar Efsanesi)
  • Bende bir tuhaflık var. Doğru şeyleri yapamıyor, olmam gereken insan olamıyorum. İçimdeki bir şeyler buna izin vermiyor. (Bir İntihar Efsanesi)
  • Galen uyandığında hava kararmıştı. Ev sessizdi. Huzur zamanı. Keşke dünya hep böyle olsaydı. Hiç insan olmasaydı. (Pislik)
  • Bu dünya bizi hesaba katmayan gerçeklerle var edilmiş ; (Keçi Dağı)
  • -Öldürdüğümüzde var olan her şey yönünü bize çevirir. Kabil ilk oğuldu. Adem ve Havva’nın ilk çocuğu. Kabil başlangıcımızdı, cennette başlamayan herkesti. (Keçi Dağı)
  • Av, binlerce nesil geriye götürülebilen bir gelenekti.Bizde gruplaşmanın ilk nedeni öldürmekti. (Keçi Dağı)