Kitap Künyesi
Yazar: Engin Geçtan
Yayın Evi: Metis Yayınları
İSBN: 9789753422352
Sayfa Sayısı: 201
--reklam--
Kırmızı Kitap Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Her okunuşunda değişecektir.
(Arka Kapak)
Yakıcı sıcak bir yaz günü öğleye doğru. Bir kaldırım kahvesinde birbirinden uzak masalarda kendi başlarına oturan bir kadın ve bir erkek. Masa örtüleri, duvarlar, her şey beyaz. Arada bir görünen uzun boylu, sıska garsonun gömleği ve papyonu da öyle. Beyaz ve tenha kahvenin önündeki kaldırım ise her türden, her sınıftan, çeşitli kıyafetlerde insanlarıyla rengarenk bir mozaik...
(Kitabın İçinden)
--reklam--
Kırmızı Kitap Alıntıları - Sözleri
- Bir şeylere inanmak insanı rahatlatıyor olmalı.
- Yani hepimiz başkalarının gözündeki imajımızı kaybetmekten korkarız. Dünyanın sonu gelse de gelmese de!
- Bir şeylere inanmak insanı rahatlatıyor olmalı. Kadının yüzündeki huzuru fark ettin mi?
- Hayatın anlamını hakkıyla veremeyenler, bunu gerçekleştirene dek tekrar tekrar bu dünyaya dönmek zorundadırlar.
- - Hayatın yükünü üstlenecek bir yer arıyor gibisin. - Belki de..
- Dünyada kendine bir yer bulamamıştı , bulma umudu da yoktu…
- -Bana biraz kendini anlatsana. -Saçma! Böyle bir dünyada insanların anlatacak nesi olabilir ki? -İnsanların nereden gelip nereye gittiklerini bilemedikleri bir dünya için bile bir şeyler söylenebilir.
- Bir şeye inanmak insanı rahatlatıyor olmalı.
- – Bunu kabul etmek çok zor ama, şimdi de kendimle ne yapacağımı bildiğimi sanmıyorum. Arıyorum, araştırıyorum. Düşe kalka, küçük bir çocuk gibi.
- Dünyanın sonu gelmişken karşı komşunun ne önemi olur? .. Yani hepimiz başkalarının gözündeki imajımızı kaybetmekten korkarız. Dünyanı sonu gelse de gelmese de!
- -Yani bir sabah güneş tekrar doğabilir mi? Peppi ona şefkatle baktı. -Bu iyi bir film adı olabilirdi.
- Yaşadıklarım bana bir şey öğretti. İnsanın tutkularına kapılıp geleceğine önceden el koymaya çalışmasının anlamsızlığını. Korkuya kapılıp fırtınanın yönünü değiştirmeye çalışmak yerine, fırtınanın bizi götürdüğü yerde savaşma yürekliliğini gösterebilmek. Ben bunu yapamamış olmanın bedelini ödedim.
- Bu dünyanın hakkını vermeden yaşayanlar tekrar hayata dönmek zorundadır.
- "İyi ya da kötü değil, sadece farklıyım."
--reklam--
Kırmızı Kitap İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bilinçdışı Travma: Kırmızı Kitap, Geçtan'ın ilk romanı diye tahmin ediyorum. Jung'un aynı isimdeki kitabını merak ettiğim için bu kitabı satın almıştım. Ancak içeriği sıkıcı buldum, akıcı değildi. Anı yakalayınca biten bir kitapta gerçek bir hayattan esinlenilerek çekilen bir filmin öyküsünü elden ele geçtikçe yeniden yazılan bir kitapla anlatma fikri bana pek kompleks geldi. Öte yandan kitabın elden ele geçmesi çağrışımsal olarak bana nesilden nesile taşınan travmaları hatırlattı. Travmalar da tıpkı kitabın 1940'lardan bugüne taşan hikayesi gibi zamanı aşarlar ve nereden patlak verecekleri belli olmaz. Bilinçdışı travmaların günlük yaşamımızın sorunlarında birden yer buluvermesiyle ilişkilendirdim bu kitabı. Önerimdir. (Elif Gök)
(Biraz anlatabilirim kitabı) Gerçek olmayan dünyayı ve bunun hikayesini anlatan bir kitap dersem yanlış söylemiş olmam sanırım. Kitap bir film stüdyosunda açıyor sayfalarını, bir cadde üzerinde bir cafede ayrı ayrı oturan iki kişi ile karşılıyor bizi, film içerisinde bir filmi anlatıyor inanılmaz fazla karakteri var bu karakterler dolu dolu fakat basit anlatılmış, çok kolay bir şekilde aklımıza yer ediyorlar. Hikaye dört nala giden bir kayıp vakası soruşturması ve büyük bir gizeme sahip. Son sayfasına kadar pür dikkat dalıyorsunuz olaya. Zaman zaman fantastik öğeleri de barındıran kitapta bana değişik gelen şey aslında bir sabah güneşin doğmaması oldu, oturup böyle bir anda ne yaparım diye bir süre düşündüm açıkçası. Polisiye sevenler kesinlikle okuyabilirler çok seveceksiniz eminim. Ayrıca kitabın kapağındaki muhteşem fotoğraf daha doğrusu kitabı ilk görüşte sevmemin sebebi olan fotoğraf 1926 yılında André Kertész tarafından çekilmiş. (Burcu Bergen)
Kırmızı Kitap: Merak insanın dizginleyemediği duygulardan yalnızca bir tanesi. Sakıncalı olduğunu bildiğimiz halde kendimize yenik düşerek yaptığımız onca şeyi gözünüzün önüne getirebiliyor musunuz sizde. Kırmızı kapaklı bir kitap, okunmaması gerektiği dile getirilsede içeriğinin nasıl olduğunu düşünüp merak uçurumunun sınıra gelen insanların okudukları metin karşısında akıl tutulması yaşatan o kitapta neler yazıyor olabilirdi. Geleceğimizi bilme isteği ya da daha iyi bir dünyada yaşama arzusu dört bir yanımızı bu kadar kuşatmışken elimizdekilerin kıymetini nasıl anlayabilirdik. Karakterler güzel bir şekilde analiz edilirken, dilin akıcılığı kitabı hızlı bir şekilde okumanızı sağlıyor. Hocalarımın tavsiyesi üzerine alıp bayıla bayıla okuduğum sizlerinde okumasını isteyeceğim bir kitap. Farklı bakış açılarına sahip olmak isterseniz şayet mutlaka zihin kütüphanenize eklemelisiniz. (Mehtap CANDAN)
--reklam--
Kırmızı Kitap PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Engin Geçtan - Kırmızı Kitap kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kırmızı Kitap PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Engin Geçtan Kimdir?
Engin Geçtan 12 Ocak 1932'de İzmir'de dünyaya geldi. İlk, orta ve lise eğitimini İzmir’de tamamladı. 1956 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olan Geçtan, psikoloji ve nöroloji dallarında ABD'de New York ve Columbia üniversitelerinde beş yıl süreyle uzmanlık eğitimi gördü.
1974'te profesörlüğe yükselen Geçtan, ODTÜ, Ankara, Boğaziçi ve Marmara üniversitelerinde öğretim üyeliğinde bulundu. Ayrıca, bir yandan psikiyatr olarak mesleğini icra ederken, bir yandan da sürekli yazıyordu. Geçtan’ın, Dersaadet'te Dans, Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?, Kırmızı Kitap ve Kızarmış Palamutun Kokusu ve Tren adlı romanları bulunuyor.
Uzmanlık alanı psikiyatri olan Engin Geçtan 1975-1987 yılları arasında meslek dışı okuyucular tarafından da ilgiyle karşılanan dört kitap yazdı. Çok sayıda basım yapmış ve yapmakta olan ve kendi bilimsel disipliniyle ilgili bu dörtlünün ardından, (İnsan Olmak, Varoluşçu Psikiyatri, Normaldışı Davranışlar ve Psikanaliz ve Sonrası, Metis) psikiyatri alanının çerçevesinden çıkma isteği doğrultusunda roman-senaryo çalışmalarına başladı. Ankara ve İstanbul’daki dört üniversitede öğretim üyeliği yapmış olan Engin Geçtan halihazırda üniversitedeki part-time görevi dışında klinik çalışmalarını psikoterapist olarak sürdürmektedir. Dersaadet’te Dans, Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?, Kırmızı Kitap ve Kızarmış Palamutun Kokusu romanlarına 2004 yılında Tren’i de ekledi. Kırk yıllık bir deneyimin ardından psikiyatriye, ülkemiz insanına ve bugün kaosun kenarında yaşanan süreçlere bakışını dile getiren Kimbilir? ve Hayat adlı kitapları yayımlandı.
Geçtan’ın Kırk yıllık bir deneyimin ardından psikiyatriye, ülkemiz insanına ve bugün kaosun kenarında yaşanan süreçlere bakışını dile getiren Kimbilir? ve Hayat adlı kitapları da bulunuyor. Psikiyatri uzmanı, romancı ve yazar Prof. Dr. Engin Geçtan 86 yaşında yaşamını yitirdi.
Prof. Dr. Engin Geçtan, Psikiyatri alanıyla ilgili çok sayıda basım yapmış “İnsan Olmak”, “Varoluşçu Psikiyatri”, “Normaldışı Davranışlar” ve “Psikanaliz ve Sonrası” kitaplarını kaleme aldı. Engin Geçtan ardından, roman-senaryo çalışmalarına başlamıştı.
“Dersaadet'te Dans”, “Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?”, “Kırmızı Kitap” ve “Kızarmış Palamutun Kokusu” romanlarına 2004 yılında “Tren”i de ekleyen Geçtan, kırk yıllık bir deneyimin ardından psikiyatriye, Türkiye insanına ve bugün kaosun kenarında yaşanan süreçlere bakışını dile getiren “Kimbilir?” ve “Hayat” adlı kitapları yayımlamıştı.
Prof. Dr. Engin Geçtan, ayrıca ODTÜ, Ankara, Boğaziçi ve Marmara üniversitelerinde öğretim üyeliğinde bulunmuştu.
--reklam--
Engin Geçtan Kitapları - Eserleri
- Varoluş ve Psikiyatri
- Mesela Saat Onda
- Zamane
- Kuru Su
- Seyyar
- Psikanaliz ve Sonrası
- Tren
- Psikodinamik Psikiyatri ve Normaldışı Davranışlar
- İnsan Olmak
- Hayat
- Kızarmış Palamutun Kokusu
- Kırmızı Kitap
- Kimbilir?
- Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?
- Dersaadet'te Dans
- Rastgele Ben
- Orada Bir Arada
- Çağdaş Yaşam ve Normal Dışı Davranışlar
- Dünya Hali
--reklam--
Engin Geçtan Alıntıları - Sözleri
- Kim ki kendini geride tutar, o her zaman ön plandadır. Kim ki kenarda durur, o her zaman bir yerdedir. Kim ki kendini göstermeye çalışmaz, o her yerde görünür. Kim ki kendini tanımlamaz, o her zaman seçkin kalır. Kim ki yaptıklarıyla böbürlenmez, ortaya çıkardıklarının değe ri kalıcı olur. (Varoluş ve Psikiyatri)
- Kedilerde son nefeslerini gözden uzakta verirler. Onlar bizden daha iyi biliyorlar, ölümün kimseyle paylaşılamayacağını. (Tren)
- O reddetmeden ben reddedeyim kaygısı sonucu yalnız kalan insanların sayısı o kadar çoktur ki ! (İnsan Olmak)
- Her insan hayatında en az bir kez mucizeyle karşılaşır, eğer onu fark edebilirse. (Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?)
- İnsanın ancak, ana-babasını kendi dünyaları olan ayrı varlıklar olarak görmeyi başarabildiğinde gerçek anlamda yetişkin sayılabileceğini düşünüyorum. (Kimbilir?)
- Çocuğun gelişimi üzerinde, eğitimciler de ebeveyni kadar, hatta bazen onlardan daha çok etkili olurlar. Jung, öğretmenlerin, çocuğun kendisini tanımasını ve bilinçdışını bilinçlendirebilmesini sağlayabilecek bir biçimde eğitilmeleri gereğini savunmuştur. Bunun için, çocuğun yeni deneyimlere girişmesine ve içgüdüsel enerjilerini harekete geçirebilecek simgeler edinmesine imkân sağlamak gerekir. (Psikanaliz ve Sonrası)
- Kendini tanımak "dıştan içe" sessiz bir yolculuktur, anlatılması ve paylaşılması zor, bazen sadece kokusu alınabilir. Akmakta olan bir ırmağın, aynı zamanda kaynağına doğru yolculuk edebilmesini çağrıştıran bir süreç, kaynağa ulaşılamasa da yolculuğun kendisine değer. (Zamane)
- Aşık olmak kolaydır. Oysa gerçek sevgi, yaşam boyu sürdürülen ve birbirini giderek daha iyi anlamayı, yaşam sorunlarını giderek artan bir biçimde paylaşmayı ve birlikte çözümler aramayı içeren bir olgudur. (Psikanaliz ve Sonrası)
- ''Eğer her şey çocukluk dönemiyle açıklanırsa, o zaman her şey bir başkasının kusuru olarak değerlendirilir ve insanın kendi sorumluluğunu üstlenme gücüne duyulan güven de küçümsenmiş olur.'' (Psikanaliz ve Sonrası)
- Bir şeylere inanmak insanı rahatlatıyor olmalı. Kadının yüzündeki huzuru fark ettin mi? (Kırmızı Kitap)
- Sevgiye ve kabul edilmeye duyulan ihtiyaç arttıkça, reddedilmeye duyarlık ve alınganlık tepkileri de o denli yoğun olur. Bazı insanlarda bu duygu öyle yoğundur ki, diğer insanlar tara fından kendilerine verilen değeri ve gösterilen yakınlığı kabullenemez ya da psikoz sınırlarını zorlayan, mantık dışı bir duyarlık gösterirler. Bu tür tepkileri sürekli olarak gösteren kişilerde paranoid eğilimlerin varlığından söz edilir. Örneğin, yoğun eksiklik duyguları içinde yaşayan bir kişi, olumlu bir niteliğinden ötürü takdir edildiğinde kendisiyle alay ediliyormuş duygusuna kapılır ve ezikliğinin yarattığı düşmanlık duygularını, çevreden kendisine yönelmiş gibi yaşar. Bu nedenle, paranoid kişi çevresindeki insanların davranışlarını ve sözlerini yanlış yorumlama eğilimindedir. (Psikodinamik Psikiyatri ve Normaldışı Davranışlar)
- Toplu kişilik çözülmeleri; Jung'un tanımladığı kişilik bölümlerinden "gölge arketipi"nin kişiliğin geri kalanını egemenliğine almasi; gelişimin narsisistik dönemine gerileme özelliği gösteren davranışlar ve bu olguya eşlik eden kendine özgü mantık biçimleri; insan ilişkilerinin yerini imgelerle ilişkilerin alması; toplumsal yapıların yerini Baudrillard'ın tanımladığı sessiz yığınlara bırakması; "kaosun kenanı"ndaki kaygan zeminde sürdürülmeye çalışılan köhnemeye yüz tutmuş modeller; isimsizlik ve kimliksizliğe mantar gibi üreyen yeni inanç sistemlerinde çözüm aranması; Descartes düşüncesinin ve getirdiği alışılmış kavramların yaşanmakta olan fenomenleri açıklamada yetersiz kalması, kozmik dans dinamikleriyle ortaya çıkan olayların, Batı kültürünė egemen olan çizgisel (linear) zaman doğrultusunda bakıldığında, anlaşılmaz ve izlenemez hale gelmesi; pozitif bilimin temel araç olarak kullanma alışkanlığında olduğu "belirleyici" kavramının, yerini "karmaşalık" (complexity)* denilen dinamiklere bırakması ve alışılagelindiğin ötesinde daha birçok diğer dinamiklerle belirlenen yeni bir çağ. Çizgisel zamanda düşünmeye alışmış olanların, başlangıç kavramına takılıp kaldıkları için, ne zaman başladığını saptamaya çalışırken inandırıcı olamadıkları bir çağ. (Kimbilir?)
- … Kendini siyahından uzak tutmaya çalışan beyaz, zamanla bunun bedelini kirlenerek öder. Siyahın karşı konulması zor cazibesine kapılarak. (Seyyar)
- ''İnsan kökenini arar, dünyanın tamamlayıcı bir parçası olmak ve bir yere ait olduğunu hissetmek ister.'' (Psikanaliz ve Sonrası)
- Onun doğasıydı bu, zorlukları yalnızlığında yaşamak. (Kuru Su)
- ''İnsanları diğer insanlar hasta ettiğinden yine insanlar iyi edebilir.'' (Psikanaliz ve Sonrası)
- ...varolmayarak yaşamak. (Varoluş ve Psikiyatri)
- Normal insan, yaşamına bir anlam katmak ve kendini geliştirmek amacıyla sürekli çaba gösterir ve toplumun da isteklendirmesiyle çeşitli alanlarda kendini yüceltir. Bu çabasında kendi hakkındaki varsayımları oldukça gerçekçidir, kendisini zorlamaz. (Çağdaş Yaşam ve Normal Dışı Davranışlar)
- "Kendimi arıyorum." "Umarım tümden kaybetmezsiniz." (Kızarmış Palamutun Kokusu)
- Evrende her şeyin ömrü olduğunu bilmek bizleri zamanın ölçülebilir bir şey olduğu yanılsamasına yöneltiyor. (Seyyar)
Yorumlar
0 yorum