Kitap Künyesi

Yazar: İsmet Özel

Yayın Evi: Tiyo Yayınları

İSBN: 9786058615137

Sayfa Sayısı: 272

--reklam--

Kırk Hadis Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

TİYO Yayıncılığın on dördüncü kitabı "KIRK HADİS" İsmet Özel'in yaptığı radyo konuşmalarından derlenmiştir. Bir şairin seçtiği kırk hadisi ve bu hadisler ile hayatımıza nasıl bakmamız gerektiğini bulacağınız kitabın arka kapağında ise şunlar yazılı:

"Bir hadîs-i şerîfin bir şairle ne ilgisi olduğunu, bir hadîsin bir şaire neler ilham ettiğini, bir hadîsin bir şaire hangi bakımdan ikramda bulunduğunu öğrenmek hoşunuza gidecekse doğru yere geldiniz. Geldiğiniz yer doğrudur ve fakat bu yerde kalacaksanız bu yerin size rahatlık temin etmeyeceğini bildiğiniz müddetçe kalabilirsiniz. Kalmayı göze aldıysanız "terakki" sahasına girdiniz demektir. Korkulur ki bu satırların devamında okuyacaklarınız şimdiye kadar bozulmadan koruyageldiğiniz rahatınıza musallat olacaktır."

ALINTI

--reklam--

Kırk Hadis Alıntıları - Sözleri

  • Biz bir şekilde, gerekçesi ne olursa olsun yalanlarla süslenmiş bir hayat yaşıyoruz.
  • Birçok yanlış, onlara kapılalım diye bizi bekler zaten.
  • Bir gün gelip de hesaba çekileceği meselesini birinci meselesi yapmayan insan Müslüman adı taşıyabilir; ama Müslüman vasfı taşımaz.
  • Tevazu, kibrin zıddıdır. Nedir tevazu? Tevazu, yerini bilmektir.
  • İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a şükretmezmiş.
  • Dünyada yaptıklarının dünyada kaldığını düşünen insan dünyayı sonuna kadar kullanılacak bir meta gibi görmeye meyyaldir.
  • Namaz bize ulaşan ışıktır.
  • İnsanın gereğinden çok şeyi fark ediyor olması, esas olan şeyi fark etmekten mahrum kalması anlamına da gelebilir.
  • Zenginleşmek yozlaşmakla eşanlamlıysa fakir kalmak bir iftihar vesilesidir.
  • İnsanın gereğinden çok şeyi fark ediyor olması, esas olan şeyi fark etmekten mahrum kalması anlamına da gelebilir.
  • Bizde kıyamet günü hesaba, sorguya çekileceğimiz fikri olmadığı sürece kendimizi mü'minler arasında saymakta pek acele etmememiz lazım.
  • Dünyada, bizim hissiz bir şekilde yaklaştığımız sıradan durumlar pekala hayranlık derecesinde derin anlamlara sahip olabilir.
  • Netice itibariyle,biz nefsin arzu ettiği şeylere ne kadar yakın isek, dünyayı da cehenneme çevirmeyi o kadar kolay başarmışız.
  • "Allah'ın dediği olur." diye levhalar asıyorlar biliyorsunuz bazen dolmuşlara. Eskidendi o, artık dolmuşlara arabesk şarkıların sözleri asılı...

--reklam--

Kırk Hadis İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Bir hadîs-i şerîfin bir şairle ne ilgisi var...: İsmet Özel bir şair ve yazar olduğu kadar aynı aynı zamanda bir müslüman olarak "İslâmî bir hareket" başlatmaya çalışan ve böyle bir derdi olan bir adam. Ve İsmet Özel'i tanımak, bir şeylere uyanıp onun gibi böyle bir derdi sahiplenmek isteyenleri bekleyen çokça eseri bulunmakta... Kendisinin şair ve yazar yönünü... Topluma , siyasete, dine vs. bakışını gösteren ve o doğrultuda yürüdüğünü , bir şeylere karşı durduğunu birçok kitabında görebiliriz... Kendisi birçok evre geçirmiş, belli dönemlerde belli gruplar içinde bulunan biri olarak daha öncede de Müslüman olduğunu ama müslüman bir yaşam üzere olmadığı belirterek bugün artık sıkı sıkıya İslam'a sarıldığını , Müslüman dünya görüşünü savunduğunu söyleyen biri... Bundan ötürü onu tanımanın ve onu buraya getiren olayları görüp (tamamı olmasa da bir kısmını anlamak adına) "dine" olan bakışını öğrenmeliyiz... Daha önceki radyo konuşmalarının derlenip toplanmasıyla oluşan bu kitap : Kırk sarih hadisten oluşan , bugün avaz avaz "dinden reformlaşmaya gidilmeli" diye bağıranlara bir cevap niteliğinde olup onları hayatına nasıl uyarladığına , onlardan yaşadığımız çağa ait nasıl dersler çıkardığını ve bizim de nasıl dersler çıkarmamız gerektiğini anlatan bir eser... Kitap da kendisinin de dediği gibi: Bir hadîs-i şerîfin bir şairle ne ilgisi olduğunu, bir hadîsin bir şaire neler ilham ettiğini, bir hadîsin bir şaire hangi bakımdan ikramda bulunduğunu öğrenmek hoşunuza gidecekse doğru yere geldiniz. Geldiniz yer doğrudur ve fakat bu yerde kalacaksınız bu yerin size rahatlık temin etmeyeceğini bildiğiniz müddetçe kalabilirsiniz. Kalmayı göze aldıysanız "terakki" sahasına girdiniz demektir. Korkulur ki bu satırların devamında okuyacaklarınız şimdiye kadar bozulmadan koruyageldiğiniz rahatınıza mussalat olacaktır. İYİ OKUMLAR HERKESE yazar/ismet-ozel kitap/kirk-hadis--27439 (Doğan)

İsmet Özel ve Kırk Hadis..!: İsmet Özel kırk hadis geleneğine bir kitap katkısında bulunmuş. Tabi Allah ve Resulüne teslim oluşu İsmet Özel vari bir şekilde görüyorsunuz. Muhteşem tespitler de içeren bir kitap olmuş. Hele "Dünya müminin zindanı kâfirin cennetidir" hadisi gibi bir kaç hadisin şerhi muhteşem. (Ahmet Mücahit)

"Arınmak İmanın Yarısıdır": İsmet Özel'in yazmış olduğu bu eseri Hadis Terminolojisine ve usulüne uygun yazıp yazmadığı konusunda herhangi bir değerindirme yapmayacağım ki bu benim haddime değildir. Aynı şekilde kitabı ve kitabın içindeki kırk hadisi ve İsmet Özel'in bu hadislere getirmiş olduğu yorumları da değerlendirme yoluna gitmeyeceğim. Fakat kitap özelinde İsmet Özel'inde hem hadisleri yorumlarken hem de hatime kısmında belirtmiş olduğu hadis ve hadis külliyatının önemini anlatmaya çalışacagım. Hadislerle meşgul olmak insana dünyadaki mevcudiyeti, dünyadaki boyutları, dünyada işgal ettiği yer, dünyadaki işlevi konusunda çok derinlemesine hisler kazandırıyor. Hadisler meşgul olmayı, zihnimizi hadislerle meşgul etmeyi çok memnuniyet verici bir hadise olarak yaşamak gerekir. Hadis-i Şerifler bizim dünyadaki varlığımızın, dünyadaki boyutlarımızın, dünyadaki işlevimizin hissedilmesini, derinden hissedilmesini sağlayıcı bir görev üstleniyor. Bizler, Allah'tan öğrenmek ve Allah'la yaşamak konusunda bir güvenlik alanına hadis-i şerifler aracılığı ile kavuşabiliyoruz. Hadis-i Şerifler ayet-i kerimelerin işaret ettiklerinden, bizim üzerimizde uyandırdığı etki bakımından, daha değişik bir alanın habercileridir. Hadis-i Şerifler dünya ile olan ilişkimizde nasıl bir hacim, nasıl bir iç âlem oluşturmamız gerektirdiği konusundaki sarahate destek veriyor. Hadisleri önemsediğimiz ölçüde hem itikadı manada, hem de pratik uygulamalar söz konusu olduğunda İslâm'la irtibatımızın daha yoğunlaştığını, daha çok gönül rahatlığına bizi sevk ettiğini söylememiz kolaylaşır. Bu bağlamda Hadislerle aranıp, hadislerle amel etmek duasıyla . Bereketli okumalar dilerim. (Bilal)

--reklam--

Kırk Hadis PDF indirme linki var mı?

--reklam--

İsmet Özel - Kırk Hadis kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kırk Hadis PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı İsmet Özel Kimdir?

1944 yılında Söke 'li bir polis memurunun altıncı çocuğu olarak Kayseri'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kastamonu, Çankırı ve Ankara'da yaptı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde bir süre okuduktan sonra Hacettepe Üniversitesi'ne geçerek Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi (1977). Ataol Behramoğlu ile birlikte Halkın Dostları dergisini çıkardı. Devlet Konservatuarı'nda Fransızca okutmanı olarak çalıştı. İstiklal Marşı Derneği kurucusudur. Evlidir. Dört çocuğu vardır.

--reklam--

İsmet Özel Kitapları - Eserleri

  • Tavşanın Randevusu
  • Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
  • Bir Yusuf Masalı
  • Henry Sen Neden Buradasın 1
  • İrtica Elden Gidiyor
  • Henry Sen Neden Buradasın 2
  • Surat Asmak Hakkımız
  • Tahrir Vazifeleri
  • Toparlanın Gitmiyoruz 1
  • Erbain
  • Taşları Yemek Yasak
  • Bakanlar Ve Görenler
  • Üç Mesele
  • Kırk Hadis
  • Şiir Okuma Kılavuzu
  • Zor Zamanda Konuşmak
  • İlaveler ve Vaat Edilmiş Bir Şiir
  • Neyi Kaybettiğini Hatırla
  • Kalın Türk
  • Of Not Being A Jew
  • Faydasız Randevu
  • Çatlıycak Kadar Aşki
  • Ve'l-Asr
  • Sorulunca Söylenen
  • Desem Öldürürler Demesem Öldüm
  • Küfrün İhsanı Olmaz
  • Cuma Mektupları 1
  • Faydasız Yazılar
  • Tehdit Değil Teklif
  • Cuma Mektupları 2
  • Cuma Mektupları 3
  • Cuma Mektupları 4
  • Cuma Mektupları 5
  • Cuma Mektupları 6
  • Cuma Mektupları 7
  • Cuma Mektupları 8
  • Cuma Mektupları 9
  • Evet İsyan
  • Cinayetler Kitabı
  • Geceleyin Bir Koşu
  • Şiir Resitali
  • Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Son Resmin Arkasındaki Satırlar
  • Bir Akşam Gezintisi Değil Bir İstiklal Yürüyüşü 2
  • Bir Akşam Gezintisi Değil Bir İstiklal Yürüyüşü 1
  • Bilinç Bile İlginç
  • Allah'ın Emri Zaid / Plus Peygamberin Kavli
  • Bileşenleriyle Basit
  • Siper Beden
  • Karz-ı Hasen
  • Neredeyizim
  • Başbaş Başbaşa Başabaş
  • Evet Mi, Hayır Mı?
  • Muvazzaf
  • Toparlanın Gitmiyoruz 2
  • Toparlanın Gitmiyoruz 3
  • Ebruli Külah
  • Evlenseydik Boşanacaktık
  • Türk Olamadıysan Oldun Amerikalı
  • Hayatın Manası Versus Manalı Bir Hayat
  • Çenebazlık
  • Dil ile İkrar
  • Tok Kurda Puslu Hava
  • Genç Bir Şairden Genç Bir Şaire Mektuplar
  • Şiir Kitabı
  • Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir
  • Tahrir Vazifeleri 2
  • Tahrir Vazifeleri 4
  • Tahrir Vazifeleri 3
  • Tahrir Vazifeleri 5
  • Tahrir Vazifeleri 6
  • Tahrir Vazifeleri 7
  • Tahrir Vazifeleri 8
  • Tahrir Vazifeleri 9
  • Tahrir Vazifeleri 10
  • Cuma mektupları 10
  • Tahrir Vazifeleri 11
  • Tahrir Vazifeleri 12
  • Türküm Doğruyum İntikamım Ülkemdir
  • Bir Vefa Daha
  • Pergelin Yazmaz Sivri Ucu
  • İslamla Damgalanmış Varoluş
  • Tekne Kazıntısı

--reklam--

İsmet Özel Alıntıları - Sözleri

  • Biz Türkiye'de yaşayan insanlar olarak öyle yalan yanlış seylere inandırılmış, öyle kabul edilemez şeyleri kabul etmişiz ki, insanlara kendileri hakkında ya da birlikte yaşadıkları insanlar hakkında ne söylersen söyle söylediğin şeyler asla mantıklı gelmez. (Çenebazlık)
  • Türkiye, bir imparatorluk ihdas etme üstünlüğü gösterdiğimiz için değil, dar-ül İslam olması, dar-ül İslam vasfı kazanması sebebiyle vatanımızdı. (Cuma Mektupları 6)
  • ölümle ölüme yaraşan bağı nasıl kurabiliriz? (Tahrir Vazifeleri 3)
  • Taarruz bombalarının tahrip gücü kadar gürültüsü de önemlidir. Çünkü düşman yalnızca öldürülerek veya mevzileri yıkılarak püskürtülmez, aynı zamanda düşmanı, başına büyük bir felâket geleceğine inandırmak da gereklidir. Bu yüzden toplumda hâkimiyet tesis etmeye yönelmiş her hareketin, yürürlüğe koyduğu işler kadar kopardığı gürültü de önemlidir. Nitekim son birkaç yılda Müslümanlara karşı haçlı ve Siyonist seferberlik düzenlemiş odakların kopardıkları gürültü bir hesap sonucudur. Diyelim ki, tesettüre uyan öğrencileri üniversiteye almayacaklar. Bunu idarî tedbirlerle sessiz sedasız uygulamaya koyabilecekleri halde, bu konuda bir kamuoyu husule getirmek üzere, basın organlarının büyük bir şamata çıkarması istenmiştir. Bir gürültü koparan siyasî hareket, taarruza geçmeye hazırlanmış ve belki de taarruzu fiilen başlatmış demektir. Taarruza geçen kuvvet, büyük ve geniş taleplerle insanların önüne çıkar. Onun düsturu şudur: Çok çok istemeliyim ki, az az versinler. Bu tutumun beynelmilel arenada en iyi uygulayıcısı İsrail olmuştur. İsrail, henüz üzerinde devlet olmaya çalıştığı toprakların kendi hakkı olup olmadığı tartışma konusu iken, daha geniş topraklara ihtiyacı olduğunu dile getirmiştir. Yani her zaman çok çok istemiş ve alabildiği az miktarı yanına kâr bilmiştir. Böylece ilk yerleştiği toprakları tartışma konusu olmaktan çıkarılmış ve işgal ettiği topraklar görüşmelere esas alınır olmuştur. Türkiye'deki İslâm düşmanları çok çok neyi istiyorlar ve az az neye razı olacaklar? Onların çok çok istedikleri, Müslümanların Türkiye'de hiçbir sosyal varlık gösterememeleridir. Yani tek parti, tek şef döneminde olduğu gibi, Müslümanlar kendi memleketlerinde sürgün muamelesi görmelidirler. Ticarî hayatta geri plana itilmeli, iyi eğitim veren mekteplere sokulmamalı ve bürokraside yükselme sınırları pek düşük tutulmalıdır. Bu en geniş taleplerin tam tamına gerçekleşmeyeceğini bildiklerinden, kopardıkları gürültüyle bir tek siyasî sonuca razıdırlar. O da, Müslümanların bağımsız bir siyasî alternatif olarak ortaya çıkmamaları ve gözleri yılarak kimliği Müslüman olmayan siyasî organizasyonların şemsiyesi altında olmayı nimet bilmeleridir. (İrtica Elden Gidiyor)
  • İnsanın gereğinden çok şeyi fark ediyor olması, esas olan şeyi fark etmekten mahrum kalması anlamına da gelebilir. (Kırk Hadis)
  • İnsanlar artık aya , güneşe Lât ve Menât putuna tapmıyorlar ama devlet adamlarına , piyasaya , makinalara, teşkilatlara, teorilere tapıyorlar. Yeni putları mukaddes kılabilmek için kitaplı dinleri terkediyorlar. Bu tarz putperestliğin Doğu'da ve Batı'da birbirinden farkı yok. (Üç Mesele)
  • Bugün yaşama biçimi olarak dünya çapında yaygın bir batılılaşma var. Mutfaklar yemek hazırlama laboratuvarı, televizyonlu yaşama alanları bir kamu toplantısının dinlenme anı gibi, yatak odalarımıza değil koğuşlara gidiyoruz. Çalışma ve eğitim hayatımız mekanik ölçüleri hiçbir zaman aşamıyor. (Bakanlar Ve Görenler)
  • Daha doğrusu bir ordu ilgili olduğu toplumun bir ürünü olduğu oranda gerçektir. Ordunun gerçekliğinin gösterilebilir iki dayanağı var: Bir toplum kendi savaş gücünü ne oranda yeniden üretebiliyor? Bir toplum kendi değerlerine ne oranda sahip çıkıyor? Savaş gücünü yeniden üretebilmenin toplumun sermaye gücüyle olduğu kadar nitelikli insan potansiyeliyle doğrudan ilgisi var. ABD Pearl Harbour baskınında bombalanan gemilerini bir yıl içinde yeniden inşa etti. Bunun için malî güce elbet sahipti, ama yeniden üretim için gerekli uzmanlığı da ithal etmek zorunda değildi. Bir toplumun kendi değerlerine sahip çıkmasının iki parlak örneği Almanya ve Japonya'dır. Her iki dünya savaşından yenik çıkmış Almanya'nın ve son savaştan sonra ordusuzluğa mahkûm edilmiş Japonya'nın bugün beymelmilel sahada hâlâ belli bir belirleyici güç sahibi olmalarının her iki toplumun da kendi değerlerinden vazgeçmeyişlerinden başka bir açıklaması yoktur. (Cuma Mektupları 3)
  • Neyi öğrenmek istiyorsak zihnimizi onu öğrenmeye müsait duruma getirmek zorundayız. Bazı şeyleri bütün çabalarımıza rağmen bir türlü öğrenemiyorsak, bunun sebebini zihnimizin düştüğü elverişsiz durumdan başka bir şeye bağlamayalım. Âmiyâne bir ifadeye başvurarak şöyle diyebiliriz: Ancak işimize gelen şeyler aklımıza yatar veya aklımız ancak işimize gelen şeylere yatar. Dünyaya isteklerimiz doğrultusunda bakarız. Zihnimizin dış dünyayla ilişkisinde bütün mesele "irade" (istem) meselesinden ibaret değildir. Bir de zihin kilitleri meselesi var. Nelerin işimize geldiğini tanımamız açısından bazı bölgelerde zihnimiz kilitlenmiştir. Bazen menfaatimizi zihnimizin kilitleri sayesinde koruyabiliriz. Bazen de zihnimizdeki kilitleri kırmak menfaatimizi korumanın kaçınılmaz gerek-sartı olur. Zihnimizdeki kilitlerin hangilerinden güç almanın vakti ne zamandır? Hangi zihin kilitlerimizi ve ne vakit kırmalıyız? (Henry Sen Neden Buradasın 1)
  • İslâm’a yerküre üzerinde hangi varoluş tarzı yakışıyorsa Türkler o tarzı tecessüm ettirmekle bir kavim karakteri edinmişlerdir. Türk’ü İslâm’dan, İslâm’ı Türk’ten ayırın geriye ne Türk kalır, ne İslâm. Amerikalıyı paradan, parayı Amerikalıdan ayırın geriye ne Amerikalı kalır, ne para. (Pergelin Yazmaz Sivri Ucu)
  • gitti deriz ölenler için yalnız yaşayanların işidir yola çıkmak, yolu kat etmek. (Bir Yusuf Masalı)
  • İnsanlar içlerinde yaşattıkları bir mükemmelliğin özlemini duyarak hep varolan şartları beğenmediler. (Bileşenleriyle Basit)
  • tam düşecekken tutunduğum tuğlayı kendime rabb bellemeyeceğim razı değilim beni tanımayan tarihe beni sinesine sarmayan tabiattan rıza dilenmeyeceğim. (İlaveler ve Vaat Edilmiş Bir Şiir)
  • Çin, Mı­sır, Aztek, Yunan, Roma ve İslam medeniyetlerinin kendilerine özgü teknolojileri el­bette vardı; ama insan hayatının devamını böylesine yaygın ve karmaşık mekanik sü­reçlerin işleyiş şartına bağlayan bir başka medeniyet bilmiyoruz. (Tahrir Vazifeleri 7)
  • "Bana göre insanın tarifi: "Geç kalmış yaratıktır." Neye geç kalmıştır? Her şeye." (Tahrir Vazifeleri 12)
  • kalbe gizlice batan kıymık geçecek. (Şiir Resitali)
  • İnanıştaki doğruluk inanılan "şey"in doğruluğuna delil olur. Görürüz ki inancı arayan onu yalnızca inananda bulabilir, inandıranda değil. (Tahrir Vazifeleri 7)
  • Canının kıymetini bilmek insanın kendi nefsini en rahat edeceği, azami derecede zevk alma ortamında bulunmak anlamına gelseydi batı medeniyetinin hakimiyet kurmasıyla biçimlenen dünya şartları haklılık kazanmış olurdu. (Tahrir Vazifeleri 9)
  • Oysa salaklar hayati kalin cizgilerle cevrelemekten hoslanir (Henry Sen Neden Buradasın 2)
  • "İslâmi hareket sözkonusu olduğunda Türkiye'ye dünyanın herhangi bir yerine verdiğimden daha çok önem veriyorum." (Cuma Mektupları 1)