Kitap Künyesi
Yazar: Paul Auster
Çevirmen: Seçkin Selvi
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750714108
Sayfa Sayısı: 200
--reklam--
Kış Günlüğü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Her yazar, kitaplarına kendini de saklar. Ama gün gelir satır aralarında anlatmaktan vazgeçer kendisini. Artık yaş kemale ermiştir. Yaşadıkları, yaşayamadıkları, düşleri, gerçekleri... Hesaplaşma zamanıdır. Paul Auster'ın kendi hikâyesine dönerek yazdığı Kış Günlüğü, sıradan bir yaşamöyküsü değildir, usta bir kalemden çıkmış roman gibi bir yaşamdır.
Yazar bu kitabı neden yazdığını kendi cümleleriyle şöyle açıklar:
"Ne de olsa zaman azalıyor. Belki de şimdilik hikâyelerini bir yana bırakıp hayatının anımsadığın ilk gününden bugüne kadar bu bedenin içinde yaşamanın nasıl bir duygu olduğunu incelemeye çalışsan iyi olur."
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Kış Günlüğü Alıntıları - Sözleri
- Annen ölmüş, sen de duygusuz bir tahta parçasına dönmüşsün.
- Yaşamın birkaç günü takvimden silinip gitti..
- Aceleyle, düşüncesizce yapılan bir evlilik, iki bağdaşmaz ruhun daha balayı bitmeden istimi tükenen aceleci evliliği.
- Aşılmaması gereken çizgiler vardı, o çizgileri aşmamak şimdilik sana da yetiyordu. Korktuğun için değil, o çizginin ötesine geçmek hiç aklına gelmediği için.
- Kim olduğunu bilmek istiyorsun.
- Sonsuz bir karanlık denizindeki birkaç ilk pırıltı, birkaç küçük anı adası.
- Annenle baban daha evlendikleri gün ayrılmaya yazgılıydılar
- Kim olduğunu düşündüğün zaman kendini işte böyle görüyorsun: yürüyen bir adam, ömrünü şehirlerin sokaklarında yürüyerek tüketmiş bir adam.
- Kendine soruyorsun:daha kaç sabah kaldı..Bir kapı kapandı.Bi başka kapı açıldı.Hayatının kışına girdin.
- “Annen ölmüş, sen de duygusuz bir tahta parçasına dönmüşsün.”
- Ağlayamadın. İnsanın üzüntüsünü, acısını normal dışa vuruşu gibi üzülemedin, o yüzden bünyen senin yerine üzülerek iflas etti.
- Annen belki güzel değildi, belki klasik güzellik tanımına uymuyordu, ama bir salona girdiğinde bütün erkeklerin bakışını üzerine çekecek kadar alımlı ve çekiciydi.
- Ama eski günlerin geri gelmesini istemesen de, o günlerden özlediğin şeyler var.
- Ağlayamadın. İnsanın üzüntüsünü, acısını normal dışa vuruşu gibi üzülmedin, o yüzden bünyen senin yerine üzülerek iflas etti.
- Belki de ölüm sandığın kadar kötü değildir…
--reklam--
Kış Günlüğü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
“…Hepimiz kendimize yabancıyız, kim olduğumuzla ilgili algılarımız ise yalnızca başkalarının gözlerinin İçinde yaşadığımız kadarıyla var . …Doğum günüm geldi geçti.Artık 64 yaşındasın; yaşlılığa, sağlık sigortasının ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sağladıklarından yararlanacağım günlere, giderek daha çok eşini dostunu kaybedeceğim bir döneme milim milim yaklaşıyorsun. Daha şimdiden arkadaşlarının bir çoğu gitti, ama asıl bundan sonraki gelecek olan tufanı bekle… …Bebeğini kollarının arasında tutuyorsun. Karını kollarının arasında tutuyorsun. Yataktan kalkıp pencereye giderken soğuk yer döşemesine çıplak ayaklarınla basıyorsun.64 yaşındasın. Dışarıda hava gri, neredeyse beyaz, görünürde güneş yok. Kendine soruyorsun: Daha kaç sabah kaldı? Bir kapı kapandı.Bir başka kapı açıldı. Hayatının kışına girdin. …Hiç başına gelmeyeceğini, gelemeyeceğini, dünyada bunlardan hiçbirinin başına gelmeyeceği tek kişi olduğunu sanırsın; sonra tıpkı herkesi olduğu gibi hepsi teker teker senin de başına gelmeye başlar. (Ender Topçuoğlu)
Merhaba kitap dostları,iyi günler dilerim.Bugün sizlere Paul Auster’in Kış Günlüğü isimli kitabından bahsetmek istiyorum. Post-modern edebiyatın temsilcisi Paul Auster'in "güz sonatı" tarzında yazdığı,yaşlılık üzerinden tüm hayatının muhasebesini yaptığı günlükler toplamı.Edebi lezzeti yüksek bu günlükler,zihinde güzel bir tortu bırakıyor. Paul Auster'in özgün anlatımıyla kendi hayatını okuyucuya dahil ettiği bir anı kitabı. Daha doğrusu anı-otobiyografi. Yazar bütün acıklığıyla, ilk askından, ilk cinsel deneyimlerine kadar, yaşadığı zorlukları, dramları, fakirliklerini, tüm hayatının filmini yansıtmış ve bunu sorgulamaya dönüştürmüş. Kitabın son cümlesi de bence vurgulayıcı: "Altmış dört yaşındasın. Dışarda hava gri, neredeyse beyaz, görünürde güneş yok. Kendine soruyorsun. Daha kaç sabah kaldı. Bir kapı kapandı. Bir başka kapı açıldı. Hayatın kışına girdin. Sadece bir anı kitabı değil, bir hesaplaşma.Kış günlüğü ismiyle basılmış oluşu da oldukça ilginç, uzun yıllar önce yaşanmış şeylerin şu an güncesini tutuyor olması, kendinden sen diye söz edişi... Bergson diyordu;geçmişin şimdide yaşadığı yer bellektir. Auster'ın yaptığı şey, geçmişini yineleyerek diri tutması... Paul Auster sevdiğim yazarlar arasında birçok kitabını da okudum.Bu kitabı da gönül rahatlığıyla tavsiye ederim... (Dark Reader)
Okurken inanılmaz sıkıldığım kitaptır. Henüz yazarın hiçbir kitabını okumadığım için yazarla duygusal bir bağım yoktu. Sürekli ev değiştiren, işleri ters giden bir adamı okudum sadece. Kitabı okumadan önce kapaktaki sayılar çok dikkatimi çekmişti. Kapı numarasından ibaret olduklarını bilseydim felsefik düşüncelere kapılmazdım. Tam anlamıyla tanımadığınız yazarların anı kitaplarını okumamanız tavsiyemdir. (Gülbahar)
--reklam--
Kış Günlüğü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Paul Auster - Kış Günlüğü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kış Günlüğü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Paul Auster Kimdir?
Paul Auster (3 Şubat 1947, Newark, New Jersey) ABD'li roman yazarı, şair ve senarist.
Paul Auster, 3 Şubat 1947'de New Jersey'de, Polonya'dan ABD'ye göçmüş Yahudi bir ailede doğdu. Annesi bayan Queenie Auster, babası ise hukukçu bay Samuel Auster'dı. South Orange, New Jersey ve Newark'da büyüdü. Columbia Üniversitesi'nde İngiliz, Fransız ve İtalyan edebiyatı üzerine eğitim alan, 1971-1974 yılları arasında Fransa'da yaşadı. İlk evliliğini Amerikalı yazar yazar/Lydia-Davis ile yapan Auster, 1981 yılından beri, bir başka tanınmış Amerikalı yazar yazar/Siri-Hustvedt ile evlidir. Çift yaklaşık 40 yıldır New York'da, Brooklyn'de yaşamaktadır.
Geleneksel kitap konularının dışına yüksek bir başarıyla çıkıp, yaratıcılığın sınırlarını genişletebilmiş olan Auster'in başlıca yapıtları arasında New York Üçlemesi, Yalnızlığın Keşfi, Yanılsamalar Kitabı, Kırmızı Defter, Leviathan, Kehanet Gecesi, Duman, Görünmeyen, Yükseklik Korkusu, Yazı Odasında Yolculuklar, Karanlıktaki Adam bulunuyor. Auster'in yazarlığa ilk başladığı yıllardaki sıkıntılı günlerinde Paul Benjamin imzasıyla yayınladığı bir de polisiye romanı vardır. Bu roman yazarın otobiyografik romanı 'Cebi Delik' in eki olarak yayınlanmıştır. Can Yayınları tarafından yazar/seckin-selvi 'nin çevirisiyle 'Köşeye Kıstırmak' adı ile 2000 yılında Türkçeye kazandırılmıştır.
2006 yılında İspanya'nın saygın ödüllerinden olan Asturias Ödülü'nü edebiyat dalında Paul Auster kazandı. 26'ncısı düzenlenen "Asturias Prensi" ödüllerinde, aralarında yazar/orhan-pamuk 'un da yer aldığı 18 ülkeden 26 yazar edebiyat dalında aday gösterilmişti.
Yazarın Duman (Smoke) ve Surat Mosmor (Blue in the Face) isimli senaryoları ünlü yönetmen Wayne Wang tarafından filme çekilmiştir. Daha sonra Lulu On The Bridge ( Lulu Köprüde) İsimli kitabını da kendisi filme çekmiş, hem senarist hem de yönetmen olarak yapıtın tüm aşamalarında bulunmuştur. Film hakkında yaptığı bir söyleşide kendi yazma biçimi üzerine konuşurken Peter Brook'un bir röportajından alıntı yaparak işlerinde mitlerin uzaklığıyla gündelik yaşamın sadeliğini kaynaştırmaya çalıştığını söylemiştir.
Ödülleri
2006 - 26. Asturias Ödülü - Edebiyat
--reklam--
Paul Auster Kitapları - Eserleri
- Yanılsamalar Kitabı
- Şimdi ve Burada: Mektuplar 2008-2011
- Yükseklik Korkusu
- Görünmeyen
- Brooklyn Çılgınlıkları
- Kış Günlüğü
- Sunset Park
- Cam Kent
- Lulu Köprüde
- Karanlıktaki Adam
- Duvar Yazısı
- Yazı Odasında Yolculuklar
- New York Üçlemesi
- Kehanet Gecesi
- Köşeye Kıstırmak
- Timbuktu
- Cebi Delik
- Duman - Surat Mosmor
- Yalnızlığın Keşfi
- Şans Müziği
- Son Şeyler Ülkesinde
- Leviathan
- Kırmızı Defter
- Ay Sarayı
- Hayaletler
- İç Dünyamdan Notlar
- Kilitli Oda
- Auggie Wren'in Noel Hikayesi
- 4 3 2 1
- Cam Kent (Çizgi Roman)
- Oracle Night
- Kaybolmalar
--reklam--
Paul Auster Alıntıları - Sözleri
- “…insan bir hikayenin içinde, bir hayal dünyasında yaşayabilecek kadar şanslıysa, gerçek dünyanın acıları sona erer. Çünkü hikaye devam ettiği sürece gerçek yoktur.” (Brooklyn Çılgınlıkları)
- Sonunda, kendini kendi yapma sorumluluğunu yalnızca kendinin taşıdığını anlayacaktır. (Kehanet Gecesi)
- "En sonunda beni duvarın önüne getirip tüfekleriyle bedenime nişan aldıklarında, onlardan isteyeceğim tek şey, göz bağımı çözmeleri olacak. Beni öldürecek adamları gözlerimle görmek hiç umrumda değil, ama gökyüzüne bir kez daha bakmak istiyorum." (Yazı Odasında Yolculuklar)
- Yerden yükselip havada durmanın özel bir yetenek istediğine inanmıyorum aslında. Hepimizin içinde olan bir şey bu. Ama kendiniz olmaktan çıkmayı öğrenmelisiniz. (Yükseklik Korkusu)
- Kimi düşünceler düşünülmeyecek kadar tehlikeli olabilirler ve onları aklınızın ucundan bile geçirmemek gerekir. (Leviathan)
- Annen belki güzel değildi, belki klasik güzellik tanımına uymuyordu, ama bir salona girdiğinde bütün erkeklerin bakışını üzerine çekecek kadar alımlı ve çekiciydi. (Kış Günlüğü)
- "Hiç tanımadığınız seyircilerin karşısına dikilip başka bir kişiliğe bürünmek cesur olmayı mı gerektirir, yoksa bu bir zorunluluk, bir seyredilme ihtiyacı mıdır ya da insana o işi yaptıran dürtü kendini tutabilme yetisinden yoksun olmak mıdır?" (Sunset Park)
- Daha dikkatli olmayı öğrenmeliyim, diye düşündü, daha az güvenmeliyim herkese, insanlar iyi niyetlerini gösterinceye kadar onlardan her türlü kötülüğü beklemeliyim. Bu acıklı dersi çok daha gençken öğrenmiş olması gerektiğini fark etmişti, kendisini bekleyen güçlüklerle başa çıkabilmesi için daha katı olması ve bunu bir program içinde uygulaması gerekliydi. (Timbuktu)
- Oturup çalışmalıydık, efendim, okumalıydık, bize bahşedilen kısacık zamanda yararlı bir şeyler yapmalıydık. (Timbuktu)
- "... dünyayı kafamın içinde döndürerek yeni bir uykusuzluk nöbetiyle boğuşurken karanlıkta tek başınayım." (Karanlıktaki Adam)
- Ne var ki, tahminlerle gerçekler her zaman örtüşmüyor ve bir şeyin olası görünmemesi hiç olmayacak anlamına gelmiyor. (Görünmeyen)
- "Tam da palyaçonun dediği gibi, ağlayamadığımdan gülüyorum.." (Yalnızlığın Keşfi)
- Sonsuza dek barış içindeyken, Tanrı’nın işi kalmayacak yanımızda. (Yalnızlığın Keşfi)
- Birkaç yüzyıl önce, altmış yaş ihtiyarlık sayılırdı ve bir zamanlar hiçbirimiz otuzumuzu geçmeyi düşünmediğimize göre onun iki katı kadar yaşamak yarısı kadar kötü sayılmaz, öyle değil mi? (Görünmeyen)
- Yaşam insanı hayal kırıklığına uğratıyor. (Karanlıktaki Adam)
- Kitapları, yazıldıkları kadar üzerinde kafa yorarak ve kendimizi vererek okumalıyız. (Hayaletler)
- Çünkü acı gerçek değişmiyor: Dünyada adaletten çok şiir var. (Görünmeyen)
- Yerin altında kaldıktan sonra bir daha dünyaya asla aynı gözle bakamazsınız. (Yükseklik Korkusu)
- Her şey olduğundan başka bir anlama geliyor; hiçbir şey taşıması gereken anlamı taşımıyordu. (Köşeye Kıstırmak)
- Her gün yenidir ve ben, her gün yeniden doğarım. (Cam Kent (Çizgi Roman))
Yorumlar
0 yorum