Kitap Künyesi
Yazar: Cem Mumcu
Editör: İdil Önemli
Yayın Evi: Okuyan Us Yayınları
İSBN: 9786054054534
Sayfa Sayısı: 370
--reklam--
Kendine Bakma Kitabı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Önünde sonunda bütün mesele senle sen arasında”
Bugün yaşanan hayatın içinde kendini nereye koyacağını bulamayanlara, gözünün gördüğünden fazlasını görmek isteyenlere ve "kendi"ne gelmek isteyenlere, bu dönemin kılavuzluğunu yapacak bir kitap...
Sayfalar arasında Cem Mumcu’nun karalamalarıyla da karşılaşacaksınız.
“ Bir keresinde bir şey dinlemiştim göğsüme saplanmıştı, bir keresinde bir şey okumuştum bir bıçağın ucu gibiydi, bir keresinde birine gerçekten bakmayı denemiştim gözüm kanamıştı ve bir keresinde aynaya bakmayı başarmıştım. O gün bugün hepsi kovalar beni. Sonunda bıraktım kaçmayı… Anladım kaçacak bir yer olmadığını dahası kaçılacak da bir şey.
Korkumun kendisiydi korktuğum, kaçtığım şeyse kaçmanın kendisi. “Aynadan kırık bir parça uzatsam okura, bakar mı acaba, eli kesilir mi?” demeyi de bıraktım. Kimisi eldiven taksın, kimi kanamayı denesin, kimi kaçıp kendinden kurtulsun. ”
--reklam--
Kendine Bakma Kitabı Alıntıları - Sözleri
- Kendi aynanızda kesilip kanayın, birileri sizin kanayan yerlerinizi de sevsin
- Güçlü olduğumu hissetmek için başkalarının güçsüzlüğüne ihtiyaç duyuyorsam, Zeki olduğumu tanımlamak için bile bir diğerinin aptallığına ihtiyaç duyuyorsam, Barış yanlısı olmak için diğer tarafın şiddetini körüklemek zorundaysam, İnancımın varlığını kendimle ilişkim üzerinden değil karşımdakinin inanmaması üzerinden gösterebiliyorsam, Bir biçimde mensubu olduğum ırkın değerlerini tarif etmek için başka ırkların değerlerine saldırmak ihtiyacı içindeysem, Mağduriyetimi göstermek için zalimler oluşturmak zorundaysam, Suçsuz olduğumu göstermek için suçlulara ihtiyaç duyuyorsam, Kendi haklılığımı diğer tarafın haksızlığı üzerinden tanımlıyorsam ve bunu yaparken yeni haksızlıklar yapıyorsam, Kazanmak kelimesinden anladığım başkalarının kaybetmesiyse, Kendime ait beğenileri ve zevkleri, ''yüksek'' olarak tanımlamak için diğerlerininkini aşağılamak durumundaysam, Özgürlüğü sadece kendim için talep ediyorsam ve bu başkalarının özgür olmamalarını gerektiriyorsa, Dostluğu tanımlamak için düşmanlara ihtiyaç duyuyorsam, Karşı taraf olarak gördüğüm tarafı tahrik ederek aslında bizzat inşa ettiğim olumsuzluklarda kendimi de görmüyorsam, Maruz kaldığım silahı kullanmakta ustalaşıyor ve gözümü kırpmadan ben de kullanıyorsam, Başkalarının tabi olduğu düşünce sistemleriyle ve inanışlarla ilişkilerini aptallıkla veya kandırılmışlıkla işaretlerken kendiminkileri akıllı ve özgür seçimler olarak tanımlıyorsam, Dik durmak kadar eğilmeyi de görkemli bulmuyorsam, Gücümü içinde bulunduğum çoğunluktan ve içinde bulunmadığım tarafa sadece karşıt olmaktan alıyorsam, Kendimi tanımlamamın her aşamasında karşımdakine ihtiyaç duyuyorsam, Ben aslında kimim?
- Sanıyorlar ki sen benim ihtimallerimi, ben de seninkileri bitireceğiz. Oysa ben senin ihtimaller arasındaki biricikliğini seviyorum.
- Ruhlarımız tükettiklerimizin çöp kutusu
- “Karar anı ipte yürüme anıdır aslında. Ve kim bilir kaç kere evrilip değişiyor hayatlarımız aptal saptal küçücük kararlarla? Belki de milyonlarca küçük kararın her biri başka bir geleceği, başka bir hayatı, başka mutlulukları ve başka mutsuzlukları tsşıyor küçücük gövdesinde…”
- Hepimiz “o”nu ararken neden kimse kimseye “o” olamıyor?
- Ruhlarımız tükettiklerimizin çöp kutusu.
- Çağın en garip hallerinden biri: duygusallığın ardına saklanan gerçek “duygu”lar.
- Yeni bir ayakkabı almak da var. Ve o ayakkabıyla gidilecek henüz bilmediğin geleceğin. Eğilerek yürürsen böcekler var. Böceklerde koca bir hayat, acayip renkler, senin bilmediğin belki binlerce yeni bilgi ve hikâye. Korkuyorsan böceklerden, senin korkun da var. Belki tüm yaşamını ve ölümü nasıl karşılayacağını o korkuda görebilirsin. Eğilirsen belki de görmeye başlarsın.
- Bir zen aşçısının bir lafı var. ''Soğan doğrarken sadece soğan doğra.'' diyor. Bu basit öneri hiçte sanıldığı kadar basit, dahası kolay değil. Bu basit önerinin içindeki zorlukları belki sayfalarca anlatabilirim. Ama şuan en önemlisini söylemeliyim. Kendini düşünmeden yap, övülmek için, beğenilmek için, hayran toplamak için, seni beğensinler diye yapma. Sadece o yaptığın şeyi yap.
- Demlerle demlediğiniz bu hayata, "Hayatım" diyerek onu size ait kılın önce.
- Rollo May, çağın bireylerini güzel tanımlıyor: “Sorunları hakkında kıyamet gününe kadar konuşabilecek kişilerdir ve genellikle deneyimli aydınlardır; ancak gerçek duygularını yaşayamazlar.”
- “Bitmesinden, gitmesinden korkmadığınız neye tutkuyla sarılabilirsiniz?
- Umursamazlığı, kayıtsızlığı, arzu etmeyişi, heyecansızlığı "Cool" bulmaya başladık. Derin ve yüksek olan insani hisleri "ezik"lik olarak görmeye başladık.
--reklam--
Kendine Bakma Kitabı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
muhteşem: Cem Mumcu’nun her kitabı gibi eşsiz. Terapi ve edebiyat bir arada mı desem?? Bilemedim… Bir kitap ve yorumdan çok daha fazlası. Hekim ve yazar kimliğini bir insan bu denlimi hemhal kılabilir… (M. Lela Dinçer)
Harika. İçinde kendi çizimlerinin de yer aldığı özel bir kitap. Önceki baskılarında kitabın kapağında ayna gibi yansıtıcı bir zemin vardı. Sonraki baskılarında zannedersem bu içerik yok. Çok ama çok özel bir eser. Başucu kitabım. (M. Lela Dinçer)
Uyandırma servisi gibi kitap: Yazarın sitede bunca az okunması maalesef toplum olarak bizim zararımızadır. Özellikle, kendine notlar tarzında yazılmış bu kitabın büyük kısmının genç nesile okullarda zorunlu olarak okutulması gerektiğini düşünüyorum. Çevremizde olup biteni, bulanıklaşan (hatta küreselleşip yok olan) kültürümüzde dönen dolapların insanın gözü önünde yapılmasını, gerçeklikten çok algılananın öne çıktığını akıcı bir şekilde yer yer güldürüp yer yer öğretip yer yer de kafayı yedirterek anlatıyor. Daha başka: evlilikten, sanattan, sanatsız sanatçılardan, yazmaktan, kendinden, memleketten, toplumdan, bireyden bahseder kitap. Gerçeklik çağına dönmezsek, tıkladıkça tıklanacağız, gibisinden güzel bir söz de etmiş yazar. (Yakup Özdemir)
--reklam--
Kendine Bakma Kitabı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Cem Mumcu - Kendine Bakma Kitabı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kendine Bakma Kitabı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Cem Mumcu Kimdir?
1966 Akçaabat doğumlu. Çok erken yaşta okumaya ve yazmaya başladı. Hayatı kitap ve edebiyatın etrafında dönüp durdu. Tıp Fakültesini bitirdiğinde kendisini "çuvala tıkılmış gibi" hissetti. "Çuvaldaki delik" dediği psikiyatriden başını dışarı uzattı. Psikiyatride de artistik yaratıcılık ve duygudurum ile ilgili bilimsel araştırmalar yaptı. Şiir, öykü, roman, deneme ve eleştiri türlerinde eserler üretti. Yazar olmanın dışında yayıncı, editör ve kitapçı olarak da deliliğinin peşinden sürüklendi. 2001 yılında 1001 tane olmasını düşündüğü Binbir İnsan Masalları isimli Edebiyat projesine başladı. Hiçbir ödüle eser göndermedi. Doruktakiler 2004 Öykü Yazarı ödülü kendisine verildi. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde Artistik Yaratıcılık ve Sanat Psikolojisi dersi veriyor. Vatan Gazetesi'ne her pazar köşe yazıyor. Okuyan Us Yayınevi'nin Genel Yayın Yönetmeni.
--reklam--
Cem Mumcu Kitapları - Eserleri
- Kendine Bakma Kitabı
- Makber
- Başladıysa Biter O Yüzden Güzel
- Üçüncü Sayfa Güzeli
- Ölmeden Önce Mümkünse Yaşamanız Gereken 1 Hayat
- Hassas Ruhlar Terazisi
- Sahici Aşklar Külliyatı
- Hayat Kırıklığı
- Karmakarışık Sarmaşık
- Muallakta, Araf'ta ve Düşlerde
- Binbir İnsan Masalları 1-139
- Hayat Gerçeğe Perde
- Terapi Şeysi
- Yaşlılık Ve Depresyon
--reklam--
Cem Mumcu Alıntıları - Sözleri
- Aşk... Kalabalıktan uzağa yağan... (Sahici Aşklar Külliyatı)
- Ama benim ayrıntılarım onunkilerin yanında ayrıntıydı!... (Hayat Gerçeğe Perde)
- Demlerle demlediğiniz bu hayata, "Hayatım" diyerek onu size ait kılın önce. (Kendine Bakma Kitabı)
- Aşk: Ne yazık ki kaybedecek bir şeyi olmak... (Sahici Aşklar Külliyatı)
- Ölüm kalabalık toplamıyorsa bir sokakta, o sokakta zenginler oturuyor demektir.Çünkü zenginler birbirlerini tanımaya ve birbirlerine destek olmaya ihtiyaç duymayacak kadar zengindir.Fakirlik,üşümek olsa bile sıcaktır (Karmakarışık Sarmaşık)
- Hüdayinabit; hiç sulamaya gerek olmayan, güneşi alıp almadığına dikkat edilmeyen, doğada kendi kendine biten bitki.(çantada keklik) (Ölmeden Önce Mümkünse Yaşamanız Gereken 1 Hayat)
- Bir damla tükürüğünun ağzımda bıraktığı tadın,kaybetme korkumun hiçlik aşısını etkisiz kılacağını biliyorum.Bir yılanın dili gibi kaçıyorum dilinden.Dilindeki varlık zehrinden.Cunku tüm sınavları lanet olası tatlı bir huzura taşıyor bedenimi ve ruhumu.Huzura yakalaniyorum.Ağa düşmüş bir balık gibi kivraniyorum onun denizinde. Aşk: Ne yazık ki kaybedecek bir şeyi olmak.... (Binbir İnsan Masalları 1-139)
- Rabel, sürahiye sözcükleri doldurdu. Buz ekledi üstüne ve dondurdu. Şimdi yavaşça çözülen sözlerden duygular eriyerek ıslatacak kalemini... (Üçüncü Sayfa Güzeli)
- "Normal dediğimiz şey baskılamanın, inkârın, bölünmenin, yansıtmanın, içe atmanın ve yaşantı üzerindeki diğer tahripkâr eylemlerin bir ürünüdür, varlığın yapısına toptan bir yabancılaşmadır." R. D. Laing (Hayat Kırıklığı)
- Çiftin cinsel hayatı iyi gitmiyorsa her biri bakacak, birlikte bakacaklar bu duruma. Bunun 'suçunu' tek bir tarafa yüklemek, kadına yüklemek, büyük bir aşağılamayı da beraberinde getiriyor. (Ölmeden Önce Mümkünse Yaşamanız Gereken 1 Hayat)
- Gerçek şuydu:' Yaşam anlamsız bir şeydir' (Yaşlılık Ve Depresyon)
- On üçüncü kattan atlamış, görenler uçak gibiydi diyorlar. Ellerini iki yana açmış, kanatlı gibiymiş. Düştüğünde parçalanmış bedeninin orta yerinde, giydiği tulumun cebinden bir kara kutu çıkmış. Kara kutuya düşüş nedeni diye şu notu yazmış: Pervaneme kuş girdi. Çıkaramadım. (Binbir İnsan Masalları 1-139)
- Kimi ölenin peşine, kimiyse ölenin peşinden ağlıyordu. Ama hepsi önünde sonunda kendi ölümüne, ölümün hakikatine ya da hakikatin ölüm olmasına göz yaşı dikiyordu. Kimisi de beklettiği bütün ağlamalara ağlıyordu. (Makber)
- Yazacağım,yazmak istediğim en iyi öykünün susmak olduğunu ve oraya henüz gelmemiş olmanın aczini bile bile... (Binbir İnsan Masalları 1-139)
- Yoktu işte,bir şey,hiçbir şey yoktu.Yalnizligi bir buluta bile takilamamisti. (Binbir İnsan Masalları 1-139)
- Aslında bekleyişler en acele, gelmeyişler en sabırsız. (Makber)
- Giderayak olduğumu, giderayak olduğunu, giderayak olduğumuzu görünce gitmez olacağım. (Hassas Ruhlar Terazisi)
- Boşluk, hareketsizlik, uyku... Her biri ölümün küçük birer kopyası.. (Makber)
- Eksik olduğumuzu hatasız yapmaya çalışıyorduk, oysa o hüzün dolu eksiğimiz sadece hata yapabilme özgürlüğü ile tamamlanabilirdi.. (Ölmeden Önce Mümkünse Yaşamanız Gereken 1 Hayat)
- Anahtarı ikimizde de olan bu kelepçenin bizi bağlamasını isteyişimizi, kelepçenin şakırtısını duymayınca ikimizinde gözlerinde beliren korkuyu seviyorum... (Karmakarışık Sarmaşık)
Yorumlar
0 yorum