Kitap Künyesi
Yazar: Ferit Edgü
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9789755703008
Sayfa Sayısı: 128
--reklam--
Kimse Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir karakış boyu, ülkemizin doğusunda Hakkari'nin 13 haneli, 114 nüfuslu Pirkanis adlı dağ köyünde, anmak anımsamak, anlamak, sormak karşılıklı aramak, ayakta kalabilmek için sürdürülen yalnızlık konuşmaları.
--reklam--
Kimse Alıntıları - Sözleri
- Düşünde düşünür, uyanikken düşlersin.
- Ah bu ahlar olmasaydı.
- Yurdundan kaçmakla kendinden kaçacağını mı sanıyorsun?
- Öyleyse söyler misin, biz nerden, ne zaman, niçin, kimden kaçtık?
- Düşlerim insan dolu..
- Bu insanların dilinden anlamıyorum ki diyor Birinci Ses. Hangisinin dilinden anlıyorsun? diyor İkinci Ses.
- Düşünde düşünür, uyanıkken düşlersin..
- Daha başkalarına kavuşamadık mı? Yalnızlığımıza daha başkaları girmedi mi? Yalnızlığımız her zaman çoğul, diyor İkinci Ses.
- Mutluluk, sevdiklerim, dostluklar olsaydı, şimdi burada olmazdım.
- Düşler, gerçeğin arka yüzüdür.
- Ne zalimdir karakışta gelen ölüm Ne zalimdir sevgiliden uzakta ölüm ..
- Ama ne korkunç bir kış, ne yıpratıcı bir kış ne dayanılmaz, ne umut kırıcı bir kış bu böyle.
- Mutluluk, sevdiklerim, dostluklar olsaydı, şimdi burda olmazdım..
- Her biri paramparça. Her biri kendi yalnızlığında. Her biri kendi karanlığında. Her biri kendi unutuluşunda. Ama gene de yaşıyorlar..
- Sonra dağ ilen, taş ilen konuşuruz, otlan, kuşlan konuşuruz. Sonra artık buralarda yaşar, yaşamaya başlar, buraları anlar, anlatmaya başlar, buraları dile getiririz. Otlu peynirlerini yer, türkülerini, acılarını, acılı türkülerini taşırız.
--reklam--
Kimse İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Nasıl başlamalı? Nerden başlamalı? Güç olan başlamak. Konuşurken. Düşünürken. Yazarken. Bazen bir yazıyı gördüğümüzde işte bu yazı bu yazarın kaleminden çıkmış deriz, işte Edgü'nün de kendine özgü bir yazı stili var. Kalemini çokça beğendiğim, okurken dünya yıkılsa kitabı bırakıp pencereden dahi bakmayacağım nadir yazarlar arasında... Kitaba gelecek olursak; Kitap, Hakkari'nin 13 haneli, 114 kişilik bir dağ köyünde oranın dilini bilmeyen bir adamın ayakta kalabilmek için sürdürülen yalnızlık konuşmalarından bahsediyor. Bu dağ köyünde başkahramanımızın kaldığı evde: Bir oda. Dağ başında bir oda. Bu odada iki veya ikiden fazla ses. Bu seslerin içinde tek bir kişi. Birbirlerine düşlerini, öykülerini, yalnızlıklarını anlatan iki ses. Dışarda kar yağarken bu buz gibi odada yalnızlar. İki kişiler Belki bir Belki birden fazla. Tekrardan iç sesim; Nasıl başlamalı? Nerden başlamalı? Güç olan başlamak. Konuşurken. Düşünürken. Yazarken. diyor kendi kendine. Güzel bir yazı yazmak istiyorum, diyor birinci ses(im). Güzel bir yazı mı? (alaylı) Umarım güzel yazdığını düşünmüyorsundur, diyor ikinci ses(im). Hayır, hiçbir zaman böyle bir düşünceye kapılmadım, diyor birinci ses. O zaman olduğu gibi yaz, kafandan nasıl geçiyorsa öyle anlat. Noktalamalar dışında bir yerleri düzeltmeye kalkma, diyor ikinci ses. Noktalamalar neyse de olduğu gibi konuşmak, anlatmak çok güç oluyor, diyor birinci ses. Biliyorum, her şeye rağmen anlat diyor ikinci ses. (Suskunluk) Sadece bu yazdığım incelemede varsın, hiçbir zaman da olmadın sen, diyor birinci ses. Ama....ama ben her zaman vardım hatırlamıyor musun? diyor ikinci ses. (kırılmış) Olsaydın beni bu kadar yalnız bırakmazdın, diyor birinci ses. Zaten ben senin yalnızlığınım , diyor ikinci ses. O zaman kalkıp gidelim, diyor birinci ses. (yenilmiş bir şekilde) Birbirine bu kadar zıt olan çaresizliği ve özgürlüğü hissederek, gidelim, diyor ikinci ses. Susuyorlar. -(Mı)? (Delirdim sonunda) :d Biraz da kitapla ilgili düşüncelerimi belirtmem gerekirse; Kitabı canımcım rmzy_gnr sayesinde severek,beğenerek okudum. Sana da sonsuz teşekkür ederim :)) Bir solukta okunabilecek güzel bir kitap. Keşke böyle güzel kitaplar hiç bitmese... Okuyan ve okuyacak herkese keyifli okumalar dilerim :) (Şevin Yıldız)
Bir karakış boyu, ülkemizin doğusunda Hakkâri'nin 13 haneli, 114 nüfuslu Pirkanis adlı dağ köyünde, anmak anımsamak, anlamak, sormak karşılık aramak, ayakta kalabilmek için sürdürülen yalnızlık konuşmaları. Hiçbir konuşma, hiçbir anı yok mu bütünlüğü içinde yaşayan, parçalanmayan? Şimdi, şu anda yeniden yaşanabilecek? Genellikle kopuk kopuk, diyor Birinci Ses. Neler? diye soruyor İkinci Ses. Belli bile değil, diyor Birinci Ses. Her biri kopuk kopuk. Her biri paramparça. Her biri kendi yalnızlığında. Her biri kendi karanlığında. Her biri kendi unutuluşunda. (Elif Sakarya)
"-- Soğuk odada tam bir sessizlik. Dışarda rüzgâr dinmiş. Köpekler ulumalarını kesmiş. İçerde ise soba ve lamba. Biri sönmüş öbürü islik bir ışık --" Kimse ile tanışmak taaa ortaokul yıllarıma dayanıyor. Dayımın kitaplığında bularak kendisine el koymuştum. Ama bir turlu de okuyamimistim, Ne ortaokul yillardimda ne de lise yıllarımda. Çünkü anlayamamıştım, ne anlatiliyor, anlatilan mekan neresi, bu konusanlar kim bir kişi mi iki kişi mi, erkek mi bu insanlar yoksa kadın mı bunları anlayamadığım için okuyamamıştım. Sonra burada yapilan incemelerden bu konuşanların aslinda bir kişi olduğunu ve orada ve Pirkanis adlı bir doğu köyünde öğretmenlik yaptığını okudum. Öğrendiğim bu bilgiler ışığında kitaba yeniden başlama merakını hisseserek yeniden elime aldım kitabi. İyi ki de okumusum. Zira bu harika okuma boyunca kendi yalnız gecelerimde yaşadığım yalnızlığın, yaptığım ic konusmaların daha şiddetlisini deneyimledim. Ve Edgü'nün sayesinde doğu gerçeğinin farklı bir kalemde farkli bir dilden okumuş oldum. Nedense çok ta sevdim bu anlatımı. Sevgili Ferit Edgü; bundan sonra en has adamlarımdan birisi. Sevdim seni. (Bohemya Kraliçesi)
--reklam--
Kimse PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ferit Edgü - Kimse kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kimse PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ferit Edgü Kimdir?
İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'nde başladığı eğitimini Paris'te sürdürdü (1959- 1964). Acedemie du Feu'de seramik öğrenimi gördü. Sorbonne'da felsefe, Louvre'da sanat tarihi kurslarına katıldı.
Yedek subay öğretmen olarak Hakkari ve Beypazarı'nda askerlikten sonra (1967), bir yıl daha Paris'te kalıp İstanbul'a yerleşti (1968). Man Ajans'ta reklam yazarlığı yaptı. Buradan ayrılıp kendi reklam şirketini kurdu.
Öykü yazarlığının yanı sıra, resim eleştirileri ve denemeleriyle ün yaptı. 1977 'den beri Ada Yayınları'nı yönetiyor. Kaynak dergisinde edebiyata adım attı. 1952-1953 yıllarında şiirler yazdı. Ama ilk öyküsü ocak 1954'te Yeni Ufuklar dergisinde çıktı . Aynı yıllarda Şairler Yaprağı (1954), Mavi'de de şiirleri yayımlandı (1954). Daha sonraları Yeni Ufuklar, Vatan Sanat Eki, Mavi, Pazar Postası, Dost'taki öyküleriyle (1954-1959); Ataç, Yeni Dergi, Eylem, Papirüs, Ant, Soyut, Milliyet Sanat, Hürriyet Gösteri dergilerindeki deneme ve incelemeleriyle tanındı.
Bir Gemide kitabıyla 1979 Sait Faik Hikaye Armağanı, Ders Notları'yla 1979 TDK Deneme Ödülü, Eylül'ün Gölgesinde Bir Yazdı adlı??seriyle Sedat Simavi 1988 Edebiya Ödülü'nü aldı. Ayrıca O adlı romanı Hakkari'de Bir Mevsim adıyla ve Onat Kutlar'ın senaryosuyla sinemaya uyarlandı. 33. Berlin Film Festivali'nde (1983) ve 2. Akdeniz Kültürleri Film Festivali'nde ödüller aldı (1984).
Ferit Edgü Eserleri
Roman
Kimse (1976)
O/Hakkari'de Bir Mevsim (1977)
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı (1988)
Öykü
Kaçkınlar (1959)
Bozgun (1962)
Av (1968)
Bir Gemide (1978)
Çığlık (1982)
Binbir Hece (1991)
Doğu Öyküleri (1995)
İşte Deniz, Maria (1999)
Do Sesi (2002)
Avara Kasnak (2005)
Nijinski Öyküleri (2007)
Senaryo
Hakkâri'de Bir Mevsim (O adlı romanından senaryo, Onat Kutlar ile birlikte)
Deneme
Tüm Ders Notları (1978)
Yazmak Eylemi (1980)
Şimdi Saat Kaç? (1986)
Yeni Ders Notları (1991)
Seyir Sözcükleri (1996)
Devam (2001)
Sözlü/ Yazılı (2003)
İnsanlık Halleri (2003)
Şiir
Ah Minel Aşk (1978)
Dağ Şiirleri (1999)
Anı
Görsel Yolculuklar (2003)
Biyografi
Abidin (2003)
Avni Arbaş (2001)
Osman Hamdi-Bilinmeyen Resimleri (1986)
Çocuk Kitabı
Doğa Dostları (2004)
Çeviri
Düşüş (Albert Camus, 1961),
Godot'yu Beklerken (Samuel Beckett, 1963),
Bugünün Dünyasında Felsefe (Jean Wahl, 1965), A
Aydınlar ve Toplum, (Antonio Gramsci, V. Günyol , B. Onaran'la, 1967),
Amerika: Şiirler (Allen Ginsberg, Lawrence Ferlinghetti, 1976).
Monografi
Bunların dışında Abidin Dino, Yüksel Arslan, Van Gogh, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu, Füreya, Aliye Berger, Ergin İnan, Fikret Mualla, Avni Arbaş üzerine yayımlanmış monografileri var.
Ödülleri
Sait Faik Hikâye Armağanı 1979 (Bir Gemide)
Türk Dil Kurumu Deneme Ödülü 1979 (Tüm Ders Notları)
Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü 1988 (Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı)
--reklam--
Ferit Edgü Kitapları - Eserleri
- Hakkari'de Bir Mevsim
- Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
- Yazmak Eylemi
- Selma Gürbüz İçin Üç Yazı
- Çığlık
- Her Şeyin Sonundayım
- Yaralı Zaman
- İşte Deniz, Maria
- Do Sesi
- Buluşmalar
- Av
- Tüm Ders Notları
- Bir Gemide
- Kaçkınlar
- Şimdi Saat Kaç
- Doğu Öyküleri
- Leş
- Kimse
- Nijinski Öyküleri
- Giden Bir Kedinin Ardından
- Cahil
- Van Gogh - Yüz Yıl Sonra
- Biçimler, Renkler, Sözcükler
- Yüksel Arslan: İlişki, Davranış, Sıkıntılara Övgü'den Arture'lere
- Avara Kasnak
- İlk Öyküler Kaçkınlar / Bozgun / Devam
- Yeni Ders Notları
- Özyurdunda Yabancı Olmak
- Korkuyorum
- Ah Min-el Aşk
- Binbir Hece
- Abidin
- Seyir Sözcükleri
- İnsanlık Halleri
- Paraboller
- Kaza Sözleri ve Öteki Metinler
- Devam
- Görsel Yolculuklar
- Sözlü - Yazılı
- Kültür Emperyalizmi
- Batı Kültürü Önünde Hiçbir Saplantım Yok - Mektuplar
- Ergin İnan
- Dengê Doyê
- Duo
- Osman Hamdi Bilinmeyen Resimleri
- Yolun Gittiği Yer
- Orhan Duru Ölmeden Önce - Öldükten Sonra
- Fikret Muallâ - Albastı Defterleri
- Bozgun
--reklam--
Ferit Edgü Alıntıları - Sözleri
- ... bir insanın ne kadar gizi varsa, o kadar. (Biçimler, Renkler, Sözcükler)
- Başkalarının değil, kendi sözcüklerinle konuşmasını öğren. (Leş)
- "Gelmiş geçmiş hiçbir yazar Kafka kadar kendi çöplüğünde eşelenmedi." (Tüm Ders Notları)
- Her zaman aramak gerek. Her zaman. Bulduğunda bile. Yeniden aramaya koyulmak gerek. Başka nasıl yol alınabilir? (Devam)
- Cahil hukuk tanımaz. (Cahil)
- Çaresizlik, dedim, çaresizlik, çaresizlik, çaresizlik. Ağlama dedi Canan. Sus, ağlama, çaresizliğe bir çare bulunur elbet. O da biliyordu bizim çaresizliğimizin çaresi yoktur. Biz bu yaşamın içinde bir başka yaşamın yolcusuyuz ve bu yolculuk çok uzun sürmez. (Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı)
--reklam--
- Ateşle çevrili -ya da boşlukla- bir yalnızlık içindeyiz. (Özyurdunda Yabancı Olmak)
- Jiyan, nexweşîyekê rih e. Novalis (Yaşamak, ruhsal bir hastalıktır) (Dengê Doyê)
- Dünyadan dargın ayrıldım. (Orhan Duru Ölmeden Önce - Öldükten Sonra)
- Her zaman aramak gerek. Her zaman. Bulduğunda bile. Yeniden aramaya koyulmak gerek. Başka nasıl yol alınabilir? (Devam)
- "- Bana unuttuğun bir öykünü anlatsana? - Hangi öykümü? - Yaşadığın ve unuttuğun bir öykünü. - Tüm öykülerimi mi demek istiyorsun?" (İşte Deniz, Maria)
- Yaşamak, yaşamayı sürdürebilmek için kişiliğini bulmak zorundasın. (Hakkari'de Bir Mevsim)
- O sıralar bir sözcük arıyordum. Bir sözcük. Bir tek sözcük. Bilmiyorum neydi? Hiçbir şey anlatmayacak olan? (Bozgun)
--reklam--
- Hep aynı... Dün de bugün de.... (Av)
- Bir beraberliğin, anlaşmanın kıvancından çok, bir acının, yan yanayken bile aralarında bir uzaklığın bulunduğunu biliyordu. (Av)
- Bu karanlığın en yoğun noktasından kopmuş ben ben bu muyum? (Paraboller)
- ''Ben bir insan müsveddesiyim" diyor Kierkegaard " (Tüm Ders Notları)
- Gün geçtikçe uzaklaşıyoruz birbirimizden ve kendimizden... (Av)
- Yaz boz tahtası yaşam. Sen ne kadar ölürsen öl. (Kaza Sözleri ve Öteki Metinler)
- Umutsuzluk insanı her yere götürür. Evet, tabii, intihara bile. (Yazmak Eylemi)
Yorumlar
0 yorum