Kitap Künyesi
Yazar: Ted Dekker
Çevirmen: Mihriban Doğan
Orijinal Adı: Red: The Heroic Rescue
Yayın Evi: Martı Yayınları
İSBN: 9786055420123
Sayfa Sayısı: 600
Kırmızı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kırmızı, geçmişle geleceğin ortak kaderidir.
Kırmızı, yitirilen cennetin destansı kurtuluşudur.
Kırmızı, Çemberin en kanlı halkasıdır.
Gökkuşağı ormanları büyük çapta bir yıkımın eşiğindedir.
Ölüm saçan bir virüs, dünyamızdaki teröristlerce yayılmaya başlamıştır.
Thomas Hunter'ın sabrı tükenmiştir; ölümle randevu için kalan süre üç haftadır ve bu bir olasılık değil, gerçeğin ta kendisidir.
İki dünyayı da kurtarabilecek bir çözüm yolu bulmaktan başka çıkış yolu yoktur.
Siyah'ın akıllara durgunluk veren temposu, Ted Dekker'ın efsane Çember serisinin ikinci kitabı Kırmızı'yla doruğa çıkıyor.
Thomas Hunter en fazla bir ay önce, garsonluk yapan başarısız bir yazarken, şimdi kendini iki dünyayı da çöküşten kurtaracak zorlu bir maceranın içinde bulmuştu. Bir dünyada, ilkel savaşçılardan oluşan bir orduya kumanda eden, savaşlarda yaralanmış bir general; diğerinde ise durdurulması mümkün olmayan bir virüsle küresel bir kaos yaratma niyetinde olan teröristleri alt etmeye çalışan bir adam.
Yıkımın eşiğinde iki dünya. Akla hayale gelmeyen bir çözüm.
Rüya ile gerçeğin çarpıştığı adrenalin yüklü bir destana hazır olun. Siyah, Kırmızı'ya dönerken artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Kırmızı Alıntıları - Sözleri
- "Bir ülkenin bir orduya sahip olması ona dünyanın kontrolünü vermez"
- Bir ülkenin bir orduya sahip olması ona dünyanın kontrolünü vermez.
- Sırf güzel gözüküyor diye bir çiçeği koparan canlıdır insan. Güzel insanların hayattan kopmasıda bundandır..
- Zaman bizim hem en büyük düşmanımız, hem de en büyük müttefikimiz.
- Herkes başkalarından bihaber vaziyette, kendi dünyasında kaybolup gitmişti.
- ...insanız...nerede bulursak ve nasıl gelirse gelsin ... umuda yapışıyoruz.
- "Bir köpek altın bir asa gördüğünde yılan gördüğünü zanneder."
- Bir ülkenin bir orduya sahip olması ona dünyanın kontrolünü vermez.
- Üstünlük yüzdelerle ölçülür, toplamlarla değil, öyle değil mi? Bire karşı on , beş yüze karşı binden iyidir.
Kırmızı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"ÇEMBERİN EN KANLI HALKASI" İncelememde spoiler yoktur.. Siyah'ta kendini bir anda ölümcül bir koşuşturmacanın içinde bulan ve sonra bayıldığında hafızasını kaybettiği kara ormanda uyanan Thomas Hunter için artık her şey çok daha farklıdır. Siyah'ta ortaya çıkan dehşet, et ve kemik bulmuş haliyle bu kitapta ortaya çıkmış ve Thomas Hunter için bazı şeyler hayati bir hal almıştır. Siyah'da bahsedilen iyi ve kötünün ayrıldığı dünya yani gelecekte 15 yıl geçiren Thomas Hunter artık Avcının Thomas'ı yani Orman Muhafızlarının başıdır. Ormanları ele geçirmek isteyen düşmanları Güruh artık çok fazla güçlenmiş ve sayıları artmıştır. Başlarına geçen yeni kumandansa Orman Muhafızlarının işini zorlaştırmaktadır. Thomas sayıca çok az olduğu bir orduya karşı üstünlük sağlamak için elinden geleni yapmakta ve ormanlarını korumak zorundadır. Aynı zamanda kendisine ve tüm orman halkına yapılan büyük ihanatten bir çıkış yolu bulmalıdır.. Geçmişte ise dünya Büyük Aldatmaca'nın esiri olmak üzeredir. Thomas'a inanmayan çoğu insan pişmandır ve ne yazık ki artık her şey için çok geçtir. Her şey yetmezmiş gibi bir de ülkelerden birinin yaptığı büyük ihanet işleri zorlaştırmaktadır. Virüsü durdurmak için tüm umutlar Thomas'a bağlanmıştır ve Thomas'ın yapabileceği tek bir şey vardır. Anti vürüsü bulabilecek tek kişi olan Monique'i kurtarmak.. Geçmiş ve geleceğin kaderi tek bir adamın elindedir: Thomas Hunter.. Kırmızı, Siyah'tan daha sürükleyiciydi. Sanırım bunun sebebi artık her iki realiteyi benimsemem ve karakterlere yabancılık çekmemem yüzündendi. Güruh'tan ciddi anlamda nefret ettim ve iğrendim. Sanki iğrenç kokuları benim de burnuma geldi. Bende bir an kitabın içine girip onlarla savaşmak istedim ama kılıç kullanamam kii. ): Birde şu hainler, ihanet edenler okurken sinirden ordan oraya zıplamama vesile oldu sağolsunlar. Dışardan biri görse "amacı ne bunun" derdi bana ama kapalı kapılar ardında okumanın faydasını gördüm. (: Kitabın sonlarında ise ağladım.. Evet balık burcuyum, evet duygusalım ama Ted Dekker sen ne yaptın bee? ): Kitap bitince sanki kanım çekildi. Belki de kitabın ismi, okurun kanını çektiği için Kırmızı. Olmaz demeyin. Olur mu olur.. Çoğu seride yazar 2 ya da 3. kitabında seriyi batırıyor. O yüzden seriyi tamamlamadan Çember serisi favori serim oldu diyemiyorum. Çember serisi favorim olma yönünde ilerliyor ve şu anda güzel yol alıyor.. Keyifli okumalar.. Ben yolculuğa Beyaz ile devam ediyorum.. (Büşra Nur)
Kırmızı, geçmişle geleceğin ortak kaderidir. Kırmızı, yitirilen cennetin destansı kurtuluşudur. Kırmızı, Çemberin en kanlı halkasıdır. Siyah’ın akıllara durgunluk veren temposu, Ted Dekker’ın efsane Çember serisinin ikinci kitabı Kırmızı’yla doruğa çıkıyor. Thomas Hunter en fazla bir ay önce, garsonluk yapan başarısız bir yazarken, şimdi kendini iki dünyayı da çöküşten kurtaracak zorlu bir maceranın içinde bulmuştu. Bir dünyada, ilkel savaşçılardan oluşan bir orduya kumanda eden, savaşlarda yaralanmış bir general; diğerinde ise durdurulması mümkün olmayan bir virüsle küresel bir kaos yaratma niyetinde olan teröristleri alt etmeye çalışan bir adam. Yıkımın eşiğinde iki dünya. Akla hayale gelmeyen bir çözüm. Rüya ile gerçeğin çarpıştığı adrenalin yüklü bir destana hazır olun. Siyah, Kırmızı’ya dönerken artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. (Benjamin)
Siyah neymiş ki Kırmızı'nın yanında. Bu kitapta bitmek bilmeyen olaylar zincirini takip ederken buluyorsunuz kendinizi. Siyah'ı okurken Soru işareti olarak kalan bir çok nokta da aydınlanıyor. Onca çabaya rağmen İnsanlığı üç hafta içinde yok edebilecek virüse bir çare bulunamadı ve diğer dünyada veya Tomas'ın İfadesiyle diğer gerçeklikte de işler iyi gitmiyor. Bu iki ayrı dünyada ki olayların ve kişilerin birbirine bağlanması da güzel bir ayrıntı. (Yasemin Çakır)
Kitabın Yazarı Ted Dekker Kimdir?
Ted Dekker, 40'tan fazla ödüllü romanın yazarı, New York Times ve uluslararası çok satan yazarlardan biridir.
Çalışmaları dünya çapında on milyonlara ulaştı ve birçok dile tercüme edildi. Ayrıca önemli filmlere uyarlandı. (Thr3e, House)
2013 yılında NPR okuyucuları, onu bütün zamanların en üst düzey gerilim yazarlarından biri olarak ilan ettiler.
Ted'ın tutkusu basittir: Zihin yoluyla gerçekleri keşfetmek için - okuyucuları dünyayı farklı bir mercekle görmeye davet eden hikayeleri bükmek.
Hikaye onun için, insan kalbi ve gerçek arasındaki en kısa mesafedir ve hayatına adamıştır.
Dekker, Endonezya'nın av kökenli kavimler arasında yaşayan misyonerler içinde doğdu.
Ebeveynlerinin çalışmaları genellikle çocuklarının uzağında uzun süre kaldığı için Dekker, erken yaşantısını hem yabancı hem de yalnız olduğu yabancı bir kültürde anlatıyor.
Kendisinin ait olduğu bir dünya yaratmak için, kendi hayal gücüne güvenmesini sağlayan bu eşsiz yetiştirme tarzının bir parçası oldu.
Endonezya'dan ayrıldıktan sonra Dekker, çok kültürlü bir liseden mezun oldu, Felsefe ve Din dersleri için Amerika Birleşik Devletleri'nde daimi ikametgah aldı.
İki yıl boyunca sıfırdan başlamadan ve her ikisini yeniden yazmadan önce iki tam uzunlukta roman yazdı.
Süreç ve öyküler onu tamamen şaşkına çevirmişti, hikaye anlatmanın kanında olduğunu fark etti ve hikayeyle gerçeği keşfetmek için yeni bir takıntı onu ele geçirdi.
Diğer işlerini bıraktı, ailesini Batı Colorado dağlarına götürdü ve üçüncü romanı üzerine tam zamanlı olarak yazmaya başladı.
İki yıl süren üç romanın yazımından sonra ilk romanı yayınlandı.
Dekker, eşi Lee Ann ile birlikte Nashville bölgesinde yaşıyor.
Ted Dekker Kitapları - Eserleri
- Oyun (Cep Boy)
- Siyah
- Gelin Koleksiyoncusu
- Yeşil
- Kırmızı
- Kutsal Meclis
- Beyaz
- Kemik Adamın Kızları
- Adaletin Gizli Mezarlığı
- Ten
- Havva
- Çalınmış Hafızalar
- House
Ted Dekker Alıntıları - Sözleri
- “Yapmayacak mısın? Çünkü bana yalan söyledin Yağmur adam. Çığlık atmayacaksın çünkü o duyabilir ve sen onun çığlıklarını duyması durumunda buraya geleceğinden korkuyorsun. Çünkü güzel insanlar bunu yaparlar Yağmur adam, ikimiz de bunu biliyoruz. Başı beladaki zavallı aptalları kurtarmak için koşturarak gelirler.” (Gelin Koleksiyoncusu)
- Ve unutma, şüpheye düşersen uyumlu davran. (Siyah)
- ''Yağmur bardaktan boşanırcasına yağmasa bile, arabanızın üstüne taş büyüklüğünde dolu taneleri gibi düşmeye başladığında, kenara çekmenizin vakti gelmiş demektir.'' (Ten)
- Bir ülkenin bir orduya sahip olması ona dünyanın kontrolünü vermez. (Kırmızı)
- Bunun yerine ruhları kara başka grupların peşine düşebilirdi. Politikacılar belki. Ya da şu rol yapan vaizler. (Ten)
- Ne zaman birini öldürmeyi düşünse karnı acıkırdı. (Ten)
- Yeşil gözleri kıvılcım saçıyordu. (Yeşil)
- Üstüne ölü toprağı serpilmiş gibi. Çocukluğunu hiç yaşamadı. (Ten)
- "İnsanların canını sırf seni incittikleri için yakamazsın. Herkes öyle yapsaydı dünya nasıl bir yer olurdu?" (Oyun (Cep Boy))
- insanların canını sırf seni incittikleri için yakamazsın. Herkes öyle yapsaydı dünya nasıl bir yer olurdu? (Oyun (Cep Boy))
- Bu gezegende yaşayanlar bir zamanlar dünyanın düz olduğuna inanıyorlardı. Fakat gerçeği anlayamamalarının sebebi zekâ eksikliği değil, tecrübe eksikliğiydi. -Peder Robert Seymour (Kutsal Meclis)
- "Ve eğer bu amansız darbeler bir bebek yengeci öldürdüyse, Allah' ı böylesine şiddetli dalgaları yarattı diye suçlayan olmuş muydu?" (Adaletin Gizli Mezarlığı)
- Ama sen bir an bile bizim şu anda bir rüyada olduğumuza inanmıyorsun. (Siyah)
- Thomas, "Seninle kütüphanede ilk karşılaşmamızdan bu yana seni seviyorum,"dedi. Chelise,nin dudaklarına parmaklarıyla dokundu. "Seni sevmeme bir izin versen." (Beyaz)
- Kötülükle ilk yüz yüze geldiğimizde, onunla bir daha karşılaşma riskindense, kendi boğazımı kesmemek için bütün gücümü seferber ettim. - Peder Robert Seymour (Kutsal Meclis)
- Hiçbir şey filmlerde ya da kitaplarda olduğu kadar kolay değildi. (Adaletin Gizli Mezarlığı)
- “Evet, bir ucube olduğumu biliyorum." (Yeşil)
- "Hayat içinde barındırdığı risklerden dolayı yaşamaya değer. " (Gelin Koleksiyoncusu)
- Kendini tanıdığını sanan insanlar, kendini tanımayanların burnu havada versiyonlarıdır. (Kutsal Meclis)
- . (Ten)
Yorumlar
0 yorum