Kitap Künyesi
Yazar: Gore Vidal
Çevirmen: Fatih Özgüven
Yayın Evi: Helikopter Yayınları
İSBN: 9786055819163
Sayfa Sayısı: 212
--reklam--
Kent ve Tuz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Gore Vidal'le ilk tanışmam o muhteşem tarihsel roman, İmparator'la oldu. Eski E Yayınları'ndan çıkmıştı ve benim ellerime Aydın Uğur tutuşturmuştu. Üç aylık bir Anadolu turuna çıkmıştım ve nereye gitsek Dönek Julianus'un izlerini görüyordum. Sonra yıllar geçti, Gore Vidal'in kim olduğunu daha iyi öğrendik. Türkçeye de çevrilmeye başladı, özellikle tarihsel-siyasal romanları. Ama en hoşuma giden şey, Fellini'nin Roma'sının sonundaki büyük şölen yemeğinde Vidal'le karşılaşmaktı.
Vidal'de skandal sever bir ruh, inceden inceye kötücül bir hava vardır. İnsanların canını sıkmayı sever. Kent ve Tuz da böyle. 1948 yayınlandığında Vidal'i neredeyse afaroz ediyorlardı. Niye mi? Niyesi şu: Bu roman Amerikan edebiyatında eşcinsel aşk romanlarının ilkidir ve bu nedenle de bir türe, bir genre'a başlangıç oluşturur. Bu ve diğer açılardan, benzersizdir, ilktir. Çevirisi de, Fatih'in elinden çıktığı için, tabii ki, şahanedir.
--reklam--
Kent ve Tuz Alıntıları - Sözleri
- "İnsan bazen 'BÜYÜK' hayallerini küçük insanlarla ziyan eder."
- ‘’Kimse sormadı, ne kadar yorgun olduğumu... Herkes bende dinlenmek istedi.’’
- Hiçbir şey değişmez. Ama hiçbiri şey de bir zamanlar olduğunu gibi kalmaz.
- "Kimse sormadı, ne kadar yorgun olduğumu... Herkes bende dinlenmek istedi."
- Kimse sormadı ne kadar yorgun olduğumu. Herkes bende dinlenmek istedi.
- ‘’Kimse sormadı, ne kadar yorgun olduğumu...
- . İdeal olarak, elbette, bir ilişki en iyisidir, ancak o zaman kaç kişi derin duygulara sahip olabilir ? "Pratik olarak hiçbiri." ...
- İnsan baZen büyük hayallerini küçük insanlarla ziyan eder
- Kimse sormadı ne kadar yorgun olduğumu, herkes bende dinlenmek istedi...
- "Kimse sormadı ne kadar yorgun olduğumu. Herkes bende dinlenmek istedi."
- GÖZLER KAPALIYKEN, GERÇEK DÜNYA BAŞLAR.
- "...Yıldızlar çakıştığında (...) kısa bir süre için birinden ötekine parçalar sıçrar. Çok ender olarak yüzde yüz çarpışmalar olur, ama çoğu kere bu iki yıldız herhangi bir olay olmaksızın, kendilerinden çok bir şey eksilmeksizin yollarına devam ederler."
- “Bir insan eğer çok gülümsüyorsa, emin olun ruhunda depremler vardır. "Çünkü acıyan kalbinse, kimse bilsin istemezsin"
--reklam--
Kent ve Tuz İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"Bir erkeğin bir erkeğe duyduğu aşk,suçtur. Bir erkeğin bir erkeğe tecavüz etmesi daha büyük bir suçtur." "Altıkırkbeş tedirginlikle sunar"mottosuyla yayımlanmış bir eser. Ne hissetmem gerektiğini bilmeyerek kitabı kapattım.Ya Vidal'in benimsetmek istediği fikri yakalamakta zorlandım,yahut doğru düşünüyorum ve bir kitap için boşuna zaman kaybettim.Aslına bakacak olursanız,kitaba her zaman kutsal bir nesne olarak bakan biri olarak,bir kitap için boşuna zaman kaybı demeyi de doğru bulmuyorum ama açıkçası ben hâlâ boşuna mı okudum,cinselliğe bakış açısı olarak bana yegane değerler mi kattı,buna emin olamıyorum. Jim adında bir genç.Homoseksüel(eşcinsel)ve onun cinsel yönelimleri,arayışları,kaçışları ve onun kardeşim dediği Bob'a ulaşana kadar başından geçen anlaşılıyor.Ben eril bir erkeğim.Dişil kadınlardan hoşlanıyorum.Yani çekim alanım karşı cinsedir.Bunu normal ve doğru bulurum(bana göre).Kitabı okurken gerçekten eşcinsel karakterimiz Jim'i anlamaya çalıştım.Ama yazarımız buna izin de vermiyor.Her şey roman boyunca o kadar hızlı akıyor ki.Jim gidiyor,dönüyor,hemen bir erkekle tanışıyor,hemen onunla yatıyor.Romana ait olmayan karakterler bir anda romana giriyor,bir anda romandan çıkıyor.Yani roman boyunca o kadar çok olay,o kadar hızla yaşandı ki romanın hızına yetişmekte çok zorlanıyor okur.Hayır,toplumda cinselliğin konuşulması ve ayıplanmaması taraftarıyım ve eşcinsellere saygı duyarım ama kitap boyunca sürekli geçen "yatmak,sevişmek,seks"midemi bulandırdı.Bu kadar çok "seks"kelimesinin romanın ana üretkeni olduğu başka bir kitap okuduğumu hatırlamıyorum.Kitaba saygımdan ve sonunda ne olacak merakımdan dolayı bekledim,sonu ise tam bir hayal kırıklığıydı.Özellikleri verilen nâif karaktere yakışmayan agresif bir son oldu.Beğenmedim! (Furkan Güreci)
Son sayfasına kadar etkileneceğim, anlam vereceğim bir şey olacak diye okumama rağmen, anlam veremediğim bir olayla son buldu. Kitabın içeriğinden bahsetmeyi pek sevmiyorum. Ancak kısaca bahsetmek gerekirse homoseksüel bir adamın kendini arama ve hayatı tanıma sürecini anlatıyor diyebiliriz. Gayet basit bir dille anlatılmış olması kitabı kolay okunabilir kılıyor ama benim gibi kitapta derin bir konu arıyorsanız bulamayacağınızı söyleyebilirim. En sonundaki bir olay ise beklediğimin tamamen dışında olup, baş karaktere olan, aslında olmayan duygu ve düşüncelerimi tam negatif yöne yöneltmiştir. Daha anlamlı, daha duygulu, daha farklı bir kitap bekliyordum ama ne beklediğimi karşıladı ne de vakit ayırıp okumama değdi. (Fatoş)
Bir yanda naif bir kalp bir yandaysa hoyrat. O kadar incelikle yoğrulmuş bir hikâye ki gözleriniz bir anda elleriniz oluveriyor ve dokunduğunuz bir an geliveriyor karşınıza. Hakettiği zamanı ve değeri alması dileğiyle. (Yusuf Var)
--reklam--
Kent ve Tuz PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Gore Vidal - Kent ve Tuz kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kent ve Tuz PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Gore Vidal Kimdir?
Eugene Luther Gore Vidal (d. 3 Ekim 1925 — ö. 31 Temmuz 2012), ABD'li romancı, oyun yazarı, deneme yazarı, senarist ve siyasi aktivist.
Eşcinselliği açıkça konu eden ilk büyük Amerikan romanlarından biri olaran Kent ve Tuz (The City and the Pillar, 1948) adlı üçüncü romanıyla anaakım eleştirmenlerin tepkisini toplamıştır.
--reklam--
Gore Vidal Kitapları - Eserleri
- Kent ve Tuz
- Yaratılış
- Myra
- İmparator Julian
- Lincoln
- Düello
- Ben Cyrus, Zerdüşt'ün Torunu
- İmparatorluk
- 1876
- Golgota'dan Canlı Yayın
- Son İmparatorluk
--reklam--
Gore Vidal Alıntıları - Sözleri
- Bir insan için hiç doğmamış olmak daha iyi değil midir? (Ben Cyrus, Zerdüşt'ün Torunu)
- Ama, -dürüst olalım- bu aşırı kalabalık dünyada ortalama insan kendine nasıl anlamlı bir yaşam kurabilir ki? (Myra)
- Yunanlar gibi Hintliler de ,cevaplardan çok soru sormakta mahirdirler. (Yaratılış)
- Ne garip! Kazanmak insana yetmiyor.Digerlerinin kaybettiğini de görmek istiyor. (Yaratılış)
- . Nefret retoriği, (söz söyleme sanatı) genellikle en çok aşk deyimiyle ifade edildiğinde etkilidir. . (İmparator Julian)
- "Hiç kimse ne zaman mutlu olacağını bilemez; ancak geçmişte ne zaman mutlu olduğunu bilir." (Ben Cyrus, Zerdüşt'ün Torunu)
- Öğrenmek ama öğrendiğimiz üzerinde düşünmemek tamamıyla faydasızdır.Önce öğrenmeden düşünmek ise tehlikelidir. (Yaratılış)
- Bu bir saraydaki hareket tarzıyla ilk karşılaşmamdı.Size herşey söz verilir,fakat hiçbir şey alamazsınız. (Yaratılış)
- . Sonunda her şey biliniyor. Ve çok az şey önemlidir. ... (İmparator Julian)
- . Macera bittiğinde tozun beni almasına izin ver ve ben de o muhteşem öfkemle tozu sonsuza kadar parlatayım. ... (Myra)
- Ne garip... Kazanmak insanlara yetmiyor. Diğerlerinin kaybettiğini de görmek istiyor.. (Düello)
- Hiçbir şey başka bir şey gibi değildir. Şeyler tamamen kendileridir ve yorumlanmaya değil, bütünlüklerine asgari saygı gösterilmesine ihtiyaçları vardır. (Myra)
- . Nihayetinde insan için hiçbir şey hesaplanamaz; kendimize bile tuhafız. . (İmparator Julian)
- "...Bak! Bir akanyıldız. Tanrılar eğleniyorlar. Birbirlerine birşeyler atıyorlar. Haydi, bir dilek tutalım." (Ben Cyrus, Zerdüşt'ün Torunu)
- Kimse sormadı ne kadar yorgun olduğumu. Herkes bende dinlenmek istedi. (Kent ve Tuz)
- Ben Hakikat'ın bir takipçisiyim... (Ben Cyrus, Zerdüşt'ün Torunu)
- Anaksagoras ayrılırken ben sordum: " peki bu sonsuz derecede küçük madde akıl tarafından harekete geçirilmeden önce neredeydi?" " Her yerde." "Bu gerçek cevap değil." "Belki gerçek soru da yok ortada." Güldüm. "Bana Doğuda karşılaştığım bilge bir adamı hatırlatıyorsun. Bu dünyanın başlangıcını sorduğumda bana mantıksız bir cevap verdi. Ona cevabının anlamsız olduğunu söylediğimde 'imkansız soruların imkansız cevapları olur' demişti" (Ben Cyrus, Zerdüşt'ün Torunu)
- Doğasında avcılık olmayanlar avlanan taraftadır. (Ben Cyrus, Zerdüşt'ün Torunu)
- Dünyada Anadolu kıyıları kadar güzel bir yer olduğunu sanmıyorum... (Ben Cyrus, Zerdüşt'ün Torunu)
- Persler için yalan söylemekten daha kötü bir şey olmadığını belirtmeliyim.Oysa bu Yunanlar için büyük zevktir. Bu böyledir;çünkü Yunanlar birbirlerine bir şeyler satarak yaşamak zorundadır ve tabii ki bütün tüccarlar yalancıdır (Yaratılış)
Yorumlar
0 yorum