Kitap Künyesi
Yazar: Jennifer L. Armentrout
Çevirmen: Serkan Göktaş
Orijinal Adı: Frigid
Yayın Evi: Dex Yayınevi
İSBN: 9786050919950
Sayfa Sayısı: 316
--reklam--
Kış Güneşi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yirmi bir yaşındaki Sydney, Kyler’a ezelden beri aşık. Ne yazık ki Kyler onu atlıkrancadan ittiği ve Sydney’in de karşılığında Kyler’a çamur yedirdiği günden beri sıkı dostlar.
Kyler tam bir çapkın, bir kızın yanında iki geceden fazla duramıyor. Syd kendini gittikçe daha kötü hissdiyor. Ancak okuldaki son yılda duygularını itiraf ederek ilişkileirini berbat etmek istemiyor.
Kyler’ın gözünde ise Syd hep ulaşılmaz bir noktada, adeta mükemmelliğin simgesi. Syd’in ona hayatta bakmayacağını düşünüyor.
Bir gün Kyler’ın dağ evine kayak tatiline gidiyorlar ve bütün saklı duygular gün ışığına çıkıyor. Ama küçük bir sorun var. Evde yalnız değiller.
Obsidiyen ile başlayan LUX serisi ve Melez Sözleşmelerinin’nin dünyaca ünlü yazarı Jennifer L.Armentrout’tan çok sıcak bir hikaye...
--reklam--
Kış Güneşi Alıntıları - Sözleri
- Senin için bir sakıncası var mı?" Sesi tam kulağımın içindeydi. "Sanırım bunu sana kenara kaymanı söylemeden önce sormalıydım, değil mi?" "Hayır," diye fısıldadım."Bir sakıncası yok." "Güzel." Yan döndü ve bana baktığını biliyordum. Kaşık pozisyonundaydık! Fakat birbirimize dokunmuyorduk o yüzden bu sayılmazdı."Çünkü bu yatak benimkinden çok daha rahat ve benim gidesim yok
- "Seni tıpkı bir çocuğun Noel Baba'yı sevdiği kadar seviyorum."
- "Anne?" Bir an duraksama oldu. "Sydney? Sen misin?" Benim bilmediğim başka çocukları mı vardı bunların?
- "Kendimi yürümeye zorlayarak yanağıma doğru sinsice yol alan gözyaşını sildim. Bende bu şans varken bu gözyaşı damlası yanağımda donar ve tüm dünyaya Noel Baba'nın gerçek olmadığını öğrenen bir çocuk gibi ağlamak üzere olduğumu ilan ederdi. O zaman da ağlamıştım. Şimdi de ağlamak üzereydim."
- "Hayatım boyunca sana aşıktım," dedi gözlerimin içine bakarak. "Eğer izin verirsen, hayatımın geri kalanında da hep seni seveceğim Syd." -Kyler
--reklam--
Kış Güneşi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazarın kalemini seviyorum güzel yazdığını düşünüyorum. Ama bu kitapta biraz kadın karakteri ezik yazmış sanki. Sydney ve Kyler çok uzun zamandır çok yakın arkadaş. Ama ikiside içten içe birbirini seviyor özellikle kadın karakter baya bu konuda takık. Sydney beni deli eden bir karakterdi aşırı derece de kendini ezikleyip durdu. Ve Kyler'a olan aşkını hep bedene indirgedi. Yok işte benimle niye yatmiyor beni neden çekici bulmuyor vs. Sürekli ama sürekli Kyler in her akşam yattığı kızlardan olmadığı için üzüldü falan. Bana biraz saçma geldi. Tamam Kyler önüne gelen herkesle yatan bir tipti klasik erkek davranışı istediğini ulaşamayınca önüne gelene ulaşıyor. Bu Sydney için çok zordu yani onu anlıyorum ama sarhoşken Kyler'a sarkıyor ve Kyler bir centilmen gibi davrandı diye beni beğenmiyor beni istemiyor diye tribe giriyor. Şimdi sözde insan en yakın arkadaşı sarhosken üstüne atlarsa bu nasıl bir karakter olur. Gerçekten kyleri bu kadar iğrenç mi görüyordu merak ettim ki zaten Kyler da buna baya bozuluyordu çok haklıydı. Bana kylerin aşkı daha çok geçti aslında Sydney i çok yüksek bir yere koymuş ona çok saygı duyup daha derinden sevdiğine inanıyorum. Çift olarak guzellerdi başlarda dediğim gibi Sydney e kızsam da ikinci yarı daha iyiydi. Yanındaki arkadaşlarının hikayesinde okumak isterim. (Duru Mavi)
Konusu basit, okuması kolay bir aşk romanıydı. Sydney en yakın arkadaşına senelerdir aşık. Kyler ise tam bir parti çocuğu. Üniversitenin doyasıya tadını çıkarıyor yani. Kızımız hep kalbi kırık bir şekilde ortalıkta dolaşırken bir gün kayak yapmaya gittikleri evde Kyler ile mahsur kalıyor ve olaylar patlıyor. Çetrefilli olaylar olsaydı daha güzel olurdu bence.Üçüncü kişiler araya girseydi keşke. Yine de okunabilir, çerezlik bir kitaptı. Ben Sydney'i ve aşkını sevdim. Evet Kyler' a aşıktı ama saf salak değildi. Sevgilileri olmuş ve Kyler diye diye ölmemişti. Lise zamanında cesur olsaydı daha iyi olurdu her şey. Ama en yakın arkadaşını kaybetmek istemediği için hak verdim yine de. Kyler ise Sydney'e karşı oldukça korumacı ve bunun nedeninin farkında.İkiliyi ve uyumlarını sevdim ben. Tabii yazarımızın diğer serilerini okuduğum ve sevdiğim için bu romanını da öneririm ben. İyi okumalar. (turuncubihayal)
Jennifer L. Armentrout'un kitaplarını neredeyse ortaokuldan beri okuyorum annem bazı kitaplarını benden saklamıştı neden sakladığını bu kitaptan sonra anladım diyebilirim :) Açıkçası pek kötü bir hikaye yok bana sıcak aşk romanı gibi gelmişti. Gerçekten kötü değil devamında sadece erotik, dram falan seviyorsanız harika bir seçim diyebilirim. Bir yerden sonra erotik sahneden gına geliyor. Harley queen romanlarına benzettim ama nedense yazar tam lux serisi gibi kitaplarında daha başarılı sanki bu kitabı böyle bir şey yazmış olayım kafasıyla yazmış gibi olsun yine de J.L.A. mükemmeldir <3 (tabak the marleššant)
--reklam--
Kış Güneşi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jennifer L. Armentrout - Kış Güneşi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kış Güneşi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jennifer L. Armentrout Kimdir?
Jennifer Batı Virgina’da, Martindburg şehrinde yaşıyor. Onun hakkında duyduğunuz her söylenti doğru değildir. Yazım işiyle yoğun olarak ilgilenmediği zamanlarda kitap okuyarak, egzersiz yaparak, berbat zombi filmleri izleyerek, yazıyormuş gibi yaparak, kocası ve Jack Russel köpeği Loki ile vakit geçiriyor.
Yazar olma hayali, vaktinin büyük bir kısmını kısa hikâyeler yazarak geçirdiği matematik derslerinde başladı. Bu, matematikten kötü notlar almasının da en büyük sebebidir. Jennifer genç okurlar için paranormal, bilim-kurgu, fantezi ve modern aşk hikâyeleri yazıyor. Ayrıca J. Lynn takma adıyla yetişkinler için aşk romanları da yazıyor.
--reklam--
Jennifer L. Armentrout Kitapları - Eserleri
- Obsidiyen
- Oniks
- Opal
- Köken
- Direniş
- Melez
- Safkan
- Tanrı
- Apollyon
- Avcı
- Kimi Öptüğüne Dikkat Et!
- Hep Seni Bekledim
- Sağdıç
- Saplantı
- Kime Dokunduğuna Dikkat Et!
- Kış Güneşi
- Kan ve Külden
- Kimi Seçtiğine Dikkat Et
- Bodyguard
- Oyuncu
- Unutuluş
- Lanetli
- Geri Dönüş
- Hep Seni İstedim
- Güç
- Paramparça
- Mücadele
- Sonsuzluğun Sonuna Dek
- Ölene Dek Beraberiz
- En Karanlık Yıldız
- Cesur
- A Kingdom of Flesh and Fire
- Kehanet
- The Crown of Gilded Bones
- Ya Yarın Yoksa
- En Aydınlık Gölge
- The War of Two Queens
- Elixir
- A Shadow in the Ember
- Hold Om Mig
- Trust İn Me
- Scorched -
- The Dead List
- Forever with You
- Fall With Me
- Fire In You
- Stay with Me: A Novel
- The Queen: A Wicked Novella
- The Prince: A Wicked Novella
- The King: A Wicked Novella
--reklam--
Jennifer L. Armentrout Alıntıları - Sözleri
- "Orada dikilip duracak mısın yoksa gerçekten bir işe yarayacak mısın?” diye söylendi Tink, Ren’e. “Benim için kutuları yerden alır mısın?” “Tink,” diye çemkirdim. “Kutuları ben alırsam, onları bahçeye fırlatıveririm,” dedi Ren. Tink ellerini yanaklarına vurarak aniden geriye sıçradı. “Buna cesaret edemezsin.” “Hem de öyle bir ederim ki.” “Ah, Tanrım,” diye homurdandım, Ren’in etrafından dolaşarak. Kutuları yerden alıp içeri taşıdım, sonra da kanepeye fırlattım. “Dikkat et!” diye ciyakladı Tink. “İçlerinde paha biçilemez, kırılacak şeyler olabilir.” Ren arkasından kapıyı kapatırken, havada süzüldü. “Ve sen! Sen kutuları bir hanıma taşıttın.” Gözlerimi devirdim. Ren gürültülü bir nefes verdi. “Tanrım; çok sinir bozucusun.” “Ne olmuş?” Tink kanatları hararetle havayı döverek, kanepeye doğru uçtu. “Ben lastiğim, sen yapışkan!” Ren ufaklığa doğru döndü. “Ne?” “Ne söylersen söyle benden sekip gelir sana yapışır!” (Paramparça)
- “Beni kalbimden bıçaklayacak mısın? Tekrar?" "Neden bileğimi bırakıp öğrenmiyorsun?" "Bu kulağa evet gibi geliyor.” (A Kingdom of Flesh and Fire)
- "Alexandria'nın Apollyon olması beklense de sizin kaderinizde hep çok daha fazlası olmak vardı." Karina bana baktı. "Kabullenmesi güç olabilir fakat bunu kabullenmeniz gerekiyor." "Yoda gibi konuşuyorsun," diye mırıldandım. "Anlamadım?" "Önemli değil." (Mücadele)
- Kendimi nasıl hissetiğimle ilgili konuşmak konusunda hiç iyi değildim. Kahretsin, kendimi nasıl hissettiğim hakkında düşünmekte bile iyi değildim. (Melez)
- “Nasıl cadaloz bir şeysin sen böyle,” (Hep Seni Bekledim)
- “Öyle güzelsin ki, Layla. Sonsuzluğun geri kalanında bakabileceğim bir şey seçme imkanım olsaydı seni seçerdim.” (Kimi Seçtiğine Dikkat Et)
- "Aptal aptallık yapandır..." (Hep Seni İstedim)
- “I’m not afraid of her,” I whispered to my reflection. “I’m a Queen. I’m a god. I’m not afraid of her.” (The War of Two Queens)
- “Aşktı bu; aşk değiştirebilirdi insanları.” (Kimi Seçtiğine Dikkat Et)
- Kitaplar. Kitaplar her yerdeydi. Beş adet kitap düzgünce kanepenin köşesine dizilmişti. iki tane de sehpanın üstünde duruyordu. Bir tanesinin içinde parlak bir ayraç vardı. Diğer sehpada üç kitap daha. Bir tane de televizyon sehpasının üstünde. O kitaba da bir ayraç konmuştu. İki kitap birden mi okuyordu acaba? Yoksa daha da mı fazla? Ben bir taneyi zar zor okurken... (Unutuluş)
- Yıldızlar... ne kadar güzel olsalar da, çok uzaktaydılar (Hep Seni Bekledim)
- “Seninleyken kendimi bir canavar gibi hissetmiyorum. Öyle olduğumu unutuyorum. Bana bunu hak ettirmeyen şeyleri yaptığımı unutuyorum.” (Geri Dönüş)
- Bazen… bazen sanki bir tuzak kurulmuş da hepimiz dörtnala koşup tuzakla düşmüşüz gibi geliyordu. (Opal)
- She was hugging me, and I didn’t know how to respond to that for several seconds. My senses were overloaded as I lifted my arms and wrapped them around her, returning the gesture stiffly. The hug felt awkward and strange…but then it felt like something wonderful. Ezra embraced me—squeezed me tightly—and then let go. “I love you, Sera.” Overwhelmed, I watched her step back and smile shakily. I stood there as she turned and made her way back to the carriage. I didn’t breathe until she was inside. I swallowed thickly, briefly closing my eyes. “I love you, too,” I whispered. (A Shadow in the Ember)
- I loved him. I was in love with him, even though that love had been built on a foundation of lies. I loved him even though there was so much I didn’t know about him. I loved him even though I knew I was a willing pawn to him. (A Kingdom of Flesh and Fire)
- Korku zayıflık değildir. Sadece üstesinden gelmen gereken bir durumun işaretidir. (Tanrı)
- Herkes rahat olabilir. Buraya kargaşa çıkarmaya ya da çatıyı başınıza yıkmaya gelmedim." "Nasıl?" diye mırıldandı Deacon. "Sen nasıl..." "Uzun hikâye ve içimden açıklama yapmak gelmiyor hiç." (Mücadele)
- "Biliyor musun?" Aiden'a meydan okuyan bir bakış fırlattım. "Gidelim. Hadi, Seth. Âşık kavgamıza devam edelim biz." Duvardan ayrılan Seth tek kaşını kaldırdı. "Evet, aşkım, bu kulağa çok hoş geliyor. Hançeri unutma da gözümü oyabilesin" (Safkan)
- Aiden boğuk bir kahkaha atıp Alex'e baktı. Alex ona güven telkin eden bir gülümsemeyle karşılık verdi. İkisinin hemfikir oldukları belliydi. Zihinleri ve ruhları birbirine bağlıymış gibi. (Güç)
- “I need you,” he groaned against my lips. “I need you, Poppy.”“You have me,” I told him, echoing the words I’d said to him once before. Now, they felt like an unbreakable vow. “Always.” “Always,” he repeated. (The Crown of Gilded Bones)
Yorumlar
0 yorum